elzem.biz

AYÇA – HERŞEYIN BAŞLANGICI (4)

Ayça odasına dönünce bir süre televizyon izlemeye çalıştı. Aklını olanlardan başka şeylere yöneltmeye çalışıyordu. Sonra Piraye’nin odasında bu gece neler olduğunu merak etti. Televizyonu kapayıp balkona çıktı. Yavaşça ilerledi ve dün gece saklandığı yerden Piraye’nin odasına baktı. Hiç ışık yoktu. Biraz daha yaklaşıp daha dikkatli baktı. Oda tamamen boştu.

Yeniden odasının önüne döndü. Bir sigara yakıp uzaktan tatlı tatlı yankılanan denizin sesini dinledi. Sigarası bitince odasına döndü. Yatağının ucuna oturdu ve hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı. Sinirleri bozulmuştu. Şu son bir haftada yaşadıkları tüm dengesini altüst etmişti. 1-2 ay öncesine kadar çoğu kişinin gıpta edeceği bir hayatı vardı. Mutlu bir evliliği vardı Tolga’yla. İş hayatı gayet iyi gidiyordu. Artık bir bebek sahibi olmayı düşünüyorlardı ciddi ciddi. Şimdi ise herşey berbat olmuştu.

Kendini acınacak halde görüyordu Ayça. Kocası onu aldatmış, evliliği sona ermeye yüz tutmuştu. Haftalardır cep telefonunu ya hiç açmıyor, ya da Tolga’nın aramalarına cevap vermiyordu.

“Onu ellerimle Mirey’e itiyorum” diye düşündü. porno izle Kariyeri de son 1 haftada inanılmaz zarar görmüştü. Neredeyse hiç tanımadığı iki bayinin tecavüzüne uğramış, onların seks kölesi olmuştu. Belki de Sadık ve Mahmut olanları çarpıtarak, allandıra ballandıra her yerde Ayça’yı nasıl becerdiklerini anlatıyorlardı. Bunlar Erman bey’in kulağına giderse işini kaybederdi.

“İnsanların yüzüne nasıl bakarım” diye düşündü. “İstanbul’a döndüğümde belki herkes herşeyi biliyor olacak. Bana bir fahişe gözüyle bakacaklar. Tanrım!” Ve yeniden hıçkırıklara boğuldu.

Yarım saat kadar sonra kendine geldi. Gidip yüzünü yıkadı. Uyumak için yatağa uzandı. Fakat bu sefer de aklı akşam olanlara takıldı. Piraye sanki kendisiyle alay ediyormuş gibi gelmeye başlamıştı. Aptal durumuna düşüyordu.

“Ne biçim arkadaşım var, herkesin önünde beni zora sokuyor” anal porno diye düşünmeden edemedi. “Yarın Piraye’yle konuşacağım. Benim düşüncelerime, hayat tarzıma karışmasın. Kendi istediğini yapabilir ama benimle uğraşmasın!” Aklına Tamer geldi.

“Az kalsın, işleri daha da berbat edecektim. Herşey Tolga beni aldattı zenci porno diye başladı. Şimdi benim yaptığıma bak.” Birden yataktan doğruldu. Tolga’ya telefon etmeye karar verdi. Onu affettiğini söyleyecekti. “Yarın İstanbul’a dönerim” diye düşündü, “Birlikte tatile çıkarız. Herşey yoluna girer.”

Santrali aradı ve İstanbul’daki evinin numarasını verdi. Saat çok geç olmuştu ama sabahı bekleyemiyordu. Çocuk gibi heyecanlanmıştı. Ne yazık ki, bu heyecan kısa sürdü. Santraldeki görevli numaranın yanıt vermediğini bildirdi.

“Nerede olabilir bu saatte. Allah Allah! Dur bir de cepten arayayım.” Günlerdir açmadığı cebini açtı ve Tolga’nın numarasını çevirdi. Telefon kapalıydı.

“Belki santraldeki kız yeterince çaldırmamıştır, Tolga’nın uykusu ağırdır” diyerek evi bir kez de cepten aradı. Defalarca çaldırmasına karşın telefon açılmadı.

Ayça birden büyük bir mutsuzluğa kapıldı. İçini Tolga’nın Mirey’le veya başka bir kadınla birlikte olduğu düşüncesi kemiriyordu. Kendini koca dünyada yapayalnız hissediyordu. Yapayalnız ve mutsuz. Kendi haline sinirlendi sonra.

“Ne yapıyorum ben?” diye düşündü, “Herkes keyfine bakıyor, benim halimse ortada. Ben miyim sanki tüm olanların sorumlusu?” Tolga’ya karşı büyük bir öfke duydu. “Beyefendi kimbilir nerede, kimlerle… Ben de oturmuş ağlıyorum. Hayır böyle devam edemem.”

Yataktan kalktı, yeniden balkona çıkıp temiz hava aldı. Sonra kararlı bir şekilde içeri girdi. Ayakkabılarını giydi ve kapıya yöneldi. Tamer oda kapısının çalınmasıyla uyandı.

– “Ne oluyoruz yahu bu saatte?” diyerek doğruldu, saatine baktı. Saat 3’ü geçiyordu. Çarşafı çıplak vücuduna sarıp kapıyı açmaya gitti. Kapıyı aralığından dışarı bakınca gözlerine inanamadı. Kapıdaki Ayça’ydı.

– “Aaa. Ayça! Hoşgeldin. Bişey mi oldu?”

– “Hayır, endişelenme. Uyku tutmadı. Belki biraz konuşuruz dedim.” Gözleri Tamer’in yarı çıplak vücuduna takılmıştı.

– “Uygun değilsen gideyim.”

– “Hayır hayır. Ne münasebet! Sadece biraz şaşırdım da. Gelsene içeri. Kusura bakma, oda biraz dağınık.”

– “Boşver dağınıklığı. Tatildeyiz.”

Ayça doğruca balkona yöneldi.

– “Senin odanın manzarası çok güzelmiş. Hem denizi görüyor, hem dağları. Kıskandım seni.”

– “Şey evet. Pek manzarayla ilgilenmedim ama…”

– “İçecek bişeylerin var mı? Keşke odadan getirseydim bişeyler.”

– “Alkollü bişey yok. Oda servisi unutmuş bu sabah. Kola var. İçer misin?”

– “Ok. Kola iyi gelir.”

Böylece gecenin üçünde Tamer’in yatağının kenarına oturup kola içmeye başladılar.

– “Söylesene Tamer, neden evlenmedin? Yanılmıyorsam 36 yaşındasın.”

– “Bilmem. Fırsat olmadı sanırım veya uygun birini bulamadım. Neden sordun?”

– “Yakışıklı bir erkeksin. Bekar olmanın cazibesi ne merak ettim.”

– “Bu işler şans işte. Ne bileyim. Senin gibi biri karşıma çıksa belki çoktan evlenirdim.”

– “Beni bu kadar beğeniyor musun?”

– “Evet. Hem de çok. Bu sabah seni plajda gördüğümde, ‘tamam’ dedim, ‘işte aradığım kız.”

– “Bana bu gece benden hoşlandığını söylemiştin ya…”

– “Evet. Bu seni kızdırdı mı?”

– “Hayır. Neden kızdırsın ki? Beğenilmek tüm kadınların hoşuna gider. Bilmeni istiyorum ki, ben de senden hoşlandım.”

– …..

– “Düşündüm de, hayat kısa ve birkaç gün sonra tatilimiz bitecek. Neden kendimizi rahat bırakmayalım? Birbirimizi mutlu edebiliriz.”

– “Demek beni mutlu edeceksin. Bunu nasıl yapmayı planlıyorsun?”

– “Şortunu çıkarmaya ne dersin?”

Bu teklife karşı koymak imkansızdı Tamer için. Bir çırpıda şortunu çıkardı. Penisi şimdiden sertleşmeye başlamıştı. Sırtüstü uzandı. Karşısına çıkan fırsata inanamıyordu. Ayça ağır hareketlerle bluzunu, pantolonunu ve ayakkabılarını çıkardı. Yatakta çırılçıplak yatan ve an be an penisi büyüyüp dikilen Tamer’in karşısında iç çamaşırlarıyla durdu. Tamer’le gözgözeydiler.

Yavaşça ilerledi, yatağın kenarına oturdu ve ağır hareketlerle Tamer’in penisini avucunun içine aldı. Tamer titredi ve kasıldı. İnanılmaz zevk aldığı belliydi. Ayça yumuşak hareketlerle Tamer’e mastürbasyon yaptırmaya başlamıştı. Tamer Ayça’nın saçlarını okşuyor, onu soyunmaya ikna etmek istiyordu.

– “Harikasın Ayça. Nefis! Okşa onu, evet. Devam et!”

Ayça birden avucundaki canavarı bırakınca Tamer’den bir hayalkırıklığı nidası yükseldi.

– “Neden durdun? Ne olur, devam et.”

Ayça’nın niyeti durmak değildi. Kısa bir süre yarattığı canavara baktıktan sonra ellerini sırtına götürdü ve sütyeninin klipsini açtı. Az sonra iri göğüsleri tüm ihtişamıyla Tamer’in karşısındaydı. Bu gece Tamer’e bişey yaptırmamaya niyetliydi herhalde ki, Tamer’in kucağına tırmandı ve göğüslerini emzirmek istercesine ağzına dayadı. İlk karşılaştıkları andan beri çıplak hayal ettiği göğüsleri dudaklarına sunulurken bulan Tamer, biberon isteyen bir bebek gibi saldırdı. İki eliyle yanlardan kavradı ve çılgınca emmeye başladı.

Ayça’nın gırtlağından bir zevk iniltisi yükseldi. Tamer sımsıkı tuttuğu göğüsleri iştahla yaladı, irileşmiş uçlarını emip-kemirdi, yumuşak etleri tatlı tatlı ısırdı, arzuyla yüzüne sürttü. Yaklaşık 5 dakika süren bu göğüslere tapınma seremonisinden sonra Ayça da iyice tahrik olmuş, her şeyi yapabilecek kıvama gelmişti.

Göğüslerini Tamer’in dudaklarından ve ellerinden kurtardı ve erkeğinin dudaklarına yapıştı. Çılgınca bir arzuyla ve müthiş bir açlıkla öpüşmeye başladılar. Birkaç saat önceki tutkulu öpüşmeleri bunun yanında solda sıfır kalırdı. Öpüşmüyorlar, adeta birbirlerini yiyorlar, içiyorlardı.

Artık kimin olduğu iyice karışan diller dans ediyor, genç çift dilleri yardımıyla birbirlerinin ağzının her noktasını keşfediyordu. Öpüşmenin şiddetinden çenelere kadar her yerleri, tükürük ve salya içinde kalmıştı. Nice sonra nefes nefese kalıp ayrıldıklarında Tamer,

– “Seni seviyorum Ayça. Daha önce böyle öpüşen bir kadın görmemiştim” dedi.

– “Ben de daha önce hiç kimseyle böyle öpüşmemiştim.”

– “Hadi Ayça, biraz önceki gibi küçük Tamer’le ilgilen. Ama bu sefer dudaklarınla.”

Oral sekse çok da meraklı olmayan Ayça bir an tereddüt ettiyse de kararını verdi ve Tamer’in bacaklarının arasına kaydı. Bu gece tüm sınırlarını aşacaktı. Kan basıncıyla kazık gibi ve başı kocaman olmuş penisin önce başını öpmeye başladı. Dudaklarının temasıyla Tamer kendine engel olamadı:

– “Ohh! Hadi sevgilim, em onu, yala! İyice hakkını ver!”

Ayça bu gece partnerinin bir dediğini iki etmemeye azimliydi. Hem şu an önünde nabız gibi atan ve gayet temiz, traşlı bu penise daha önce hiç kimseninkine istemediği kadar oral seks yapmak istiyordu. Yumuşak hareketlerle penisin iyice kızarmış başını dudaklarının arasına aldı ve emmeye başladı.

Ağzı alıştıkça gitgide daha büyük bir kısmını ağzının içine alıyordu. Arada bir emmeyi kesiyor, kayganlaşması için dilini penisin gövdesinde dolaştırıyor, uzun uzun yalıyordu. Böylece kısa sürede Tamer’in penisinin büyük bir kısmını rahatlıkla ağzına sokmaya başladı.

Ayça’nın ağzının nemli sıcaklığı, dilinin kaygan teması Tamer’i kendinden geçirmişti. İki eliyle birden Ayça’nın başına bastırıyor, kendi belirlediği ritimle emdirmek istiyordu. Ayça’yı dudaklarıyla kendine mastürbasyon yapmaya zorluyordu. Bu şekilde biraz daha devam ederlerse, Ayça’nın bir türlü aklından çıkaramadığı yüzüne boşalması an meselesiydi.

– “Devam et canım, devam et. Sakın ritmini bozma. Ohh! Kasıklarım patlayacak.”

Bu son sözlerle Ayça bir an durakladı. Tamer her an ağzına boşalabilirdi. Bu alışık olmadığı ve istemediği bir şeydi.

– “Neden durdun? Lütfen, lütfen emmeye devam et. Ağzınla boşalt beni.”

– “Tamer, buna emin değilim. Pek yapmadım da.”

– “Senin de hoşuna gidecek. Bunda çekinecek bişey yok ki! Gayet sağlıklı bişey.”

– “Bilmiyorum. Bu çok mu önemli?”

– “Evet! Çok istiyorum. Bak gör, senin de hoşuna gitmezse bir daha asla yapmayız. Hem beğenmezsen tükürürsün. Hadi şimdi devam et.”

Ve Ayça devam etti. Hem de bir an önce sonuca ulaşmak için bir yandan müthiş bir istekle emerken, eliyle de Tamer’in taşaklarını okşamaya, sıkıştırmaya başladı. Derken dilinde hafif bir acılık hissetti. Bu, Tamer’in önden kaçıveren sperm sıvılarıydı.

Penisin başını yalayarak iyice tadına baktı ve hiç te kötü olmadığını düşündü. Bunun üzerine Tamer’in penisini gitgide hızlanan bir tempoyla somurmaya başladı. Neredeyse gırtlağına kadar sokuyor, bir an durup, ağzının içinde pıt pıt atan penisi hissediyor, sonra yeniden emmeye devam ediyordu. Penisle dudakları ve dili arasında tükürükten köprüler, baloncuklar oluşuyordu.

– “Geliyorum Ayça. Geliyorum. Ağzına geliyorum, ohhhh!”

Tamer’in tüm vücudu elektriğe kapılmış gibi kasılmaya, zangır zangır titremeye başladı. Hareketleri kontrolünden çıkmıştı. Ayça hiç ara vermeden emmeyi sürdürdü. Birden ilk sperm dalgası gırtlağına kadar çarptı. Bir an boş bulunup durakladı. Tamer yalvaran gözlerle devam etmesini istedi. Zevkten sesi çıkmıyordu.

Bu ilk sperm dalgasını bir anda yutan ve tadı hoşuna giden Ayça, emmeye devam etti. Tamer önce katı katı, ardından fışkırırcasına boşaldı. Kaç zamandır biriktirdiği tüm spermlerini Ayça’nın sıcacık ağzına gönderdi. Ayça hiç ara vermeden, hem emiyor, hem yutuyordu. Tamer’in orgazmı yaklaşık 20 saniye sürdü ve sonunda Ayça ağzındaki penisi çıkardığında, ortada tek bir damla bile sperm yoktu. Penis, pırıl pırıl ve tertemizdi. Tamer minnettar gözlerle Ayça’ya baktı.

– “Teşekkür ederim Ayça. Bana hayatımın orgazmını yaşattın. Ben de altta kalmak istemem. Göreceksin seni uçuracağım.”

– “Buna hiç şüphem yok. Ama bana bu gecelik bu kadarı yetti. Neredeyse sabah oluyor. Biraz uyumalıyız. Yoksa yarın sersem gibi oluruz. Daha yapacak çok işimiz var.”

Ve erkeğinin penisinin başına ve ardından dudaklarına küçük birer öpücük kondurarak yatağa yüzükoyun uzandı. Gözlerini kapattı. Ağzından daha önceleri müthiş iğrendiği sperm tadı vardı. Ama artık iğrenmiyordu. Aksine yaptıkları çok hoşuna gitmişti.

“Daha hayatta öğreneceğim neler var kimbilir” diye düşündü. Az sonra iki sevgili derin bir uykuya dalmışlardı.

İki sevgili sabah kapının ısrarlı çalınmasıyla uyandılar. Şaşkınlıkla birbirlerine baktılar. Tamer beline çarşafı dolayıp kapıyı açmaya gitti.

– “Nerdesin ya! Merak ettik. Saat 11 oldu. Kahvaltıya inmedin. Ayça da yok ortalıkta. Odasında da değil.”

Sinan ve Piraye’nin seslerini duyan Ayça bir an panikledi. Tamer’in yatağında ve çırılçıplaktı. Bu inanılmaz bir rezalet olabilirdi. Tamer’in kemkümleri arasında Sinan arkadaşına aldırmaksızın odaya daldı. Yatakta çarşafları aceleyle üzerine çekmiş Ayçayla karşılaşınca, bir an şaşırdıysa da gülümseyerek,

– “Piraye gel bak kim var burada! Boşuna korkmuşuz.” Piraye de merakla odaya girdi ve Ayça’yı karşısında bulunca:

– “Off Ayça! Allah iyiliğini versin. Ödümü kopardın. Başına bir iş geldi sandım. Hadi kalk. Saat 11.”

– “Tamam, tamam. Niye bu kadar merak ettiniz ki? Çocuk değilim.”

– “Çocuk olmadığın her halinden belli.”

Sinan bu sözleri söylerken bir yandan da Piraye’ye çapkınca göz kırpmıştı.

Ayça hayatında bu kadar utandığını hatırlamıyordu. Evli barklı kadın başka bir erkeğin yatağında basılmış gibiydi. Kendini ucuz bir fahişe gibi hissediyordu. Durumun tuhaflığını farkeden Tamer,

– “Hadi çocuklar. Siz sahile gidin. Biz birazdan geliyoruz” diyerek Sinan ve Piraye’yi gönderdi. Ayça’nın yanına oturdu ve saçlarını okşayarak,

– “Hadi Ayça, asma suratını öyle. Hepimiz yetişkin insanlarız. Sinan’la da Piraye’nin birlikte olduklarını bilmediğini söyleme bana. Herkes istediğini yapmakta özgür.”

– “Evet ama.. Bilmiyorum. Ben evliyim.”

– “Olsun. Evliliğinde sorunlar olduğunu, ayrı yaşadığınızı Piraye anlatmıştı. Dert etme bunu.”

– “Demek Piraye herşeyi anlattı. Bravo! Onunla da konuşacak iki çift lafım olacak. Neyse, sanırım kimsenin kimseye bişey söyleyecek hali yok. Temiz havlun var mı?”

Böylece yarım saat sonra Ayça ve Tamer plaj kıyafetleriyle deniz kenarına indiler. Erkekler içecek birşeyler almak için uzaklaştıklarında Ayça,

– “Aferin sana Piraye! Tüm sırlarımızı anlatmışsın. Senin ağzında bakla ıslanmaz mı?”

– “Ne kızıyorsun ki! Kocandan ayrı yaşaman saklanacak bişey mi? Hem evli, hem de benimle tatilde olman kolay açıklanabilecek bir durum değildi.”

– “Boşversene. Sana güvenmiştim. Beni yanılttın.”

– “Kızım bırak şimdi namuslu taze pozlarını. Az önce gördük halinizi. Hah ha! Ay ilahi Ayça, hiç aklıma gelmezdi bu kadar çabuk yelkenleri indireceğin. Tebrik ederim. Doğru yolu buldun.”

– “Böyle konuşma. Kendimi fahişe gibi hissediyorum.”

– “Ne alakası var? İstediğinle yatarsın, bunda utanacak bişey yok. Ne demek fahişe gibi hissetmek, ben de Sinan’la yatıyorum. Fahişe mi oldum şimdi?”

– “Bu farklı. Sen bekarsın, ben evliyim.”

– “Farketmez. Senin evliliğin de bitmek üzere.”

– “Hayır. Ben Tolga’dan ayrılmayı düşünmüyorum.”

– “İyi ayrılma o zaman. Ama senin adına gerçekten seviniyorum. Güzel kadınsın. İnsan bu yaşları bir daha bulamaz. Hayatın tadını çıkarmak hakkın.”

Bu konuşmalar Ayça’nın biraz da olsa moralini düzeltmişti. Dörtlümüz bütün gün plajda kaldılar. Bol bol yüzdüler, kağıt oynadılar, uyukladılar, güneşlendiler. Kısacası iyi vakit geçirdiler. Saatler geçtikçe Ayça kendini rahatlamış hissediyordu. Neşesi yerine gelmişti. Tamer kendisine çok iyi ve centilmence davranıyor, onu rahatsız edecek hiç birşey yapmıyordu.

Böylece akşam üzeri güle eğlene odalarına yöneldiklerinde herkesin keyfi yerindeydi. Dün gece çok içip, yorulmuşlardı. Bu gece otelde kalacaklar, güzel bir akşam yemeği yiyip sohbet edeceklerdi. Bir saat sonra restoranda buluşmak üzere sözleşip odalarına dağıldılar.

Ayça odasında duşunu aldıktan sonra güneşte yanan vücuduna krem sürerken dün gece yaşadıklarını düşünüyordu. Bugüne dek yapacağını hiç düşünmediği birşey yapmıştı. Bir gün önce tanıştığı bir adamla birlikte olmuştu. Daha doğrusu birlikte olmamıştı da ona oral seks yapmıştı.

Üstelik daha önce kimseye yapmadığı birşeyi yapmış, Tamer’in spermlerini yutmuştu. Ve bundan da büyük zevk almıştı. Oral seks yaparken Tamer’in tam anlamıyla kendisine teslim oluşunu, çılgınlar gibi titremesini ve kasılmalarını unutamıyordu. Yaptığından pişmanlık duymadığını düşündü. Artık eski Ayça değildi ve bundan en küçük bir rahatsızlık hissetmiyordu. Yeni bir hayat, yeni olasılıklar, yeni heyecanlar ve zevkler kendisini bekliyorlardı.

Akşam yemeği çok neşeli bir havada geçti. Tamer ve Sinan sürekli espriler yaparak herkesi güldürüyorlardı. Ayça kendini uzun zamandır hissetmediği kadar mutlu ve keyifli hissediyordu. Piraye de halinden çok memnun görünüyor, Sinan’la kumrular gibi sevişiyordu. Ayça da Tamer’in arada elini tutmasına veya kolunu okşamasına izin veriyordu. Uzaktan izleyenler, masadakilerin yeni evli iki çift olduğunu düşünürdü.

Yemekten sonra bu akşam nereye gitsek muhabbetine geçildi. Bir süre karar veremeden konuştular. Sonunda Sinan,

– “Neden bir yere gitmek için bu kadar kasıyoruz ki? Bu gece de otelde kalalım. Birimizin odasında toplanalım. Mesela benim odamın manzarası çok iyi. Terasta sohbet ederiz. Kağıt oynayabiliriz. Ne bileyim, değişiklik olur.”

– Bu fikir herkesin hoşuna gitti. Bütün gün güneşin altında uzanmaktan, denize girmekten kendilerini biraz yorgun hissediyorlardı ve otelde kalma fikri gayet cazipti. Böylece kahvelerini Sinan’ın odasında içmeye karar verip, asansörle otelin en üst katındaki odaya çıktılar.

Terasın manzarası gerçekten güzeldi. Yaz akşamının tatlı serinliği yüzlerini okşuyordu. Kahvelerini içtiler. Havadan sudan konuştular. Saat 11’e doğru Sinan,

– “Bir fikrim var. Hadi bir oyun oynayalım” dedi.

– “Ne oyunu?”

– “Şişe çevirmece.”

– “Bildiğimiz şişe çevirmece mi?”

– “Aynen. Yıllardır oynamadım. Ne dersiniz, çok eğleniriz.”

– “Ben hiç oynamadım. Nasıl oynanıyor?”

– “Aman Ayça, nasıl bilmezsin? Herkes sırayla boş bir şişeyi yerde çevirecek. Şişenin ağzı kimi gösterirse, şişeyi çeviren ona bir soru soracak. Sorular konusu ne olursa olsun yanıtlanmak zorunda.”

– “Tüm sorular mı?”

– “Evet. İstisnasız. Hadi oynayalım.”

– “Ama önce boş bir şişe bulmamız lazım.”

– “Minibardan şarap alalım. Soğuk soğuk nefis gider.”

Böylece bizimkiler bir şişe beyaz şarabı aceleyle içtiler. Yaklaşık 20 dakika sonra hepsi Sinan’ın geniş yatağının kenarlarına yerleşmişlerdi. Piraye,

– “İlk ben çevirmek istiyorum” diye atıldı.

Diğerleri buna karşı çıkmadılar. Bunun üzerine Piraye şişeyi çevirdi, şişe epey bir dönüp, sonunda Sinan’ı gösterdi. Piraye şöyle bir düşündü.

– “Söyle bakalım Sinan. Bu oyunu neden oynamak istedin?”

– “Hmm. Aklıma geldi işte. Öylesine.”

– “Bu cevap sayılmaz. Adam gibi cevap ver.”

– “Ya, esk**en birkaç kere tatillerde oynamıştım arkadaşlarla. Çok eğlenmiştik. Hem bu oyun sayesinde insanlar birbirleriyle iyice kaynaşıyorlar.”

– “Sence biz yeterince kaynaşmadık mı?”

– “İyiyiz. Ama daha iyi olabiliriz.”

Sinan bu son cümleyi bariz bir gülümsemeyle söylemişti. Ardından şişeyi bu kez Sinan çevirdi. Şişe epey dönüp sonunda Ayça’yı gösterdi.

– “Ayça, şu konu artık netleşsin. Evli misin, boşandın mı? Kocanla birlikte mi yaşıyorsun, ayrı mısınız, yani nedir durumlar?”

– “Birden çok özel olmadı mı?”

– “Bu oyunun kuralı bu. Tüm sorular cevaplanmalı.”

– “Pekala. 6 yıllık evliyim. 2 aydır ayrı yaşıyoruz.”

– “Neden ayrı yaşıyorsunuz?”

– “Sorunu sordun, cevabını verdim. İki soru hakkın yok.”

– “Tamam.”

Bu sefer şişeyi Ayça çevirdi ve şişe Sinan’da kaldı.

– “Şimdi de sen söyle Sinan. Sorum bana sorduğunun aynısı.”

– “Ok. Ben de evliyim. Karımla birlikte yaşıyorum. That’s all!”

Şişe bu kez Tamer’de durdu. Sinan:

– “Tamer, eski dostum. Söylesene dün gece Ayça’la yattın mı?”

Bu soru üzerine, Ayça ayağa kalktı.

– “Saçmalama Sinan. Bu ne biçim soru? Kendine gel.”

– “Kızmasana Ayça. İstediğimi sorarım. Hem neden bu kadar tepki veriyorsun ki?”

– “İnsanların mahremiyetlerine tecavüz ediyorsun.”

– “Evet, ama bu oyunun güzelliği burada. Bekle gör, birazdan nasıl eğleneceğiz.”

– “Evet ama Ayça. Oyun bozanlık yapma. Şurada bizbizeyiz. Rahat olsana biraz.”

Bu son sözler Piraye’ye aitti. Ayça ne diyeceğini bilemedi. Hızla bir durum değerlendirmesi yaptı. Devam etmeye karar verdi. Nasıl olsa herşey ortadaydı. Sesini çıkarmadan oturdu.

– “Hadi bakalım Tamer. Cevabını bekliyoruz.”

– “Hayır. Yatmadım.”

– “Nasıl yani, yalan söyleme. O halde neydi sabahki durumunuz?”

– “Tek soru hakkın vardı. Başka zamana sakla.”

Ve şişeyi Tamer çevirdi. Şişe Ayça’da kaldı.

– “Bu akşam da çok şanslıyım. Tüm sorular bana soruluyor.”

– “Söylesene Ayça. Kocanla neden ayrı yaşıyorsunuz?”

– “Herhalde bu gece özel hayatımı didik didik etmeye karar verdiniz. Neyse, ne yapalım, bir kere başladık.”

– “Evet, cevabını alalım.”

– “Ayrı yaşıyoruz çünkü…Eee, çünkü beni aldattı.”

Bunun üzerine Tamer ve Sinan bir ağızdan,

– “Aaa. Olur mu öyle şey? Haksızlık bu. İnsan senin gibi birini nasıl aldatabilir?”

– “Oluyor işte!”

– “Hadi devam.”

Ayça şişeyi çevirdi ve sıra Piraye’ye geldi.

– “Evet Piraye hanım. Biraz da siz konuşun bakalım. Söyleyin bakalım, Sinan’la çıkıyor musunuz?”

– “Çıkmak mı? Birlikte olmayı kastediyorsan, evet. Sinan’la sevişiyoruz.”

– “Çok açık bir cevap oldu. Teşekkür ederim.”

– “Bişey değil.”

Piraye’nin sorusu Sinan’aydı.

– “Sinan, benimle birlikteyken kendini nasıl hissediyorsun? Sence biz yatakta iyi bir ikili miyiz?”

– “Piraye, bakıyorum direkt gidiyorsun. Güzel. Soruna gelince, seninle yatakta kendimi müthiş hissediyorum. Beni uçuruyorsun. Senin gibi muhteşem bir kadınla sevişmek beni inanılmaz mutlu ediyor. Umarım sen de benim performansımı beğeniyorsundur?”

Piraye sadece gülümsedi. Sinan şişeyi çevirdi ve şişe yine Ayça’da kaldı.

– “Evet Ayça. Yarım kalan hesabı görelim. Dün gece Tamer’le yatmadıysanız, ne yaptınız? Çok merak ettim.”

– “Korkunç bir adamsın Sinan. Bunu neden bu kadar merak ediyorsun?”

– “Boşver. Sen sadece soruma cevap ver.”

– “İyi. Tamer’le yatmadık. Oral seks yaptık.”

– “Wovvvv. Harika. Teşekkürler.”

Ayça kıpkırmızı olduğunu hissetti. Hepsi ona gülümseyerek bakıyorlar gibiydi. Konuyu dağıtmak için şişeyi çevirdi. Şişe Piraye’de durdu.

– “Piraye, az önce çok güldün. Sen söyle, Sinan’a oral seks yapıyor musun?”

– “Evet. Hem de her defasında. Oral sekse bayılırım. Laf aramızda bu konuda çok iyiyimdir. Değil mi Sinan?”

– “Evet canım. Ben hayatımda senin gibisini görmedim.”

Bizimkiler oyuna devam ederken, bir yandan da minibarı temizleme operasyonu yapıyorlardı. Kısa zamanda bu denli açılmalarında çakırkeyif olmalarının da payı vardı. Piraye’nin çevirdiği şişe Tamer’i işaret etti. Piraye,

– “Tamer. Sen hoş bir adamsın. Sanırım epey kadınla birlikte olmuşsundur. Söylesene Ayça’nın oral seksi kuvvetli mi?”

– “Piraye, bakıyorum sürekli belden aşağı çalışıyorsun. Neyse, sorunun cevabı evet. Hem de çok kuvvetli.”

– “Güzel.”

Şişeyi bu kez Tamer çevirdi ve tesadüf bu ya, şişe Ayça’da kaldı.

– “Ayça. Benden hoşlanıyor musun?”

– “Bence soru hakkını boşa kullandın. Bunun cevabını dün gece almıştın.”

– “Hahaha”.

Bir sonraki soruyu Ayça, Piraye’ye sordu.

– “Piraye, Sinan’la neden yatıyorsun?”

– “Çünkü beni tahrik ediyor. Müthiş bir kondisyonu var.”

Yeniden gülüşmeler. Ardından bir soru da Piraye’den Tamer’e geldi.

– “Tamer, sana oral seks yapmamı ister misin?”

Tamer kızardı. Ayça içten içe Piraye’ye müthiş bir öfke duydu. Resmen Tamer’e asılıyor diye düşündü.

– “Bilmiyorum. Sanırım evet. İsterim.”

Böylece bu sorudan itibaren Tamer’le Piraye açık açık oynaşmaya başladılar. Sinan bundan hiç rahatsız olmuyor, her halinden gayet eğlendiği belli oluyordu. Ayça herkese kızıyordu. Kadınsı güdüleri de ayaklanmıştı. Piraye’nin ilgi odağı olması, onun da havalara girmesi sinirine dokunuyordu.

Saat gece yarısını geçmişti. Minibar boşalmış, herkes ciddi ciddi sarhoş olma noktasına gelmişti. Sinan yeni bir öneri getirdi.

– “Bence oyunu biraz değiştirelim. Şişe kimde kalırsa hem soruyu cevaplasın, hem de üstündeki giysilerin bir parçasını çıkarsın.” Piraye hemen:

– “Bana uyar.” Tamer,

– “Bana da.”

Ayça işlerin kontrolden çıkmaya başladığını düşünüyordu. Şu anda kalkıp gitmeyi düşündü. Ama bunu yapamazdı. Korkan o olmamalıydı.

– “Bana da uyar.”

– “Harika. O halde devam edelim.”

Sıra Sinan’daydı ve soru Piraye’ye gitti.

– “Hiç grup seks yaptın mı?”

Piraye önce ayakkabılarını çıkardı, ardından cevapladı.

– “Hayır. Ama denemek isterim.”

Ardından sıra Tamer’e geldi.

– “Tamer, benimle ne zaman sevişmek istiyorsun?”

Ayça içinden “oha” demekten kendini alamadı.

– “Sen ne zaman istersen.”

Tamer t-shirtünü çıkardı. Şişeyi çevirdi ve soru Ayça’ya gitti.

– “Ayça, Piraye ile sevişirsem bana kızar mısın?”

– “Hayır. Neden kızayım? İstediğini yapmakta özgürsün.”

Ayça da ayakkabılarını çıkardı. Soru Piraye’ye gitti.

– “Piraye, neden bu kadar isteklisin?”

Piraye güldü ve gömleğini çıkardı. Siyah sütyeni dolgun göğüslerine çok davetkar bir görünüm veriyordu.

– “Sence ben çok mu istekliyim. Bence sen de en az benim kadar isteklisin. Neyse, istekliyim çünkü tatildeyiz ve eğlenmek istiyorum.”

Bir sonraki soru Sinan’aydı.

– “Sinan sen de Ayça’la sevişmek istiyor musun?”

Sinan direkt pantolonunu çıkardı. Slibinin içinden penisi kocaman görünüyordu. Bir an herkesin gözü ona takıldı.

– “Evet. Ayça’yı arzuluyorum. Belli olmuyor mu? Hahha!”

Şişe Ayça’yı gösterdi.

– “Ayça benimle sevişir misin?”

Ayça artık herşeyin kontrolden çıktığını biliyordu. Ama sonuna dek gitmeye kararlıydı. Küpelerini çıkardı.

– “Olabilir. Baksana, Piraye’yi çok mutlu etmişsin. Onun zevkine güvenirim.”

– “Vaay, iyi cevap.”

Ayça’nın çevirdiği şişe Piraye’ye yöneldi.

– “Piraye, söylesene nereye kadar soyunacaksın?”

– “Arkadaşlar, Ayça çok iyi oynamaya başladı. Ayçacığım, sonuna kadar diyorum sana.”

– Ve Piraye muhteşem bacaklarını zaten pek de gizlemeyen eteğini bir çırpıda çıkarıverdi. Artık üzerinde sadece siyah sütyeni ve g-stringi kalmıştı. İtiraf etmek gerekir ki, harika görünüyordu.

Erkeklerin nefes alış verişleri hızlanmıştı. Sıra Tamer’e geldi.

– “Tamer, hiç anal seks yaptın mı?”

– “Yapmadım. Denemek isterim ama fırsat olmadı.”

Tamer de pantolonunu çıkardı. O da kazık gibi olmuştu. Üzerinde sadece külodu ve ayakkabıları vardı. Şişe Piraye’ye gitti.

– “Piraye, merak ettim de. Seninle yapacağımız oral seksten sonra, bir ara, anal sekse izin verir misin?”

– “Al işte! Hahha. Hiç bu kadar eğlenmemiştim.”

Bu sözler Sinan’a aitti.

– “Olabilir. Bu biraz senin ikna kabiliyetine bağlı.”

Piraye ağır hareketlerle sütyenini kopçalarını çözdü ve askıları omuzlarından sıyırıp çıkardı. Şimdi herkes büyülenmiş gibi ona bakıyordu. Göğüsleri harika görünüyordu. Piraye’nin sorusu Sinan’a gitti.

– “Sinan, Tamer’le ikinizi birlikte istiyorum desem, ne dersin?”

– “Hmm. Sen ikimize birden yeteceğine inanıyorsan, neden olmasın?”

Sinan’ın sorusu Ayça’yaydı.

– “Ayça, bugüne dek kaç farklı erkekle yattın?” Ayça önce gömleğini çıkardı. İçinde beyaz renkli sütyeni vardı. Cevabını verdi

– “Dört…” Ayça, sorusunu Sinan’a yöneltti.

– “Sen bu kadar özgür hareket ederken, eşin de şu an senden daha yakışıklı olduğunu düşündüğü biriyle sevişiyor olsa, buna nasıl tepki verirdin?”

– “Güzel soru. Sanırım benden daha yakışıklı bir erkek onu istemezdi.”

– “Farketmez. Varsayalım dedim.”

– “Ok. Buna çok kızardım. Ama bilmiyorum. Belki de olabilir. Hiç düşünmemiştim.”

– “Ok.”

Bu arada Sinan t-shirt’ünü de çıkarıp, sadece külotla kaldı. Sorusu Piraye’ye gitti.

– “Piraye, sen, ben ve Tamer sevişirken, sence Ayça’da bize katılmalı mı?”

Piraye cevap vermeden önce kahkahayı koyverdi. Çok sarhoş olduğu her halinden belliydi. Ayağa kalktı; üzerinde sadece külodu vardı. Sinan ve Tamer nefeslerini tuttular. Ayça merakla ve ilgiyle izliyordu. Az sonra kendi başına da benzer bir durum gelecekti. Piraye arkasını döndü. G-string’inin saklamadığı poposu inanılmaz güzellikteydi. Eli g-string’in yan ipine gitti ve bir hamlede ipi çözdü. Siyah bez parçası kalçalarının arasından kayıp gitti. Artık çırılçıplaktı. Bir anda yüzünü gruba döndü. Aşk üçgeni muntazaman traşlanmıştı. Sadece dibe doğru simsiyah kıllar vardı. Bir an ayakta kalan Piraye yerine oturdu. Artık oyuna çırılçıplak devam edecekti.

– “Bence katılmalı. Halinizden anladığıma göre siz çok azdınız. Ben tek başıma sizinle başa çıkamam.”

Piraye’nin sorusu Sinanaydı. Tamer,

– “Ooo. Hile mi yapıyorsunuz? Sen ona, o sana.”

– “Merak etme, çıkaracak giysisi kalmayanların soruları bir yanlarındakine gider.”

Piraye sorusunu sordu.

– “Sinan, Ayça’la sevişirsen, sana en çok ne yapmasını istersin?”

Sinan cevap vermeden önce külodunu çıkardı. Ayça karanlıkta balkondan az buçuk görmüş olduğu penisin büyüklüğü karşısında şok oldu. Kocaman, kazık gibi sertleşmiş, kıllı bir şeydi.

Bir an aklından bu dev penisi emmek geldi. 2 gündür Piraye’yle birlik olup, kendisiyle dalga geçen Sinan’a bu işin nasıl yapıldığını göstermek istedi. Sinan’ın sesi düşüncelerini böldü.

– “Bence Ayça’nın muhteşem kalçaları var. Bana arkadan vermesini isterim.”

Ayça hariç herkes gülüştü. Ayça sesini çıkarmadı. Sıradaki soru Tamer’e yöneldi.

– “Tamerciğim, eski dostum, söyle bize dün gece Ayça sana oral seks yaparken neler hissettin?” Tamer cevabı bekletmeden verdi.

– “Zevkten öleceğimi sandım. İnanılmaz güzeldi. Bu kadar yetenekli olduğunu tahmin edemezdim.”

Ve Tamer de külodunu çıkardı. Sadece ayakkabıları kalmıştı. Onları da çıkardı. Artık Ayça hariç herkes çırılçıplaktı. Ayça sıranın her halükarda kendisine geldiğini biliyordu. Bu oyuna devam etmeye de pek gerek kalmamıştı. Ayağa kalktı. Herkes heyecanla kendisini izliyordu. Sessizlikten odadakilerin nefes alışları duyulabilirdi. Beyaz bermudasının düğmelerini açtı, bermudayı nefis kalçalarından sıyırıp çıkardı. Artık üzerinde külot ve sütyeni kalmıştı.

Ayça’nın içk**en başı dönüyordu. Olanları ve olacakları yargılama yeteneğini neredeyse kaybetmişti. Tek bildiği artık eski Ayça olmadığı, tüm duvarlarını yıktığı ve içinin seks isteğiyle tutuştuğuydu.

Bardağının dibinde kalan içkiyi yudumladı. Tamer’e doğru ilerledi. Arkasını döndü, eğildi ve hareketleriyle Tamer’den sütyeninin kopçalarını açmasını istediğini belli etti. Tamer elleri titreyerek Ayça’nın sırtına uzandı. Birkaç saniye becerip kopçaları açamadı. Piraye kıkırdamaya başlamıştı.

Sonunda kopçalar açıldı, Tamer ellerini Ayça’nın omuzlarındaki askılardan geçirdi, sütyeni hızla çıkarıp koltuğa fırlattı. Ayça’nın çıplak göğüsleri ortamda yeni bir heyecan dalgasına yol açtı. Sinan kendisini tutamayıp,

– “çok güzel” diye mırıldandı.

Ayça, Sinan’a döndü ve nefis biçimli göğüslerinin tüm güzelliğini sergileyerek ona doğru ilerledi. Bir an durakladı, şu yaptıklarına inanamıyordu. Para karşılığı tutulmuş bir fahişe gibi üç kişinin önünde striptiz yapıyordu. Lakin, vücudunu saran ateş bu tür düşüncelere fazla şans tanımıyordu. Yatağın en ucunda oturan ve penisi çatlayacakmış gibi sertleşmiş Sinan’ın yanına gitti.

– “Sen de kalanı çıkarır mısın?” Sinan kulaklarına inanamadı.

– “Memnuniyetle.”

Ve hiç oyalanmadan Ayça’nın külodunu bacaklarından aşağı kaydırıverdi. Artık Ayça da diğerleri gibi çırılçıplaktı. Sinan 30 cm önünde duran Ayça’nın pırılpırıl aşk üçgenine hayranlıkla baktı. Artık kendisine engel olamayacaktı. Kimseye aldırmadan Ayça’yı poposundan kavradı ve kendisine çekti. Açlıktan çıkan bir hayvan gibi başını Ayça’nın kadınlık organına gömdü ve tüm gücüyle öpmeye, yalamaya, emmeye başladı. Parmaklarını da kalçalara geçirmişti. Ayça inleyerek kendini koyverdi.

Yine de bir an kendini Sinan’dan kurtarmayı başardı. Yatağa sırtüstü uzandı, bacaklarını açtı ve kendini tamamen serbest bıraktı. Sinan hemen üzerine atladı ve kaldığı yerden Ayça’yı yalamaya başladı. Dilini vajinanın her yerinde gezdiriyor, salyalarını akıta akıta yalıyordu. Ayça zevkten kıvranıyordu.

Sinan, dilini vajinanın içine sokup çıkarmaya, Ayça’yı diliyle becermeye başlayınca, Ayça gırtlağından yükselen çığlığa engel olamadı. Doludizgin bir orgazma koşuyordu. Hayatının en hızlı orgazmına. Gözlerini sımsıkı kapadı. Karanlıkta tek ayrımsadığı, içine aşk temposuyla girip çıkan sıcacık, ıslak dildi.

Başı dönüyordu. Gözlerinin önünde bir kaleidoskopa bakar gibi renkler, şekiller uçuşmaya başladı. Daha fazla dayanamadı ve müthiş bir orgazm dalgasıyla zangır zangır titremeye başladı. Kadınlık sıvıları bir sel gibi Sinan’ın ağzına boşalıyordu. Sinan, bir yandan şapır şupur yalamaya devam ediyor, bir yandan da,

– “Bu ne hız be kızım? Meğer sen neymişsin? Çok da tatlıymışsın. Her kadının tadı bu kadar iyi olmaz. Kaç aydır boşalmadın sen? Ama dur bak, ben de sana herşeyi içireceğim” diyordu.

Sanki dakikalar süren bu orgazmın ardından Ayça’nın beyni boşalmıştı. Her yanını tatlı bir rehavet kaplamıştı. Fena halde çişi geldi. Toparlanıp kalktı. Sinan hemen,

– “Nereye?”

– “Tuvalete. Çok sıkıştım.”

– “Ha, tamam. Ben de bir an gitmeye niyetlendin sandım da.”

Ayça ayağa kalkarken dakikalardır ilk kez etrafına baktı. Piraye ve Tamer yerde halının üzerindeydiler. Tamer sırtüstü uzanmıştı. Piraye eğilmiş, vargücüyle Tamer’in penisini emiyordu. Ayça onları izlemekten kendini alamadı.

Piraye gerçekten bu işte çok iyiydi. Tamer kendinden geçmiş, mutlulukla gülümsüyor, dün Ayça’nın ağzına boşaldıktan sonra bugün de Piraye’nin dudaklarının arasında olmaktan müthiş bir zevk alıyordu. Piraye arada bir penisi ağzından çıkarıyor, çabucak nefes alıyor, ardından penise tükürüp kayganlaştırıyor, yeniden ağzına alıp emmeye devam ediyordu. Bir iki denemeden sonra penisi köküne kadar ağzına almayı başarmıştı.

Tamer titriyor, inliyordu. Sinan yerinden kalkıp, Piraye’nin arkasına geçti. İki eliyle Piraye’nin başını tutup, Tamer’in penisine bastırmaya, tempoyu ayarlamaya başladı. Piraye dünyayı umursamaksızın işine devam ediyordu. Gırtlağına kadar soktuğu penisi yutacakmış gibi iştahla emiyor, ağzının her noktasıyla penisi hissediyor, vantuzluyordu. Tamer kasılmaya başladı.

– “Aaahhhh! Durma Piraye, harika. Geliyorum. Geliyorum. Ohhhhh!”

Piraye bunun üzerine birden penisi ağzından çıkardı ve kendi haline bıraktı. Tamer’in gözleri yuvalarından oynadı. Ağzını açtı ama konuşamadı. Piraye Tamer’in dönülmez noktaya geldiğini anlamıştı ve alacağı zevki artırmak için penisi kendi haline bırakmıştı.

Tamer bir epilepsi hastası gibi kasıldı, sarsıldı ve bir anda spermlerini Piraye’nin yüzüne, dudaklarına fışkırtmaya başladı. Piraye hiç kıpırdaman yüzüne fışkıran, şiddetle adeta yüzünü tokatlayan spermleri izliyordu. Tamer o kadar yoğun ve uzun süre boşaldı ki, Piraye’nin dudakları, burnu, çenesi spermle kaplandı.

Tamer’in kasılmaları bitince Piraye hala kazık gibi sert olan penisi dudaklarının arasına aldı ve derin derin emerek içindeki son spermleri de çekip çıkardı. Ve ardından profesyonel bir porno oyuncusu gibi çenesindeki, burnundaki ve dudaklarındaki spermleri parmaklarıyla toplayıp, ağzına soktu. Bir damlasını bile ziyan etmeden hepsini yuttu. Gülümseyerek Tamer’e baktı. Tamer zevkten ve mutluluktan kendinden geçmişti. İki partner nefeslerini toplamak için hareketsiz kaldılar. Sinan,

– “Ben de istiyorum” diyerek dev penisini Ayça’ya uzattı. Ayça,

– “Bir dakika Sinan. Tuvalete gideyim” diyerek koşarcasına uzaklaştı.

Yarım dakika sonra geri döndü ve yatağa sırtüstü uzandı. Başını yatağın kenarından hafifçe aşağı sarkıttı. Sinan’a gelmesini işaret etti.

– “Hadi Sinan. Bekliyorum. O kocaman şeyi ağzıma sok.”

Sinan bir an bile tereddüt etmedi ve hızla denileni yaptı. Yatağın kenarına geldi ve bir hamlede penisinin yarısını Ayça’nın ağzına yerleştirdi. Zevkle titredi ve elleriyle de Ayça’nın göğüslerini yoğurmaya başladı. Ayça tüm maharetini göstermeye kararlıydı. Aldığı pozisyon sonucu Sinan’ın penisinin neredeyse tamamını hiç zorlanmadan ağzına alabiliyordu. Zaten kıpırdamasına da pek gerek yoktu; Sinan ritmik hareketlerle penisini Ayça’nın boğazına kadar sokup çıkarıyor, bir yandan da,

– “Ohh Ayça! Bak, nasıl da sikiyorum ağzını? Harikasın,” diye konuşup duruyordu.

Ayça arada sırada midesinin bulandığını, kusacak gibi olduğunu farkediyordu. Sinan’ın penisi bugüne dek gördüğü en büyük ve kalın penisti.

Arada ağzında biriken salyalara engel olamıyor, nefes alması için Sinan’ın verdiği kısa aralarda tükürerek ağzını boşaltıyordu. Bu sayede Sinan’ın penisi iyice kayganlaşıyor, Ayça’nın gırtlağına kadar rahatça giriyordu. Sinan ritmini hiç bozmadan penisini sokup çıkarmaya devam ederken, Ayça becerebildiği ölçüde penisin gövdesini yalıyordu. Sinan’ın kıllı taşakları burnuna ve gözlerine değiyor, görüş açısını neredeyse sıfırlıyordu.

Birden göğüslerinde sıcak bir temas hissetti. Bunlar Sinan’ın dakikalardır göğüslerini kavrayan elleri değildi. Güçlükle penisi ağzından çıkarıp, başını kaldırdı. Gördüklerine inanamadı. Piraye ve Tamer iki yanına uzanmışlar, göğüslerini aralarında paylaşmışlardı. Piraye sağ göğsünü, Tamer sol göğsünü emiyor, yalıyorlardı. Ayça şoke oldu. Bugüne dek başka bir kadının vücuduna seks amaçlı teması hiç olmamıştı. Ayrıca, aynı anda birden çok kişiyle hiç sevişmemişti. Ama şu an, sanki sözleşmişler gibi 3 kişi birden onunla sevişiyorlardı.

Piraye’nin dilinin meme uçlarına teması hiç de rahatsız edici değildi. Aksine, çok hoşuna gitmişti. Bu arada Sinan’ın dudaklarını dudaklarında hissetti. Sinan Ayça’nın üzerine eğilmiş, arzuyla dudaklarını öpüyordu.

Ayça müthiş bir heyecanla karşılık vermeye başladı. Sinan ve Ayça çılgınca öpüşüyorlardı. Sinan’ın dili Ayça’nın tüm yüzünde geziyor, sonunda yeniden ağzına giriyor, Ayça’nın ağzının her noktasını keşfediyordu. Ayça’da hırsla Sinan’ın dilini emiyor, tükürükleri birbirine karışıyor, dilleri çılgınca dansediyordu.

Bu arada Tamer Ayça’nın göğüslerinde aşağılara indi. Göbek deliğini uzun uzun yaladı. İlerledi, kadınlık organını pas geçti ve bacaklarına yöneldi. Şimdi Tamer Ayça’nın günlerdir hayranlıkla izlediği nefis bacaklarıyla ilgileniyordu. Bir santimetrekaresini bile atlamadan kasıklarından ayak bileklerine kadar tüm bacakları öptü, kokladı, yaladı. Baldırlarını, diz arkalarını uzun uzun emdi, hafif hafif ısırdı. Sonra, ayak parmaklarının tek tek emmeye, ağzına almaya başladı. Önce tek tek, sonra ikisini üçünü birden emiyordu. Dilini fırça gibi kullanarak, tabanlarını yalıyor, topuklarını ısırıyordu.

Bu arada Piraye’de boş durmuyordu. Yavaşça Ayça’nın kadınlık organına ilerledi. Usta hareketlerle vajinasının başlangıç noktasını, kanatların birleştiği yeri emmeye, yalamaya başladı. Dilini bastırarak Ayça’nın içine sokacakmış gibi yapıyor, sonra vazgeçip yalamaya devam ediyordu.

Ayça’nın ayaklarını uzun uzun tadan Tamer de Piraye’ye katıldı. Şimdi iki dil birden Ayça’yı yalamaya başladılar. Piraye Ayça’nın poposunun altına bir yastık koyarak yükseltti. Böylece iki deliği aralarında rahatça paylaştılar. Piraye, Ayça’nın vajinasını, Tamer ise arka deliğini iştahla yalamaya, emmeye, öpmeye devam ettiler.

Ayça çılgına dönmüştü. Başı dönüyor, zevkten gözleri kararıyordu. Sinan’ın yeniden ağzına verdiği penisini köküne kadar emmeye, ağzında uzunca bekletip yalamaya hız verdi. Bu arada Tamer ve Piraye bir yandan Ayça’yı yalıyorlar, bir yandan da tutkuyla öpüşüyorlardı.

Ayça’nın vajinası vıcık vıcık olmuştu. Kadınlık sıvıları Piraye ve Tamer’in dilleri arasında paylaşılıyor, ikili birbirlerinin dillerini çılgınca emiyordu.

Birden Piraye kendini Tamer’den ayırdı ve hızla yukarı yöneldi. Sinan’ın hızla pompaladığı Ayça’nın yüzüne yaklaştı ve salyalardan sırılsıklam olmuş yanaklarını, boynunu yalamaya başladı. Bunun üzerine Sinan penisini Ayça’nın ağzından güçlükle çıkardı ve iki kadının birbirlerini öpmelerini sağlamak için başlarını birbirlerine yaklaştırdı.

Ayça bir an tereddüt ettiyse de karşı koymadı ve arzuyla yanıp tutuşan iki kadının dudakları kenetlendi. Ayça hayatında ilk kez bir hemcinsiyle öpüşüyordu ve bundan müthiş zevk alıyordu. Dilini Piraye’nin sıcacık ağzına sokuyor, ıslak dilini emiyordu. Piraye’nin dilinde kendi kadınlık kokusunu, tadını hissediyordu ve bu da hoşuna gidiyordu. Piraye ise hem Ayça’yı büyük bir ateşle öpüyor, hem de arada dilini Ayça’nınkinden kurtarıp, Ayça’nın burnunu, yanaklarını, çenesini yalıyordu.

Bu muhteşem manzara karşısında kendinden geçen Sinan penisini kadınların dudaklarına uzattı. Böylece Sinan’ın penisini Ayça ve Piraye birlikte yalamaya başladılar. Hem öpüşüyorlar, hem yalıyorlardı. Sinan’ın koca penisi kazık gibi olmuş, çatlayacak gibi gerilmişti. İki kadının birbirine karışan tükürüklerinden yağ gibi kayganlaşmış, pırıl pırıl parlıyordu.

Bu arada Tamer de keyfine bakıyor, bir Ayça’nın, bir Piraye’nin deliklerine yöneliyordu. Biraz Ayça’nın kalçalarını öpüp, ısırıyor; bu arada Piraye’nin ön deliğine parmaklarını sokuyor, sonra bu sefer mesela Piraye’nin arka deliğini emerken, Ayça’yı parmaklarıyla beceriyordu.

Herkes çılgına dönmüştü. Ayça Sinan’ın penisinin kocaman olmuş, kıpkırmızı başını emiyor, Piraye ise gövdesini boydan boya yalıyor, taşaklarını ağzına alıp uzun uzun emiyordu. Sinan gerçekten kendini tutmakta çok zorlanıyor, bu anların zevkini doyasıya çıkarmak için kendini boşalmamaya zorluyordu.

Piraye birden arkasında sıkı bir acı hissetti. Tamer birkaç dakikadır yalayıp, tükürerek ıslattığı arka deliğine tüm gücüyle yüklenerek penisinin başını Piraye’nin arka deliğine yerleştirmişti.

Piraye acıyla inledi. Uzun zamandır anal seks yapmamıştı. Ama şu an hiçbir şeyi reddedecek halde değildi. Seks için her şeyi yapacak kadar azmıştı. Penisinin başını bir süre Piraye’nin arka deliğinde hareketsiz tutan Tamer,

– “Evet Piraye. Oyunda istediğimi şimdi alıyorum,” diyerek yeniden yüklendi ve penisinin neredeyse tamamını Piraye’nin arkasına gömdü.

Piraye o sırada Ayça’yla öpüştüğü için çığlık atamadı ama arkasında korkunç bir sızı duydu. Bu sızı kısa sürede yerini en az onun kadar güçlü bir zevk duygusuna bıraktı. Tamer ritmik bir şekilde arka deliğinde gidip gelirken tatlı tatlı yaylanmaya başladı.

Bu arada Piraye’nin konsantrasyonun bir süre için bile olsa Sinan’ın penisinden uzaklaşmasından yararlanan Ayça, bu harika penisi tek başına somurmaya başladı. Artık Sinan’ın spermlerini tatmak için sabırsızlanıyordu.

Tüm maharetini kullanarak penisin tamamını ağzına alıyor, hızlı hızlı başını oynatıyor, Sinan’a ağzıyla mastürbasyon yaptırıyordu. Sinan’ın penisinin ucunda beliren ilk sperm taneciklerini Ayça iştahla mideye indirdi.

Sinan’ın artık dayanacak hali kalmamıştı. Penisini Ayça’nın tutkulu ağzından ve dudaklarından kurtardı ve sadece başını yalamasına izin vererek 31 çekmeye başladı. Ayça merakla ve hevesle bekliyor, önündeki koca penisin başını tatlı tatlı yalıyordu.

Sinan birden inlemeye ve kasılmaya başladı. Ayça gelmekte olan sperm selini Piraye’yle paylaşmamak için hemen penisi ağzına aldı. Sinan başını arkaya attı ve muhteşem bir zevkle boşalmaya başladı.

Spermleri Ayça’nın damağına çarpıyordu. Ayça bir an yutkunamadı ve penisi ağzından çıkardı. Sinan fışkırırcasına gelmeye devam ediyordu. Spemleri Ayça’nın saçlarına kadar fırlıyordu.

Tamer’e zevkle arka deliğini becerten Piraye de bu selden payını almak için ağzını Sinan’ın penisine uzattı, bir an Ayça’nın uzaklaşmasını fırsat bildi ve penisi ağzına alarak Sinan’ın spermlerinin son dalgasını yakaladı.

Ayça zevkten kendini kaybetmişti ve Piraye’ye spermlerin bir kısmını kaptırmak hoşuna gitmemişti. Piraye’nin başını kendine çevirdi ve dilini dudaklarının arasından içeri soktu. Bu spermlerden yeterince alamamış olan Piraye’nin de işine geldi ve iki kadın aç kurtlar gibi birbirlerini yalamaya, ağızlarındaki henüz yutulmamış spermleri paylaşmaya başladılar.

Manzara muhteşemdi. Sinan’ın bol ve koyu kıvamlı spermleri Piraye ve Ayça’nın dilleri arasında köprüler oluşturuyordu. Sinan’ın kasılmaları ve inlemesi epey sürdü.

İki kadın birbirleriyle işlerini bitirdikten sonra, yeniden Sinan’a döndüler ve sırayla penisini emip, yalayarak pırıl pırıl temizlediler. Zevkten kendinden geçen Sinan yataktan uzaklaştı ve halının üzerine sırtüstü uzanarak dinlenmeye çalıştı.

Bu arada gördüğü sahneler karşısında aklı başından giden Tamer son derece seri hareketlerle Piraye’nin arkasını becermeye devam ediyordu. Piraye yüzünü yatağa gömmüş, gözlerini kapamış, kendini tamamen Tamer’in penisine teslim etmişti.

Ayça ise hızını alamamıştı. Piraye’nin arkasına yöneldi ve Tamer’in penisini çıkarıp kendi işaret ve orta parmaklarını Piraye’nin arkasına soktu. Bir yandan da Tamer’in penisini emmeye başladı. Penisi uzun uzun yalayıp emdi ve vıcık vıcık olana dek kayganlaştırdı. Sonra da bir hamlede yeniden Piraye’nin arkasına soktu. Hem de köküne kadar!

Tamer inleyerek bu muhteşem deliği becermeye devam etti. Çok kısa bir süre sonra dayanamaz oldu ve penisini çıkarmadan Piraye’nin arka deliğini sıcak sıcak doldurmaya başladı. Bu sırada Ayça da Tamer’in bacaklarını arasına başını sokmuş, önüne gelen her yeri istisnasız yalıyordu.

Tamer kendisine dakikalarca gelen bir süre boyunca boşaldı, boşaldı. Sanki iliklerinin kuruduğunu hissediyordu. Sonunda penisini Piraye’nin arka deliğinden çıkardı. Ayça bir hamlede penisi ağzına aldı ve emerek son damlaları da çıkardı ve yuttu. Sonra hiç iğrenmeden Piraye’nin arka deliğinden sızan spermleri de yalayarak temizledi. Az sonra ortada sperm niyetine hiç bişey kalmamıştı.

Kısa sürede iki kez boşalan Tamer sırtüstü yığıldı ve uyuklamaya başladı. Ayça ise iyice azmıştı ve hiç ara vermeden Piraye’yi kendine çekti. Vajinasını Piraye’nin ağzına uzattı ve Piraye de hiç itiraz etmeden Ayça’nın vajinası yalamaya başladı. Bir kaç dakika içinde Ayça zevkten çılgına dönmüştü. Mutlaka birleşmek istiyordu.

Olanları uzandığı yerden izleyen Sinan da çoktan sertleşmişti. Bunu farkeden Ayça yerinden kalktı ve doğru Sinan’ın yanına gitti. Bir çırpıda Sinan’ın penisini ağzına alarak ıslattı ve birleşmeye hazırladı. Çabucak kucağına çıktı ve penisini içine aldı.

Hayatında hiç bu kadar büyük bir penisi içine almadığından önce biraz zorlandı. Kısa sürede alıştı ve müthiş bir zevkle erkeğinin üzerinde yaylanmaya başladı. Sinan da sırtüstü uzanmış hayatın tadını çıkarıyordu. Piraye de geldi ve Sinan’ın başının üzerine çömeldi. Böylece ortaya yepyeni ve harika bir manzara çıktı.

Sinan bir yandan Piraye’nin önüne gelen iki deliğini yalıyor ve emiyor, bir yandan da Ayça’yı tatlı bir tempoyla beceriyordu. İki kadın ise zevk içinde birbirleriyle öpüşüp, dilleşiyorlardı.

Yaklaşık on dakika süren bu pozisyonun sonunda Sinan yeniden kasılmaya başladı. Ayça’yı üzerinde hoplatıyordu. Zevkten gözleri karardı. Piraye de boşalmaya başlamıştı ve kadınlık sıvıları Sinan’ın bütün yüzünü kaplamıştı. Ayça içinde yükselen müthiş bir orgazmı hissediyordu.

Az sonra Sinan ve Ayça neredeyse eşzamanlı olarak orgazm oldular. Ayça, Sinan’ın ılık spermlerinin içine aktığını, taa en derin noktalarına kadar fışkırdığını hissediyordu. Kendisi de zevkten kasılıyor, gözleri kararıyordu. Dakikalar süren bu orgazmlar sona erdiğinde herkes yorgunluktan tükenmişti. Zaten içk**en de fena halde sarhoş olmuşlardı.

Ayça en son üçünün birden yatağa çıktıklarını ve çoktan uyumuş Tamer’in yanında sarmaş dolaş uzanarak kendilerini uykuya teslim ettiklerini hatırlıyordu.

Ayça uyandığında saat 9’a geliyordu. Bir an nerede olduğunu anlayamadı. Sinan’ın odasında, onun yatağındaydı. Yanında Piraye, Sinan ve Tamer vardı. Herkes çırılçıplaktı. Sinan yüksek sesle horluyordu. Odanın havası sigara, içki, insan, ter, sperm kokuyordu. Ayça’nın fena halde başı ağrıyordu. Ses çıkarmadan yataktan çıktı. Hepsi derin bir uykuda olduklarından Ayça’yı duymadılar. Odanın çeşitli yerlerine dağılmış külodunu, sütyenini, bermudasını, gömleğini, küpelerini, ayakkabılarını aldı ve banyoya gitti.

Aynaya baktı, kendini hiç böyle görmemişti. Makyajı akmış, sarı saçları darmadağındı. Yüzünün her yanında kurumuş sperm ve salyalar vardı. Hali berbattı. Uzun uzun yüzünü yıkadı. Duş almak istiyordu ama bunun için kendi odasına gidecekti. Çabucak giyindi. Kimseyi uyandırmadan odadan çıktı ve kendi odasına gitti. Uzun bir duş aldı, vücudundaki dün geceye ait tüm kalıntıları temizledi. Yine de temizleyemeyeceği şeyler vardı. Kalçalarında, boynunda, göğüslerinde ve bacaklarında kimi belli belirsiz, kimi oldukça dikkat çekici diş izleri vardı.

“Yapacak bişey yok,” diye düşündü. Aceleyle toparlanmaya başladı. Eşyalarını bavula rastgele doldurdu. 15 dakika sonra resepsiyondaydı.

– “Check-out yapmak istiyorum. Numara 314.”

– “Henüz 3 gününüz daha var Ayça hanım.”

– “Evet biliyorum. Acele bir işim çıktı, ayrılmak zorundayım.”

– “Tabii. Lütfen bekleyin.”

10 dakika sonra Ayça otelin çağırdığı taksinin arka koltuğunda şehir merkezindeki THY acentasına doğru ilerliyordu.

Piraye, Tamer ve Sinan sabah Ayça’yı bulamayınca epey meraklandılar. Havuz kenarına, sahile, restoranlara baktılar. En sonunda akıllarına resepsiyona sormak geldi. Resepsiyondaki kız Piraye’ye adına yazılmış bir not verdi.

“Sevgili Piraye, Dün gece yaşadıklarımız benim için çok fazlaydı. Yalnız kalmak, düşünmek ve bazı kararlar almak istiyorum. Senden ricam adresimi, telefonumu filan Sinan ve Tamer’e vermemen. Onları bir daha görmek veya adlarını duymak istemiyorum. Kendine iyi bak. Ayça.”

– “Gitmiş.”

– “Nereye?”

– “Bilmiyorum, otelden ayrılmış.”

– “Dün gece pek neşeliydi oysa!…”

– “Kendi bilir. Hadi biz kahvaltıya gidelim. Kurt gibi acıktım.”

Gütlten

Bir türk çifti var tam karsimisda oturuyor kari hasta ediyor beni ailece taniyorus birbirimizi düğün vardi onlarda davetliydi kiz arkadaşiyla yanliz geldi acayip geyinmişdi mini etek topuklu ve o siyah ince corablar yqnina gidip kocan nerde kiz dedim oda iş icabi uzaga gitti ama 3 gün sonra gelcek dedi derken 2 adam tarafindan tacis edildi adamlar babam yaşindaydi gülten bu durumdan hoşlanmadi ve gitti birazda utangac tabi azinin payini veremededi ilerleyen saate o iki adamin yanina gittim gidin tarif edicem otobanin mola yerine gidin bu gece ücumüzde bu kariyi sikces dedim adamlar lafimi dinleyup gidiler bir saat sonra gültenin yanina gittim gülten ben gidiyorum Psenide birakime eve dedim aslinda iyi olur dedi arkadaşima haber verim bekle dedi benimde heycandan kalbim küt küt atiyordu hayalim bu gece gerceklescekdi arabaya binip yola atildik gözüm hep bacaklarina takildi arabada gülten bunun farkindaydi ve bacaklarini cekitiyle örttü adamlara tarif ettiyim mola yerine yaklaşdik gülten abla ayipdir söylemesi ama bir su dökcem sen arabada bekle istersen yok ben escort arabanin önünde sigara icerim dedi oraya vardimizda her yer karanlikdi cabuk gör isini dedi cok korkuyorum dediben arabayi terk ettim ve o iki adamin orda saklandiklarini gördüm yanlarina gittim cok heycanliydim adamlara talimat verdim “ACIMAYIN” adamlar birden gültenin üzerine koşdu gülten onlari tanidi ve ciglik atmaya başlayip kacmaya başladi ama amcalar daha hisliydi biri atlayip gültenin ayani yakaladi gülten düşdü ve ikinci amca üstüne cumlandiadamlar ciplakdi gülten bağirmasin diye adam kendi donunu onun azina sokdu artik herşey tamamdi amacima ulaşdim;-)24 yaşindaki kiz yerde kivranirken ali amca kizin sağ bacağnin üstüne oturur ve kaba elleriyle kizin bacani deli gibi oksamaya baslar yarak ve taşak kizin bacani sürter hasan amcaysa gültenin kilotlu corabina eliyle girmis durumda ve amini oksar cevredeki kamyonsövörleri gelip seylediyorlar biri 31 cekip kizin suratina sicratiyor ali amca sonra kilotlu corabi bursa escort bayan eliyle yirtar ve gültenin amini yalar gülten gücsüslenir ve bursa bayan escort pes eder tam 12 erkek gültenin önünde arka arkaya siralnmis sira bekliyorla gülten caresis bacaklarini acar ve hasan amcanin yarani ağirlar gültenin yavaş yavaş hosuna gidiyor ve inlemeye baslar 5 erkek birden uzerine yikiliyor biri ağizdan biri gotden biri amdan diyerleride ayaklarinda

Arkadaşımın karisi-7

Merhaba seriye devam..
Bundan önceki serileri takip edenler için hatay escort Son yazismamizi ekliyorum buraya.
Kimle yazistigimi bilmeyenler önceki serileri okurlarsa anlayacaktır.

..Günaydın
Gunaydinnn
..Nasılsın sevgilim
İyim sevgilim senn
Calisiyomusun
..Seni özledimmm.hayır aşkım
Bende yeni kalktim
..Yerim seni
Bende özledim seni
Keşke şimdi beni kaldıran sen olsaydin
..Keşle kocacım
Yatagimdaki zilli olsaydın
..Mmmm..şu an sevişiyo oluyorduk
Bende rüyamda bayan erkek karışık bi duşta kendimi goruyodum. Bissuru am vardı etrafta. Sulu sulu uyandim

..Uffff
Şimdi sen olsaydın senin aminla oynardimm
..Evettt
Sortunu kenara sıyırıp amini açar ellerdim onu
..Ayyyy
Dudaklarını inceler oynar ikiye ayırır ortasına parmağımi sokardim
..Uffff.evett
Uff ya ne zamandır güzel bi am sikemedim.
Sen olsaydın keskeee
..Keşkeeeeee..ne zevke gelirdik
Evetttt her türlü zevke gelirdik zamansız mekansiz
..Ayyy
Bak nasıl sulandimm(aletin resmini atiyorum)
..Owwwwee…içmek istiyorummm
..Ayyyy..amım istiyoooo onuu
Damla damla akıyor. .amina damlatmak istiyorum
..Ayyy..damlat içine bırak
Uff içine bosalcakmiyim
..Evetttttt..içime bırakcaksın..yanan amcığımın
Uff Uff hepsinimi içine akiticamm. Uffff
..Hepsinii
Ilık ılık aminin içinden içine akacak. Ohh yaaaa
..İçim çok hoş.sikilmek istiyooo
Götunun içine de birakicam döllerimi
..Her yerimi sik.her yerime bırak
Uffff azgın amcikli azgın gotlu karimmmm
..Azgın yarraklım..sikicim zevkim
Yatak odasindanmi yaziyosun bana
..Hayır okuldayız törende
Hmm ok süper
Okulun tuvaleti varsa bana bi ara ordan resim at
..Kaçabilirsem atarım aşkım
Tmm azgın zillimmm
Sergile o müthiş mallarını
Gözüm açılsın sikim kalksın
Sendeki azgın amcik kimsede yok vallaa
..Zillin yarrağını istiyo…ona ellemek okşamak sızvazlamak emmek yalamak öpmek dilimi gedirmek coklatmak
..Offfff güzel yarraklımmm
Azgın amciklimmm
Amım yanıyo…içi sızlıyoo
Her fırsatta yaz işte böyle bana.azgin amciginla azgın yarragim hep cossun
..Oyyyyyyyuy
Yaz gelsin daha neler yaptircam sana.nasil cosucaz
Dışarı kulotsuz cikarcam seni.frikikler verdircemm
..Sever karın free amcıklı olmayı
O azgın amin hep sulu hep heycanlı olcak.
Kocan da burda cosacak
..Oyyyyssssss işte buuuuu
Bol bol FREE dolaşıp bana dışarda pozlar verceksin. iskenderun escort .Aminin FREE olduğunu bilmek ne heycanlı var yaaa
İşte benim karimmm
..Amım senin kölen..sana deliriyooo
Uff yaaa keşke azgın karım olsaydın
Hem azgın hem ami güzel hem memeleri guzel
Nasıl kudurturdun ve kocann nasıl kudururdu
..Oyyyyyy
O amcik benim için her şeyi yaparmi
..Senin oooo
Yaz gelsin iyice. .şöyle yap böyle yap dicem sana.
Tıpkı bi yönetmenin oyuncusuna söylediği gibi.
Sen de benim her dedigimi yapmaya çalışcaksin
..Evettt erkeğimmmm
O amciga bissuru rol vericem ve sen bana kısa kısa videolar cekiceksin
Kısa filmler. .
..Ohhhh
Offf çok fena şeyler yapıcaz. O amcigin kudurcak. Dediklerimi yaparken heycandan amin delircekkk
..Amım vıcır vıcır..parmaklayasım varrrr
Kocanın siki bak nasıl kalkık hep senle konusurken
..Ohhhh..bi sok onu karınaa
Şimdi mesela altında etek olsaydı. Bana etek altı poz verirdin. Caktirmadan camasirli amini cekerdinn. Ufff
..Yapmadığı şey değil..
..Havalar ısınsın bekle senn
Uhhhhhhh
Yada pantolonu siyirirdin oturdugun yerden. Gotunun Catali acilirdi hafif. .
Arkamdaki çocuk götüme bakip duruyo askim yazardin. .
Yazcakmisin ufff??
..Evettttt..ughhhhh
Uff ufff yaaaaa
..Çok heycanli
Ekmek almaya giderken asansörde çektim simdi
..Ohhssss..harika
Sensin harikaaaa
Azgın amini yedigimmm
..Amım coştuu
Offf off
..Sik beni nolurrrrr
Offf yaa sikimmmm kalkiyooo
..Kalkan sikini sok amcığımaa
Ohhhhggggg istiyorummmm
Çok hemde cokkkkk
Deli gibiii
Hayvanlar gibi
..Ohhhhh..her şekilde her fırsattaa
Ohhh evet. Sikime layık bi amcigin var.
Sikmeden duramam
Oturtmadan duramammm
..Yerim o sikini..şimdi amcığımın dudaklarına sürtseydin onu..mmm
Uwwww
Bitiriyosun beni. Duramıyorum yerimde. Sikimi tutuyorum
Uff azgin amciginin dudaklarını sundurucem. Uzun uzun dudakların olacak
..Gel git yapsan vıcır vıcır dudakları şişse kabarsa
Masanın altında sikimi böyle tutup oksuyorummm
..Ayyyyy
..Okşa onuu
Offf offf nasıl semsert dimdik var yaaa.
Viyk Viyk amina sokmalikkk
..Ohhh..ayırıyım iyice bacaklarımı cat cat gir içime
Offf iste buu
Tam bi sikismelik hatunn
O amin nasıl güzel durur var ya bacaklarini ayirdiginda
..Amım seni istiyoooo napıyımm
Offf amcigi azgın hatunnn
Kocasinin azgın amcikli karisi
..Önce yavaş yavaş vıyk vıyk sokup çıkarsan…ahhhhhh..sonra hızlı hızlı…mmmm
Varmı etrafta altına yatmak isteyecegin tipte öğrenci babalari
..Var..hocalar da var
Ooo süper ..spor hocalarimi
Ne kondisyon vardır onlarda. .çat çat yorulmadan ne sikerler amini
..Fransızca hocası ve santraç hocası süperr
Gencmi yaşları?
..Fransızca hocası 40 civarıdır.santranç hocası daha genç
Ooo iki yaş aralığı tam senlik. .biri tecrübeli biri dinamik
Buragin annesi iki yarrak altına da ne yatar bi bilseler. .uffff
..Uffff..aklım senin yarrağında be..karabük escort onla oynadığını hayal esip duruyorum
Uff yarrak hastası karım benimmm
Simdi yanında olsaydım oturup yanına elimi amina atıp üstünü de kapatıp bi şeyle aminla oynardimmm
..Ayyy..mmmmm.sokar çıkarırdın parmağını kıvrandırırdın zillini
Ugf evet nasıl kivranirdin
Canın sikilmek isterdi
Etekli olsaydın mesela bi çılgınlık yapar oldugun yerde etrafa çaktırmadan yavaşça kulodunu cikarirdin. Uff
..Ayyyyy..
Aşkım tören bitri eve geçicez gidince yazamam..ambitimin sporu yüzmesi bitmiş orda buluşcaz

kocamı aldattım

kocamı aldattım
kocamı gümüşhane escort
aldattım çok zevk aldım yarağı kocamandı
Selam. Ben Sertap.bitlis escort
Bu hikayemi evli olan kadınlara, bu büyük tadı kaçırmamaları ve hayatlarında alabilecekleri en büyük mutluluğa malatya escort
ulaşabilmeleri için yazıyorum. Mutlu bir evliliği olan bir çiftiz. İzmirdeoturuyoruz ve 3 yaşında bir kızımız var. Ben bir şirkette üst düzey yöneticiyim, eşim de bir reklam firmasında iyi bir mevk**edir. Evliliğimizin ilk 5 yılı boyunca çok güzel bir ilişkimiz vardı ve… seks hayatımızda da gayet iyi bir birlikteliğimiz olduğunu düşünüyordum. Bunu düşünmemdeki sebeb, işlerimizin yoğun olmasına rağmen haftada bir gün sevişmemiz, seks yapmamız ve bunun bana yetmesi ve her sevişmemizde, seks yapmamızda orgazm olabilmem, eşimi sevmemdi. Geçen yıl bir toplantı için İstanbula gitmem gerekiyordu. İstanbula gittiğimde toplantı gayet iyi geçti, ama oldukça da yorgundum. Otele gittim ve bir duş aldıktan sonra yatakta biraz uzandım. Birkaç saat uyumuşum, uyandığımda saatin 22 olduğunu fark ettim. Oldukça da acıkmıştım, bu saatte ne yiyebilirim diye düşündüm, üzerime yaz olduğu için ince bir bluz ve mini etek geçirdim, makyajımı yaptıktan sonra aşağıya otelin lobisine indim ve resepsiyona neler yiyebileceğimi sordum. O anda saat 23 olmuştu ve resepsiyondaki görevli otelin barında içecek ve yiyecek bir şeyler bulabileceğimi söyledi. Otelin barına doğru giderken o kapıdan girdiğimde hayatımda çok yeni ve güzel bir şeylerin başlayacağını nereden bilebilirdim. Bara gittim oturdum ve barmen bir sandviç hazırlayabileceğini söyledi. Barda 6-7 çift ve 5-6 yalnız erkek ve ben vardım. Sandviçim geldi, yedim ve bir kadeh şarap içtikten sonra tam kalkacaktım ki, yalnız erkeklerden biri gözüme ilişti. Çok yakışıklı bir erkekti ve 35 -36 yaşlarındaydı, gözlerimi ondan alamıyordum. Bir kadeh daha şarap içtim, sonra bir kadeh daha istedim. O sırada beklemediğim bir şey oldu, o yakışıklı genç bana doğru yaklaştı ve bana yanıma oturup oturamayacağını sordu. Çok heyecanlanmıştım, “Tabii buyurun!” dedim. Tanıştık, oturdu. Adı Hakandı. Biraz konuştuk. Gerçekten çok yakışıklıydı, kumraldı, saçları oldukça kısa kesilmişti ve ona çok yakışıyordu. Birden sıcak bir ortam oluştu, çok iyi espriler yapıyor, beni güldürüyordu. Saat bu arada gece 1 olmuştu ve bar iyice hareketlenmişti. Romantik bir şarkı çalıyordu ve çiftler dans ediyorlardı. Hakan, “Dans edelim mi?” dediğinde, hemen, “Olur! Böylesine yakışlıklı bir erkekle dans edilmez mi hiç?” dedim. Ve bunu ona nasıl söylediğime ben de şaşırdım, biraz yüzümün kızardığını hissettim. Dans etmeye başladık ve ona dokununca bacakaramda bir sıcaklık hissetim. Sanki birden bütün kan amıma hareket etmişti. Bir süre sonra daha yakından dans etmeye başladık. Bu arada konuşuyorduk da. Aklıma birden eşim ve kızım geldi, doğru bir şey yapıyor muydum, ama ondan çok hoşlanmıştım, suçluluk duygusu hissediyor ama kendimi alamıyordum. Bu arada Hakan beni iyice kendine doğru çekmişti, vücutlarımız birbirine iyice değiyordu. İnce bluzumun altında sert ve sıcak bir şeyin bana değdiğini hissediyordum, Hakanın penisi kalkmıştı ve bu sıcaklık kanımı hareketlendirmişti. Ben daha da sarıldım. Yarım saat kadar dans ettikten sonra tekrar oturduğumuzda, Hakanın, “Daha fazla vakit kaybetmeyelim istersen!” dediğinde ne demek istediğini anlamıştım. Ama bunu yapabileceğimi hiç düşünememiştim. Eşimi düşünüyordum. Eşim beni bir keresinde aldatmıştı, ama ne de olsa o erkekti. Kızıma karşı sorumluluklarım, Hakan güvenilir bir erkek mi, hastalık kapar mıyım soruları ard arda geliyordu. Üstelik daha önce hiç bir erkeğe bu gözle bakmamıştım. Benim için tek bir erkek vardı, o da eşimdi. Elime eşimden başka erkek eli değmemişti diyebilirim. Eşimi çok seviyordum, ona aşıktım ve hiç aklımda böyle bir fikir bile yoktu. Nedense buna benim de hakkım vardı diye düşündüm, ama yine de cesaret edemiyordum, hiç tanımadığım bir erkekle nasıl birlikte olabilirdim, daha sonra beni ve ailemi rahatsız eder miydi, beni başkalarına anlatır mıydı acaba. Büyük bir ikilemin içindeydim, ne diyeceğimi bilemiyordum, denemeli miydim bilmiyordum. Siz olsaydınız ne yapardınız acaba? Ama içimde öyle bir his vardı ki, canım seks istiyordu, yabancı bir erkekle bunu konuşuyor olmak da bana ayrı bir heyecan veriyordu. Hakan çok iyi niyetle, “Boş ver, teklifimi unut, özür dilerim, bir an seni çok istedim, cesaretim için affet!” dedi. Bir anda cesaretimi toplayıp dudaklarını öptüm. Ve o tad hala içimi kıpırdatır, harikaydı, bütün vücudum ateşler içindeydi sanki. Hemen, “Nereye gideceğiz?” dedim. “İster senin odana çıkalım, istersen benim evime gidelim, çok hoş bir evim var, nasıl rahat edersen. İstersen bize gidelim sadece uyuyalım, her şey sana bağlı!” dedi. Beraber çıktık ve otelin park yerindeki Lüx bir Jeepin kapısını açtığında, kendi kendime ne yaptığımı sorguluyordum, sarhoş değildim ve çok heyecanlıydım, ağzımın kuruduğunu hissetim. İstanbulu pek bilmiyordum, ama Sarıyere doğru giderken konuşuyorduk. Eşimden ve kızımdan bahsettim. Hakan bekarmış. Evi müstakil bir evdi ve çok güzeldi. Ne iş yaptığını sorduğumda iş adamı olduğunu söyledi. Evin içi de çok güzeldi ve zevkle döşenmişti. Salonda oturduk, karnımın acıktığını söyledim ve beni mutfağa davet etti, dolapta bir şeyler olabileceğini, bakmamı söyledi. Dolabı açtığımda çok sevdiğim o çikolatalı pastayı gördüm ve bir parça alarak salona geçtik. “Televizyon seyredelim mi?” dedim, hala çok tedirgindim. Ve bana hiç sarkıntılık etmeden konuşuyorduk. Televizyonu açtı, kumandayı bana verdi. Onun bu sakin hali beni rahatlatmıştı, huzursuz değildim artık ve TV’nin kanallarını zaplamaya başladım, paralı yayınların birinin Erotik kanalı çıktı birden karşıma. Bir kadın ve iki erkek sevişiyorlardı, paralı yayınlarda bu kadar açık porno gösterdiğini bilmiyordum. Kadın erkeklerden birinin penisini ağzına almıştı, diğeri de kadını sikiyordu. Çok heyecanlandım, ama Hakana da bakamıyordum. Hakan, “Seyretmek istersen porno CD’ler de var, bak istersen.” dedi ve televizyonun yanındaki kütüphaneyi gösterdi. Ayağa kalktım ama bacaklarım resmen titriyordu. Kütüphanenin yanına gittiğimde en az 100 tane porno CD den oluşan porno kolleksiyonu vardı. Üzerlerinde resimler de vardı. Hepsine tek tek baktım ve Hakana, “Ne çok CD’in var!” dedim, güldü. Üzerinde Big Dicks (Büyük Yarraklar) yazan CD’yi Hakana uzattım, seçtiğim CD’yi görünce gülüştük. Hakan CD’yi Playere taktı ve “Ben bir duş almak istiyorum, olur mu? Sen seyret!” dedi, ben de başımı salladım. Hakan gitti ve ben seyretmeye başladım. Daha önce pek porno film seyretmemiştim, eşimle 1 veya 2 kez seyretmiştik, evliliğimizin ilk yıllarında. Eşimle seyrettiğimiz filmdeki erkeklerin penisleri öyle büyüktü ki, kocamınki onların yanında küçücük kalıyordu. Eşimle Penis boyları hakkında biraz yorum yapmış ve sonra da eşimin Penisini ölçmüştük, eşiminki 16 cm idi. Ama Hakanın CD’sindekiler, eşimle seyrettiğim filmdekilerden çok dah büyük ve kalındı. Yaklaşık 20 dakika sonra Hakan banyodan geldi, üzerinde bornoz vardı ve yeni yıkanmış hali çok hoştu. “Nasıl gidiyor?” dedi. Ben de filmdeki Penislerin ne kadar büyük olduğunu söyleyerek, “Baksana, bunlar gerçek değil herhalde?” dedim. Güldü. “Neden gülüyorsun?” dediğimde, “Benimki onlardan daha büyük ki!” dedi. İnanmadım, “Yalan söylüyorsun!” dedim. Yanıma geldi, “İnanamıyorsan bornozun altına bak!” dedi. Ben de, “Yalan, kesin yalan!” dedim. Bu arada, hem izlediğim filmden, hem de Hakanla bunları konuşmaktanamımın suyu akmaya başlamış ve oldukça ıslanmıştı, külodum bile sırılsıklamdı. Hakanın Penisi bornozun altında ve burnumun önünde duruyordu. Ben oturuyordum, Hakan ayakta duruyordu. Hakanın gözlerine bakarak bornozunu aralamak için ellerimi uzattım. Bornozunu açtığımda gözlerim aşağıya kaydırdım ve kocamdan başka ilk defa bir erkeğin Penisi ile karşı karşıyaydım. Okadar heyecanlanmıştım ki onu çıplak görünce, amımın ısındığını hissediyordum. Üstelik dediği gibi, Penisi inik haliyle bile öyle büyük ve kalındı ki, inik hali kocamın penisinin kalkmış halinden çok daha büyüktü. Çok şaşırmıştım ve öylece bir kaç saniye dona kalmıştım. Gözlerimi ondan alamıyordum, çok büyük ve kalın olmasının yanında çok da güzel bir penisti. Bir penisin bu kadar güzel olabileceğini hiç düşünmemiştim. Tam ona dokunacaktım ki, Hakan beni kollarımdan tutarak kaldırdı ve bornozunu çıkardı. Tamamen çıplaktı ve vücudu çok güzeldi. Dudaklarımdan öpmeye başladı, ben de kollarımı boynuna dolayıp sarıldım. Kocamdan başka bir erkeğe çırılçıplakken ilk defa sarılıyordum, çok güzel bir histi. Sonra o beni öperken poposunu elledim, öyle güzel ve değişik bir duyguydu ki anlatamam. İki elimle poposunu sıkıca sıktım ve bana doğru çektim onu. Sonra heyecanla Penisine baktım, ki ben ona yarrak diyeceğim, yarrağı gittikçe büyüyor ve devleşiyordu adeta. Bir elimle yarrağını tuttum ve bir elimle poposunu tutuyordum. Hakan elleriyle eteğimi kaldırarak popomu ellemeye başladı. Hakanın yarrağını öpmek istedim, normalde Penisi ağzıma almayı çok sevmezdim, kocamın penisini de mümkün olduğunca öpmezdim, yani benim midemi bulandırırdı genelde, kocam istediği halde ben öpmezdim. Ama Hakanın yarrağını öpmek için içimde dayanılmaz bir istek duyuyordum. Zorlukla dudaklarımı Hakanıın dudaklarından ayırdım ve önüne eğildim. O harika yarrak karşımda duruyordu, iki elimle onu ellerime aldım, büyüklüğünü nasıl tarif etsem, bir büyük salam kadardı. Elimde dünyanın en güzel yarrağı vardı. Hakanın yarrağının başından öpmeye başladım, tadı çok güzeldi, kocamın Penisini öperken hiç böyle hissetmemiştim. Demek ki yarrakların tadı da farklı olabiliyormuş, bu sefer hiç midem bulanmıyordu, dudaklarımı yarrağından uzaklaştıramıyordum, her milimetrekaresini öpmek, yalamak istiyordum. Hakan beni kaldırdı ve bluzumü çıkardı. Göğüslerim büyük sayılmazdı ve hafif sarkıktır diyebilirim, ama heyecandan göğüs uçlarım dimdik olmuştu. Hakan dudaklarını meme uçlarıma değdirdiğinde adeta zevkten çıldırdım. Hakan biraz sonra eteğimi de çıkardığında sadece külodum kalmıştı üzerimde. Kocamdan başka bir erkeğin karşısında sadece küldumlaydım. Aslında başka bir erkeğin karşısında soyunamıyacağımı, vücudumdan utanacağımı düşünüyordum. Kendimi pek güzel bulmuyordum, ama Hakandan hiç utanmadım, onun karşısında çıplak olmak hissi, onun benim göğüslerime, küloduma bakıyor olması hissi ve benim onu çırılçıplak görüyor olmam kadar harika bir şey olamazdı. Hakan külodumun üstünden popomu, amımı okşuyordu, “Külodun ne kadar ıslanmış!” dedi. Ben de, “Bu yarrağın karşısında ıslanmasın da ne yapsın, harika bir yarrağın var, kocamın Penisinin iki katından bile büyük, kocamınkini öpmeyi pek sevmezdim ama senin yarrağını ağzıma almak istiyorum, yatar mısın?” dedim. Hakan beni tutarak yatak odasına çıkardı. Yatağı oldukça büyüktü ve çarşaflar tertemizdi. Yatağa yattı, yarrağı dimdik bir abide gibi duruyordu. Hemen yarrağını öpmeye başladım. Harika kokuyordu, derin bir nefes aldım, kokusunu içime çektim. Hakan popomdan tutarak beni çevirdi ve amımı külodumun üzerinden öpmeye başladı. Harika öpüyordu. Gerçi kocamın da amımı öpmesinden hep hoşlanmışımdır. Ama evli bir kadın olarak, başka bir erkeğin dudaklarının, dilinin amının dudaklarında gezmesinin çok daha başka güzel hisler uyandırdığını fark ettim. Külodumu çıkarıp amımı yalamaya devam ederken, ben de hayatımda gördüğüm ve o anda elimde tuttuğum en güzel yarrağı öpüyor, yalıyor, kokluyor, içime sindire sindire emiyordum. Bu arada taşaklarını da yalamayı ihmal etmiyordum, onları yalamak ayrı bir zevkti. Amım yalanırken, başka bir erkeğin o güzel yarrağını yalamak ne harika bir şey, anlatamam. Burada bir şey çok önemli, kocamı seviyordum ve onunla iyi seks yapardık, ama başka bir erkeğin kollarında olmak, başka bir erkeğin yarrağının yanında olmak, ona dokunmak öpmek, onu hissetmek öyle bir şey ki anlatamam, normalde ben böyle şeyleri hiç tasvip etmezdim ve eşini aldatan kadınlara çok kızardım. Herhalde en az yarım saat ben onun yarrağını, o da benim amını yaladı, doyamıyordum ona. Ama artık onu içime sokmak istiyordum, ancak acaba içime girer miydi, o kadar büyüktü ki, asla içime girmez bu dedim kendi kendime. Sonra Hakana dönüp, “Bu benim amıma girmez, çok büyük!” dedim. Hakan, “Merak etme, kadınların Vajinası genişleyebilir, bir de çok heyecanlanınca daha da büyüyebilir!” dedi. Beni sırtüstü yatağa yatırdı ve üzerime doğru geldi, çok korkuyordum, çünkü acıdan çok korkarım. Hakan yarrağının başını sırılsıklam olmuş amımın dudaklarına sürtmeye başladı. Ben, “Hadi ama, sik beni!” diye yalvarıyordum artık. Yarağını amıma sokarken acıyla bağırdım, çok büyüktü ve girmiyordu. Hakan, “Acıyorsa girmeyeyim!” dedi. Ben, “Hayır, deli misin? Sik beni! Onu içimde istiyorum!” diye bağırıyordum. Bir kaç kez yarrağının başını sokup çıkardıktan sonra amım genişlemeye başladı ve artık hemen hemen yarısını sokuyordu. Ve ben çok mutluydum, çünkü dünyanın en harika şeyi beni sikiyordu. Ama onun hepsini içime almak istiyordum, Hakanıın poposundan tutarak kendime çekiyor, onu daha çok hissetmek istiyordum. Artık iyice çıldırmıştım, “Beni daha hızlı sik erkeğim, benim sikicim ol!” gibi birçok şey söyledim. Yaklaşık 30-40 dakika beni hiç durmadan her pozisyonda sikti. Bu kadar uzun sikebilmesi de harika bir şeydi. Amım acıyor, ama çok büyük de zevk alıyordum, artık üst üste orgazm oluyordum. O beni sikerken en az 5 kez boşaldım. Herhalde filmlerde gördüğümüz o mükemmel sikişme sahnelerinden çok daha güzel bir şeydi ve sanki bulutlar üzerinde uçuyordum. 5 yıl boyunca kocamın beni çok iyi becerdiğini düşünmüştüm, ama şimdi fikrim tamamen değişmişti. Kocamdan aldığım zevk bunun yanında hemen hemen hiçbir şey değil gibiydi. Böyle bir şeyi yaşayacağımı hayal bile dahi edememiştim, hiç de düşünmemiştim. Bence bu genelde Türk kadınının aptallığı gibi geliyor. Erkekler aldatabilir, biz aldatamayız, erkekler kadınlara bakabilir, her kadını sikmek ister gibi bakar, benim kocam gibi, biz kadınlar bakamayız, biz hiç bir erkeğe bu beni ne güzel siker diye bakamayız, ben de böyleydim, hiç böyle bir şey düşünemezdim. Ancak şu bir gerçek ki, sokakta gördüğümüz erkeklerin bir kısmı hem yakışıklı ve hem de güzel penisleri, yarrakları vardır ve bizi aslında şimdi sikildiğimizden çok daha güzel sikebilirler, bunları hiç düşünmeyiz. Kocam seviştikten sonra genelde, “Zevk aldın mı? Orgazm oldun mu?” diye sorardı, “Penisim küçük mü?” diye sorardı. Ve ben de, “Deli misin, ben çok memnunum!” derdim, gerçekten de öyle sanırdım. Ama Hakanın mükemmel yarrağı ve onun mükemmel sikişi ve aldatmanın harika hissi benim fikirlerimi değiştirdi. Bunun üzerinde çok düşündüm ve yaşadıklarımı yazmaya karar verdim. Bana çılgın diyebilirsiniz. Esk**en ben de çoğu kadınlar gibi düşünüyordum. Oysa şimdi evliliğimiz de halen güzelce devam ediyor. Artık İstanbula gitmeyi çok seviyorum ve artık çevremdeki erkeklere bakarken onların yarraklarını düşünüyorum, hayal ediyorum. Artık eşimle daha çok porno film seyrediyoruz. Eşime özellikle, “Büyük yarraklı erkeklerin filmlerinden getir!” diyebildim ve eşim de bana, “Tabi ki tatlım, yeter ki sen iste!” diyerek dudaklarıma bir öpücük kondurdu. Bu olay bizi birbirimize daha çok bağlasa da, ben kadınlığımın tadını doyasıya çıkarmaya devam ediyorum açıkçası.

Annem Ve Kızkardeşim Bölüm: 1

Alıntı!!!

Bölüm: 1

Merhabalar ben hasan sizlere başımdan amasya escort
geçen 7 yıllık bir olayı anlatmak istiyorum. Ben şimdi 28 yaşımdayım o zamanlar 21 yaşındaydım kız kardeşim ise 16 yaşındaydı. artvin escort
Adı sıdıka, uzun boylu uzun bacaklı çok güzel bir kızdır. Tesettürlü bartın escort
olduğu için dışarıda hep kapalı olmasına rağmen evde şort veya dizüstü etek ile dolaşıyordu her zaman. Babamın rahmetli olduğu yıl sıdıka içine çok kapandı okulu felan da bırakıp iyice evde oturmaya başladı. Babamın vefatından 6 ay sonra annem ayten antebe köydeki malı mülkü satmaya gittiğinde başladı her şey. Bir aya yakın süre evde sıdıka ile beraber kalacaktık plasiyer olduğum için sabahları işe giderken onu da yanıma alıyor akşama kadar beraber geziyorduk. İki üç günümüz çok matrak neşeli geçmişti. Bir gece evde iyice azdığım bi zaman bilgisayarı açıp porno izlemeye başladım. Sıdıkanın yaklaştığını fark edince sayfayı alta alıp başka bir şeyle ilgileniyormuş gibi yaptım. Sıdıka uyuyup uyumadığımı kontrol etmek için içeri girdiğinde baktı ben bilgisayarda boş boş dolanıyorum gel film izleyelim abi dedi. Bende duş alıcam sonra izleriz dedim tamam diyip içeri gitmek için arkasını döndü. Bende gayri ihtiyari arkasından baktım içeri geldiğinden beri yüzüne bakmadığım kardeşimi o güne kadar hiç giymediği şort şeklinde bir kilot üzerinde de iplik askılı bir bady ile gördüm genelde hep erkek şortu giyerdi evde üzerinde de kısa kollu penye. Arkasından öylece götünün yuvarlaklığına ve kiloduyla badynin arasından görünen bembeyaz tenine bakakaldım. sikimde de kıpırdanmalar olmuştu. Töbe töbe diyip pornoya devam ettim ama aklımdan bi türlü çıkmıyordu. Pornoyu kapatıp kafamda bi sürü soru işareti ile içeri gittim ve kardeşimin yanına oturup üzerine çektiği battaniyenin altına girdim. Göz ucuyla da şotuna bir daha baktım evet kilottu bu. Bi cd takıp izlemeye başladık bu arada da kardeşim şekilden şekle giriyor bi türlü rahat edemiyordu. En sonunda omzundan tutup sırtını göğsüme doğru çektim başını da omzuma koysun diye. Fakat mesafe kısa gelmiş olacak ki kendini bana biraz daha yaklaştırmak için elini arkaya doğru koydu (tam sikimin üstüne) ve kendini biraz daha yaklaştı. Eli ile sikime dokunup da kalkmış olduğunu hissedince ani bi hareketle yüzüme baktı bende neee der gibi gülümsedim. Ondan da gülümseme alınca aklımdaki sorular daha da çoğaldı. Acaba istiyor mu, istemiyorda ellersem kavga çıkarsa nolur, ya kızıp evden kaçarsa, ya annemi ararsa gibi şeyler kafamı kurcalerken 1. cd bitti. Kalktı ikinciyi takmak için ama battaniyeyi tamamen attı üstümüzden. Bi gözü cd de bi gözüde sikimdeydi bende kazık gibi olmuş sikimi saklama telaşı içinde battaniyeyi üstüme çekmeye çalışıyordum ki cd yi takıp yanıma oturdu yine aynı pozisyonu aldı ve bu sefer dirseğini bacak arama yakın biryere koydu. Ben artık filmi izleyemiyor kardeşimin battaniyenin altından çıkarıp taa kilot hizasına kadar fora ettiği baldırlarına bakıyordum ki dolayısıyle sikim kazık gibi olmuş ve hararetten de nerdeyse boşalmak üzereydim. Bu arada kız kardeşim sıdıka da dirseğini sikime bastırmaya başlamıştı bu beni daha da heyecanlandırmış acaba bu yaşta azdımı yoksa benim mi Abazalığım derken sırtını göğsümden çekip başını dizime koydu ve üzerimizdeki battaniyeyi de attı. Artık kafası sikime daha yakındı hatta başının arkası şortumun ıslanmış yerine değiyordu. Bunu da zaten saçını düzeltme bahanesi ile elini sikime değidireyim derken elinin üstüne zevk sularımın bulaşmasıyla anlamıştı. Yüzüme bakıp tekrar filme bakmaya devam etti. Elinin üstündeki ıslaklığı görebiliyordum o da hiç çaktırmıyormuş gibi burnuna yaklastırdı ve derin bir nefes ile koklamaya başladı. Filmin sonuna doğru kardeşim uyuma numarası ile sırtını tv ye dönüp yüzünü tam sikime döndü ben ise sikimi düzeltmek için hiçbir hareket yapamıyordum. Çünkü sikimin başı tam sıdıkanın ağzının önündeydi. Terden sırılsıklam olmuşken sıdıka uyurken kıvranıyormuş gibi yapıp dudaklarını sikime değdirdi. Tabi sikim şortun altında ama altımda kilot olmadığı için bütün zevk suyum sıdıkanın dudaklarına bulaşmıştı. Sıdıka ıslaklığı hissedip biraz kendini geri çekince ben gayri ihtiyari başını sikime doğru ittim ve dudaklarını birdaha değidirdim. Bu sefer sıdıka dudaklarını biraz daha ıslandığını hissedince sikimin kafasıyla karşı karşıya olduğunu anlayınca gözlerini açtı bende hemen tv izler gibi yaptım halbuki film bitmiş inro akıyordu. Göz göze geldiğimizde uyanmış gibi yapıp film bittimi abi dedi bende evet abim bitti hadi kalk yatalım dedim. Uyuşukca yerinden kalkıp kalçasının arasına girmiş kilodu parmağını ustaca sokup çıkardı şlap diye gelen ses ile bende neredeyse boşalacaktım. O içeri yatmaya gidince bende tuvalete gidip 31 çektim ve odama gittim. Uyku tutmuyordu bi oyana bi buyana derken ilerleyen saatlerde kendimi sıdıkanın yatağının başında buldum. Üzerindeki çarşafı çekip güzelliğini seyretmeye başladım. Üzerindeki badyi çıkarmış alıştırma sütyeni ve altındaki şort kilodu ile uyumuştu. Sikim bi anda dimdik oldu. Kızkardeşime hissettirmeden bacaklarını okaşmaya başladım ve git gide yukarılara doğru çıktım. Bi yarım saat okşadıktan sonra uyanırsa uyansın diyerek altındaki kilodu yavaşça indirmeye başladım. Kilodu çıkarmak baya bir zor olmasının yanında ya uyanıp da ya bağırırsa korkusu birbiriyle kavga ededursun sikim iyice zonkalmaya başlamıştı. Kilodunu dizkapaklarına kadar indirip yeni traş edilmiş amını koklamaya ve dilimin yetiştiği yerleri yalamaya başladım. Dilimin ilk değmesi ile kardeşim bi irkildi ama yine de uyanmadı. Ayağa kalkıp südyeni yukarı kaldırıp göğüslerini meydana çıkardım. Bi elimle amını okşarken diğer elimle de 31 çekerek kızkardeşimin göbeğine boşaldım. Boşalmanın etkisi ile kardeşimin üzerine yığıldım. Tabi doğal olarak kardeşim uyandı ve uyku sersemliği ile nolduğunu felan sordu ama gözlerini açamıyordu. Bende sikimi şortuma sokup uyu uyu bişey yok diyerek onu uyutmaya çalıştım. elini göbeğinin üstüne atarak ıslaklığa ve bana baktı elini biraz daha yukarı çıkarıp göğüslerinin açıkta olduğunu anladı ve diğer eliyle kilodunu yukarı çekerek yan döndü ve uyumaya devam etti. Ben ise orda dondum kaldım bi iki dakika sonra kendime gelip yavaşca sıdıka diye seslendim. uyuduğunu anladığımda kirli sepetinden bi kilot bulup göbeğinde kalan menileri sildim. Acaip heyecanlı bir şey yaşamıştım ama kız kardeşim acaba anlamışmıydı. O gece sabah edemedim fakat sabaha doğru uyuya kalmışım kardeşimin kadife gibi sesi ile uyandım kahvaltıyı hazırlamıştı. Kahvaltıda nereye gideceğimizi felan soruyordu yüzünde de tatlı bi gülümseme vardı kendi kendime ya anladı ya anlamadı diyordum. Ben kahvaltı ederken o üzerini giymeye gitti. Geldiğinde ise heyecandan dilim tutuldu. Pileli bi dizüstü etek giymişti tunik pardesü ve turkuaz bi fular şeklindeki eşarplardan takmıştı üstüne. Acaip içim erimişti hazırsan çıkalım abi dedi. Kahvaltı edip çıktık. Yolda dizsütü olan etek sıyrılmış mini etek olmuştu kardeşimin ileri geri hareketleri ile ultramini bi etek olmuştu sarıyerde işimiz bitince kemerburgaza doğru bahçeköyden geçmeye başladık ormanlık araziden geçerken orada bir piknik alanında durmak istedi kardeşim. Bende oldum olası ormanları acaip sevdiğim için kırmadım hemen birinden içeri girip helanın yanında durdum. Hafta içi olduğu için hiç kimse yoktu. Kızkardeşim kıvıra kıvıra helaya doğru gitti heladan içeri girip geri geldi. Yabancı hela olduğu için korkuyorum benimle gelsene abi dedi. Bede kalkmış olan sikimi saklayarak arabayı kilitleyip kız tuvaletine girdim temizliği idare edecek bitane bulup içeri girdi kapıyı kapatmadan işini görüyordu bi yandan da duvardaki yazıları okuyordu. Sikilmek isteyen arasın la alakalı bissürü telefon numarası vardı hepsini bana okuyordu. Biraz sonra okumayı bırakıp sessiz olunca bende ne yaptığına baktım. Bakma diye bağırdı bende önüme dönünce ben çıkınca okuyabilirsin abi dedi gülerek. Yazması bitince iyice bi yıkandı ve kalktı. Bende içeri helaya gidip yazdığı yere baktım. Okuduğum zaman dilim kurudu ve dizlerimin bağı çözüldü. Yazdığı şey “ ben bunu yazarken abim amımı yalıyor” yazmıştı. Dönüp yüzündeki sırıtmayla karşılaşınca gülerek niye yalan şeyler yazıyorsun dedim. O da helaya girerek eteğini sırtına kaldırdı ve beni yalancı çıkarma abi ozaman dedi. Ben ık mık beni mi deniyor acaba derken dün akşamı hatırlıyorum demez mi. Ellerini duvara dayayıp poposunu yukarı kaldırdı bende arkasına yaklaşıp kilodunu sıyırdım ve arkadan kız kardeşimin amını yalamaya başladım. Ben dilimi değdirdiğimde bi baktım kız kardeşim sırılsıklam olmuş bile iştahla yalamaya devam ettim ohlamaları inlemelere değiştiğinde dışardan sesler duydum ve hemen toparlandım. Kapıyı örtüp bekledik. Adamın biri karısını getirip yan tarafta becermeye başladı ama karısı arabanın sahibi gelir diyip adamı uyarıyordu. Adam da yan kabinde de olsa kaçamazsın benden diyip karıya yumulmaya başladı kız kardeşim de kilodunu çekip gidelim işareti yaptı. Eve kendimizi zor attık çırılçıplak olup birbirimizin yalanmadık yerini bırakmadık kızkardeşimin amına fırça yapıp ilk boşalmamdan sonra sıdıkanın iyi bir saksosu ile sikim yeniden şahlanmıştı. Bu sefer fırça yerine arkasına girmek istediğimi söylediğimde kızmasam bir şey söyleyeceğini söyledi bende söyle dedim ama tepem dönmüştü ilk aklıma gelen bu yaşta kendini birine siktirip kızlığını kaybettiğini söylemesiydi ve korktuğum da başıma geldi. önünden yapabileceğimi söyledi “kız değimlisin kızım” diyerek sert çıkıştım oda 14 yaşındayken babam ve annemle antepten gelirken gece arabanın içinde annemin yanında babamın onu hem götünden hemde amından siktiğini söyledi. Ben donup kalmıştım. Ee annemim haberi varmı dedim evet var dedi ölmeseydi boşanacaklardı zaten dedi. Bende üzerimdeki şoku atlatınca bi yandan babamın onu nasıl siktiğini anlatmasını istiyordum bir yandan da amına girip çıkıyordum. Sikim hiç olmadığı kadar kazık gibi olmuştu kardeşim de acı içinde hepsini sokma diye yalvarıyordu. Bende yarısını sokup çıkardım ve titreyerek sırtına boşaldım. kız kardeşimi de amını yalayarak boşalttıktan sonra uzun uzun öpüşüp babamın böyle bişeyi nasıl yapabileceğini düşündük. Kız kardeşim de babamın kucağında biraz fazla hareket ettiğini altında bi sertlik hissettiğini sonra babamın onu kaldırıp eteğini yukarı sıyırıp kilodunu indirdiğini sikini dışarı çıkarıp kalçasının ortasına yerleştirip fırça yaptığını sonra göt deliğini parmaklayıp önce bir sonra iki parmağını felan soktuğunu en son da sikini soktuğunu anlattı. Ee dedim amını nasıl sikti. O da sik götümdeyken yavaşca kalkıp oturuyordum babamın siki götümden çıkınca bende o an oturmuş oldum ve olduğu gibi sik amıma girmişti. Acıdan ses de çıkaramadım ama babamın kolunu tırnakladım. Beni kucağından kaldırana kadar kızlığım gitmişti dedi. Alelacele kilodunu yukarı çekip ilk molaya kadar hiç bir şey yapmamış. İlk molada kızlığın gittiğini anlayınca istanbula kadar gün ağarıncaya dek babamın siki kardeşimin amından hiç çıkmamış. Evde de bi iki kere sikmiş fakat annem ani bir baskınla yakalayınca iş çığrından çıkmış. Sıdıkanın dediğine göre annem son ana kadar ben de hasana siktirsem kendimi iyi mi olurdu diyormuş. Bende kafaya koydum manken gibi annemi elalem sikeceğine ben sikeyim. Sıdıkaya bunu vazife yaptım annem gelince bu işi o ayarlıyacaktı ve de öyle oldu. Ozaman annem gelene kadar sıdıkayı hem götünden hem amından heryerde her ormanda siktim. Annem gelince de sıdıka görevini yerine getirdi 7 senedir mutlu bir 3lümüz var. Annem ile ilk sikişimizi başka bi hikayede anlatacağım. Hoşçakalın.

NİŞANLI BIR KIZIN ITIRAFLARI

Pencere kenarina yerlestigim otobuste disaridan bana huzunle el sallayan Kemali uzun bir sure goremeyecek olmak icimi tarifsiz bir keder ve daha simdiden hirpalayici bir ozlem duygusuyla doldurmustu. Neredeyse uc seneyi bulan birlikteligimizde ilk kez ayri kaliyorduk. O benim ilk erkegim, bana gosterdigi sevgisi ve ilgisiyle huzurlu, guvenli ve sanirim mutlu bir insan olmamin sebebi, resmi olmasa da hayat arkadasimdi. Universite yillari gecip gitmis henuz mezun olmustum. Ogretmen olarak Ege’nin guzel bir kasabasina atandigimi ogrendigimizde once cok sevinmis, daha sonra yeni durumun bize bir sureligine de olsa ayrilik getirdigini ayirdederek huzunlenmistik. Son gecemizde ayri kalacagimiz gunlerin acisini simdiden cikarmak istermiscesine sabaha kadar sevistik. Cinselligi ikimzde birbirimizde ogrendik diyebilirim. Doyumlu ve saglikli bir yatak iliskimiz vardi. Ben o isi yapmayi o’nun hevesli oldugu kadar istemiyordum dogrusu ve bunun nedeninin yanitini kendime bile verebilmis degildim. Birseyler eksikti iste!
Ilk is gunumdegümüşhane escort
annem yasindaki okul muduresi beni ictenlikle ve dostca karsilayarak kalacak yer sorunumu ilk gunden halletti. Okulun eski emekli ogretmenlerinden Selman hoca ve kendisi gibi yetmislerindeki tonton karisi, dort odali evlerinin bir odasini benim gibi bekar hanim ogretmenlere kiraya verirlermis. Benden onceki ogretmen hanim evlenip buyuk sehire tayini ciktigi icin odayi daha gecen ay bosaltmis. Odam bahcedeki kiraz agaclarina bakan, aydinlik, genis, daha icine girer girmez kanimin isindigi yeni yuvam olmustu. Cuma aksami butun esyalarimi sigdirdigim iki valizimle birlikte tasinarak odama yerlestim. Sabah erkenden uyandigimda burnuma gelen mis gibi kizarmis ekmek kokularini ac bir kedi gibi takip ederek odamdan ciktigimda Hatice teyzenin o tombul ve sevecen hali ve sevimli ege sivesiyle kahvaltinin hazir oldugunu soylemesi kendimi baba evinde gibi hissetmeme sebep olmus icimi mutlulukla doldurmustu. Bahceden topladigi bir sepet iri ve koyu kirmizi kirazlarla iceri giren Selman amca’nin da ayni dostluk ve guleryuzu gostermesiyle iyice mayistim.
O gun evin kiziymiscasina Hatice teyzeyle birlikte yemekler yapip evi derleyip topladiktan sonra bahcedeki cardak altinda oturmus cay iciyorduk. Kadincagizin anlattiklarindan hic kimsenin gorundugu kadar mutlu olmadigini uzulerek anladim. Birkac sene once evlendirdikleri ogullari karisindan ayrilmaya karar vermis. Ne kadar dil doktulerse kar etmiyor, adam nuh diyor peygamber demiyormus. Kac yasinda diye sordum, “Otuzbesini doldurdu” diyen kadincagizin gozleri dolu doluydu. “Tek bir kadinla yapamiyormus, hayatini yasamak baska baska guller koklamak istiyormus, azgin teke!” diyordu, “Cocuk bile yapmadi kizin vucudu bozulmasin diye. Bizi bir torundan bile mahrum etti, simdi de sismanladi, cirkinlesti diye bosuyor kariyi.” Allahim diye dusunuyordum ne karakterler var dunyada, adam tam bir cins-i sapikti herhalde.
Ogretmenlikteki ilk gunlerimde onceleri biraz zorlaniyordum ancak meslegimize kirkbes yilini veren Selman amcanin verdigi altin degerindeki yologutler ve mudure hanimin sevecen destegiyle gorevimi cok sevecegim belli olmustu.
Yeni hayatima baslayali Ikinci ayi henuz girmistik ki aksam eve geldigimde evin havasinda bir degisiklik oldugunu hissettim. Yasli kari kocanin hergunku coskusu yok gibiydi. Biraz sonra oturdugumuz sofraya uzun boylu, yakisikli bir adamin gelip oturmasiyla yuzumde beliren saskinlik ifadesine yanit adamin kendisinden geldi. Erkeksi dolgun dudaklarinin kenarlarinda olusan hafif bir tebessumle “Merhaba, ben Erkan” deyince Hatice teyze “Oglumuz” diyerek durumu aydinlatmis oldu. Yemek sirasinda bir iki kez goz goze geldigim Erkan bildigin Kenan Imirzalioglu’nun ikiziydi. Adam bana yiyecekmis gibi bakiyor, bakislarini pervasizca bedenimin uzerinde gezdiriyordu. Oyle rahatsiz olmustum ki o’nun hakkinda gercekte ne hissettigimi bile ayirdedemedim. Cok hos bir adamdi evet ama cok da iticiydi. Yemekten sonra karisindan ayrilan Erkan’in artik bizimle yasayacagini ogrendigimde biraz huzursuz olmustum.
Ilerleyen gunlerde evdeki yeni duruma alismistim ama bazen trafik karisiyor Erkan’la birimiz banyodayken digerinin farkinda olmamasindan dolayi mahremiyet ihlalleri yasiyorduk. Evde o gune kadar hic ihtiyac duyulmadigi icin kapilarda anahtar yoktu, herkes kimin nerede oldugunu bilir ona gore davranirdi. Bir gun banyo kapisini aniden acip iceri girdigimde neredeyse ciglik atacaktim. Meger Erkan dus almis cirilciplak durumda dislerini fircaliyormus. Adamin heybetli ve bicimli erkek vucudunun hayalimde kalan cizgileri o gece yatagimda aklima geldikce Kemali ne kadar ozlemis oldugumun farkina vardim. Yatagin icinde kendimi yastiga bastirirken uyuyup kalmisim. O gunden sonra Erkan’in bana karsi tavirlari farklilasti. Mutfakta fazlaca yanima sokuluyor, her firsatta kalcalarima surtunup her hareketimi izliyordu. Bircok defa onundeki kabarikligi bana gostere gostere sivazlarken gozlerini orama dikerken yakaladim.
Henuz Ekim ayinin basindaydik ve Ege bolgesi icin henuz yaz sayilirdi. O gece sicak oyle bunaltmisti ki geceligimi cikarip kulot ve sutyenle ustume hicbirsey ortmeden uyumus kalmisim. Yuzustu yattigim yatakta birsey beni uyandirdiginda once ne oldugunu anlamadim. Aniden ustumde hissettigim ciplak bir erkegin bedeninin agirligiyla bir an nefesim kesilirken ayni anda bacaklarimin arasina bastirdigi sert organi kadinligimin girisine dayaninca bir an ciglik atip atmamakta tereddut ettim. Ustumdekinin kim oldugu malumdu. Nedense eger bagirirsam yasli ciftin yasayacaklari uzuntu aklima gelmisti ilk olarak. Erkan bedenime simsiki sarildiktan sonra sehvetli bir fisiltiyla “Senin de hosuna gidecek” derken nefesi icki kokuyordu. Bu sartlarda hosuma gitmeyecegi kesindi. Butun ofkemle ama ayni sekilde fisiltiyla “In ustumden hayvan herif” dedim. Herhalde en buyuk yanlisi bu sekilde yapmistim. Benim sesimi yukseltmememden cesaret alan Erkan eliyle organini dogrultup deligime dogru yuklendiginde aletinin kayganligi ustune kayganlastirici bir krem surdugu dusuncesini aklima getirirken, deligime bastirdigi erkekliginin basi neredeyse icime girmisti bile ancak o gune kadar alisik oldugum erkeklik organindan cok daha farkli boyutlarda bir seydi bu. Ofke icinde bir muddet cirpindiktan sonra yorgun dusup nefes nefese kendimi yataga biraktiktan sonra adam yavas yavas icime yuklenmeye basladi. Erkegin ustumdeki hareketleri hizlanirken usulca “Icime bosalma sakin” diyebildim.
Ertesi sabah kahvaltida sanki bitlis escort
suclu olan benmisim, yasli cift gece yasadiklarimizi biliyorlar ve onlara ihanet etmisim gibi duygulari icinde yuzlerine bakmaya utandim. Erkan ise sanki hicbirsey olmamis gibi davraniyor, kendinden emin tavri ve butun lanet olasi yakisikliligiyla bana tebessum ediyordu.
Haftanin geri kalan gunlerinde hicbirsey olmadi. Neredeyse bes gun once kotu bir ruya gormusum de gercek sanmisim diye kendimden suphelenebilirdim kapilabilirdim ancak o igrenc gecenin sabahi kalktigimda adi herifin kalcalarima bosalttigi menileriyle islattigi ve hala yikamadigim kulodum yasadigim kabusun gercek oldugunun kaniti olarak cekmecemde durmaktaydi.
Cumartesi gecesi Selman amcayla Hatice teyze sehir merkezinde oturan eski komsularina yemege gidince ben de firsattan istifade evdeki yanlizligimi degerlendirip guzel bir banyo yapayim dedim. Kemal’le yasarkenki aliskanligimdan olsa gerek kasiklarimdaki tuyleri herzaman muntazam olarak jiletle aliyordum. Banyom bitmeye yakin hem koltuk altlarimi hem de kasiklarimdaki tuyleri alip son defa dusun altinda durulaniyordum ki arkamdan “Cok seksi gorunuyorsun!” diyen bir erkek sesiyle irkilerek korku icinde ciglik attim. Erkan cirilciplak durumda havaya dikilmis organiyla hemen arkamda duruyordu. “Cik disari!” diye bagirirken sesimdeki ofkeli cinlama banyonun fayans duvarlarinda yankilanirken, arkamdan sarilan adamin organinin sirtimdaki temasiyla bedenimin siddetle titredigini hissettim. O titremeyle birlikte dizlerimin bagi cozuldu. Eger adam beni tutmasa herhalde yere serilirdim. Hizli hizli nefes aliyor ve yanlizca arkamdaki devasa organin damarlarinin atisini duyumsuyordum. Benim hareketsizligim ve sessizligimi firsat bilen Erkan bir eliyle memelerimi sikmaya, diger eliyle de kadinligimi oksamaya basladi. Beni cevirip yuzyuze geldigimiz zaman egilip dudaklarimdan opme girisimini basimi cevirerek geri cevirdim. Nedenini bilmiyordum ama icimden karsi koymak gelmiyor, kasiklarimdan yukselen yakici bir ates beynimi uyusturuyordu. Kacamak gozlerle erkegin amansiz organina bir bakis atinca icimde yukselen yakici bir sehvet duygusu benligimi kapladi. Basimizdan asagi akan sicak sularin altinda Erkan’in beni kalcalarimdan tutup havaya kaldirmasina bacaklarimi beline sararak karsilik verdim. Bacaklarimin altindan kavrayarak kalcalarimi aletinin ustune oturtmasi erkegin muthis gucune olan hayranligimla birlikte kalcalarimi oynatarak kalin organin icime girmesine yardimci oldugumu itiraf edeyim. Benden yana aramizda hicbir empati yoktu.Yanlizca haftalardir cinsellige hasret kalan bedenimin dizginlenemez sehvetine itaat ediyordum. Bosalmam cok cabuk oldu. Boyle bir pozisyonda bosalabilecegimi dogrusu hic tahmin etmezdim. Kemalle sevisirken ben hep ata biner gibi uste cikar, bu sekilde daha yogun bir temas saglayabildigim nisanlimin erkeklik organindan daha cok verim alarak bosalabilirdim ama bu adamin ask kilici oylesine iri ve sertti ki icimi muthis bir gerilmeyle dolduruyor ve kadinligimi daha derinlemesini hissetmemi sagliyordu. Aslinda durustce itiraf edeyim bana ilk tecavuz ettigi gece de cok islanmis ve engel olamadigim bir sekilde zevk almistim. Sokak kapisinin acildigini duydugumuzda yasli cift henuz eve girmeden havluya sarindigim gibi kendimi odama attim. Erkan, elindeki o kocaman seyiyle oylece kalakalmisti. Gece el ayak cekildiginde yatagima gelmesini acikcasi bekliyordum ve nitekim beni hayal kirikligina ugratmadi. Bu sefer hersey cok daha normal sartlar altinda gelisti. Arkama uzanan erkek tamamen ciplak oldugumu farkedince usulca ensemden baslayip kulak memelerime, sirtima ve kalcalarima attigi dil darbeleriyle beni sehvet icinde kivrandirmaya basladi. Iste ilk defa nisanlim Kemal’e ihanet ediyor, o’nu aldatiyor duygusuna o anda kapildim. Ama ihtiyac icindeki saglikli bedenim bu gibi ahlaki kavramlari anlayabilecek durumda degildi. Bedenimi esir alan guclu erkegin oksamalarina kendimi teslim ederken, yasamakta oldugum anin keyfini cikartmak uzere gozlerimi kapadim. Yakisikli basini bacaklarimin arasina kistirdigim tecrubeli erkek, dilini ustaca klitorisimin ustunde gezdirirken iki parmagiyla da ask mabedimi duzmeye baslamisti. Uzanip dudaklarimdan opme tesebbusunu basimi cevirerek yine bosa cikardim. Basimi dizlerinin arasina alarak devasa organini agzima dogru egdiginde nisanlima yapmaktan son derece keyif aldigim oral seksi rededemeyecegimi biliyormus gibi kendinden emin gorunuyordu ama bu pozisyonda olmazdi. Erkegi ayaga kaldirarak sonuna kadar acmama ragmen agzima cok buyuk gelen organi yalamaya ve oksamaya basladim. Hayran oldugum guclu penceleriyle beni bir cocukmusum gibi kaldirip sirtustu yataga yatiran erkek yavas hareketlerle icime girerken ben altimdaki carsafi tirnakliyor, aldigim zevkle cikarabilecegim iniltiler yan odada uyuyan yasli cift tarafindan duyulmasin diye ses cikarmamaya gayret ediyordum. Muhtesem organin icimdeki ileri geri hareketlerini izlerken aniden beynimde patlayan simseklerle birlikte bosalmaya basladim. Agzimdan cikmasina engel olamadigim derin inleme sesi odanin icinde yankilandi. Biraz kendimi toparladiktan sonra yanlamasina uzandigim yatakta arkama gecen erkek icimde acele etmeden gidip gelirken oda kapimin disindan Hatice teyzenin “Hande gizim, eyi misin, biseyciin yok ya guzum?” diyen sesiyle donup kaldigimda Erkan hic istifini bozmadan icimi pompalamaya devam ediyordu. Kadina “Iyiyim teyzem kotu bir ruya gormusum” diye cevap verirken yuzumun utancla kizardigini hissettim. Reglim bir gun once bittigi icin bu defa Erkani icime bosalmamasi icin uyarma geregi duymadim. Zaten Kemal’le de hep boyle korunurduk. Hamile kalmam olasiligimn yuksek oldugu gunlerde gobegime ya da kalcalarima, diger gunlerde de icime bosalirdi. Onunde egilmemi isteyen Erkana “Icime bosalabilirsin!” dedikten sonra onunde domaldigim erkek bir sure hizli hizli kamasini icime sokup cikardiktan sonra inleyerek icime bosalmaya basladi. Kalin organinin atislarini icimde tek tek sayarken neredeyse bir kez daha orgazm oluyordum.
Kadinligimi dolleriyle oyle cok doldurmustu ki altimizdaki carsaf sirilsiklam oldu. Carsafi degistirdikten sonra tekrar yataga girerken hic bosalmamis gibi dimdik duran erkeklik organinin ustune cikip icime soktugum zaman altimdaki guzel erkegin baygin ve capkin bakislari beni kendimden geciriyor o guzel dudaklarini agzimin icine almamak icin kendimi zor tutuyordum ama henuz o’na kirginligim gecmemisti. En sevdigim pozisyonda ustunde en az bir saat zevkle inip kalktim. Sonuna dogru cok ender yasadigim bir sey oldu ve ikimiz ayni anda bosaldik. Bedenim almakta oldugum olaganustu zevten tir tir titreyip altimdaki adamin icime bosaltmaya basladigi doller sicak sicak rahmimi doldururken ustune kapaklandigim Erkan’i ilk defa olarak dudaklarindan opmeye basladim. O durumda dakikalarca birbirimizin dudaklarini morartincaya kadar emdik. Sabaha karsi uyandigimda Erkan ciplak vucuduma arkadan sarilmis uyuyordu. Hic istemedigim halde uyandirdim ve odasina gitmesini soyledim. Selman amca birazdan namaza kalktiginda cok gec kalmis olur, yakalanirdik.
Ertesi gun okulda ders anlatirken malatya escort
yasadiklarimi ve verdigim inanilmaz tepkiyi dusunuyor adeta kendimi taniyamiyordum. Megerse icimde tam bir kaltak gizleniyormus da haberim yokmus! Ondan sonra hemen her gece Erkan’la gizli sevismelerimiz devam etti. Cok emin degilim ama sanki yasli cift durumu sezmisler gibi bizim hareket alanimizi oldukca genisleten olanaklar yaratir olmuslardi. Bircok gece evden gidiyorlar bizim basbasa kalmamizi sagliyorlardi. Bana olan davranislari son derece dogal ve ictendi. Dogrusu tek sorunum nisanlima olan ihanetimdi ancak iste, gozden irak olan gonulden de irak oluyordu. Bazen o’nun ne yaptigini dusunur ve o’nun da baska biriyle birlikte oldugunu temenni ederdim ki sucluluk duygusundan birazcik kurtulabileyim.
Erkan farkli bir erkekti, ahlaksizdi. Sevisirken kulagima beni baska bir erkekle tost yapmak istedigini soyler, birisinin onden digerinin arkadan beni becerdigini hayal etmemi isterdi. Dogrusu bu tur konusmalardan heyecanlanmiyor degildim hatta bir keresinde gaza gelip arka arkaya hayatimda ilk defa dort kere orgazm olmustum. Ama elbette bunlar yanlizca fantaziden ibaretti. Aslinda her gece sevismesine sevisiyorduk da elbette tamamen rahat degildik. Duyuluruz korkusu hep hareketlerimizi olculu halde tutmamiza neden oluyordu. Bir gun Erkan bekar bir arkadasinin evinin musait oldugunu hafta sonunda o arkadasinin da kiz arkadasiyla evde olacagini fazla yatak odalari da oldugundan hafta sonunda onlarda kalmamiz fikrini ortaya atti. Fikir fena degildi. En azindan bizle ayni sartlardaki diger bir cift de olacagina gore kendimizi kasmadan ozelimizi yasayabilirdik. Selman amcalara o hafta sonu nisanlimin yanina gidecegim yalanini uydurdum ki aslinda oyle de olmaliydi (Kemalim burada senden cok ozur diliyorum) Cuma aksami Levent’lerin evine gittik. Levent’in sevgilisi Nil henuz cok genc bir kizdi. Daha ondokuz yasindaymis. Aksam once bir yemege oradan da canli muzik yapilan bir bara gittik. Gunduzden Kemal’i arayarak aksam ogretmen kizlarla birlikte kiz kiza bara gidecegimiz yalanini uydurmus, zavalli erkegim de buna inanarak iyi eglenceler dilemisti. Bardan ciktigimizda Nil’in cok icmekten ayakta duracak hali kalmamisti. Eve vardigimizda kucaginda tasidigi kendinden gecmis haldeki kizi yatagina yatirmadan once soymasina yardim ettigim Leventi sevgilisinin ciplakligi etkilemis olmaliydi ki onunde kocaman bir cadir olusmustu. Benim orasina kacamak bir sekilde baktigimi farkeden Levent muzipce tebessum ederken ben utanarak disari ciktim. Salonda oturmus film izliyorduk. Erkan aniden Porno film izleyelim mi?” dediginde ben saskinlikla bir Levent’e bir Erkan’a baktim. Levent ben daha birsey soylemeye firsat bulamadan raftan aldigi bir dvd’yi yerlestirdigi oynaticiyi baslatti. Ortamdaki tek kadin olarak, ekrandaki kocaman erkeklik organlari muhtesem guzellikteki kadinlarin cizilmis gibi duran kadinliklarina girip ciktikca, utanc icinde bakislarimi nereye kaciracagimi bilmez duruma gelmistim. Bereket aradan on dakika gecmemisti ki ustundeki kulot ve sutyenle Nil uyanarak yanimiza geldi ve Leventin kucagina oturduktan sonra boyle ortamlara aliskin oldugunu belli edercesine kisik gozlerle ekrandaki cumbusu izlemeye basladi. Ben Erkan’in yaninda uclu koltukta, Levent’le Nil de tekli koltukta oturuyorduk. Erkan’in uzanip boynumu operken, etegimin altindan kadinligimi parmaklamaya baslamasiyla birlikte telasla diger cifte bakarken, kulodunu cikarmis olan genc kizin adamin ustunde asgi yukari inip kalkmaya baslamis oldugunu gorerek sok oldum. Ne kadar hizli ve ne kadar teklifsiz insanlardi bunlar boyle! Erkan kulodumu cekip cikardigi zaman Leventin ortaya cikan kalcalarima ve ozenle temizledigim kukuma sehvetle baktigini gormek beni hem heyecanlandirmis, hem de utandirmisti. Etegimle ciplakligimi orterken gozum Nil’in ustunde inip kaltigi erkeklik organina takildi. Leventin, Erkan’in ki kadar kalin degil ama en az onunki kadar uzun bir aleti vardi ve en az o’nunki kadar sert gorunuyordu. Fermuarini asagi indirip disari cikarttigi dev kamisina dogru cektigi basimi utancla yaklastirip agzima sokarken, Nil derin bir oh cekerek ciglik cigliga bosalmaya basladi. Ortamin kosnullugu beni de ele gecirmis, istahla ve zevkle baskalarinin onunde utanip sikilmadan oral seks yapar hale gelmistim. Biraz sonra ortamda yanlizca benim agzimdan cikan sapirtilar duyulmaya basladi. Film bitmis, Leventin kucagindaki Nil tekrar sizip kalmisti. Levent isigi los hale getirdikten sonra genc kizi kucagina alip yatak odasina giderken, ben artik yanliz kalmis olmanin verdigi guvenle Erkan’in beni soymasina itiraz etmedim. Onunde istekle domaldigim Erkan arkama gecmis kadinligimi seyrediyor ama bana dokunmuyordu. Ihtiyac icinde icime girmesini istiyor ya da oksamasini sevmesini bekliyordum. Sirtustu uzandigi oldugu koltukta “Gel ustume otur” deyince hevesle muhtesem sihirli sopasinin ustune ciktim. Dudaklarini agzima aldigimda icimi tamamen doldurmus ve ben diri erkeklik organinin uzerinde yavas yavas yukselip alcalmaya baslamistim. Bir ara kukumdan bulastirdigi kaygan islaklikla parmagini arka deligimin cevresinde gezdirmesiyle aldigim zevk artinca kendimi eline dogru bastirmaya basladim. Az sonra orta parmagi arka deligime girip cikmaya baslamis, bundan aldigim muthis zevk beni sasirtmisti. Sehvet cilginligiyla inleyip, kivrilip bukulurken birden arkamda baska birinin ciplak vucudunun temasiyla irkildim. Ben dogrulup kalkmaya calisirken Erkan sikica sarilip hareket etmeme firsat vermedi. Arkama gecen Levent kalcalarimin arasina yerlestirmeye calistigi sert erkekligini arka deligime sokmaya calisiyordu. Hic kipirdamadan oylece kalakaldim. Kertikli basi arka deligimden gecene kadar biraz canim yanmasina ragmen bir iki dakika sonra hersey olup bitmis ve kendimi iki erkek tarafindan ayni anda iki deligimden de duzulmenin garip zevkine kaptirmistim..
O gece iki erkekle sabaha kadar sehvet cilginligi icinde duzustukten sonra Artik bende utanma diye birsey kalmamisti hatta o gece Nil tekrar uyanip yanimiza geldiginde iceri gecip yatakta dortlu yaptik. Levent beni duzerken, Erkan da Nil’i beceriyordu. O gunden sonra boylesi orjileri yasamaya hep devam ettik.Hatta bir keresinde Erkan beni insaatta calisan dogulu amelelere duzdurdu. Aylardir kadinsiz kalmis bes amele beni iki gun catir catir becerdi ama hikayemin bu bolumunu baska zaman anlatirim.

Nerdesin?

Kapı tekrar çaldığında o olduğunu anlamıştım.Arkadaşımlakilis escort
ve onlarla beraber gelen diğer arkadaşıyla az önce ayrılmışlardı.Kumral,yapılı ve uzun boylu,yakışıklı,hoş sohbet ve ne yazık ki arkadaşımın erkek arkadaşıydı.Hiç tarzım olmamasına rağmen beni erkek arkadaşı ile tanıştıran Bora`nın gözlerinin içine baka baka resmen onunla tüm gece boyu flörtleşmiştim. “Kusura bakma uyumazsın diye düşündüm.Onlar eve gittler.gelebilirmiyim?” derken,gözlerimin içine bakıyor,benden tepki bakliyordu adeta.

Ellerim heyacandan buz kesmiş,kalbim yerinden fırlayacak gibiydi.Acaba hakikaten sohbete mi yoksa benim gece boyu istediğim gibi yakınlaşmaya mı gelmişti? Nasıl olsa bizimkiler yaz tatilinde ve ev boştu.Onu içeri davet edip birşey içip içmek istemediğini sordum.Bol buzlu viskisini verip sohbete başladık.sanki tüm gece başbaşaydık,sanki diğerleri hiç yoktu,hiç konuşmamışlardı.Biz aynen kaldığımız yerden devam edebilmiştik.Aradan ne kadar geçti bilmiyorum.Sohbet sohbeti açmış,bana yanlarındaki üçüncü arkadaşları olan Akın`dan hoşlanıp hoşlanmadığıma kadar gelmişti….

“Hoş çocuk,ama pek tarzım değil.Ben daha farklı tiplerden hoşlanıyorum”derken gözlerine bakıyor….”O sensin!” demek istiyor ama çekiniyordum.”Yatalım mı?Burda kalsam sana sorun olmaz değil mi?”A

Ama Bora duyarsa kudurur,deyip gülmeye başladı.hakikaten kırıkkale escort
de bizim sarışın bunu duysa beni ve onu ne yapardı diye düşünüp gülmeye başladım. Askerden yeni gelmiştim ve önceki hikayemde bahsettiğim kaçamağımdan başka birşey yaşamamıştım.Karşımda beni inanılmaz çeken,genç,yakışıklı hani tam tabiri ile “arkadaşımın aşkı” duruyor ve ben onu inanılmaz arzuluyordum.Tabii deyip odama doğru ona yatak hazırlamak için geçerken,bizimkilerin odasının önünde durdu ve “Burda beraber yatalım,olur mu” deyiverdi.”

Evet,evet,evet…ben de onu istiyorum” dememek için kendimi zor tuttum.Sadece iki saniyede dudaklarımdan evet dediğimi duydum. Soyunup yattık,Ben de slip siyah iç çamaşırı onda ise desenli boxer vardı sadece.Yatağa yattığımız gibi bana gelip sarıldı.”Evet seni istiyorum” dememek için zor duruyordum.Giyinik haliyle gayet yapılı,hoş duran omuzları,dümdüz duran karnı,kalın,kaslı bacakları çıplakken çok daha çekiciydi ve artık benim çıplak tenime deyiyordu. Belime doladığı eli yavaş yavaş tenimi yokluyordu ki,”Cildin çok yumuşak,pürüzsüz” dedi.Ben daha teşekkür etmeye yeltenirken boynumu yalamaya,öpmeye başladı.Tüylerim diken diken olmuştu bir anda, güneşin altında saatlerce yattıktan sonra tenime buz değmiş, tenime hiç ten değmemiş ve temasımı yaşıyor gibiydim. Bir anda durup “Eminmisin,Bora?” dememe fırsat vermeden,”Ben seni istiyorum” deyip dudaklarıma yapıştı.

Dili, ağzmın içini keşfediyor dişleri alt dudaklarımı hafif hafif ısırıyordu.Elleri artık vücudumu yoklamayı bırakmış,külodumun altını avuçlamaya,sıkmaya başlamıştı.Beni tam sırtüstü yatırıp açlan bacaklarımın arasına yerleşip, bir yandan öpüyor bir yandan külodumu sıyırken kasıklarıma değen erkekliği sertleşmiş,adeta kasığımı delercesine baskı yapıyordu.Tanrım! Çok büyüktü! Göğüs uçlarımı yalıyor ısırıyor,aleti ile remsen bacaklarımın arasına fırça yapıyordu.zevkten sırtını tırnaklıyor,sıkıyor adeta onu bir an evvel içime almak için sabırsızlanıyordum artık.Anlamış olacak ki, inlemelerim arasında beni yüzükoyun çevirip külodumu tamamıyla çıkarıverdi.Tüysüz,daracık deliğim,etli bembeyaz popom karşısındaydı artık. Yüzümü yastığa gömmüş onu beklerken,elleri ile araladığı popoma dilini değidirmeye,deliğimi adeta yercesine diliyle ve dişleri ile ısırmaya yalamaya,dilini içerlere sokmaya başladığında, ben zevkten inliyordum.Bu derece zevk aldığım biri daha karşıma çıkmamıştı……Bunların hiçbirini yapmasa sadece dokunsa bile aynı zevki alabilirdim gibi geliyor hala bana…… Ne kadar zaman geçti bilmiyorum bacakları ile bacaklarımı iyicene açıp,pozisyonu hazırladı.İyice ıslattığı deliğime dayanmaya,baskı yapmaya başladığında canım çok yanıyor ama onu içimde istiyordum.Acı ve zevk birbirine karışmış,hangisinin daha baskın olduğunu anlamaya çalışıyor,ellerimle onun yanımda duran kolunu okşuyor….Biryandan da öpüyordum. Başımı iyice geriye doğru çevirip beni öpmeye başladığı sırada,arkama olan baskısını arttırıp sonunda başını soktuğunda , evet hissetim daha çok zevk”Hatta bugüne kadar yaşamadığım kadar zevk dedim kendime….İlk defa bu kadar büyük birşeyi içime alıyordum ama acı yerine zevk ağır basıyordu…..Beni öpüyor,göğüslerimi sıkıyor,popoma şaplaklar atıyor ve içimdeki hızını arttırıyordu…… Çok daha uzun sürmesini istediğim ama bugüne kadarkilerin en uzunu olan içimdeki süresi,değişik pozisyonlarda bir müddet
daha devam etti ve sonunda benden aldığı müsaade burdur escort
ile içime boşaldı Anıl.

Daha sonraları yaklaşık bir-bir buçuk sene kadar daha ara ara görüştük Anıl`la.Bora ile ayrılmış ve kız arkadaşına 2 gün gidiyorsa 3 gün bana gelmeye başlamıştı ki…..Geçen sene onun izini kaybettim….. Keşke bir daha onu görebilsem….Gülüşünü,tavla oynaşımızı,ona içki ikramımı,bana yaptığı iltifatları,hayata karamsar bakışını bir kez daha yaşabilsem….Sanırım seni sevdim….Hem de çok Anıl!Teşekkür ederim..Bana yaşattğın herşey için!

Yakışıklı Erkekleri Seven Seksi Escortlar

Seks dolu anlarda en eşsiz dakikaları yaşayabilmek için sadece bu platform üzerinden bakırköy escort kadınları ile irtibatta kalmak mümkün olacaktır. Her anlamda cinsel ihtiyaçlarını karşılamak adına bir olmak isteyen yakışıklı erkekler platform içerisinde en güzel anları yaşayabilmek mümkün olacaktır. En kaliteli anlarlarda en heyecanlı dakikaları yaşayabilmek adına bu platform içerisinde yaşamak mümkün olmaktadır.
Her an her an saniye en güzel anları yaşamak adına ataköy escort kadınları ile eşsiz dakikalara sahip olunabilmektedir. Tutku dolu anlara tutku dolu saniyelerle yaşayabilmek için bu platformda aktif olmak ve seksi ve güzel escortlar ile irtibatta kalmak mümkün olacaktır. Seks dolu saniyelerde zevkli tatları yaşamak isteyen ve her açıdan ben cinsel ihtiyaçlarımı karşılamak istiyorum diyen yakışıklı beyefendiler bu platform üzerinden bütün sorunlarınıza çözüm bulabilir ve her açıdan en zor dönemleri atlatabilirsiniz. Ben artık yalnızlıktan sıkıldım sıcak sohbetler etmek istiyorum diyen yakışıklı erkeklerde yine aynı şekilde seksi kadınlarla sıcak sohbetler edebilir ve her anlamda mutluluğu elde edebilir.

UZUN BİR HİKAYE – 10

Kaldığı yerden Devam
Ertesi sabah hem Mirey, hem de Erman için yepyeni bir gündü. Kendi paylarına harika bir gece geçirmişlerdi ve buna inanamıyorlardı. Erman, bugüne dek hep uzaktan izlediği, hiçbir yakınlaşma fırsatı bulamadığı ve herhangi bir ilişkiyi aklına bile getirmediği Mirey’le harikulade bir gece geçirmiş, bu enfes kadınla her pozisyonda birlikte olmuştu. Mirey ise Erman’ın hiç bu kadar sevecen ve yatakta kendisiyle uyumlu olacağını düşünememişti. Ve şimdi ikisi de birbirine karşı yoğun bir çekim hissediyordu. Buna aşk bile denebilirdi. Birbirlerini yeniden görmek için yanıp tutuşuyorlardı.
Sigara içmek için çıktığım merdivenburdur escort
boşluğunda karşılaştığım Mirey ile kısaca olanları konuştuk. Kulaklarına inanamıyordum. Kim derdi ki, kariyerini kurtarma uğruna Erman Bey’le yatan Mirey ona aşık olsun? İpler elimden kaçmadan bir şeyler yapmak isterken Bana beklemediğim fırsatı Mirey verdi: Erman eşiyle konuşup, onu annesinde birkaç gün daha kalmaya ikna etmişti. Bu arada kendini cepten arayan kocasına o gece çok geç çıkacağını, belki de eve gelemeyeceğini söyleyen Mirey durunu netleştiriyordu. Mirey ve Erman’ı yeni bir aşk gecesi bekliyordu…
Elime geçen fırsatı kaçırmak istemediğim için soluğu tuvalette aldım. Makyajımı tazeledim, zaten dizüstü olan eteğimi biraz daha yukarı çektim, aynada kendimi dikkatle inceledim. Kararımı vermiştim; doğru Rıfat Bey’in yanına gidecek ve onu avucumun içine alacaktım. Bana her zaman ilgili davranmıştı Rıfat Bey. Ama asılmamıştı. İşte şimdi ilgisine karşılık görecekti. Patronumu elde ederek, Erman ve Mirey’i şirketten silmek istiyordum. Böylece hem Mirey’den intikam almış, hem de Erman Bey’in yerine GMY olma şansını yakalamış olacaktım. Bunun için her şeyi yapabilirdim…
Ben tüm bunları düşünürken Telefonum çaldı arayan Tolgaydı.
– “Merhaba sevgilim ne yapıyorsun yoğun musun?”
– “Çalışıyorum hayatım ne olsun günlük rutin işler işte” dedim. Elbette kocama Mirey ve Erman için kurduğum sinsi tuzaklardan ve kendisinden ayrılmayı ciddi ciddi düşündüğümden bahsedemezdim. Tolga Telefonu kapatınca yeniden masamdaki işlere daldım.
Telefonun tekrar çalması ile başımı bilgisayar ekranından kaldırıp telefonu elime aldım. Bilmediğim bir numara arıyordu. Alo der demez karşıdaki sesi tanımıştım. Mersin bayi Turgut yılışık sesi ile
-“Merhaba Sonay Hanım nasılsın?”
-“Teşekkür ederim Turgut Bey iyiyim. Hayırdır bişey mi oldu.?”
-“Yok canım ne olacak hatırımaçankırı escort
geldiniz birden. Arayım bir halinizi hatırınız sorayım dedim Eeee ne de olsa o kadar güzel anılarımız var değil mi? Yoksa memnun olmadınız mı?”
-“Teşekkür ederim aradığınız için sağ olun ama şimdi kapatmam gerek.”
– “Sonay Hanım dedim ya sizi çok özledim. Bak ne diyeceğim. Hafta sonu için karşı yunan adalarından rezervasyon yaptırıyorum bir günde erken izin alırsın üç günlük bir kaçamak yaparız ne dersin?”
-“Turgut Bey hatırlarsanız son görüşmemizde beni bir daha aramayacağınıza dair söz vermiştiniz. Bakın ben evli biriyim öyle her aradığınızda sizinle görüşemem bu konuda anlaşmıştık sizinle.”
-“O anlaşmanın süresi doldu onu yenilememiz gerek.”
-“Yeni bir anlaşma yok ve olmayacakçorum escort
bunu aklınızdan çıkarın lütfen şimdi kapatmam gerek” dedim ve konuşmasına cevap vermeden telefonu kapattım.
Kendimi yeniden masamdaki işlere verdim. Ama konsantrasyonum tamamen kaybolmuş kendime olan tüm güvenimi yitirmiştim. Biraz sonra e postama bir mail düştü. Konu başlığında “Çok acil mutlaka okumalısın” diyordu. İstemeyerek de olsa maili açtım.
-“Telefonuma beş dakika içinde cevap vermediğin takdirde aşağıdaki videoların şirketteki tüm çalışanların millerine gideceğinden emin olabilirsin” Yazıyordu. Teleşla Mailin ekindeki videoya tıkladım. Mersin bayi Sadık Bey’e yaptığım oral seksin görüntüleri vardı. İkici videoda ise Rize Bayi Ahmet bağırta bağırta beni götümden sikiyordu.
Bir anda kendimi kapana kızılmış hissettim. Tam işlerimi yoluna koymuş Tolga’dan da Mirey’den de intikamımı alacağım sırada bu kahrolası nereden ortaya çıkmıştı ki. Kendimi riske atmayı göz alamazdım.
Turgut’un telefonunu çevirdim
-“ Merhaba aşkım sanrım kısa bir tatil bana da iyi gelir.” Dedim.
-“Harika biliyordum kabul edeceğini” dedi o anda salyalarının aktığından emindim. Turgut’la istediği tatile gidecektim. Ama bu süre zarfında ne pahasına olursa olsun ondan o görüntüleri almam gerekiyordu.
Cuma günü birkaç saatlik deniz yolculuğundan sonra adaya vardık. Adaya varınca doğru otelimize gidip odamıza yerleştik sonrada dışarı plajda bir müddet yüzdükten sonra dışarı çıkarak etrafı dolaşmaya başladık bol resimler çekip gezilebilecek her yeri gezmeye çalışıyorduk bu gün yarınsa denize girecektik. Turgut bana karıymışım gibi davranıyor kendisine de kocacığım dememi istiyordu.
Akşam olduğunda yemeğimiz Otelin restoranında yedik. Sonra odamıza çıkarak üzerime en seksi kıyafetlerimden birini giydim ve barlar sokağına doğru yürümeye başladık. Sokak tıklım tıklımdı adeta iğne atsan yere düşmeyecek derecede kalabalıktı. Caddede Yunanistan’ın çeşitli bölgelerinden ve Avrupa ülkelerinden gelmiş tatilciler akınlar halinde bir taraftan bir tarafa gidiyor hemen hemen her barın önü tıka basa insan kaynıyordu. Bir müddet sokakta gezindikten sonra gözümüze kestirdiğimiz bir bara girdik. Loş ışıklar yoğun sigara dumanı ile birleşince göz güzü görmez olmuştu içerde. Piste yakın bir yerde boş masalardan birini bulduk Ve kendimize birer tekila söyledik.. Daha içkilerimizi bitirmemiştik ki yanımıza üç tane Yunanlı genç gelip İngilizce selam vererek oturabilir miyiz dediler. İznimizi beklemeden de oturmaya başladılar. Gençler oldukça konuşkan gözüküyorlardı. Bir yandan Turgut’a ve bana sürekli bir şeyler anlatıyorlar bir yandan da kısacık eteğimin yırtmacından iyice açılan bacağıma kaçamak bakışlar atıyorlardı. İçkiler bittikçe yenileri söylendi. Sohbet iyice irerlerdi. Artık gençler bakmakla yetinmeyip bacaklarımı kalçalarımı elleyerek resmen beni taciz etmeye başlamışlardı. Gençlerden biri elini eteğimin altına sokmuş kalçalarımı okşuyordu
Kontrolü kaybetmek üzere olduğumun bilincindeydim. Ateş, tüm vücuduma yayılmıştı artık. Gözlerimi kaldırıp Turgut’a baktım. Yuvarlak masanın tam öbür tarafında, dirseklerini masaya dayamış, yanındaki Yunanlıyla, koyu bir konuşmaya dalmıştı Turgut. Bakışlarımı far kedince, gözlerini bana çevirdi. Bir an bakıştık. Aslında gözlerimden yalvarma fışkırdığının farkındaydım. Kurtarılmayı bekliyordum. Ama umduğumu bulamadım Turgut’un gözlerinde. Sarhoş olduğu belliydi Turgut’un. Yalnızca gülümsedi. Sonra yine yanındakiyle konuşmayı sürdürdü. Ya olup bitenin farkında değildi, ya da aldırmıyordu.
Bacaklarım titriyordu artık. Götüm, elimde olmadan giderek açılıyor, yavaş hareketlerle içine girip çıkmakta olan parmağa, adeta kendiliğinden izin veriyordu. Başımı çevirip, aklımı başımdan alan parmağın, sol yanımda ayakta durmakta olan sahibine baktım. Yüzü şehvetle kasılmıştı Yunanlının. Gözleriyle sikiyordu beni. Sonra sağıma, yandan vücudunu bana iyice yaslamış olan öbür Yunanlı’ya döndüm. Adamın kazık gibi olmuş yarağı, belime dayanmıştı. Yüzündeki ifade ise arkadaşınınkinin, neredeyse aynıydı.
– “Tanrım, beni sikecekler…” diye düşündüm – “Burada, herkesin içinde, ikisi birden sikecekler…”
Adamın eli, aynı anda önden gelip eteğimin altına girdi. Bilinçsizce bacaklarımı araladım. Sert, kalın ve kıllı parmaklar, bir anda amıma ulaştılar. Sonra içlerinden biri, vıcık vıcık sulanmış amının dudakları arasından içine kayıverdi. İki parmak birden vardı şimdi içimde. Biri amımda, öbürü götümde. Birden orgazm olmaya başladım. Vücudum sarsılıyor. Düşmemek için, masaya sıkı sıkı tutundum.
Kendimi biraz topladığımda, yeniden Turgut’a baktım. Hiç bir şeyin farkında değildi Sonra bütün bunların nasıl olduğunu düşünmeye çalıştım.
Bu Yunan adasına, daha bu öğlen gelmiştik. Erken saatlerde İzmir’den yola çıkarırken hava sıcaktı. Ama burası çok daha sıcaktı tabii. Bu da hoşumuza gitmişti tabii. Bu gece hem eğlenip hem de de, dans edecektik Oysa şimdi, bizlerle birlikte masanın çevresinde durmakta olan üç Yunanlı yanımıza sokulmuştu. Onların kafalarından geçeni, daha ilk anda anlamıştım tabii. Bakışlarından belliydi bu. Üstelik, bütün suç, büyük ölçüde bendeydi.
Amacım elimden geldiğince tahrik edici giyinip Turgut’u kıskandırmaktı.. Aslında çok basitti giysim. Uçuk mor, incecik jarse krepten yapılma bir şeydi. Üst kısmını, omuzlarımdan geçen ince askılar tutuyordu. Dekoltesi fazla değildi ama, memelerim, ince kumaşın altından tüm hatlarıyla belli oluyordu. Her zaman gurur duymuştum memelerimle. Pek büyük değillerdi gerçi ama, kütür kütür sert ve yusyuvarlaktılar. Giysinin kumaşı, karnımı ve kalçalarımı iyice sarıyordu. Güzel görünmeyeceğini bildiğim için, külot giymemiştim. Göbeğimin çukurluğu belli oluyordu. Hatta, biraz aşağıda, çevresi iyice temizlenmiş amının üstünde bıraktığım bir tutam kılın kabarıklığı da belliydi. İncecik kumaş, arkadan da, kalçalarımın arasına hafifçe giriyor ve vücudumun en güzel yerlerinden biri olan kalçalarımı, baş döndürücü bir biçimde sergiliyordu. Eteğim ise o kadar kısaydı ki, kalçalarımın hemen altında bitiyordu. Kıyafetimi, ayaklarıma geçirdiğim, alabildiğine yüksek topuklu, arkaları açık, ön tarafları ise tümüyle transparan bir plastikten yapılmış ayakkabılarla tamamlamıştım. Sanki çıplak gibi görünüyordu ayaklarım. Beyaz, pürüzsüz ve inanılmaz güzellikteki bacaklarım, ayakkabılarımın yüksek topukları ve eteğimin kısalığı nedeniyle, daha da uzun görünüyordu. Turgut beni böyle gördüğünde, gözleri parlamıştı.
Restoranda da epey ilgi çekmiştim görüntümle ama, gece kulübüne gittiğimizde de her şey başkalaşmıştı. Restoranda, otelin, tamamı çeşitli ülkelerden yabancılardan oluşan müşterileri vardı yalnızca. Gece kulübü ise yarı yarıya Yunanlılarla doluydu. Esmer ve aç bakışlı Yunanlı erkeklerle. Plaja oldukça kalabalıktı, Ama daha kapıdan girdiğimiz anda fark edilmiştim. Kendimize en dip tarafta, çevresinde ayakta durulan bu masayı bulana kadar dolaşmak zorunda kaldık. Tüm bu süre zarfında da, onlarca Yunanlı, gözleriyle sikmişti beni.
Sonunda, garsona içkileri ısmarladığımızda, Turgut’un ağzı kulaklarındaydı. Hep böyle olurdu zaten. Başka erkeklerin ilgisini çekmem den mutlu oluyordu.
– “Çok güzelsin…” dedi gülümseyerek, – “İnsanın aklını başımdan alıyorsun… Üstelik yalnızca benim de değil…”
Sadece gülümsedim ona. Doğrusu şikayetim yoktu. Deneyimlerimle, Turgut’un tahrik olmaya başladığını, gece ilerledikçe daha da çok tahrik olacağını biliyordum. Sonunda odamıza çekilip yalnız kaldığımızda, geceyi, müthiş bir sikişle noktalayacağımıza emindim. Çevreyi seyretmeye başladım.
Hemen yanımızdaki masanın çevresinde, üç Yunanlı erkek vardı. Üçü de yakışıklıydı doğrusu. Üstelik, yalnız görüntüleriyle değil, giyinişleriyle de, turistlerden çok değişiktiler. Dar pantolonlar ve tiril tiril gömlekler giymişlerdi. Üçünün de yakaları iyice açıktı. Göğüslerindeki siyah kıvırcık kıllar, çok hoşuma gitmişti. Anladığım kadarıyla, Ben de Yunanlıların hoşuna gitmiştim. Kapkara gözleriyle, sürekli Beni seyrediyorlardı. Bu da, içimin tatlı tatlı ürpermesine neden oluyordu tabii.
Turgut biraz hızlı içiyor, beni de peşinden sürüklüyordu bu akşam. Kısa sürede, ikimizin de kafaları iyi olmuştu. Kendimi müziğin ritmine kaptırmış, olduğum yerde hafif hafif oynuyordum ki, yan masadaki Yunanlılardan biri yanımız da bitip Beni dansa kaldırdı. İlk başlarda, birbirilerimizi seyretmiştik yalnızca. Yunanlının hoş vücudunu seyrediyordum. Böyle seyredilmek çok hoşuma gitmişti. Biraz da bu nedenle olmalı, giderek daha da cüretlenmeye başlamıştım. Bir dansözün kıvraklığıyla dans ediyordum.
Ama asıl dananın kuyruğu, müzik birden yavaşa döndüğünde kopmuştu. Yunanlı Beni bir anda kollarının arasına almış ve sert vücudunu Benimkine yaslamıştı. İlk hissettiğim, karnıma dayanan o müthiş sertlik olmuştu tabii. Yunanlının kalkık kazık gibi kesilmiş yarağı, sanki alev alev yanıyordu. Bu da, başımın daha da fazla dönmeye başlamasına neden olmuştu yalnızca. Üstelik artık yalnızca içkinin etkisiyle değil, içimde birden tutuşuveren ateş nedeniyleydi bu.
Yunanlı Benim direnmediğimi far keder etmez, biraz daha cesaretlenmiş ve daha sıkı sarılmıştı. Adeta ayakta sikiyordu Beni. Bunun doğal sonucu da, içimdeki ateşin büyümesi olmuştu yalnızca. Kendimi iyice bırakmıştım bu tanımadığım Yunanlının kollarına. Amımın, inanılmayacak kadar sulandığını hissediyordum. Başımı onun boynuna gömmüş, değişik erkek kokusunu içime çekerek, kalçalarımı hafif hafif hareket ettiriyordum. Hayatımdan son derece memnundum.
Müzik yeniden hızlandığında dansı bırakıp masaya geri dönmüştük Masada bir sürprizle karşılaşmıştım. Öteki Yunanlılar da şimdi bizim masamızda, Turgut’un yanımdaydılar ve üçü, koyu bir sohbete dalmışlardı. Kısa bir süre sonra da, ikinci Yunanlı dans pistine götürmüştü beni. Bu küçük macera da, kısa sürede birincisine dönünce, iyice kendimi bırakmıştım. Artık Yunanlıların hepsi, sırayla beni dansa kaldırıyor ve pistin ortasında, adeta ayakta sikiyordu. Vücuduma dayanan kalkmış sikler, inanılmaz büyük bir zevk vermeye başlamıştı. Tabii bu arada adamların elleri de vücudum da dolaşıyor, ellenmedik yerini bırakmıyorlardı. İşin ilginç yanı ise Turgut’un tepkisizliğiydi.
Sonra Yunanlılar, işi giderek büyütmüş, adeta azmışlardı. Masanın çevresinde hep birlikte ayakta durup içmeye devam ederlerken, içlerinden biri her zaman Turgut’un yanında durup onu lafa tutuyordu. Öbürleri ise beni araların da makasa almaya başlamışlardı. Elleri sürekli oram da buram da dolaşıyordu. Adamlardan biri, arkadan getirdiği elini eteğimin altından bacaklarımın arasına sokmuş ve amımı avuçlayı vermişti. O kadar heyecanlanmıştım ki, itiraz bile edememiştim. Bir süre sonra da adamın parmağı, amımın açılmış dudakları arasından içeri kaymış ve aklımı başımdan almıştı. Ama bununla da yetinmemişti Yunanlı vıcık vıcık ıslanıp kayganlaşmış parmağını, amımdan çıkarıp götüme sokuvermişti. Bu yetmiyormuş gibi öbür Yunanlı’da parmağını amıma sokmuştu. Nerdeyse orgazm olma sınırına gelmiştim.
soluklanmaya çalışıyor. Dizlerim titriyordu. Bu arada, Yunanlılardan biri garsona işaret edip, hepsi için birer içki daha ısmarladı. Turgut’la yeniden göz göze geldik. Tanrım ne yapıyordu bu adam. Gerçekten de hiç bir şeyin farkında değildi galiba. Bardağımı elime alıp, büyük bir yudum içtim. Aynı anda da, solumdaki Yunanlının elini uzatıp, sol elimi bileğimden tuttuğunu hissettin. Elimi çekiyordu adam. Direnemedim bile. Parmaklarım, taş gibi sert bir yarağın ateş gibi yanan tenine değdiğinde, yeni bir titreme dalgası sardı vücudumu. Beynimin, kontrol edemediğim bir yerinden gelen emre uyup, sıkı sıkı tuttum onu. Tanrım, ne kadar da büyüktü.
Yunanlıyla göz göze geldik. Kapkara gözleriyle sikiyordu adam Beni. Yavaş hareketlerle, elimdeki yarağı okşamaya başladım. Az önce parmağını önce amıma, sonra da götüme sokup, orgazm olmamı sağlamaya neden olmuştu bu Yunanlı. Şimdi de benden karşılığını bekliyordu. Bereket çevremdekilerden durumun farkında olan yoktu. Ama Sonay, birileri Beni görse bile umursamayacağımın farkındaydım. Elimdeki sik, aklımı başımdan almıştı sanki. Üstelik sağ tarafımdaki Yunanlı da, şimdi elini eteğimin altına sokup kalçamı okşamaya başlamıştı. Bu arada, araların da Yunanca da konuşuyorlardı adamlar. Kısacası, olup bitenleri, Turgut’dan başka bilmeyen yoktu. Eh, bu da onun kaybıydı doğrusu.
Yunanlının yarağı elimin altında iyice sertleşmişti artık. Kısa sürede boşalacağını anlamış ve daha hızlı bir tempoyla, yarağını sıvazlamaya başlamıştım. Birden adamın kasıldığını hissettim. Elimdeki yarağın altında boydan boya uzayan sperm borusu şişti. Sonra fışkırtmaya başladı Yunanlı. Avucumun içinde peş peşe salvolar halinde fışkıran spermlerin nereye gittiğini göremiyordum. Masanın altında bir yerlere fışkırtıyordu tohumlarını. Ama yine de, bir kısmı parmaklarıma bulaşmış ve olanca yakıcılığıyla, başımın biraz daha dönmesine neden olmuştu.
Adam durulunca, elini çektim. Parmaklarım, spermlerle pırıl pırıl parlıyordu. Biran için ne yapacağımı bilemedim. Ama kalçamı okşamakta olan öbür Yunanlı, bir parmağını kalçalarımın arasına sokup götümle oynamaya başladığında, birden verdim kararımı. Elimi ağzıma götürüp, birer birer emmeye başladım parmaklarımı. Tanrım, ne kadar güzeldi tadı. Sperm kokusu burnuma doluyordu. Tam o anda Yunanlının parmağı götüme giriverdi. İçim de bir top patlamış gibi oldu. Öbür eliyle masaya tutundum. Yine orgazm olmaya yaklaşıyordum. Bacaklarım, bir kez daha taşımaz olmuşlardı Beni.
Kendimi biraz toparladığımda, götüm hala, Yunanlının parmağıyla doluydu. Tanrım, neler yapıyordu bu adamlar böyle. Üçü de sikmek istiyordu Beni. Bu kalabalık yerde bunu yapamayacakları için de, her yerimi elliyorlar, amıma, götüme parmaklarını sokuyorlardı. Kafam bu kadar iyi olmazsa, böyle ileri gitmelerine izin vermezdim her halde. Ama şu anda itiraz etmeyi aklıma bile getirmiyordum. İtiraz etmek ne demek, üstelik bundan son derece memnundu da. Götüm iyice açılmıştı şimdi. Rahatlıkla parmağını sokup çıkarıyordu Yunanlı. Beni parmağıyla sikiyordu sanki. Hem de götümden.
Göz ucuyla, az önce yarağını eline alıp orgazm olmazını sağladığım Yunanlının masanın öbür tarafına, Turgut’un yanına gittiğini gördüm. Hemen peşinden de, şimdiye kadar o tarafta durmakta olan Yunanlı yanıma geldi. İkili kıskaç sürüyordu yani. Birden kararımı verdim adamdan önce davranıp elimi aşağı indirdim ve kocaman olmuş yarağını pantolonunun üstünden avuçlayıverdim. Sonra öbür elimi de indirdim aşağı ve sağımdaki Yunanlının yarağına uzandım. Göz ucuyla, ikisinin de sırıttıklarını görebiliyordum.
Kısacık bir sürede, ikisi de pantolonlarının önünü açmış ve siklerini dışarı çıkarmıştım adamların. Şimdi iki elimde de, birbirinden büyük, birbirinden sert, ateş gibi yanan Yunanlı sikleri vardı. Azdıkça, daha çok azdığımı hissediyordum Sonay. Solumdaki Yunanlının eli önden gelip eteğimin altına daldığında, daha da heyecanlandım. Bir yılan gibi, vıcık vıcık amımın dudakları arasından kayıp içine giren ikinci Yunanlı parmağı ise Beni yeniden patlama noktasına getirmişti. İşte bu inanılmaz güzeldi. Bir parmak götüme, bir diğeri de amıma girip çıkıyordu ve iki elim de sikle doluydu. İki yabancı parmak ve iki yabancı sik. Üstelik bu kalabalık bir gece kulübünde, herkesin içinde oluyordu. Hem de Turgut’un burnunun dibinde.
Her an orgazm olabilirdim. İnanılmaz bir şeydi bu. Turgut, gerçekten de olup bitenleri fark etmiyor muydu? Üçü de sürekli hareket halindeydiler en azından. Yunanlıların birer kolları, benim ise iki kolum birden oynuyordu. Turgut ise yanındaki Yunanlı ile Konuşmayı sürdürüyordu.
iki Yunanlının vücutlarının da gerildiğini fark ediyordum. Ah ikisi de orgazm olacaktı. Bunu düşündükçe, içimden çılgın bir isteğin yükselmekte olduğunu da fark ediyordum. O anda, iki erkeğin arasına çömelip siklerini yalamak, emmek istiyordum. Sonra da fışkıran tohumlarını içmek. Ama bunu yapamayacağımı da biliyordum. O kadar sarhoş değildim.
İlk önce, sağ elimdeki sik patladı. Hemen peşinden de sol elimdeki. Ellerim, sperm içinde kalmıştı. Sonra, tüm vücudum titreye titreye, orgazm olmaya ben de gelmeye başladım. Gözlerim kararıyordu.
Şimdi hepsi biraz durulmuşlardı. Bardağımda kalan içkiyi başıma diktim. Bunu gören Yunanlılardan biri de, hemen bir tur daha içki ısmarladı. Acaba ne olacaktı bu işin sonu. Bunu ciddi biçimde merak ediyordum. Yunanlıların üçü de, sikmek istiyorlardı Beni. Bundan hiç kuşkum yoktu. Eğer bulundukları yer uygun olsaydı, bunu şimdiye kadar yaparlardı bile. Onlara direnemeyeceğimi de biliyordum. Şu ana kadar, ne isterlerse yapmışlardı zaten. Kendimi, daha pistte, dansla karışık ayakta sikişler sırasında bırakıp koyuvermiştim. İşin en ilginci de, Turgut’un tutumuydu tabii. Büyük bir aldırmazlık içindeydi Turgut. Karısını hemen yanı başında sikilmişten beter etmişlerdi ve haberi bile olmamıştı. Doğrusu bunu aklım almıyordu. gerçi, bir yıllık evliliğimiz süresince, bir kaç kez aldatmıştım Turgut’u ve anladığım kadarıyla Turgut da bilmesine rağmen ses çıkarmamıştı ama, bu seferki bambaşkaydı.
Tam bunları düşünürken Turgut’un kelimeleri yaya yaya İngilizce konuştuğunu duydum.
– “Burası kapanacak galiba…” diyordu Yunanlılara, – “Hadi bizim odaya gidelim… İçmeye ve konuşmaya, orada devam ederiz…” kulaklarıma inanamıyordum. Yunanlıların gözlerinin parladığını görebiliyordum bu arada. Deli miydi bu adam?
– “Sen ne yaptığını sanıyorsun..?” dedim Türkçe konuşarak.
– “Ne yapıyor muşum..?”
– “Bu adamları odamıza davet ettin…”
– “Eeee, ne olmuş yani..?”
– “Turgut, olup bitenin farkında değil misin sen..?”
– “Ne gibi yani..?”
– “Bunlarımı hepsi, beni sikmeye çalışıyor…”
– “Hadi canım sen de… Seni seyrediyorlar biraz işte… Eminim bu da senin hoşuna gidiyordur…”
– “Odaya gidersek, sikerler beni…”
– “Yok canım… Benim yanımda yapacak değiller ya…”
Sustum. Laf anlamak istemiyordum Turgut. Bu arada hesap ödenmişti bile. Hep birlikte gece kulübünden çıkıp, otelin ana binasına doğru yürümeye başladık. Yine iki Yunanlının arasında kalmıştım. Biri belime sarılmıştı. Ama bununla da yetinmiyordum. Eli gelip, bir pençe gibi bir mememi avuçlamıştı. Öbürü de kalçalarımı okşayıp duruyordu. Turgut ise, üçüncü Yunanlıyla konuşarak yürüyordu bir adım önümde.
Kendimi bir hayal aleminde gibi hissediyordum. Beni neyin beklediğini biliyordum. Bu Yunanlıların Beni sikeceklerinden hiç kuşkum yoktu. Bunu şiddetle istediğimin de farkındaydım. Tek aksayan taraf, Turgut’un varlığıydı. Bu da, zaten yasak olan bir şeyi, çok yasak hale getiriyordu sanki. Ama direnemiyordum da. Ne Yunanlılara, ne de kendi isteklerime karşı direnemiyordum.
Lobiye girerken, Beni bıraktılar adamlar. İçerisi hem aydınlıktı, hem de kalabalık. Turgut gidip resepsiyondan anahtarı alırken, Resepsiyon görevlisinin gözleri bana benim arkamdaki genç oğlana takıldı. Beni ve yanımdaki üç Yunanlıyı, bilmiş bilmiş süzüyordu. Ne olduğumu anlamıştı oğlan. Bu Gayet açıktı. Anahtarı Turgut’a verirken ki gülümsemesinden de belliydi zaten. Sonra Turgut, resepsiyonun yanındaki bara uğrayıp, bir kova dolusu buz aldı ve asansöre binip yukarı çıktık.
Oda aslında oldukça büyüktü ama, yine de beş kişi için küçük sayılırdı. İki geniş koltuktan başka oturulabilecek tek yer, alabildiğine geniş yataktı. Bir an öylece durduk ayakta. İçerdeki tek ışık, çıkarken açık bıraktığımız, aynanın önündeki abajurlu küçük masa lambasından geldiği için, içerisi iyice loştu. Yatağa oturmaya cesaret edememiştim doğrusu. Gidip koltuklardan birine oturdum. Öteki koltuğu da Yunanlılardan biri oturmuş, Turgut ve iki Yunanlı ayakta kalmışlardı. Sonra Turgut bavulu karıştırıp, İzmir’de havaalanından aldığı viski şişesini çıkardı ortaya. Mini bardaki bardaklar da yeterli değildi tabii. İki viski, iki de şarap bardağı vardı. Yunanlılardan biri gidip, banyodan bir bardak daha getirdi. Turgut içkileri doldurunca da, bardağını eline alıp balkona çıktı adam. Öbür Yunanlı da, Turgut’u kolundan tutup arkadaşının peşinden yürüdü.
Dolunay vardı ve manzaranın müthiş olduğuna emindim. Şimdi üçü de balkondaydılar ve o, karşımdaki koltukta oturan Yunanlıyla yalnız kalmıştım odada.
Otururken, kısacık eteğim iyice sıyrılmıştı. Ama toparlanmayı, aklımın ucundan bile geçirmiyordum. Karşımdaki Yunanlının gözleri, büyük bir açlıkla bacaklarımı didik didik ediyordu ve bundan hiç bir şikayetim yoktu. Bacak bacak üstüne atmaktan vazgeçip, dizlerimi biraz aralık oturmaya başladım. Adamın amımı görebildiğine emindim. Gözlerimi çevirip balkona baktım. Turgutla iki Yunanlıyı görebiliyordum. Turgut ve Yunanlılardan biri, oradaki iki plastik iskemleye oturmuşlardı ve sırtlarım odaya dönüktü. Öteki Yunanlı ise, balkon parmaklığına yaslanmıştı ve yüzü pencereye dönüktü.
Dizlerimi biraz daha araladım. Şimdi karşımdaki Yunanlı ‘ya, gece kulübünde parmağını soktuğu yeri iyice gösteriyordum. Yapageleceğimi bilmenin verdiği heyecanı, vücudumun tüm hücrelerinde hissediyordum neredeyse. Amla bunun nasıl ve ne zaman olacağını bilemiyordum. Bu da, nedense heyecanımı, kat kat arttırıyordu.
Sonra Yunanlının birden yerinden kalktığını gördüm. Aradaki mesafeyi iki adımda alıp önüme geldi adam. Bir süre öyle göz göze bakıştık. , Pantolonunun önündeki müthiş kabarıklığı görebiliyordum. Elini uzatıp, saçlarımı okşadı Yunanlı. Peşinden de üstüne eğildi.
– “Çok güzelsin…” diye fısıldadı “Seni sikmek istiyorum…”
– “Ohhhh…” diye inleyebildim yalnızca.
Yunanlının ağzı açıldı ve kalın, etli dudakları, benimkilerin üstüne kapandılar. İnleyerek, dilimi adamın ağzına verdim o zaman. Başım, artık fırıldak gibi dönüyordu. Adamın ellerinden biri, memelerimde dolaşmaya başlamıştı. Kendimi bıraktım. Gözlerim kapamıştı. Sonra adamın uzaklaştığını hissederek, yeniden açtım gözlerimi. Yavaşça, hemen önümde yere oturdu Yunanlı. Bacaklarımın, ayak bilekleri ile dizlerim arasındaki kısmını okşamaya başlamıştı şimdi. Bir süre sonra ayakkabılarımı çıkardı ve çıplak ayaklarımı okşamaya koyuldu.
– “Ayakların çok sik kaldırıcı, biliyor musun..?” diye sordu, – “Tüm gece boyu onlara baktım ve yarağım hiç inmedi…”
Şimdi bir ayağımı eline almıştı. Biraz kaldırıp öpmeye başladı sonra da. Tüm vücudumun alabildiğine gerildiğini hissediyordum. Tanrım, alev alev yanıyordu amım. Yunanlının dilinin ayak parmaklarım da dolaşmaya başladığını hissettiğimde ise çıldıracak gibi oldu. İmmmmnnnnhhhhh…” diye inledim, – “Ohhhhh çok güzel… Ohhhhhh…”
Tek tek parmaklarımı ağzına alıyor, emiyordu adam. Tanrım, böyle bir şeyi hiç yaşamamıştım şimdiye kadar. Sıra öbür ayağıma geldiğin de, gözlerimi çevirip balkona baktım tekrar. Değişen hiç bir şey yoktu neredeyse. Turgutla bir Yunanlının sırtları, odaya dönüktü hala. Ama öbür Yunanlı, olup bitenleri görüyordu. Benin kapkara gözlerimin alevler saçtığını görerek ürperdik.
Bu arada adam da, ayak bileklerimden başlayarak, yavaş yavaş yukarılara çıkmaya koyulmuştu. Dudakları ve dili, bacaklarımın iç tarafların da dolaştıkça, zevkten mest olduğumu hissediyordum. Dizlerim kendiliğinden, alabildiğine açıldılar. Şimdi tam amımın içine bakıyordu Yunanlı. Kendimi, tabak gibi açmıştım onun önünde. Adam iki elini kalçalarımın altına sokup Beni tuttu ve biraz öne çekti.
– “Amın da çok güzel…” dedi sonra da, “Resim gibi… Yarağımı içine alabilmek için açılmış bekliyor…”
Yunanlının sözleri, ateşten birer ok gibi Beynime saplanıyordu. Alev alev yanan eller, hala kalçalarımın altındaydı. Sonra adamın başparmağını, götümün deliğinde hissederek, çıldıracak gibi oldum. Vücudumun en duyarlı yerlerinden biriydi götüm. En az amım kadar, hatta belki de daha fazla duyarlıydı o küçük delik. Amımdan akan sularla, şimdi vıcık vıcık ıslak ve kaygandı. Hafifçe bastırdı Yunanlı ve birden içime kayıverdi başparmak.
-“Götünü sikmek istiyorum, biliyorsun değil mi..?” diye sordu adam,
– “Çok güzel götün… Tam sikilecek göt…”
Sonra adamın başının, bir anda kasıklarıma gömüldüğünü gördüm. Dudakları, amımın susamış bir ağız gibi açık duran dudaklarına yapıştılar ve aynı anda da, dili içeri kayıverdi. Hiç durmuyordu Yunanlının dili. Küçük bir sik gibi içime girip çıkıyor, zaman zaman yukarıya bızırıma gelip, aklımı başımdan alıyordu. Gözlerimin önünde şimşekler çakıyordu sanki. Birden orgazm olmaya gelmeye başladım. Götüm, içindeki parmağı, koparacak gibi sıkıştırmıştı. Vücudum sarsılıyor, kıvranıp, bükülüyordum.
Kendimi tekrar toplamama, Yunanlının benden uzaklaşması neden oldu. Hala yerde oturuyordu adam. Ama biraz uzağıma gitmişti şimdi. Sonra balkon kapısındaki hareketi fark ettim Turgut içeri girmişti. Elimdeki bardak boştu ve içkisini tazelemeye gidiyordu. Bir an göz göze geldik. Müthiş bir biçimde oturduğumun farkındaydım. Kalçalarım koltuğun kenarında, yarı yatar gibi oturuyordum. Eteğim belime kadar sıyrılmıştı. Bacaklarım alabildiğine açıktı.
– “Eğleniyor musun..?” diye sordu Turgut, “Görüyorum ki, kendini seyrettirmeyi, bayağı ileri boyutlara götürmüş durumdasın…”
o kadar şaşırdım ki, konuşmadım bile. Acaba salak mıydı Turgut? Hangi kendimi seyrettirmekten söz ediyordu bu adam? O balkonda oturup, aptal aptal sohbet ederken, bu Yunanlı amımı yalamış, parmağını götüme sokmuş, orgazm olmama boşalmama neden olmuştu. Olduğu gibi meydandaki amımın halinden de mi hiç bir şey anlamıyordu acaba? Bu durumu, hem şaşırtıcı, hem de garip bir biçimde tahrik edici buluyordum. Bardağına viski doldurmakta olan Turgut’u seyrederken, Yunanlının da yerden kalkıp, yeniden koltuğuna oturduğunu fark ettim. Benin gülümsememden, Turgut’un tepkilerine biraz şaşırdığımı anlamıştı. gerçi Türkçe konuşmalarımı anlamamıştı Yunanlı ama, Turgut’un hiç de kızgın bir hali olmadığını görebiliyordu. Sonra Turgut, elinde bardağı, yeniden balkona çıkıp, bizleri yalnız bıraktı.
Gözlerimi yeniden Yunanlı ‘ya çevirdiğimde, Turgut’u tümüyle unutuverdim. Pantolonununun önü, bir çadır gibi kabarmıştı adamın. Gece kulübünde, elime almıştım. Okşayıp, orgazm olmazını sağlamıştım. Bunu hatırlamak, içimde müthiş bir ateşin yanmaya başlamasına neden oldu yalnızca. Çok istememe rağmen orada yapamamıştım gerçi ama, şimdi burada, ağzıma alabilirdim onu. Yerimden kalkıp, adamın bacaklarının arasına diz çöktüm. Elimi uzatıp, gözlerimi bir türlü ayıramadığım kalkmış yarağını okşamaya başladım.
Adamın buna yanıtı çok basit oldu. Fermuarını indirip, dışarı çıkardı yarağını. Tanrım, ne kadar da büyüktü. Esmer, kıllı ve Kocamandı. Morarmış başı bir mantar gibi şişmişti. Elimi yeniden götürüp, parmaklarımı yarağın çevresine sımsıkı doladım. Böyle tuttuğumda, Turgut’un yarağı kadar bir bölüm, yine de açıkta kalmıştı. Gözlerimi kaldırıp balkona baktım. Turgut’un yine sırtı dönüktü içeriye. Ayaktaki Yunanlı ise bizleri seyrediyordu. Bu içimdeki ateşin daha da büyümesine neden oldu yalnızca. Dizlerimin üstünden doğrulup, elimdeki yarağın üstüne eğildim. Dudaklarım, yarağın ateş gibi yanan başının üstüne kapandılar. Gözlerimin karardığını hissettim. Alabildiğim kadarını ağzımın içine alıp, emmeye başladım.
Gece boyu içtiğim içkilerinde etkisiyle, iyice umursamazlaşmıştım artık. Turgut şu anda odaya girecek olsa bile aldırmayacak gibi hissediyordum kendimi. Yunanlı’nın tadı çok hoşuna gitmişti. Kalınlığı ve sertliğine rağmen, teni, inanılmaz bir kadife yumuşaklığındaydı ağzındaki yarağın. Burnuma, adamın kasıklarından gelen koku doluyor ve bu başımın dönmesini daha da arttırıyordu. Ama en müthişi, ağzımın içini dolduran o mantar gibi başın tepesindeki delikten zaman zaman sızan sperm damlalarının tadıydı. Neredeyse tüm benliğimle Yunanlı’nın fışkırtmasını, tohumlarını ağzıma doldurmasını istiyordum. Adamın erkeklik sıvısını içmek için duyduğum istek, giderek büyüyor, dev boyutlara ulaşıyordu.
Sonra birden, iki ateş gibi yanan elin kalçalarım da dolaşmaya başladığını hissederek titredim. Gözlerimi açıp baktığımda, Yunanlı’lardan birinin gelip arkamda diz çökmüş olduğunu görerek, iyice heyecanlandım. Böyle dizlerimin üstünde öne eğildiğimde, eteğim belime kadar sıyrılmıştı. Yeniden balkona baktım. Şimdi Turgut ve yanında oturan Yunanlı, yalnız kalmışlardı balkonda.
Turgut’un salaklığına iyice inanmaya başlamıştım artık. Tanrım, sikilmek üzereydim ve Turgut bunun farkında bile değildi. Bir taraftan da, Turgut’un bu kadar yakında olması, içimdeki sikilme isteğini daha da büyütüyordu sanki.
Kalçalarımı okşayan Yunanlı, kanımın kaynama noktasına gelmesine neden oluyordu. Gerçekten ustaydı elleri. Kıçımın yuvarlaklarını mıncık mıncık ediyordu. Sonra öpmeye başladı kalçalarımı. Sonunda da dudakları yuvarlaklarımın arasına girip, amımın dudaklarına yapıştılar. Tüm vücudum, elektrik çarpmış gibi titredi. Belimi büküp, kıçımı yükselttim ve adamın yüzüne bastırdım. Dili her yerde dolaşıyordu. Ama asıl darbeyi, götümü yalamaya başladığında indirdi Yunanlı. Sıcacık, ıslak ve kaygan bir dilin götümün alabildiğine duyarlı deliğinin üstünde dolaşmaya başlamasıyla, delirecek gibi oldum. Sikle dolu ağzımdan derin bir inleme çıktı. Tüm yaşamım boyunca, ilk defa götüm yalanıyordu ve bundan duyduğum zevk o kadar büyüktü ki, şimdiye kadar boşa geçen zamana acımaya başlamıştım.
Dudaklarım, emmekte olduğum yarağın çevresine daha da hırsla yapıştılar. Aynı anda, arkamdaki Yunanlı’nın dudakları da götümün deliğine yapışmıştı. Sanki içimi boşaltmak istiyormuş gibi emiyordu adam. Gözlerimde şimşekler çakmaya başlamıştı n. Ben de aynısını, ağzımdaki sike yapmaya, tüm gücümle emmeye başladım. Turgut, tümüyle çıkmıştı aklımdan.
Bir taraftan da, götümün her geçen an biraz daha açıldığını ve içine girecek bir sik için hazır hale geldiğini hissediyordum. Tek başıma bu bile, inanılmaz bir heyecan veriyordu. Götümden sikilmek istiyordum. Sik istiyordu götüm. Turgut’un bir Yunanlı yarağı hem de. Arkamdaki adam biraz uzaklaştığında, bu nedenle daha da heyecanlanarak beklemeye başladım. Hareketlerimden, onun pantolonunun önünü çözüp, yarağını dışarı çıkarmakla uğraştığını anlıyordum. Az kalmıştı.
Sonra dizlerinin üstünde, bana iyice sokuldu Yunanlı. Ne var ki, onun Turgut’un yarağının ateş gibi yanan başını, götümde değil de amımda hissettim. Öylesine sulanmış, öylesine açılmıştı ki amım, tek bir harekette, dibine kadar sokuverdi adam. Yağ gibi içine kaymıştı o Turgut’un sik. Yunanlı’nın iri ve kıllı taşaklarının, amımın dudakların da ezildiğini hissetmek, Beni deli ediyordu. Ama adam hareketlenip, yarağını sokup çıkarmaya başladığında, zevkten bayılacak gibi oldum.
Sonunda sikiliyordum.
O akşama kadar hiç tanımadığım, yakışıklı ve kocman sikli bir Yunanlı, balkonda oturmakta olan salak Turgutdan yalnızca bir kaç metre uzaklıkta, sikiyordu Beni. Üstelik ağzımda da, en az Onun kadar kalın, en az Onun kadar yabancı ve yakışıklı başka bir Yunanlı’nın yarağı vardı. Kafamın içi, zevkten uğuldamaya başlamıştı. Bu nedenle, amımın içinde ileri geri hareket etmekte olan yarağın tümüyle dışarı çıktığını hissettiğimde, panikledim. Büyük bir boşluk olmuştu içimde. Ama hemen peşinden, adam, yarağını getirip götüme dayadı. Şimdi am sularımla iyice ıslanmış, vıcık vıcık kaygan hale gelmişti yarağı. Hafifçe bastırıyordum. Bu temas, götümün de birden açılmaya başlamama neden olmuştu. Tanrım, tıpkı et yiyen bir bitki gibi, içine girmeye çalışan yarağı kolaylıkla alabilmek için açılıyordu götüm. Biraz daha bastırdı Yunanlı ve o mantar gibi baş, yavaşça kaydı içime.
Vücudum titremeye başlamıştı artık. Yavaş yavaş gelmek üzere olduğumu fark ediyordum. Tam o sırada da, müthiş bir şey oldu ve ağzındaki sik, birden fışkırmaya başladı. İnanılmaz bir hız ve bollukla fışkırtıyordu koltuktaki Yunanlı. Spermleri, ağzımın tavanına çarpıyor, oradan da gırtlağımdan aşağıya mideme akıyordu. Müthiş bir şiddetle, bende orgazm olmaya gelmeye başladım. Vücudum, dalga dalga sarsılıyordu Gözlerim karardı.
Kendimi yeniden topladığımda, başım, koltukta oturan Yunanlı’nın kucağındaydı. Adamın şimdi yarı yarıya inmiş olan yarağı yanağıma değiyordu ve vücudum, arkadan yarağını götüme sokup çıkarmakta olan öteki Yunanlı’nın hareketleriyle, ileri geri gidip geliyordu. Bir anda kanımın yeniden tutuştuğunu hissettim. Başımı çevirip dudaklarımı araladım, ve yanağıma sürtünmekte olan, yapış yapış, sperm içindeki yarı inik yarağı, yeniden ağzına alıp emmeye koyuldum.
Şimdi, tadını çıkara çıkara, yavaş yavaş sikişiyordum. Götümü sikmekte olan Yunanlı da acele etmiyordu hiç. Uzun ve yumuşak hareketlerle yarağını götüme sokuyor, çıkarıyor, sokuyordu. Yunanlı’nın yarağını bir eldiven gibi saran götümdeki binlerce sinir ucundan gelen zevk dalgalarının Beynime gittiğini hissederek, mest oluyordum. İnanılmaz zevk alıyordum. Sevmiştim götümden sikilmeyi. Ama bu seferki bambaşkaydı. Zevkten çıldıracak gibiydim.
Bu arada hırsla emmekte olduğum sik de, yeniden kalkmaya başlamıştı. Giderek büyüyüp kalınlaşıyor, ağzıma zor sığar hale geliyordu. Bunu da inanılmaz tahrik edici buluyordum. Sonunda, Yunanlı’nın yarağının o kocaman başı gırtlağıma dayanmaya başladığında, iyice kaptırdım kendimi sik emmeye. Arkamdaki Yunanlı, götüme her geçirişinde Beni ileri, arkadaşının üstüne doğru itiyordu. O zaman da, ağzının içindeki sik, gırtlağımın en dibine kadar dayanıyor, gözlerimde şimşekler çakmama neden oluyordu.
Götümün içindeki sik birden kasılıp, tohumlarını fışkırtmaya başladığında ise sanki içimde bir top patlamış gibi oldu.. Götüm, inanılmaz bir biçimde açılıp kapanıyor, içindeki yarağı sanki sağıyor, tüm spermlerini, tek bir damla bile kalmamacasına emip boşaltmaya çalışıyordum. Bu sefer, kendimden geçmemeyi başardım. Ama, Yunanlı’nın artık inen yarağı götümden çıkarken, bayılacak gibi oldum.
Sonra gözlerimi kaldırıp, yarağını emmekte olduğum Yunanlı’ya baktım. Biraz önce koltukta amımı yalarken, “götümü sikmek istediğini” söylemişti bu adam. Bunu ben de istiyordum. Götüm sikilmeye doymamıştı daha. Yavaşça ayağa kalktım. Turgutla üçüncü Yunanlı, hala sırtları odaya dönük, oturuyorlardı balkonda. Ama, eğer Turgut yanı başımda bile olsa, bunu umursamayacağımı, yine de kendimi bu Yunanlı’ya götümden siktireceğimi biliyordum.
Adam götümü istemişti, ben de verecektim.
Sırtımı oturan Yunanlı’ya dönüp, elimi bacaklarının arasından uzatarak yarağını kavradım Onun. Emerek, ilk baştaki sertliğine ulaştırmıştım bu kocaman yarağı. Sonra dizlerimi büküp, kalçalarımı adamın kucağına indirmeye başladım. Yarağın başı götüme değer değmez de, bırakıverdim kendimi. Götüm bir anda açıldı ve o Kocaman sik, dibine kadar girdi içime. Zevkten bağırmamak için, alt dudağımı ısırdım. Tanrım, yarağı yedikçe, daha çok sikilmek istiyordum. Sonra gözlerim, şimdi ayağa kalkmış, önünde durmakta olan ikinci Yunanlı’ya takıldı. Yarı inmiş yarağı, hala pantolonunun dışındaydı ve bu manzara, ağzımın sulanmasına neden oluyordu. Elimi uzatıp, yakaladım adamın yarağını ve onu kendine doğru çektim. Sonra da ağzını açıp, üstüne eğildim. Az önce götümden çıkan, tohumlarını götümün en dibine fışkırtan sik, şimdi ağzındaydı.
Şimdiye kadar amımdan yeni çıkmış sikleri ağzıma aldığım çok olmuştu. Ama ilk kez götümden yeni çıkmış bir yarağı alıyordum ağzıma. Tadı da kokusu da çok değişikti. O kadar çok heyecanlandım ki, yine gözlerim kararmaya başladı. Büyük bir hırsla emmeye başladım. Bir taraftan da, koltuktaki Yunanlı’nın yarağının üstüne oturup kalkıyor, onu götümün içine alıyordum.. Ağzının içindeki sik, yine alabildiğine kalkmış, Kocaman olmuştu. Geri çekilip ağzımdan çıkardı ve hayranlıkla seyrettim. Ne kadar da büyüktü. Dibinden sıkı sıkı tutup, Kocaman başını yalamaya başladım. Sonra adamın, arkadaşına Yunanca bir şeyler söylediğini duydum. Ne dediğini anlamamıştım tabii. Kucağında oturduğum Yunanlı, iki eliyle giysimin askılarını düşürdü önce. Şimdi memelerim çıplak kalmıştı. Sonra adamın kıllı elleri, birer pençe gibi avuçladılar memelerimi. İçim çekiliyordu sanki. Adam Beni iyice kendine çekip, sırtımı göğsüne yasladı. Öteki Yunanlı da birden eğilip iki bacağımı, dizlerimin arka taraflarından tutup havaya kaldırdı. Dengemi iyice yitirmiş, altımdaki adamın kucağında hareketsiz kalmıştım. Zevkten kısılmış gözlerle, adamın bacaklarımı biraz daha kaldırıp, iyice birbirinden ayırdığını gördüm. Böyle oturunca, altımdaki Yunan’lının yarağı, tümüyle girmişti götüme. Sonra ayaktaki biraz daha sokuldu Onun müthiş bir istekle amıma bakmakta olduğunu gördüm. Gözlerimi indirip, bende baktım oraya. Susamış bir ağız gibi dudaklarını açmıştım amım. Birden ne olacağını anladım ve inanılmayacak kadar heyecanlandım. Tanrım, o da yarağını amıma sokacaktı. Arkadışının yarağı dibine kadar götüme gömülüyken, o da amıma sokacaktı yarağını. Yalnızca inleyebildim. Gittikçe daha çok sokuluyordu Yunanlı. Yarağının başı amımın dudaklarına değdiğin de, titremeye başladım hiç aldırmadan sokmaya başladı adam. Zevkten uçmak üzere olduğumu hissediyordum. Götüm, Kocaman bir sikle doluydu ve ikinci bir Kocaman sik, amıma giriyordu. Karnımın içini sik dolduruyordu. Bu kadar büyük bir zevki hiç yaşamamıştım. Bulutların üstüne çıkmıştım sanki. Yunanlı, biraz da zorlanarak bastırıyor ve yarağı, amıma giriyordu. Sonunda, köküne kadar geçirdi. Bu da, orgazm olmam ve bir kez daha gelmem için yeterli oldu. Kelimenin tam anlamıyla yıldızları görüyordum.
Sonra beni sikmeye başladı adamlar. Biri amımı, öbürü götümü sikiyordu. Kocaman Yunanlı sikleri, birer piston gibi içime giriyor, çıkıyor, giriyor, çıkıyordu. Sonra da bir daha ve bir daha. Kendimi bir sik kölesi gibi hissediyordum. Tüm benliğini, müthiş bir zevk girdabına kaptırmıştım. Çevremdeki her şey, sanki silinip gitmişti ve tüm evren, yalnızca amımla götüm ve oralara girip çıkmakta olan siklerden ibaret bir hale gelmişti.
Böylesine büyük bir zevkin olabileceğini bile, şimdiye kadar hiç düşünmemiştim. Gerçek anlamda sikilmekti bu. Sikilmekti. Bir taraftan da, amımı sikmekte olan Yunanlı’nın yüzünü seyrediyordum. Zevkle çarpılmıştım bu esmer ve yakışıklı erkek yüze. Gözleri kısıktı. Derin derin soluyordum. Onun da, müthiş zevk aldığını görebiliyordum. Bu da, kendi zevkimi kat kat arttırıyordu nedense. Altımdaki adamın da yüzünü görebilmek için başımı yana çevirdim ve bir anda Turgut ile göz göze geliverdim. Hiç de öyle sarhoş görünmüyordu Sadık. Sonra birden, müthiş bir ayrıntıyı fark ediverdim. Turgut pantolonunun önü açıktı ve yarağını dışarı çıkarıp eline almıştı. Yine göz göze geldik.
– “Müthiş…” dedi Turgut, – “İkisi birden sikiyorlar seni…”
Yalnızca inleyebildim. Kendimi bir hayal aleminde hissediyordum. Olup bitenlere aklım ermiyordu bir türlü. Bu odaya geldiğimizden beri balkonda aptal aptal oturup içmekte olan Turgut, şimdi yanı başımda duruyor ve benim sikilişimi seyrediyordu. Üstelik kalkmış yarağı de elimdeydi. Yeniden inledi.
– “Seni sandviç yapmışlar…” diye soludu Turgut, “İnanılmaz güzel görünüyordu, biliyor musun..?”
Sonra gözlerimle, üçüncü Yunanlı’yı da yakaladım. Turgut’un biraz arkasında duruyordu adam. O da yarağını dışarı çıkarmıştı. Birden müthiş bir şey oldu. Yunanlı’ların ikisi birden orgazm olmaya gelmeye başladı. Biri amıma, öbürü götüme fışkırtıyordu spermlerini. Erkeklik sıvılarının yakıcı sıcaklığı, aklımı başımdan aldı. Dev bir elin beni tutup gökyüzüne fırlattığını hissettim.
Kendime geldiğim de, yatağın üstünde yatıyordum. Çırıl çıplak soymuşlardı Beni. Tüm vücudum sızlıyordu. Dirseğimi yatağa dayayıp doğruldum ve kıllı bir sikle burun buruna geldim o anda. Üçüncü Yunanlı yatakta, yanı başımdaydı. Dizlerimin üstünde duruyordum hala ve çırılçıplaktım. Saçlarımdan yakalayıp, yüzümü yarağına doğru çekti. Yalnızca ağzımı açabildim. Sonra adam, yarağını ağzıma soktu. Peşinden de kalçaları hareketlendi ve ağzıma sokup çıkarmaya başladı. Daha tam kendine gelemeden, yeniden zevkten uçma noktasına gelmiştim. Bu sefer de ağzımdan sikiliyordum. Yunanlı, düpedüz ağzımdan sikiyordu Beni.
Sonra, Turgut’un koltuklardan birinde oturmakta olduğunu gördüm. Pantolonununu çıkarmıştı Turgut. Yarağını sıvazlıyor ve beni, daha doğrusu, ağzımdan nasıl sikildiğimi seyrediyordu. Yunanlı’nın yaptığı çok büyük zevk veriyordu gerçi ama, Turgut’un seyretmesi, bu zevki bir anda yüze katlamıştı sanki.
Birden ağzımdaki yarağın kasıldığını hissettim. Aynı anda fışkırtmaya başladı adam. Spermlerini ağzıma dolduruyor, gırtlağımdan aşağıya, mideme akıtıyordum. Öyle de çok fışkırtıyordu ki, hepsini yutamıyordum. Bir kısmı dışarı taşıp, dudaklarımdan çeneme, oradan da boynuma doğru sızıyordu. Ben de Orgazm olmaya yaklaşırken içimde bir top patlamış gibi oldu. Yeniden kendimden geçtim.
Bilincimi yeniden toplayabildiğimde, Yunanlı’nın yanındaydım. Memelerimi yalıyordu adam. Kendimi, yeni bir zevkin pençesinde buluvermiştim yine. Başımı çevirip Turgut’a baktım. Büyülenmiş gibi seyrediyordu Turgut. Öbür koltuğa da öteki Yunanlı’lardan biri oturmuştu. Tıpkı ayaktaki arkadaşı gibi, o da çırılçıplak soyunmuştu şimdi. İkisinin de sikleri, yarı kalkmış bir haldeydi.
Üstümdeki Yunanlı, şimdi bacaklarımın arasına girmişti. Sonra dizlerinin üstünde doğrulup, bacaklarımı iki eliyle tutup havaya kaldırdı adam. Sikecekti Beni. Bir kez daha, Turgut’un hemen önünde sikilecektim. Dizlerimi karnıma doğru çektim. Kendimi Yunanlı’nın önünde, bir tabak gibi açmıştım şimdi. Yunanlı’nın Kocaman yarağının başı, amımın dudaklarına değiyordu. Birden ve tek hamlede, dibine kadar geçirdi adam.
– “Ahhhhh…” diye inledim – “Sik beni… Ohhh hadi sik beni…”
İngilizce konuşuyordum Onun anlayabilmesi için. Ama adamın, böyle bir istek gelmesini bekleyecek hali olmadığını da görebiliyordum. O Kocaman yarağını, amıma sokup çıkarmaya başlamıştı bile. Arkadaşlarınınkilerden de büyüktü bunun yarağı. Alabildiğine açılmıştı amım. Başımı kaldırıp aşağıya baktım. Her çıkarışında, amımın dudakları o Kocaman yarağın çevresine sımsıkı yapışıp çekiliyor, her geçirişinde ise içeri bükülüp gözden kayboluyordu. İnanılmaz zevk alıyordum. İnlemeye başlamıştım.
– “Çok güzel sikiyor seni…” dedi Turgut birden, “Acayip sikiyor seni… Hoşuna gidiyor değil mi..?”
– “Ohhhh evet sevgilim… Çok hoşuma gidiyor… Ohhhhh çok zevk alıyorum… Kocaman yarağı… Ohhhhh Kocaman… Ahhhh sikiyor beni sevgilim… Sikiyor beni… Ohhhh çok güzel sikiyor…”
Bunlarım söylemek, üstelik Turgut’a söylemek, çok uçurucu gelmişti. Aldığım inanılmaz zevki, Turgut ile paylaşmaktı bu. İp, kelimenin tam anlamıyla kopmuştu artık. Her şey olabilirdi bundan sonra, Her şey.
– “Ohhhhh…” diye inledim yeniden, – “Ahhh sevgilim… Deli oluyorum zevkten… Doyamıyorum sikilmeye… Ahhhh doyamıyorum… Ohhhh çok güzel… Ahhh tanrım çok güzel… Beni sikiyor… Sikiyor… Ohhhh sikiyor beni…”
Gerçekten de sikiyordu Beni Yunanlı. Yarağı artık bir piston gibi girip çıkıyordu amıma. Her sokuşunda o kadar şiddetle geçiriyordu ki, adeta Beni yatağa çiviliyordu. Kasıkları kasıklarıma şaplayarak çarpıyor, Kocaman taşakları, kıçımın yanakların da eziliyordu. Yine gözümde şimşekler çakmaya başlamıştı.
Sonra birden durdu Yunanlı. Geri çekilip yarağını amımdan çıkardı ve bir eliyle tutup, o Kocaman başını, götümün küçük deliğine dayayarak bastırdı. Götüm öylesine açık, öylesine vıcık vıcık sperm içindeydi ki, bir anda, yağ gibi kaydı o Kocaman sik içime.
– “Ahhhh götüme soktu sevgilim…” diye inledim, – “Ohhhh şimdi de götüme soktu… Ohhhh o Kocaman yarağını götüme soktu sevgilim… Ohhhhh… Ohhhhh… Götümü sikiyor şimdi de… Ahhhh götümü sikiyor… Ahhhhh… İmmmnnnhhhh…”
Biraz önce amıma girip çıkan o Kocaman Yunanlı yarağı, şimdi de götüme giriyor, çıkıyor, giriyordu. İyice gevşemiş, am gibi olmuştu götüm. Zevkten kafayı yemek üzereydim. Sikiliyordum. Hem de müthiş güzel sikiliyordum. Birden götümden çıkarıp, tekrar amıma soktu Yunanlı. Bir kaç kere sokup çıkardıktan sonra da, tekrar götüme geçirdi. Artık, bir amımı, bir götümü sikiyordu. Yatakta kıvır kıvır kıvranıyordum. Sanki dansediyor gibiydim. Müziği, inanılmaz büyüklükte bir zevk olan, benzersiz bir danstı bu.
– “Sik beni…” diye bağırdım Yunanlı’ya, “Ohhhh sik beni… Sik, sik sik… Her yerimi sik hadi… Ohhhhh deli oluyorum…”
Sonra müthiş bir şey oldu. Yunanlı birden yarağını çekip çıkardı içimden. Aynı anda da fışkırtmaya başladım. Yarağının tepesindeki o küçük delikten çıkan uzun sperm sütunları, karnıma, memelerime, boynuma ve hatta yüzüme gelmeye başladılar. Sperm banyosu yapıyordum sanki. Büyük bir patlama oldu Beyninin içinde. Bir kere daha karardı gözlerim.
Bu sefer kendime gelmeme, vücudumun her yerinde dolaşan eller neden oldu. Az önce Beni, koltuğun üstünde, aynı anda hem amımdan, hem götümden siken iki Yunanlı, şimdi yatakta, yanımdaydılar. İki taraftan kıskaca almışlardı Beni yine. Vıcık vıcık sperm içindeki karnımı, memelerimi, bacaklarımı okşuyorlardı. Bir anda yeni bir ateş dalgası sardı vücudumu. Yine birlikte sikeceklerdi Beni. Bunu anlamak bile çıldırtıcıydı doğrusu. Ellerimi uzatıp, siklerini yakaladım adamların. İkisi de, yeniden kazık gibi sert ve inanılmayacak kadar Kocaman olmuştu. Aslında hiç halim yoktu ama, tüm gücümü toplayıp doğruldum. Adamları göğüslerinden itip yatağa yatırdım sonra. İkisinin arasında diz çöktüm ve hayran hayran Beni bekleyen sikleri seyrettim.
Ağzım sulanıyordu. Eğilip, Yunanlı’ların siklerini, sırayla, değiştire değiştire yalamaya, emmeye başladım. Sike doyamıyordum. Sonra adamlardan biri, pençe gibi elleriyle Beni yakalayıp üstüne çekti. O Kocaman siklerden birinin üstüne, ata biner gibi oturdum. İşte yine sik dolmuştu içim. Öteki Yunanlı ise beni omuzlarımdan iterek, arkadaşının üstüne eğilmeye zorluyordu. Arkama geçmişti adam. İkinci yarağın, götümün artık alabildiğince açık duran deliğime değmeye başlamasıyla, bir kez daha titremeye başladım. Yunanlı yarağını sokarken de bir daha bir daha sarılıyordum. Müthiş bir zevkti bu. Yalnızca amımdan, ya da götümden sikilirken bile zevkten çıldırıyordum zaten. Ama iki deliğimin birden sikilmesi, kelimelerle anlatılamayacak kadar büyük bir zevk veriyordu bana.
Adamlar hareket etmiyor, benim sakinleşmemi bekliyorlardı. Vücudum sarsılıyordu. Tam bitti derken, bir daha geliyordum.
– “Müthiş…” diye fısıldadığını duydum Turgut’un.
Başımı çevirip ona baktım. Aslında Turgut’un yüzündeki ifade de müthişti doğrusu. İnanılmaz boyutta tahrik olmuştu Turgut.
– “Ahhh sevgilim…” diye inledi.
– “Yine ikisi birden sikiyorlar seni…”
– “Ohhhh çok güzel bu sevgilim… Ohhhhh çok güzel… Bundan daha güzel hiç bir şey olamaz dünyada… Ahhhhhh… Aynı anda, hem amımı, hem götümü siktiriyorum bak… Ohhhhh… Ohhhhh çok hoşuma gidiyor… Ohhhh deli oluyorum sevgilim… İmmmnnnnhhhh”
Öbür koltukta oturan ve az önce Beni, amımdan ve götümden değiştire değiştire siken Yunanlı da, alev alev yanan gözlerle olup biteni seyrediyordu. Bu da, benim daha da çok tahrik olmama, aldığım zevkin katlanmasına neden oluyordu. Sonra adamlar Beni sikmeye başladılar. Sikler, amıma ve götüme girip çıkıyordu artık. Müthiş bir tempo yakalamıştı Yunanlı’lar. Birinin yarağı içine girerken, öbürününki çıkıyor, sonra o sokarken, arkadaşı çıkarıyordu. Adamlar acımasızca sikiyor, sikiyor, sikiyorlardı Beni.
Zevkten kısılmış gözlerle, üçüncü Yunanlı’nın da oturduğum koltuktan kalkıp yatağa doğru geldiğini gördüğümde, kalbim duracak gibi oldu. O Kocaman yarağı yine alabildiğine kalkmıştı adamın. Gelip yatağın üstüne çıktı. Sonra da dizlerinin üstünde yürüyerek, altta yatan arkadaşının başının hizasına kadar geldi. Şimdi Kocaman yarağı, neredeyse yüzüme değiyordu.
Üçüncü bir yarağın varlığıyla yeni ve daha da büyük bir sikilme isteğim tüm benliğimi kapladığını hissettim. Adamın ne istediği açıktı. Ağzımı, vücudumda sik girebilecek üçüncü deliğimi istiyordu Yunanlı. Yalnızca dudaklarımı aralayıp bekledim. Biraz daha sokuldu adam. Sonra da, yarağını, ağzıma sokuverdi. Tıpkı daha önce yaptığı gibi. Benim ağzıma almamı beklemeden, tıpkı bir ama, ya da göte sokar gibi, sokuverdi ağzıma. Kalçaları hemen hareketlendi. Şimdi üçüncü bir Yunanlı, ağzımı sikiyordu.
Aynı anda hem amımdan, hem götümden, hem de ağzımdan sikiliyordum. Üç tane Kocaman, birbirinden büyük Yunanlı yarağı birden girip çıkıyordu vücuduma.
Kendimi kocaman bir am gibi hissediyordum. Sikler, götüme, amıma, ağzıma girip çıkıyordu. Sikiyorlardı Beni. Her yerimden sikiyorlardı. Kelimenin tam anlamıyla bulutların üstüne çıkmış, hatta uzaya gitmiş gibiydim. Zevkten ölebileceğimin farkındaydım. Sürekli zirvede kalmanın inanılmaz boyutunu yaşıyordum. Amım, durmadan akan bir çeşmeye dönmüştü artık. Vücudumdaki tüm su, orgazm oldukça boşalan am sıvılarım olarak dışarı akıyordu sanki. Bilincim, sürekli gidip geliyordu. O kadar çok zevk alıyordum ki, bu, bayılmamı engelliyordu.
Yunanlı’ların üçü de, spermlerini bir kaç kez fışkırtmış olmanın verdiği dayanıklılıkla, acımasızca sikiyorlardı Beni. Siklerini, sanki vücudumun derinliklerinde buluşturmak istermiş gibi, hırsla sokuyorlardı tüm deliklerime. Üç esmer, sırım gibi ve kıllı Yunanlının vücudu aralarına sıkışmış vücudum, dalgalanıyor, kıvrılıp bükülüyor, adeta çırpınıyordu.
Sonra, zevkten bulanmış gözlerim, yatağın yanımdaki bir hareketi yakaladı. Turgut, şimdi yatağın yanımda ayakta duruyor ve seyrediyordu. Yarağını sıkı sıkı tutan eli, sürekli hareket halindeydi. Turgut benim sikilişimi seyrediyor ve otuz bir çekiyordu. İlk olarak götümdeki sik fışkırmaya başladı. Neredeyse kaynama sıcaklığındaki erkeklik sıvılarını karnımın içinde hissetmek, aklımı başımdan aldı. Sonra amımdaki ve ağzımdaki sikler de girdiler devreye. Aynı anda da, Kocaman yarağından fışkıran spermler, koluma ve omuzuma gelmeye başladı. Bu sefer, içimde patlayan sanki bir atom bombasıydı. Son hatırladığım, gözlerimin önünde çakan rengârenk ışıklar oldu.
Gözlerimi açtığımda, yatakta Turgut ile yalnızdık. Kendimi, başım Onun göğsünde yatıyor buldum. Tüm vücudum sızlıyordu. Başımı kaldırıp, Turgut’un gözlerine baktım. Alev alev yanan bakışlarla bakıyordu bana Turgut.
– “Biliyor musun yıllardır karımı hep karımı bu şekilde siktirmenin fantezisini kurardım. Ama kabul etmeyeceğini bildiğim için ona söylemeye bir türlü cesaret edememiştim. Eeee kısmet sanaymış….” dedi ona baktım.
– “Sen bir hayvansın beni bilerek sarhoş ettin” diye bağırdım. O zevkle gülümsedi sonrada
– “Kes sesini az önce nasıl bir orospu olduğunu ikimizde gördük şimdi niye tirit yapıyorsun bana… Hadi bakalım şimdi uslu bir orospu ol ve beni son kez boşalt” dedi.
Maalesef dedikleri doğruydu ve yapacak bir şeyim yoktu. Turgut’un isteğine uyarak elimi uzatıp, biraz küçük ama taş gibi sert yarağını okşamaya başladım. İşte o berbat oyunu yeniden oynamaya başlamıştık
– “Neler yaptılar sana öyle…” dedi Turgut.
-“…..” Cevap vermeyince sinirlendi eliyle boğazımı sıkıp
-“Söylesene kaltak ne yaptılar sana” dedi. Nefes alamaz olmuştum güçlükle
– “Siktiler beni sevgilim… Ohhhh siktiler beni…” dedim.
– “Hiç böyle bir şey görmemiştim… Seyrederken uçtum ben… Kim bilir sen neler hissettin…”
– “Ohhhhh çok güzeldi sevgilim… Üç yarağı birden yemek, müthişti… Çıldıracağımı sandım bir ara… Ohhhhh… Amımı da götümü de genişlettiler Kocaman sikleriyle sevgilim…”
-“Göstersene bana… Hadi görmek istiyorum…” Boğazımı bırakmıştı.
Turgut’un sözleri, içimde yeni bir ateşin başlamasına neden oluyordu. Önce doğruldum yatakta. Sonra da ters olarak Turgut’un üstüne çıktım. Dizlerimi yatağa dayayıp öne eğildim. Yüzüm, Turgut’un yarağının hizasındaydı, Kasıklarım ise Onun başının hizasında havada.
– “Müthiş…” dedi Turgut, “Amın da götün de, hala açık duruyor… İçin sperm dolu…”
Onun iki eliyle kalçalarımı okşamaya başlamasıyla ürperdim. İçimden sızan spermleri, Turgut’un yüzüne damladığını hissediyordum. Başım dönmeye başlamıştım yine. Sonra Turgut, iki eliyle kalçalarımı kavrayıp, Beni yüzünün üstüne çekti. Amımın dudaklarını, Turgut’un ağzına yapıştığını hissettiğim anda, müthiş bir zevk duydum. Turgut’un dilinin amımın içine kaydığımı hissettiğim de ise çıldıracak gibi oldum. Defalarca sikilmiş amımı yalıyordu. Karın kaslarım kasıldıkça içimden taşan spermler, Turgut’un ağzına akıyordu.
Sonra götümü de yalamaya başladı Turgut. Öne eğilip, dudaklarımı, Turgut’un yarağının çevresine yapıştırdım ve emmeye başladım. O biraz küçük ama taş gibi sert sik tohumlarını gırtlağına fışkırtmaya başlayana kadar da emdim, emdim, emdim.
Sabah uyandığımda, vücudumun her yeri ağrıyordu. Yaşadığım müthiş geceyi düşününce, bu da normal sayılırdı tabii. Üç Yunanlı, şimdiye kadar hiç sikilmediğim gibi sikmişlerdi Beni. Her yerimden. Amımdan, götümden ve ağzımdan. Hep birlikte. Aynı anda. En sonunda da Turgut, yeni sikilmiş amımı ve götümü yalayıp emmiş, içime dolan spermlerin hepsini temizlemişti. Doğrusu bu da müthiş bir şeydi. Bunu asla beklemiyordum. Üstelik bütün bunlar, olmasını hayal dahi edemeyeceğim şeylerdi
Turgut benden önce kalkmış, duşa girmişti. Kalktığımı duyunca
– “Sonay aşkım uyandın mı ?” diye çağıran sesiyle
Ben de banyoya gittim ve kocaman banyoya yöneldim. Turgut elimden tutarak beni yanına çekti ve duşun altına soktu. Vücudumun her yerini sabunlayarak yıkadı. Böylece dün diliyle temizlediği vücudumdaki sperm artıklarını bu günde banyoda suyla temizlemişti.
Daha sonra, kahvaltıya inmek için hazırlanmak amacıyla aynanın önüne oturduğumda, Turgut arkadan gelip omuzlarımı okşamaya başladım. Sanki gerçek karısıymışım gibi davranıyordu..
– “Daha üç günümüz var bu otelde…” dedi “Biliyorsun değil mi..?”
– “Gitmek isityorum Turgut lütfen bırak beni bak dünden beri ne senin nede benim hayal dahi edemeyeceğimiz şeyleri yapıyoruz. Ben evli bir kadınım lütfen daha fazla zorlama” Konuşmalarımı hiç duymamış gibiydi.
– “Bence bu üç günü müthiş bir biçimde geçirebiliriz bebeğim…”
– “Dün geceki gibi mi..?”
– “Evet… Dün geceki gibi… Hatta daha da müthiş bir biçimde…”
– “Senin de hoşuna gitti değil mi sevgilim..?”
– “Hayır istemiyorum bir an önce gitmek istiyorum ben.”
– “Bundan sonra canın hep bir kaç sik birden ister diye mi korkuyorsun..?”
– “……- “Sustum çünkü ne söylesem anlamıyor sadece yapmak istediklerini söylüyordu.
– “Biliyormusun seni üç Yunanlı’nın arasına sıkışmış, üç deliğinden birden sikilirken seyretmek de çok uçurucu bir şeydi doğrusu… Bu da bende alışkanlık yatı, biliyor musun..?”
– “İğrençsin…”
– “Ama asıl unatamadğım, en sonuydu… Amınla götün öyle bir hale gelmişti ki, anlatamam… Hatırladıkça yarağım kalkıyor…”
– “Ben de yaladımn seni… Yeni sikilmiş amını, götünü yaladım… İçinden taşan spermleri yaladım… Deliklerini emip boşalttım… Ohhhh o da çok güzeldi… Deli oluyorum sandım…”
– “………”
– “Yine istiyorum Yine birileri seni sikip, içini spermleriyle doldursun istiyorum..? Sonra da onları yalamak, yutmak istiyorum
– “Hayır asla olmayacak bir daha böyle bir şey.”
– “Olacak hem de nasıl istiyorsam öyle olacak biliyorsun buna mecbursun…”
– “…”
– “Bak sana söz veriyorum bir daha asla karşına çıkmayacağım bu olanları ikimizde unutacağız ama bu üç günü iyi değerlendirmek dediklerimi yapmak şartı ile bu üç gün bana karım mış gibi davranacak her istediğimi yapacaksın…”
Sesimi çıkarmadım. Bu çaresizliğimin ve olacakları kabul ettiğimin kanıtıydı. Sonra hiç konuşmadan giyinip, kahvaltıya indik. Kahvaltıdan sonra deniz kenarına gittikğimizde de sessizdik Turgut la. Ancak akşam yemeğine gitttiğimizde konuşmaya başladım. Turgut.
– “Biliyor musun, dün gece o Yunanlı’lara, bu adadaki gidilebilecek yerleri sormuştum… Kasaba merkezinde, güzel bir gece kulübü varmış… Adamlardan biri, oranın çok özel bir yer olduğumu söylemişti…”
– “Öyle mi..? Neymiş bu özelliği peki..?”
– “Avlanma sahası olduğunu söylemişti Yunanlı… Yalnız turist kadınlarla ve onları avlamaya çalışan Yunanlı’larla dolu olurmuş her zaman… Adı da ne biliyor musun..? Phallus…”
– ” Oraya mı gidelim diyorsun..?”
– “Değişiklik olur diye düşünüyorum…”
Uzun bir süre, gözgöze bakıştık. Onun beni dinlemeyeceğini biliyordum. Artık üstelememeye anın zevkini çıkarmaya karar verdim. Birlikte kalkıp hazırlanmak üzere odamıza çıktık.
Madem ki, sik avına çıkıyorduk, o halde ona göre giyinmem gerektiğini düşünüyordum S. Bavulumu karıştırıp, her zaman giymeye cesaret edemediğim kırmızı büstiyerimi buldum. Etek kısmı iyice kesilmiş bir atlet fanilaya benziyordu bu. giyip, aynada kendine baktım. O kadar kısaydı ki, memelerimin alt kısımlarını örtemiyordu bile. Kol altı dekoltesi de alabildiğine derindi. Yandan bakıldığımda, memelerimin dış tarafları görünüyordu. Sonra şarap rengi sarma eteğimi buldum bavuldan. Aslında biraz uzunca bir dikdörtgen kumaş parçasından başka bir şey değildi bu. Belime sarılıyor, sonra da, büyük ve süslü bir çengelli iğneyle tutturuluyordu. İki ucu, yalnızca bir karış kadar birbirinin üstüne biniyordu. Deneyimlerimle, otururken dikkat etmezsem, her yerimin görüneceğini biliyordum. Ama bu gece dikkatli olmaya hiç de niyetli değildim. Bir gece önce giydiğim ayakkabılar, bu kıyafet için de uygun göründü gözüme. Son bir kez daha kendime baktım aynada. İki küçücük kumaş parçasının altında çırılçıplaktım. Üstelik bu kolaylıkla anlaşılabiliyordu. O da bunu istiyordu zaten. Hazırdım.
Dönüp Turgut’a baktığımda, Onun da hazırlanmış olduğunu gördüm. Açık mavi bir atlet fanilası ve Beyaz bir şort giymişti Turgut. Çorapsız ayakların da ise, bez ayakkabılar vardı. Birlikte asansöre yürüdük Sonra da Beni aç gözlerle seyreden resepsiyoncunun çağırdığı taksiye binip, yola koyulduk.
İlginç bir şekilde, kapalı bir salondaydı gece kulübü. Doğrusu, bu kadar sıcak bir iklimde bunu beklemiyordum Ama içerisi, mükemmel klima sistemi sayesinde serindi. Müthiş de kalabalıktı bu arada. Kapıdan girdiğimiz anda, ilk dikkatimi çeken içerdeki koku oldu. Tanrım, am kokuyordu ortalık. Adının anlamı “Sik” olan bu gece kulübü, am kokuyordu. Işık da o kadar azdı ki, neredeyse karanlıktı. Bir süre öylece dikildik kapının önünde. Sonra gözlerimiz alıştı. İçerdeki kadınlarını hepsi yabancı turistti. Erkeklerin ise hepsi, genç ve yakışıklı Yunanlı’lar. Salondaki erkek sayısının daha fazla olduğunu da fark etmiştim hemen. Bu hoşuma gitmişti. Böylece, her şey daha kolay yaşanacaktı. Ortada tıklım tıklım dolu küçük bir dans pisti vardı. Ama, insanların her yerde dans ettiğini görebiliyordum. Daha doğrusu, kadınlar ve erkekler, kendilerini yavaş müziğin ritmine kaptırıp, Salonun her yerinde, ayakta sikişiyorlardı sanki. Pistin çevresinde küçük masalar vardı. Dip taraflarda ise göğüs hizama kadar yüksek duvarlarla birbirinden ayrılmış localar.
Kendimize bir yer bulabilmek için yürüdük. Ben öndeydim. Birden biri elimi tuttu. Dönüp baktığımda, genç bir Yunanlı’yla burun buruna geldim. Sonra Beni çekip sarıldı oğlan. Dans etmeye başladık. Daha ilk anda, vücutlarımız birbirine yapışmıştı. Göz ucuyla Turgut’un yürüyüp, bulduğu bir boş locaya girdiğini gördüm. Sonra da kendimi iyice bıraktım oğlanın kollarıma.
Yarağı hemen kalkmıştı Yunanlı’nın. Karnıma batıyordu. İki eliyle birden belimden tutup, iyice kendine çekmişti. Ben de kollarımı oğlanın boynuna doladım. Halinden memnundu. Bir kaç kadeh içki içebilmiş olsam, daha da iyi olacaktı galiba.
– “Yanındaki erkek kim..?” diye sordu birden oğlan.
– “Kocam…”
– “Kocan mı..? Buraya kocası ile gelen birini ilk kez görüyorum…”
– “Benimki başka kocalara benzemez pek… Dolayısıyla da, bir şey fark etmez yani…”
– “Seni sikmek istiyorum…”
– “Oh… Ne kadar da acelecisin…”
– “Sen de çok güzelsin…”
– “Canım içki içmek istiyor… Hadi gel oturalım…”
Sonra Beni bıraktı Turgut’un oturduğu locaya doğru yürümeye başladım. Yunanlı da peşindeydi. Oturduğum anda da, yanıma oturdu hemen. Turgut’un gözleri parlıyordu.
– “Burası, gerçekten de güzelmiş…” dedi bana, “Değişik ve güzel…”
– “Haklısın sevgilim… Bu Yunanlı’nın bana söylediği üçüncü cümle, beni sikmek istediği oldu, biliyor musun..?”
– “Vay ne kadar hızlıymış… Yakışıklı oğlan ama değil mi..?”
– “Evet sevgilim… Doğrusu yakışıklı… Yarağı de kocaman…”
At nalı biçiminde geniş bir sedirde oturuyorduk. Masa da sedirin çizdiği U’nun ortasındaydı. Oturduğumuz yerden dışardakileri göremiyorduk. Dışardakilerin de, özel olarak gelip içeri bakmadıktan sonra bizleri görmelerine olanak yoktu. Locanın duvarları buna izin vermıyordu. Yunanlı elini uzatıp duvardaki bir düğmeye bastı. Aynı anda geriş yerindeki kırmızı bir lamba yanıp sönmeye başladı. Biraz sonra da garson geldi yanımıza. Turgut Yunanlı’ya da danışıp, üçü içinde duble viski ısmarladı. Demek ki böyle hoş bir sistem kurmuşlardı burada. Kalabalığın içinde, insanın kendini alabildığınce e özgür hissedebileceği yerler, bağımsız odacıklar oluşturmuşlardı.
Garson içkileri getirince, Hemen ikincisini ısmarlayıp, bardağımı kafama diktim. Bu gece kulübünün özelliklerini değerlendirebilmek için, biraz kafamım iyi olmazı gerektiğini biliyordum. İkinci içkim geldiğinde, birinciyi bitirmiştim bile. Ondan da bir yudum alırken, Yunanlı elimi tutup Beni yeniden dansa kaldırdı.
Piste kadar gitmemiştik. Loca’nın hemen önünde ona sımsıkı sarılıp, Kocaman yarağını yeniden karnıma dayamıştım Yunanlı. Yavaş müziğin ritmine kapılıp, hafif hafif sallanmaya başladı. Bu sefer Belime sarılmak yerine, kalçalarımı avuçlamıştı oğlan. Ben de kollarımı Onun boynuna dolamış, memelerimi göğsüne yapıştırmıştım. Birden kafaya diktiğim viski, damarlarım da dolaşmaya başlamıştı bile. Bu gece, müthiş şeyler yaşayacağımdan emindim artık. Yunanlı’nın elleri, kalçalarımı, mıncık mıncık yoğuruyor. Eteğimin iyice sıyrıldığını ve arkadan bakanların çıplak kıçımı görebileceklerini fark ediyor, iyice heyecanlanıyordum.
– “Götün çok güzel…” dedi birden Yunanlı.
Elleri şimdi çıplak tenime değiyordu. Onun parmaklarından birinin kalçalarımın arasına gıdığını hissettim. Bir anda götümün küçük deliğini buluvermişti oğlan. Tüm vücudum titredi bu temasla. Biraz daha devam ederse, orgazm olacaktım nerdeyse.
– “Götümü verir misin bana..?” diye devam ettim Yunanlı, “Götünü siktirir misin bana..?”
Bu soruya yanıtım, kalçalarımı biraz arkaya itmek ve götümün deliğini, hafif hafif okşamakta olan parmağın üstüne bastırmak oldu yalnızca. Yeterince açık bir cevaptı bu. O anda birden yanımız da bir başka Yunanlı bitiverdi. Yunanca’nın o hızlı ritmiyle, bir şeyler konuşmaya başladılar. Başımı çevirip yeni gelene baktım. Bu da çok yakışıklı biriydi doğrusu. Göz göze geldiğimizde, bayğın bayğın gülümsedim ona. Sonra müthiş bir şey oldu ve ikinci Yunanlı, bir anda bana arkadan sarılıverdi. Şimdi üçümüz birlikte dans ediyorduk. İkinci bir yarağın kıçıma dayandığını hissediyordum. Ayakta sandviç yapıyorlardı Beni. Yine bacaklarım titriyordu.
Artık biraz oturmak istiyordum. Üçümüz birlikte locaya döndük. Otururken, ustaca bir manevra ile, Beni aralarına aldılar iki Yunanlı. İlk oğlan, Turgut ile benim aramda kalmıştı. Viski bardağına uzanıp, Kocaman bir yudum aldım. En dışta oturan yeni Yunanlı, bu arada bacaklarımı okşamaya başlamıştı bile. Bir taraftan da Turgut’la konuşmaya girişmişti. Arkadaşından daha konuşkan olduğu kesindi.
Birden, yandaki locadan gelen müthiş bir inleme dikkatimi çekti. Bir kadın sesiydi bu. Sonra bir daha ve bir daha geldi o inanılmaz tahrik edici inleme sesi. Meraklanmıştım. Ayağa kalkıp, dizlerimi sedire dayadım ve duvarın üstünden yan tarafa baktım. İlk gözüme çarpan, sürekli yukarı aşağı hareket eden çıplak ve bembeyaz kalçalar oldu. Sonra onların arasında bir görünüp bir kaybolan, Kocaman ve kapkara yarağı fark ettim. Sarışın bir turist kadın, bir Yunanlı’nın kucağındaydı. Tanrım, oracıkta sikişiyorlardı. Bir anda, alabildiğine tahrik olduğumu hissettim. Gözlerimi ayıramıyordum önümdeki manzaradan.
– “Ne oluyor..?” diye sordu Turgut bu arada.
– “Ahhh galiba sikişiyorlar… Adamın Kocaman yarağının üstüne oturmuş kadın… Sikişiyorlar…”
Doğrusu bu kadarını beklemiyordum. Bu gece kulübünde işlerin el peşrevlerimden öteye gitmeyeceğine inanmıştım nedense. Ama şimdi yanılmış olduğumu görebiliyordum. Başımı çevirip, iki yanımda oturmakta olan Yunanlı’lara baktım. İkisinin de gözleri, kalçalarıma dikiliydi. O zaman, sedirin üstüne böyle dizlerimi dayayıp durduğumda, adamların gözlerimin önüne ne kadar müthiş bir manzara sergilemiş olduğumu fark ettim. Hemen peşinden de, sonradan gelen oğlanın elini, yine bacaklarımın arasında hissederek titredim. Elimde olmadan araladı bacaklarım. Yunanlı’nın eli hızla yukarı çıktı ve parmaklarından biri amımı buluverdi. Ağzımdan küçük bir inleme kaçarken, dönüp Turgut’a baktım. Büyülenmiş gibi, olup biteni seyrediyordu Turgut. Sonra bakışlarımı yeniden yan locadaki sikişe çevirdim.
Şimdi kadın, daha hızlı oturup kalkıyordu adamın kucağına. Onun orgazm olmak üzere olduğunu anladım. Tüm gücümle kendimi sıkıyor, kendimin orgazmını engellemeye çalışıyordum. Kadının vücudunun titremekte olduğunu gördüm. Peşinden de, müthiş bir inlemeyle yığıldı erkeğin kucağına kadın. Yeniden viski bardağını saldırdım sonra da. Arkama yaslanıp Turgut’a baktım.
Turgut’un sesi bile çıkmıyordum., Onun yüzünün şehvetle kasılmış olduğunu görebiliyordum. Az önce, yanımdaki Yunanlı’nın elinin bacaklarımın arasına girip amıma gittiğini, mutlaka görmüş ve bundan etkilenmişti belli ki.
– “Hoşuna gitti değil mi..?” diye sordum “Söyle bana, hoşuna gitti değil mi, adamın parmağını amıma sokup beni zevkten mahvetmesi..?”
– “Belli olmuyor mu..?”
– “Biliyor musun sevgilim..? Daha yeni başlıyor her şey… Bu Yunanlı’lar beni sikecekler… Burada sikecekler… Senin yanımda sikecekler beni… Hem de senin yanında sikecekler, sana göstere göstere… Senin de boynuzların uzayacak”
Sonra sırtımı yaslayıp, iki yanımdaki Yunanlı’lara baktım. İlki, daha konuşmaya başlar başlamaz Beni sikmek istediğini söylecek kadar hızlıydı gerçi ama, sonradan katılan, daha da hızlı çıkmıştı. Yine eli bacaklarındaydı. Elbette ki ona güçlük çıkarmayı düşünmüyordum. Dizlerimi iyice aralamış, Yunanlı’nın okşayan eline özgürlük tanımıştım. Eteğim iyice sıyrılmıştı artık. Kendim bile amımı görebiliyordum böyle otururken. Sonra öbür Yunanlı’nın elini de bacaklarım da hissettim.
Turgut, garsonu çağıran düğmeye bir kere daha basmış ve içkileri tazelemişti bu arada. Elimde viski bardaklarını dizdiği tepsiyle içeri gelen garson da bayağı yakışıklıydı doğrusu. Bardakları masanın üstüne korken, biran gözlerimin içine baktı. Sonra da bakışlarını aşağıya, bacaklarıma çevirdi. İki taraftan iki el, bacaklarımın iç taraflarını okşuyordu şimdi. Onun da yarağını kaldırdığımı görebiliyordum. İşte bu çok hoştu doğrusu. Oğlanın gözlerinin içine baka baka, iki elimi birden, iki yanımdaki Yunanlı’larını skilerine götürüp okşamaya başladım. Ama daha fazla kalmadı garson locada. Yapılacak çok işi olmalıydı.
Ne var ki, Yunanlı’ların siklerini okşamaya başlamakla, dönüşü olmayan bir yola da girmiş oluyordum. Adamlar giderek azgınlaşıyordu artık. İki parmak birden amımın dudakların da dolaşmaya, zaman zaman içime girip çıkmaya başlamıştı şimdi., içimdeki sikilme isteğimin giderek büyüdügünü, adeta engellenemez bir hale geldiğini hissediyordum. İkisinin de sikleri Kocamandı Yunanlı’ların. Bu, başımın dönmesine neden oluyordu. Aceleci parmaklarımla ikisinin de fermuarlarını indirmeye koyuldum. Sonra ellerimi içeri uzatıp, aklımı başımdan alan sikleri dışarı çıkardım. İki elim de doluydu şimdi. Kocaman, kapkara, kalın ve ateş gibi yanan siklerle doluydum. Sol tarafımda oturan şimdi elini bacaklarımın arasından çekmiş ve arakadan getirip kalçalarımın altıma sokmuştu. Biraz önce amımın dudaklarını okşayan, hafif hafif içine girip çıkan parmak, şimdi götümü bulmuştu bile. Alabildiğine hassas küçük deliğimin, inanılmaz bir açlıkla açıldığını ve Yunanlı’nın parmağını adeta içine çektiğini hissediyordum. Kalçalarım, kontrol dışı hareketlerle çalkalanmaya başlamıştı. Öbür Yunanlı da, şimdi parmağını amıma küçük bir sik gibi sokup çıkarmaya başlamıştı. Başımı kaldırıp Turgut ile göz göze geldim .
– “Ahhhh sevgilim…” diye inledim sonra da, – “Parmaklarıyla sikiyorlar beni… Biri amımı, öbürü götümü sikiyor parmaklarıyla… Ohhhh çok güzel sevgilim… Utanmaz bunlar… Burada sikecekler beni… Ohhhh burada sikecekler sevgilim… Senin yanında… Ahhhh senin yanında… Ahhhhh Turgut’un yanımda sikecekler beni… Ohhhh çok güzel… Ohhhhh… Karını sikecekler… Ohhhh çok güzel…”
Turgut’un gözleri sabitleşmiş gibiydi., Onun yanaklarının iyice kızarmış olduğunu görebiliyordum. Şortunun önü kabarmıştı. Ellerimdeki sikleri bırakmadan, sağ tarafımdaki Yunanlı’nın üstünden öne eğildim ve dudaklarımı Turgut’a uzattım. Öpüşmeye başladık. İki tane hiç tanımadığım, isimlerini bile bilmediğim Yunanlı, aynı anda amınla götümü parmaklarıyla sikerken, Turgut ile öpüşüyordum. Kafam zevkten patlayacak gibi olmuştu. Turgut’un dilini yakalayıp emmeye başladım. Aynı anda da orgazm olmaya başladım birden. Vücudum titriyor, sarsılıyordum.
Daha kendime tam gelemeden, sol tarafımdaki Yunanlı’nın Beni kalçalarımdan kavrayıp, kucağına çektiğini fark ettim. Sonra, artık elimden kurtulmuş olan o koskocaman yarağın başını, götümün deliğinde hissediverdim. Yavaş yavaş giriyordu Yunanlı’nın yarağı. Götüm iyice açılıyor ve hepsini birden içine alabilmek için çırpınıyordu sanki. Sonra Beni Belimden tutup, iyice kucağına çekti Yunanlı. Kendimi bıraktım ve adamın taşaklarının kalçalarımın altında ezildiğini hissettim. Dibine kadar sokmuştu Yunanlı.
Zevkten kısılmış gözlerle, olup bitenleri büyülenmiş gibi seyreden Turgut’a baktım yeniden. Sonra da, sağ eliyle yarağını hala sıkı sıkı tutmakta olduğum ikinci Yunanlı’nın ayağa kalktığını fark ettim. Gelip tam önünde durdu adam. Ellerini uzatıp eteğimi iyice sıyırdı. Doğrudan doğruya amıma bakıyordu. Ben ise gözlerimi Onun Kocaman yarağınden alamıyordum bir türlü. Bir yay gibi yukarı kıvrık, inanılmaz büyük, inanılmaz kalın, kapkara ve kıllıydı. Göz ucuyla Turgut’un da büyülenmiş gibi aynı yere baktığını fark ederek, büsbütün heyecanlandım. Sonra vücudumun üst kısmımı geriye verip, kucağında oturduğum Yunanlı’nın göğsüne iyice yasladım ve bacaklarımı havaya kaldırıp, kendimi önümdeki Yunanlı’ya iyice açtım. Bundan daha açık bir davet olamazdı herhalde. Adam da, daha fazlasını beklemedi zaten. Bir eliyle tuttuğu yarağının başını getirip, amımın susamış bir ağız gibi açık duran dudaklarının arasına sokuşunu izledim. İnanılmaz bir hısrla soktu Yunanlı. O Kocaman yarağı, bir anda, dibine kadar gömüldü amıma. Bu da, ağzımdan çığlığa benzeyen bir inleme çıkmasına sebeb oldu. Sikiliyordum. Aynı anda hem amımdan, hem de götümden. Kocaman Yunanlı sikleri, içime girip çıkıyor, Beni zevkten delirme noktasına getiriyordu. Başımı çevirip tekrar Turgut’a baktım. Bir zevk maskesine dönüşmüştü Turgut’un yüzü.
– “Ohhhhh sevgilim…” diye inledim, – “Sikiyorlar beni… Ohhhh sikiyorlar beni… Ahhhh seyret n’olursun… Seyret… Karını sikiyorlar… Ohhhhh hem amımı, hem götümü sikiyorlar sevgilim bilsen ne kadar büyük bir zevk bu… Ohhhh bir bilebilsen… Karnının için sik dolu sevgilim…”
Öylesine büyük bir zevk alıyordum ki, neredeyse her yanım uyuşmuş zevkten başka bir şey düşünemez hale gelmiştim. İki tanımadığım Yunanlı’nın arasına sıkışmış, kıvrana kıvrana, çırpına çırpına sikiliyordum. Hem de Turgut’un gözleri önünde ve kalabalık bir gece kulübünün içinde. Peş peşe orgazm olmaya gelmeye başlamıştım artık. Sonra, yarı aralık gözlerle Turgut’un garsonu çağıran düğmeye bastığını görüp, daha da heyecanlandım. Kısa bir süre sonra da, garson geldi locaya. Bir an öylece durup, müthiş bir tempoyla sikişmekte olan üçlüyü seyretti. Elimdeki tepside, dört bardak viski vardı. Anlaşılan, bu sefer sipariş almadan, yalnızca tahmin ederek getirmişti içkileri. Bardakları masaya korken, Onun pantolonunun önünde meydana gelen müthiş kabarıklıktan gözlerimi alamaz olmuştum. Birden elimi uzatıp, bir pençe gibi kavradım garsonun yarağını. Onu da istiyordum. Amıma ve götüme girip çıkmakta olan sikler yetmemiş gibi, onu da istiyordum. İçinden gelen bir ses, Turgut’un garsonu çağırmasının nedeninin bu olduğumu söylüyordu zaten. Anlaşılan, garson da iyice tahrik olmuştu gözlerinin önündeki manzaradan. Fazla üzmedi beni. Hızla fermuarını indirip, dışarı çıkardı yarağını. Birden iyice heyecanlandım. Ağzımın sulandığını hissediyordum. İçime girip çıkmakta olan siklerin ikisinden de daha büyüktü garsonun yarağı. Gerçekten inanılmaz bir şeydi bu. Yeniden elimi uzatıp, sımsıkı kavradım bu muhteşem erkeklik abidesini. Sonra da çekmeye başladım. Ağzı açılmıştı bile. Garson, hızla sol tarafıma geçti ve divanın üstüne çıkıp, iyice sokuldu bana. Ağzımı daha da açıp bekledim.
Sonra garson, o inanılmaz büyüklükteki yarağını, ağzıma sokuverdi bir anda. Tıpkı bir ama sokar gibi. Hemen aynı anda da kalçaları hareketlendi. Artık ağzından da sikiliyordum. Garson yarağını, ağzıma sokup çıkarıyor, beni kelimenin tam anlamıyla ağzımdan sikiyordu.
Artık dünyadan tümüyle kopmuştu Ağzım. Sanki yalnızca üç noktası olan bir evrene hapsolmuş gibiydi. Amım, götüm ve ağzımdı bu noktalar. Birbirinden büyük sikler, bu üç noktadan o evrene girip çıkıyor, beni zevkten delirtiyorlardı.. Gözüm de şimşekler çakıyordu. Birden ağzımın içine dolan yakıcı sıvıyı hissederek, hırsla emmeye başladım. İlk fışkıran garson olmuştu. Tohumlarını gırtlağımın en dibine fışkırtıyor, ben de büyük bir istek ve iştahla, hepsini yutuyordum. Sonra götümdeki sik fışkırtmaya başladı tohumlarını. Karnımın içi sanki ateşle dolmuş gibi olmuştu. Hemen peşinden de, amını sikmekte olan Yunanlı’nın spermleri geliverdi. Ağzıma, dev bir elin beni tutup boşluğa fırlattığı hissine kapılarak, kendimden geçtim.
Yeniden kendime geldiğinde, divanın üstünde oturuyordum. Turgut yanıma gelmiş, bana sarılmıştı. Locada ikimizden başka kimse kalmamıştı. Biraz önce aynı anda amından ve götünden siken iki Yunanlı gitmişlerdi.
– “Ahhhh…” diye inledim yorğun bir sesle, – “Siktiler beni kocacığım… Ohhh siktiler beni…”
Turgut, derin derin soluk alıyordu. Şortunun önünde büyük bir kabarıklık meydana gelmişti. Başını çevirip, garsonun spermleriyle ıslanmış dudaklarımı onun ağzına verdin. Bir anda, çılgın gibi öpüşmeye başladık. Turgut’un çılgınlık derecesinde tahrik olduğunu görebiliyordum. Bu da, inanılmaz bir biçimde başımın dönmesine neden oluyordu yalnızca. Kendini bırakıp, Turgut’un, ağzımın içinde kalan tüm spermleri yalayıp yutmasına izin verdim.
Sonra ayrıldık. Elimi uzatıp, garsonu çağıran düğmeye bastım. Canım bir içki daha istiyordu şu anda. Ama, az önce yarağını ağzıma sokup bellerini gırtlağıma fışkırtan garson içeri girdiğinde, tek istediğimin bu olmadığını anladım. Aklım, Garsonun kocaman’un yarağında kalmıştı.
– “Bence bu sefer üç viski getir…” dedim garsona, – “Sonra sen de biraz bizimle oturup, birini iç… Ne dersin..?”
– “Viski getireyim… Ama ben oturamam burada… Yasak bu…”
– “Ama biraz önce…”- “Biraz önce yaptığım daha da yasak aslında… Ama dayanamadım işte… Çok güzelsin… Üstelik içeri girdiğimdeki manzara da, çok tahrik ediciydi…”
– “Ama doymadım ben… Bir daha istiyorum…”
– “Burada imkansız… Aslında ben de sana doymadım ama, söyledim ya imkansız…”
– “Ahhh bu çok fena…”
– “Bence de… Ama eğer istersen, işim bittikten sonra birlikte olabiliriz… Bir saatim kaldı zaten…”
– “Bak bu iyi işte… Peki nereye götüreceksin bizi..?”
– “Evime… Buraya çok yakın… Üç arkadaş, birlikte ev tuttuk…”
– “Ahhh bu daha da hoşuma gitti işte…”
– “Tamam o zaman… Çıkarken haber veririm size… Yanındaki erkek de gelecek mi..?”
– “Ohhh tabii… kocam o benim… Hem, o da bayılıyor böyle şeylere…”
– “Benim için fark etmez…”
– “Peki arkadaşların nasıl..?” diye sordum bir elimi uzatıp garsonun yarağını pantolonunun üstünden tutarken,
– “Yakışıklı ve büyükler mi onlar da..?”
– “Büyük seviyorsun galiba…”
– “Ohhh bayılıyorum hem de…”
– “Peki kocanınki de büyük mü bari..?”
– “Hayır… Onunki küçücük…”
– “İşe yarıyor mu bari..?”
– “Eğer yarağından söz ediyorsan, daha büyüğü olmadığı zaman işe yarıyor tabii… Eğer kendisinden söz ediyorsan, bir boka yaramayan Adi herifin teki..?”
– “Tahmin ediyorum…”
– “Bu iyi işte…”
– “Tamam o zaman… Ben işime bakıyorum şimdi…”
Sonra locadan çıkıp gitti garson. Arkama dönüp Turgut’a baktım. Gözleri parlıyordu Turgut’un. Olup bitenin onu inanılmaz bir biçimde heyecanlandırdığı belliydi. Aslında kendimin de inanılmaz bir biçimde tahrik olduğumu ferk ediyordum. Gerçekten de sıradışı bir durumdu yaşadıklarım. İki gündür, hiç tanımadığım veya çok az tanıdığım erkekle bazılarıyla zorla bazıları ile gönüllü olarak ona yakın erkekle yatmış onlarla aklıma hayalime gelmeyen porsiyonlarda sevişmiştim Yunanlılar, beni Turgut’un yanında sikmişlerdi. Hem de ne biçim sikmişlerdi. Şimdiye kadar hiç sikilmediğim gibi. Amım, götüm ve ağzmı, aynı anda Yunanlı sikleriyle dolmuştu. Turgut da, bütün bunları, hemen yanı başımdan seyredip, uçmuştu adeta.
Bütün bunlar yetmiyormuş gibi, az önce garsonla yaptığım konuşmadaki, onu aşağılayan sözler de tahrik etmişti Turgut’u.
– “Hayatından memnun musun İstediğin oldu mu..?” diye sordum Turgut’a.
– “Memnun olduğumu biliyorsun… Ya sen..?”
– “……..” Cevap vermedim. Onun yerine locadan çıkıp bara doğru giderek bir taburenin üzerine çöktüm ve pistfe dans edenleri izlemeye başladım. Turgut’da peşimden gelmişti.

bursa escort
istanbul escort
Scroll To Top
kayseri escort bayan escort bayan escort bursa bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort escort bayan antep escort bahis siteleri canlı bahis canlı bahis canlı bahis bahis siteleri bahis siteleri sakarya escort adapazarı escort sakarya escort bayan kırıkkale escort