elzem.biz

NASIL BİR KÖLE OLUNMALI..

NASIL BİR KÖLE OLUNMALI..
Efendim’e;

Ben nasıl bir köleyim? Yazının konusu bu olmalı. Bugün büyük bir hata yaptım gene Efendim’i yanlış yazdım.Bu da cezam ama aslında henüz fikren çok hazır olduğum birşeye fiziken alışmam için de bir fırsat. Ama bunu Efendim biliyordur zaten.

Ben esk**en iyi bir köleydim. Ama uzun süredir bunu fiili olarak yapmadım şimdi değişik geliyor. Ama tabii ki duygusal olarak hala ihtiyacım aynı. Efendim’e itaat etmek kayıtsız şartsız beni huzura kavuşturacak bundan eminim.

Ben gene iyi bir köle olacağım. Efendimin emri altında bunu tekrar başarabileceğimi biliyorum. Ona hizmet ederek onu haketmeliyim. Bana dokunmaması en büyük ceza olur.
Şu anda iyi bir köle olamadığımı biliyorum tek istediği uzaktan düzgün davranmak onu bile beceremedim. Telefonu uygunsuz bir şekilde kapattım, Efendim’i bile düzgün yazamadım. Ben Efendim’in yerinde olsam şimdiye kadar beni çok feci cezalandırırdım. Ama Efendim bu cezayı verdiğine göre bir bildiği vardır.

Köle olmanın bana nasıl bir fayda getirdiğini çok düşündüm. Efendim’e gücü devretmek çok özel bir duygu. Ve bu gücü iyi yöneteceğini bilmek ayrıca rahatlatıcı. Benim iyi bi köle olacağıma inanması özellikle önemli. Aslında çok basit sonsuz itaat. Gerisi önemli değil.

Her istediğini istisnasız yapmak…
Masaj, yemek servisi, seks, her türlüsü hem de, her pozisyonda, her yerde, onun istediği şekilde giyinmek, istediği gibi oturup kalkmak, istediğiği gibi davranmak, istediği gibi konuşmak…

EN ÖNEMLİSİ de onun zevki, memnuniyeti tabii ki. Ben onun zevk kölesiyim. Beni istediği gibi kullanır. Ben ona aitim. Memelerim, amım, götüm, kıçım, kollarım, bacaklarım, ağzım hepsi ona ait. Her istediğini yapmakla yükümlüyüm.Her dileği benim için emirdir. Yapmazsam da iyi köle olamazsam onsuzluk en büyük ceza oalcaktır.

Her iyi köle gibi limitlerimi zorlamalıyım. Bunları da geliştirmeme yardım edecektir Efendim. Bunlar için eğitecek ve tam istediği gibi bir köle oalcağım. Köpeği, orospusu, götvereni olacağım. Ben gözdesi olmalıyım. Gözdesi olmak için de elimden geleni yapmalıyım.

Onu ağırladığımda en iyisi olmalı, tadı damağında kalmalı, hizmetimi ve bir sonraki seferi özlemeli. Benim hizmetim diğer kölelerden iyi olmalı. Efendimin ihtiyaçlarını o söylemeden anlmalıyım. Ve yerine getirmeliyim. Bu sadece seks de değil diğer hizmetlerimi de aklından çıkarmamalı.

Aslında onun köpeğiyim ben yanında daima. Bana değer vermesi için haketmeliyim, iyi hizmetimle.

Ona nasıl iyi hizmet edebilirim diye bu aralar çok kafa yoruyorum. Bir sürü oyun bir sürü hizmet aklıma geldi. Ama aslında sadece ona tabii olmak yeterli ama gene de ona farklı oyunlar sunmak istiyorum. Herkesten daha fazla zevk alsın benden?

Bir yandan da başka bir köleyle beni yanyana sikse ona ikimiz birlitke hizmet etsek? Ben onu da hazırlasam ona? Ne der acaba? Bunu sevecektir mutlaka, çok zevk verebileceğimize eminim Efendim’e. İki kişinin onu emmesi, ve önünde domalması o istediğimize sokup çıkaracak muhteşem sikini. Daha aklıma bin türlü şey geliyor seveceğine ve memnun olacağına da emin olduğum. Ama tabii onun istekleri çok daha önemli. Herşeyden önemlisi onun sitediği gibi kusursu olmalıyım yoksa sünde söylediği gibi daha sıkı bir eğitime ihtiyaç duyulacak. Bu da onun uğraşması demek, efendimin rahatını bozacak. Ona iyi bir köle olduğumu söylemiştim, hayal kırıklığı olmamalı.

Yarın akşam Efendim’e hizmet edeceğim. Yarını iple çekiyorum.
Yarın odasına girip yer diz çöküp beni kullanması için yalvaracağım.

Saygılarımla….
Efendim’e….

KIZIM HAMİLE-1

KIZIM HAMİLE-1
Ortağım iş bağlantıları yapmak üzere Fransa’ya gidiyordu. Onu Yeşilköy’de uçağa bindirdim ve otoparka doğru yürürken telefonum çaldı. Kızım arıyordu birden rahatsızlanmış ve komşusu onu hastahaneye götürüyormuş hemen gel dedi. Arabaya nasıl bindim nasıl gazladım anlatamam. Kızım 29 yaşında ve 8 yıllık evli. Bir yiyecek fabrikasında gıda mühendisi. Okulu bititir bitirmez işe girdi ve hemen evlendi. Geçen 8 yılda annesi ve ben torun istedikçe kariyer dedi, gezeceğiz dedi. 7 ay önce hamileyim dediğinde dünyalar bizim olmuştu. 3-4 gündür annesiyle olan telefonlaşmalarında son ayların sıkıntılı geçeceğinden bahsetmişti. Şimdi hastahaneye gidiyorum lafını duyunca dünyam karardı. Neyse tüm trafik kurallarını çiğneyerek ve peşime trafik polisini takarak hastahaneye ulaştım. Arabadan inerken trafik polisi yanımda bitti. Ehliyetimi uzatırken kızımın rahatsız olduğunu ceza falan yazacaksa yazıp ehliyetle birlikte koltuğun altına bırakmasını söyleyip hastahaneye daldım.Neyse önemli bir şey değilmiş. 7.ayda tüm kadınlar erken doğum stresinden rahatsız olurlarmış. Kızımı getiren komşusuna çok teşekkür ettim ve gidebileceğini söyledim. Doktorla konuştum. Kızımın birşeyini olmadığını biraz moralsiz gördüğünü söyledi. Ne zaman isterseniz kızınızı çıkarabilirsiniz dedi. Kızımın yanına gittim ve sordum Erkan nerde neden onu çağırmadın dedim. Erkan 2 gün önce fabrikanın işleri için Bulgaristan’a gittiğini söyleyince daha çok kızdım. Eh be kızım insan bi telefon edip Erkan yurt dışına gidiyor biriniz yanıma gelin demez mi dedim. Sizi telaşlandırmak istemedim dedi. Karıma telefon edip akşam kızımda kalacağımı söyledim. Son zamanlarda Filiz’le araları limoni olduğundan ben gelip kalayım demedi. Kızım giyindi ve çantasını alıp hastahaneden ayrıldık. Trafik polisi ehliyetimi koltuğun altına bırakırken yanına bir not bırakmış. Benimde kızım var seni anlıyorum demiş.Yolda günlük olaylardan evlilikten falan bahsettik. Hayatından memnun olup olmadığını sordum. İşinden çok memnun olduğunu söyledi. Evlilikten pek bahsetmek istemiyor gibi geldi bana. Bende üstelemedim. Eve gelince biraz dinlenmek istediğini söyledi. Odasına kadar yardım ettim. Baba üstümü değiştirmeme yardımcı olurmusun dedi. Elbette bitanem dedim. Dolaptan giymek istediği geceliğini çıkarttı. Üstündeki elbisenin askılarını indirdi. Elbise omuzlarından ve göğüslerinden geçip 7 aylık karnına takılıp kaldı. Ortaya çıkan göğüslerine bakmadan elbiseyi karnından geçirttim ve yere düşürdüm. Eğilip alırken gözlerim bir an karnının altında duran minicik külotuna takıldı. Bir şey örtmekten çok uzak giymiş olmak için giyilen cinsten birşeydi. Birden elleriyle karnını tutarak bak baba tekmeliyor kulağını daya dedi ve başımı tutarak tekmenin olduğu yere yasladı. Torunumun attığı tekmeler kulağımda patlıyordu sanki. Bu arada farkında olmadan daha iyi yaslanabilmek için ellerimle kızımın kalçalarından tutmuş kulağıma doğru bastırıyordum. Birden ne yaptığımın farkına varıp ellerimi çektim ve yerdeki elbbiseyi alıp doğruldum ve geceliğini başından geçirip giyinmesine yardım ettim. Kızım yatağa uzandıktan sonra yanağına bir öpücük konurup ben salondayım dedim ve kapısını kapatıp salona çıktım. Televizyonu açıp karşısına geçtim. Ama ne seyrettiğimiz farkında bile değildim. Aklım kızımı giydirirken gördüklerime kayıyordu. Harika bacaklar, büyümeye başlayan kahverengi halkalı dik göğüsler ve külotun altından belli olan bir kaymak tabağı. Görüntüler her aklıma geldiğinde sertleşiyor ve birden yaptığımın rezilliğii düşünüp kendimden utanıyordum. O benim 7 aylık hamile biricik kızımdı. Benden sakınmamış benden yardım istemişti. Ya ben ne yapıyordum gördüklerim karşında tahrik olmuş utanmadan hayal kuruyordum. Saat 14 e doğru içeriden kızımın sesini duydum, yanına gittim. Baba ben acıktım dedi. Evde yiyecek bir şeyler yokmuş. Telefon edip pizza getirtelim dedi. Olur dedim ve pizzacıya telefon ederek siparişlerimizi verdik. Karyolaya yanına oturdum sohbete başladık. Sabah evlilik nasıl gidiyor dedim hiç sesini çıkartmadın. Yoksa bir sorun mu var dedim. Ya boşver baba önemli bir şey değil her evlilikte olan ufak tefek şeyler dedi. Anlatmak istemediğini anlayınca ısrar etmedim. Nasılsa öğrenirim dedim kendi kendime. Pizzalarınmızı yedikten sonra salona geçtim ve dizüstü bilgisayarımı açıp iş yerine bağlandım. Sekreterime durumu anlattım ve gelemeyeceğimi söyledim. Acil bir işte olmadığından rahat olabileceğimi söyleyince bende internette chat yapayım bari dedim. İcq yu açtığımda kızımında hatta olduğunu gördüm şaşırdım ben onu uyuyor sanıyordum. Sessizce odasına gidip baktığımda masa başında bilgisayarda bişeyler yazdığını gördüm. Geri dönüp bilgisayarın başına oturdum ve kızımla beni bilmeden chat yapmanın yollarını aramaya başladım. Kendime yeni bir nick alarak icq ya tekrar girdim. Bu aldığım nick e göre 42 yaşında b|3-4 dakika cevap bekledim. Tam ümidimi kesmek üzere iken cevap geldi. -Merhaba. -Cevaptan ümidimi kesmek üzere idim. Tekrar merhaba. Neden bu kadar geç cevap verdiniz. -Nickiniz çok hoşuma gitti. Epey bir müddet güldüm. Sonra kendi kendime sordum, bu nick nedir diye. Gerçekten hamile olsa nette ne işi var dedim. Ama merakımı yenemeyerek cevap verdim. Sahi bu nickin anlamı nedir. -Ben gerçekten hamileyim. 5 aylık. Evde tek başıma sıkılınca nete girip zaman geçireyim hemde daha önceden çocuk sahibi olmuş bayanlar varsa onlardan akıl alayım dedim. -Peki bana neden yazdınız? -Bir nedeni yok. Neti açtığımda 25 yaş üzeri 18 bayan hattaydı hepsine yazdım. Tek sizden yanıt geldi. Peki bana söylermisiniz. Çocuğunuz var mı? -Yok. Ama bana güleceksiniz ben 7 aylık hamileyim ve sıkıntıdan nete girmiştim. -İnanmıyorummmmmmmmmmmm. -Gerçekten hamileyim. Adım Filiz 8 yıllık evliyim işti koşuşturmaydı derken anca vakit bulabildim çocuğa. Peki siz? -Ben 4 yıllık evliyim. Bizim olmuyordu. Tedavi ile anca şimdi halledebildik. -Peki eşiniz nerde neden canınız sıkılıyor. -Can sıkıntım bu akşama mahsus değil. Hamile kaldığımdan beri böyleyim. Hamile kaldığımdan beri eşim eve daha seyrek gelmeye geceleri gelmemeye başladı. Hamileliğimin 3.ayında beni aldattığını öğrendim. -Üzüldüm. Peki öğrenince ne yaptın. -Günlerce üzüntüden deliye döndüm. İntikam almak için yeminler ettim. Ama nasıl intikam alabilirdim bilmiyordum. Çünkü küçük bir ilde yaşıyoruz ve eşim tanınmış bir ailenin oğlu. Birisi ile onu aldatmaya kalksam hemen öğrenilir ve adım kötüye çıkar. -Hemen aldatmayı mı düşündün. Konuşup evine döndürmeye çalışmadın mı. -Elbette çalıştım. İnkar etti ve sen çocuğumuzu doğurmaya eski şeklini kazanmaya bak gerisine karışma dedi. -Ne demekmiş o ya. -Yani karnım büyüdükçe beyimizin hoşuna gitmemeye başlamışım. Tabi bu beni daha çok sinirlenirdi. Ve mutlaka aldatacağım dedim. -Hay allah beni güldürdün. Yapabildin mi bari. -Elbette çok uğraştım ama yaptım ve yapmaya devam ediyorum. Ve doğumdan sonrada devam edeceğim. -Yani eşinden korkmayacak ve seninle olduğunu ortalığa yaymayacak bir erkek mi buldun. -Evet. Çok güvenilir birisini buldum. Benim için hayatını çekinmeden verecek. Benim mutluluğum için her şeyi yapacak biri. -Ah ah nerde öyle erkekler. Herkesin karşısına çıkmaz ki -İnsan bakmayı bilirse çıkar merak etme. Ya lafı uzattık. Sen madem 7 aylık hamilesin senin ne işin var nette. -Benim k**e senin kine benzer bir hikaye. Eşin sağlık düşkünü çıktı hemde hastalık derecesinde. Amerikada bir makalede okumuş. Ayda bir yapılan seks vücudu yıpratmadığından ömrü uzatıyormuş. 8 yıllık evliliğimiz süresince sadece ayda bir kere seks yaptık. Kariyer yapmak ve gezip dünyayı tanımak istediğimizden korundum. Çocuk yapmaya karar verdik ve korunmayı bıraktım. -Hayırlısı olsun sağlıkla doğur ve büyüt işallah. -Sağol sende. Bizim ayda bir sekslerde kesildi hamile kalınca kadın için zararlıymış. Ne dedimse anlatamadım. Beyimiz nuh diyor peygamber demiyor. Artık canıma tak etmeye başladı ama ne yapacağımı bilemiyorum. Canım seks istiyor sevilmek istiyor ya anla işte becerilmek istiyor ama nerdeeeeeeeeeeeeeeeeee. -Senin işinde zor be kardeş. Ne diyebilirim ki. -Birgün çık sokağa bul birini git düzüş dedim kendi kendime. Ama çıkabilecek rezaleti ve karnımdaki çocuğu düşündüğümden vazgeçtim. Yani demin senin dediğin gibi korkmadan güvenilecek birini bulamadım. -Kolay değil karar vermek ama insan bir kere karar verdimi çözüm buluyor dedim ya. Bir düşün bakalım senin için kim canını bile verebilir. Kim senin mutluluğun için dünyayı yerinden devirebilir. Kim senin üstüne bir gül goncası gibi titreyebilir. -Komik olma ya bu saydıklarını sadece insanın babası yapar. -ir bayandım. Nick olarak da HAMİLE yi seçmiştim. Sonra kızıma bir mesaj atarak merhaba dedim.Saçmalama. Dedi ve netten çıktı. Bende derhal icq yu kapatıp bir oyun açtım. Bu sırada kızımın odasının kapısı açıldı baba akşama ne aş yiyeceğiz dedi. Dolaba bir bakalım neler var eldeki malzemeye göre bir şeyler düşünürüz dedim. Buzdolabında pek bir şeyler yoktu. Sen bir pilav yap ben marketten et türü birşeyler alıp geleyim dedim ve çıkıp markete gittim. Pakette tavuk türlerinden alıp eve döndüm. Mutfağa girdim ve kızıma yardım etmeye başladım. O pilav yapıp etleri kızartmak için hazırlarken bende güzel bir salata yaptım. Bir yandan da hamileliğin sıkıntılarından, işteki başarısından gelecektek bahsettik. Yemekten sonra biraz televizyon seyrettik ve hadi artık yatıp biraz dinlen dedim. Ya daha erken desede aldırmadım ve elinden tutup yatağına götürdüm. Uzanıp yatmasına yardım ettim. Yanaklarından öpüp iyi geceler diledim ve odadan çıktım. Niyeti ne olursa olsun merakından tekrar nete geleceğini biliyordum. Salona geçip bilgisayarımı açıp beklemeye başladım. Çok beklemedim 5-10 dakika sonra Filiz karşımdaydı.
-A hoşgeldin. Öğlen vedalaşmadan çıkıp gittin neden
-Özür dilerim ya ani hat gitti. Sonrada eşim geldi. Yemeğe gittik.
-Anladım. Şimdi nerde eşin.
-Odasında yatıyor.
-Odalarınız ayrı mı.
-Evet evlendiğimizden beri ayrı odalarda yatarız ve seks yapacağımız geceler odama gelir işini bitirir ve odasına gidip yatar.
-Hadi ya öyle evlilik çekilir mi be. Ben olsam şimdiye kadar kırk defa aldatmıştım onu.
-Sen gündüz söylediğnde ciddimiydin. Gerçekten babanlamı aldattın eşini.
-Evet ve devam ediyorum. Doğumdan sonrada canım her istediğinde kendimi siktireceğim canım babama. Hiç korkmadan tehlikeye girmeden.
-Ama nasıl başladın ya insan babasından böyle bir şeyi nasıl ister.
-Durup dururken istemez tabi. Çeşitli kitaplarda okumuştum. Aile içi seksin kayıtlara geçenin fazla üstünde olduğunu. Düşündüm bu olsa olsa babaların kızlarını sikmesiyle olur dedim. Ve babamın böyle bir ilgisi var mı yok mu diye araştırmaya başladım.
-Neyi araştırdın.
-Oturup kalkarken açıklar vermeye, onun yanında biraz daha aleni giyinmeye ve onun hissedeceği şekilde iç çamaşırı giymeden yanına gitmeye başladım. Baktım bana çaktırmadan izliyor. Frikiklerimi yakalıyor uzun süreli her frikikten sonra mutlaka tuvalete gidiyor.
-Ne için.
-Ne için olacak şekerim adam gördüklerinden kudurunca gidip 31 çekiyordu. Sonra baktım ben banyoya girdikten sonra banyoya giriyor çıkartığım çamaşırlarıma işaret koymaya başladım. Her seferinde çamaşırlar bıraktığım yerden alınmış. Bir gece banyoya girdiğimde mastubasyon yaptım ve bütün sularımı küloduma sürtüp bıraktım.
-Sonra.
-Benden sonra banyoya babam girdi yıkanıp çıktı. Derhal arkasından ben girdim ve çamaşırlarımı denetim ettim. Onları koklarken o kadar tahrik olmuş ki külodumun içine 31 çekip spermlerini akıtmış. Külodu elime alıp dışarı çıktım ve salona gittim. Annemin görmeyeceği bir yerde durup cebimden külotu çıkarttım ve babama göstererek içine akıttığı sperm bulaşıklarını yalamaya başladım. Beni seyrederken ne yapacağını şaşırdı. Bir ara annem mutfağa gidince yanına gidip oturdum ve televizyon seyretmeye başladık. Bir ara başım ağrıyor dizine yatayım masaj yaparmısın dedim. Tabi dedi ve kalkıp kolomya aldı. Bende dizine yattım babam başıma masaj yaparken anneme çaktırmadan arada elimi saçlarımda doladırıyormuş gibi yaparak altımda sertleşen yarağını okşadım. O egece annem uyuduktan sonra salonda seviştik.
-Çok şanslısın ama benim babam kesinlikle böyle davranmaz. Benim öyle hareketlerimi görse kızar söylenir. Bende onu fazla severim ama korkarım. Benim böyle bir şansım olamaz.
-Hiç belli olmaz güzelim. Sen yukarıda saydıklarımı dene bişey kaybetmezsin. Tutarsa hayat boyu güvenebileceğin bir sikici kazanırsın. Ben artık çıkayım neredeyse babam eve gelir. Anneme uyuttuktan sonra sikişiriz.

sapık kocam benı orospu yaptı UZUN HIKAYE

Adım Gül, kocam Murat 28, ben 27 yaşındayım. Ben ne kadar mazbut bir aile kızıysam kocam da tam tersine o kadar sapık ruhlu biri… Yine de güzel, huzurlu ve mutlu bir evliliğimiz var. Tam 5 yıldır evliyiz. Henüz bir çocuk yapmadık.
Eşimle liseyi dışarıdan bitirme sınavları esnasında tanıştık. O zamanlar 18 yaşlarındaydık. 1. 70 boylarında 55-60 kilo arası, belime kadar inen siyah bukleli saçlarım, zeytin karası iri gözlerim, daha kimse tarafından ellenmemiş dipdiri göğüslerim ve hafif geriye doğru çıkık dolgun kalçalarımla eşimin bir anda dikkatini çekmişim. Benimle tanışmak için zemin hazırlamış, ilk fırsatta da arkadaşlık teklif etti. Ben de onun yakışıklılığına vuruldum, hemen kabul ettim.

Her genç sevgililer gibi bizim de flört devremizde ufak tefek kaçamaklarımız olmuş, kuytu köşelerde öpüşme, elleşme gibi fanteziler yaşamıştık. Bir keresinde evde kimse yokken beni alıp evlerine götürmüştü. Salonda koltuğun üzerine yatırmış ve külotumun üzerinden erkekliğini sürterek her ikimiz de boşalmıştık. Fakat bunun ardından kendimi kirlenmiş hissetmiş, nasıl böyle bir şey yaptım diye ağlamaya başlamıştım. Bu kadar toy bir bakireydim o dönemde…
Ama daha sonraki günlerde evin her müsait oluşunda evlerine gitmeye beni ikna ediyor, her seferinde daha da ileri giderek benim kılsız, tertemiz amımı ve minik arka deliğimi yalayarak ikimizi de orgazma taşıyordu. Ve her ilişki arkasından gözümden dökülen o masum pişmanlık gözyaşları…

Mutsuz Orospunun Hikayeleri

Birbirimizi o kadar çok istiyorduk ki ayrı olduğumuz zaman dilimlerinde bile telefonlaşıyor, telefonda birbirimizi baştan çıkartıyor, am, göt, yarak kelimelerini bol bol kullanarak beni tahrik eden kocam çığlık çığlığa, bense evde bulunan ailemin duymaması için nefes nefese boşalıyorduk.

Askerliğini yapıp geldi. Aylar boyunca ayrı kaldık. Birbirimizi çok özlemiştik. Tezkereyi alıp geldiğinde gittiğimiz kafenin tuvaletine gizlice sokup duvara yasladı. Oracıkta, ayakta öpüşüp sevişirken bana sürtüne sürtüne boşaldı.

Ailesinin desteğiyle işini kurup beni ailemden istedi. Nişanlandık. İşini oturtana kadar uzun süren nişanlılık dönemimiz gayet iyi geçti geçmesine fakat bir ilişkiyi uzun süre tutmak iki tarafın da bazı heyecanları yitirmesine sebep oluyor sanırım.

Yine bir gün nişanlımın evine misafirliğe gittim. Baş başa kalmak için mutfağa geçtik. İkimiz de azgın olmamıza rağmen ben kendime hakim olmayı iyi biliyordum. Ama nişanlımın ısrarlarına dayanamıyor, kıramıyordum. Pantolonundan çıkarttığı 18 santimlik normal ölçülerdeki yarrağını elime vererek bana sıvazlatıyor, otuzbir çektiriyordu. İkimiz de mutfak duvarının dibine çöktük.

Mutsuz Orospunun Hikayeleri
Ama o gün tüm uğraşıma rağmen nişanlımın boşalması biraz geç olmuştu. Bunun için benden ilk defa farklı bir isteği olduğunu mırın kırın ederek söyledi. Ona fantezi anlatmamı istedi benden. Nedense, sanki onunla değil de bir başkası ile sevişiyormuşum gibi anlatmamı istiyordu. Ben de dayanamadım. Onu kırmayarak ve buna karşı çıkmayarak belki de hayatımın hatasını yaptım. Kulağına dudaklarımı iyice yaklaştırdım. Ona yine bir başkasıymış gibi canlandırarak, tüm hayal gücümü kullanarak, açık saçık bir fantezi anlattım ve müthiş bir boşalma yaşamasını sağladım.
Bu böyle sık sık devam etti. Sonunda nikahımız kıyıldı ve evlendik. Gerdek gecesi beni sabaha kadar defalarca becerdi. Ben eşim kadar azgın değildim ve yatakta klasik bir şekilde sevişmeyi seviyordum. Sadece bir kere nişanlı iken ağzıma verip boşalmıştı. Ve neye uğradığını şaşırmış bütün dölleri tükürmüştüm.

Ne anal ne de oral seks yapıyordum kocamla… Fakat kendime yapılmasından çok zevk alıyordum. Beni yatırıp saatlerce amımı, götümü yalarken bana da fanteziler anlattırırdı. Anlatmaya başladığım zaman beğenmediği hikayeyi değiştirmemi söyler ve aradığı, istediği fanteziyi anlatmamı sağlardı.
Tahrik olsun, boşalsın diye anlattığım şeylerin bana hiç zevk vermediğini ve sırf o zevk alsın diye anlattığımı ona da söylerdim. Benden koca yarağı olan bir erkekle sikişirken anlatmamı istiyordu çoğunlukla… Hoşuma gitmiyordu bu isteği… Ve çoğu zaman tartışarak seksi yarıda bırakarak yataktan çıkıyorduk.

Mutsuz Orospunun Hikayeleri

Yine böyle bir zamandı. Oturma odasındaki çek yatta sevişirken aynı konu yüzünden tartışmıştık. Kocam tekli koltuğa oturmuş, bense çekyatta kalmıştım. İkimiz de çırılçıplak, öfke doluyduk. Birkaç dakikalık suskunluktan sonra yattığım yerde doğrularak kocama,

“Seni aldatmam sana zevk mi veriyor?” diye bir soru yönelttim. “Seni tahrik eden bu mu? Seni boynuzlamam mı?” Cevap vermeden yüzüme bakmaya devam etti. Zaten cevap vermesine de gerek yoktu. Ayan beyan belliydi istediği şey… “Seni aldatmamı istiyorsan, bu o kadar zor değil. Şurdan rastgele bir telefon açar, birisini çağırırım eve… Eminim o da hemen gelir…” diye sözlerimi sürdürdüm.

Ağzı açık bana bakıyordu. Ve sözlerim öylesine etkiledi ki, az önceki kavganın etkisiyle inen, solucan gibi kalan siki bir anda havaya dikildi, taş gibi oldu. Hemen oturduğu koltuktan koptu geldi, dizlerimin dibinde diz çökerek, girdaba kapılmış sandal gibi amımı yalamaya başladı.

”Seni boynuzlamamı istiyorsun, öyle mi?” diye sorular soruyordum kocama… O da bir yandan beni yalarken,

”Evet karıcığım… Boynuzla beni! Beni aldatmanı istiyorum! Seni sikişirken izlemek istiyorum!” diye cevaplar vermeye başladı.

“Yapacağım ama bunu… Görürsün sen… Bir deliye kırk kere deli dersen deli olur. Sana boynuzlar takayım da gör gününü… Gör bak, karın başka erkeklerle nasıl sikişiyor…” diye konuşmalarıma devam ediyor ve kocamı daha da çok çileden çıkarıyordum. Amıma dil atarak yalıyor, emiyor, kokluyor oradan göt deliğime inerek dilini içine sokmaya çalışıyordu.

Mutsuz Orospunun Hikayeleri

“Yap karıcığım… Aldat beni… Boynuzla beni… Kocaman yaraklar girsin amına… Doya doya sikiş onlarla…” diye mırıldanarak emmeye devam ediyor, adeta dediklerimi gerçekleştirmem için bana cesaret veriyordu.

Kocamın zaafını kullanıp onu aşağılamak, erkekliğini küçük düşürmek ve onun bundan tahrik olması beni de hiç olmadığı kadar inanılmaz biçimde tahrik etmişti… Amım sulanmış, dudakları inanılmaz şekilde kabarmış,

“Oooh! Evet istiyorum! Kocaman yaraklar istiyorum! Siksinler beni! Sana da seyrettireceğim kocacım, merak etme! Ama sen sadece otuzbir çekmekle yetineceksin. İstediğim birileri ile istediğim zaman sikişeceğim artık… Ne güzel… Ne anlayışlı kocam var benim. Ohhhhh. Yala kocacığım. Dilini sok içime.” diyerek aldığım korkunç zevki artık saklamaya gerek duymadan kocama aktarıyordum.

Mutsuz Orospunun Hikayeleri

Artık tam onun istediği kıvamdaydım. Normalde tam bir mazbut ev kadını iken yatağa girer girmez tıpkı bir orospu gibi azıyor ve kocama inanılmaz fanteziler anlatıyordum. Neler neler… Başka erkeklerle, zencilerle grup seks olayları, onların kocaman yaraklarıyla yaşadığım sikişler… Anlattığım her fantezi kocamı inanılmaz şekilde sertleştiriyordu ve dölleri fıskiye gibi fışkırıyordu boşaldığında…
Bu nasıl bir sapıklık, nasıl bir duyguydu bilmiyorum ama adam beni başkaları ile sikişirken izlemekten müthiş zevk alıyordu. Hemen şunu da belirteyim aynı zamanda escort bursa inanılmaz kıskanç bir kocadır. Daha doğrusu, kıskanç kocaydı… Esk**en başka erkekler hakkında tek kelime ettirmezdi bana… Fakat şimdi dizginler elden gitmiş “Off… Şu erkek ne kadar yakışıklı” diyecek olsam sesini çıkartmadığı gibi ilgiyle bakıyordu. Başka erkeklerin bana ilgiyle bakması da hoşuna gidiyordu.

Mutsuz Orospunun Hikayeleri

Bir akşam gezmeye gittik. Her zamanki gibi dekolte bluz, mini etek giydirmişti bana… Bir kafede karşılıklı oturmuş hem muhabbet ediyor, hem pizzamızı yiyorduk. Arka masada oturan bir gencin sürekli beni süzdüğünü fark ettim. Gözlerimi kaçırmadan baktım, o da aynı şekilde bakmaya devam etti. Yalnız değildi masada… Arkadaşı da aynı onun gibi esmer, atletik yapılı, zımba gibi delikanlıydı. Dayanamayıp gülümsedim. Kocam da benim rahat durmadığımı fark etti.
”Nereye bakıyorsun karıcığım?” diye sorduğunda çekinmeden durumu anlattım.

Heyecanlandı, tuvalete gitme bahanesi ile kalktığında, pantolonun önündeki kabarıklık görülmeyecek gibi değildi. Masada yalnız kaldığımda iki kafadarı süzmeye ettim. Bakışıyorduk sürekli… Sikecek gibi bakıyorlardı bana… Hoşuma gidiyordu bakışları… Tahrik olmuş, içimde yangın başlamıştı sanki…

Mutsuz Orospunun Hikayeleri

Eteğimi düzeltir gibi yapıp biraz daha yukarıya çektim. Bacaklarımın güzelliğini gösterdim. Yerlerinde kıpırdandılar. Biri elini önüne götürmüş oğuşturup duruyordu. Rahatsızlığı meydandaydı. Kocam da biraz sonra yerine dönerek oturdu. Kabarıklığı inmemişti, gözleri parlıyordu. Elini tuttum ve sordum,

”Kocacığım seni boynuzlamamı istiyordun ya… Eğer bunu hala istiyorsan boynuzcuların arka masada oturuyor. Ne dersin?”

Yutkundu. Kıvrandı. Sanki kıskançlık ateşiyle zevk ateşini karşılaştırır gibiydi. Sonra duraksamadan yanıtladı beni,

“Evet karıcığım, onlarla sikişmeni istiyorum” cümlesi dökülüverdi dudaklarından…

”Beni onlarla sikişirken görmeyi çok istiyorsan, onları masaya davet etmen gerekiyor. ” diyerek yol gösterdim.

Mutsuz Orospunun Hikayeleri

Daha sonra arka masadaki delikanlılardan tuzu alma bahanesi ile karşılıklı bir diyaloga girdik ve masaya davet ettik. İsimleri Tolga ve Koray olan bu gençler espri anlayışları ile o gece bizi kahkahalara boğdular. Saat 23:00 civarlarında kafeden çıkarak bize gidip birer kahve içmeyi teklif ettik. Bu daveti sunarken o kadar istekliydim ki çocuklar bizi reddetse oturup ağlayabilirdim. O denli istiyordum onları… Kalkıp hep birlikte eve gittik. İçeriye girdiğimizde,

“Siz salona geçin ben kahveleri hazırlayım” diyerek yatak odamıza geçtim. Benim arkamdan kocam da geldi. Yatak odasına girer girmez elimi sikine atarak

“Birazdan sana öyle bir boynuz takacağım ki ömrün boyunca unutamayacaksın” dedim. Kıvrandı, neredeyse o an boşalacaktı pezevenk kocam. ”Şimdi sen içeri git ve onlar beni sikerken sadece seyret kocacığım” diyerek içeriye gönderdim. Giderken kapıda heyecandan titreyen sesiyle,

“Bu gecenin tadını çıkart karıcığım, doyasıya sikiş onlarla…” diye fısıldadı.

“Bu ilk deneme aşkım… Alışkanlık yaparsa bana, karışmam bak… Bunu sen istedin, devamına da katlanmak zorundasın” diyerek bundan sonra da bu gibi isteklerim olacağını ona ima ettim.

”Sen ne zaman istersen karıcığım” diyerek bana onay verdi.

Mutsuz Orospunun Hikayeleri

Gülümseyerek kapıyı arkasından kapattım. Hazırlanmaya başladım. Çok heyecanlıydım. Üzerimdekileri çıkarıp attım. Saten çamaşır takımımı giydim. Kocamın yeni aldığı siyah ipek geceliği üzerine geçirdim. Dantelli siyah ince jartiyer çoraplarımı ve yüksek topuklu lame ev terliklerimi giydim. Biraz aşırı makyaj yaptım alelacele, parfüm boca ettim. Gardrobun boy aynasında kendime baktım, çeki düzen verdim. Yatak odasından erkeklerimin beni beklediği salona geçtim.

Salonun kapısında durup pervaza kolumu dayadım, seksi bir poz takınarak erkeklerin beni fark etmesini bekledim. Zaten gözleri kapıdaydı. Beni görür görmez gözleri faltaşı gibi açıldı. Hele kocam… Her zaman mazbut aile kadını olarak misafirlere ikramda bulunan karısı bu gece bir orospu gibi iki yabancı erkeğin önünde poz veriyordu. Oturduğu yerde kıvrandığını görüp gülümsedim. Diğer ikisi de ondan farksızdı aslında… Üçünün de önlerinde çadır kuruluvermişti bir anda…

”Ee, beyler, kahvelerinizi nasıl alırdınız?” Elimi apış arama götürüp önümü okşayarak, “Şekerli mi?”, Kasıklarımdan yukarıya çıkardığım elimi göğüslerime götürdüm, iri memelerimi avuçlayarak, “Sütlü mü?” diye muzip bir şekilde gülümsedim.

Tolga ve Koray şaşkınlıklarını üzerlerinden atamamış bir bana bir kocama bakarak bu gece kamp yapacakları çadırlarını pantolonlarının önünden okşuyorlardı.

Topuklu terliklerimin üzerinde sekerek gittim, ikisinin ortasına oturdum. İki elimi uzatıp kalkmış sertliklerini okşadım. Şuh bir tavır takınarak,

“Beyler, bu gece beni sabaha kadar sikeceksiniz. Kocam kendisine boynuz takılmasına pek meraklı da… Hem onun, hem benim gönlümü yapıverin olmaz mı?” diyerek hepsini daha da azdırmaya başladım. Tolga

“İstediğiniz bu olsun, zaten en iyi yaptığımız şey bu” diyerek bu konuda çok tecrübesi olduğunu ima etti. Büyük bir sabırsızlıkla iki yarağı da dışarı çıkarttım ve

“Ooo… Ne kadar güzel yarraklar bunlar böyle, tam amıma layık… Öyle değil mi sevgili kocacığım?”diyerek kocamı da tahrik edici sözler söylemeyi ihmal etmiyordum.

Kocam gözlerine inanamıyordu yaptıklarımı izlerken… Büyük bir heyecana kapılmış, pantolonunun önünden sikini dışarıya çıkarmış 31 çekiyordu. İki genç erkeğin önünde diz çöküp kocama yapmadığım oral seksi karşımdaki iki erkeğe büyük bir zevkle yapıyordum. Tam onun hayalini kurduğu gibiydi her şey…

Kocam bizi izlerken ben iki erkeğe oral yapıyordum. İkisi birden ellerimde, iki yarrağı aynı anda yalıyor, taşaklarına kadar inip çıkıyor, hiç yarrak görmemiş gibi büyük bir iştah ile ağzıma sokup çıkarıyordum. Bu güzel aletler kardeş gibi birbirlerine çok benziyorlardı. İkisi de kalın, damarlı 20-22 santim civarlarındaydı.

Mutsuz Orospunun Hikayeleri

Bir süre yaladıktan sonra Koray aşağıya eğilip külodumu bir çırpıda çıkartarak zevk sularının ıslattığı amıma parmakları ile masajlar yapmaya başladı. Tolga da ipek geceliğimi ve sütyenimi yırtarcasına çıkarıp çırılçıplak bıraktı beni… Üzerimde sadece jartiyer çorabı ve ayakkabılarım kalmıştı.

Ben Tolga’ya ritmik bir şekilde ağzımı siktirirken Koray da lezzetine doyamadığı bir şey yer gibi amımı yalıyordu. Büyük bir iştahla emiyor, dilini ulaşabildiği kadarıyla amımın en derinliklerine kadar sokup çıkartıyor ve benim daha da azmama neden oluyordu.Arada Tolga’nın sikini ağzımdan çıkarıp

”Oooooh… Koray ne güzel emiyorsun amımı… Hiç bu kadar zevk almamıştım. Oooooh…” diyerek memnuniyetimi dile getiriyordum.

Koray daha sonra doğruldu. Bir çırpıda üstünde ne varsa fırlatıp attı. Onu gören Tolga da aynı şeyi yaptı. Koray beni uzun tüylü halının üzerine sırtüstü yatırıp bacaklarımı araladı. O hayvani büyüklükteki yarağını amının duvarlarına sürttürmeye başladı. Tolga da yanımıza gelmiş, koca sikini ağzıma sokmuştu.

Bu güne kadar hep kocamın yarağının tadına alışmış kadınlığım Koray’ın sikini içine almakta gemlik escort biraz zorlanacağa benziyordu. Koray benim iyice ıslanan, dudakları şişen daracık amcığıma badanaya devam ederken ben zevkten kıvranıyor, Tolga’nın sikini yalarken zevkle inliyordum.

“Hadi sevgilim sok artık içime… Onu köküne kadar içimde istiyorum. Kocacığım, sen de gel daha yakından izle. Bak sevgili karın amcığını nasıl siktirecek şimdi. Sok sevgilim, boynuzla şu kocamı. Ooooooh. ”

Kocam etrafımızda dolaşıp her şeyi daha iyi izleyebileceği bir pozisyon bulmaya çalışıyordu. Bana bütün giriş çıkışları kaçırmak istemiyordu sanki… Koray biraz daha sürttükten sonra benim istekle yanan daracık amcığıma sikinin kafasını zorlamaya başladı. Yarak amımda yavaş yavaş ilerliyor, amımın duvarlarını genişletiyordu. Ben de vajinal kaslarımı kasıp bırakarak içimdeki yarağa daha çok zevk vermeye çalışıyordum.

Koray sonunda köküne kadar içime sokmuş, giriş çıkışlarını hızlandırmıştı. Koca alet içimde gidip geldikçe sürekli olarak kasılmaya başladım. Bağıra bağıra zevk feryatlarıyla orgazm üzerine orgazm yaşıyordum. Kocama gözüm ilişti, kimbilir kaçıncı kez elleriyle sıvazladığı sikinin ucundan dölleri fışkırıyordu.

Bacaklarımı Koray’ın beline dolamış, içimdeki sertliği en derinlerime alabilmek için inanılmaz kıvrak hareketler yapıyordum. Bu güne kadar kocamla hiç böyle seviştiğimi, bu denli zevk aldığımı hatırlamıyordum. Ben feryat figan Koray’ın aletinin tadını çıkartırken, bir yandan da Tolga’nın yarağını büyük bir iştahla yalıyor, biraz sonra içime girecek bu güzel aleti kendime hazırlıyordum. Koray ayak bileklerimden tutup bacaklarımı havaya kaldırmış, bir yandan sikiyor, bir yandan zevkle inliyor,

“Nasıl orospu? Beğendin mi benim sikiş tarzımı?” şeklinde sözler sarfediyordu. Zevkten çıldırma noktasına gelmiştim artık,

“Oohhh… Evet sevgilim… Çok güzel sikiyorsun beni. Bu güne kadar kocam beni hiç bu kadar güzel sikemedi. Ohhh… Çok güzelmiş…. Ahhh kocacım… Bilseydim bu kadar güzel olduğunu boynuzları sana çok daha önceden takardım kocacığım…” diye kocama sürekli hakaretler savuruyordum.

Kocamsa bana kızacak yerde zevkten dört köşe olmuş, sikini sıvazlayıp duruyordu sürekli… Biz hareket ettikçe o etrafımızda sürekli dolanarak amıma girip çıkmasını en iyi şekilde görmeye çalışıyordu bir yandan da… Koray’ın hareketleri sertleşmeye başlamıştı. Tüm gücüyle yarağını içime gömüp kalçalarını oynatıyor, aletini vajinamın içinde kanırtıp duruyordu.

Kocamın gözleri fal taşı gibi açılmış, hiçbir ayrıntıyı kaçırmak istemiyor gibi eğilip yakından amıma girip çıkan Koray’ın sikini izliyordu. Onca zevk çırpınışının arasında içimden gülmek geldi onun bu hareketlerine… Aynı zamanda aldığım zevk de tavan yaptı,

“Mmmm… Nasıl kocacım? Hadi söyle… Güzel sikiyor mu karını? Koca yarak nasıl girip çıkıyor amcığıma? Söyle bana pezevenk kocam… Ahhh… Bilemezsin godoşum… Öyle zevk duyuyorum ki aşkım… Ohhhh…”

“Evet canım.. Evet sevgilim… Çok güzel sikiyor seni… Piston gibi yarağı… Sokup çıkardıkça içinden sular akıyor aşkım… Kocaman taşakları var… Arkana çarpıp duruyor, hissediyor musun?”

“Delirtme beni pezevenk herif… Evet… Duyuyorum… Arka deliğimi okşuyor taşakları… Ohhhh… Harikaa….”

Biz böyle çılgınca birbirimize bağırıp dururken Koray’ın hareketleri iyice hızlanmış, hırıltılar çıkarmaya başlamış, içimdeki yarak sanki daha da büyümüştü. Gelmek üzereydi. Tolga’nın ağzımda emdiğim, yaladığım sikini bırakmadan ona seslendim,

“İçime boşal sevgilim… Fışkırt içime… Amımın ateşini söndür…. Ohhhh… Pompala beni… Döllerinin sıcaklığını içimde hissedeyim… Böyle işte… Böyle… Ahhhh…”

Bacaklarımın arasında sanki tekme atar gibi bel hareketleriyle sikini vurup durdu amıma Koray… Böğürerek bütün döllerini boşalttı son bir darbeyle… Nefes nefese kaldı, içimden bir flop sesiyle çıkardığı yarağıyla kenara serilip kaldı. Kocam yanıbaşımda, eli sikini sıvazlaya sıvazlaya, gözleri pırıl pırıl, az önce içimden koca sikin çıktığı, sulanmış amıma bakıyordu…

“Ahh, çok güzel aşkım… Amcığın döllere bulaşmış. İçinden beyaz spermler akıyor… Senin zevk sularınla karışmış… Öyle güzel görünüyor ki amcığın… Ohhh… İşte görmek istediğim buydu benim… Beni mutlu ettin şimdi…”

Sanki yalamak ister gibi yaklaşmıştı iyice… Bir an yalayacak zannettim hatta… Ama Tolga fırsat vermedi. Sırt üstü yatıp beni elimden tutup kendine çekti. Dimdik havaya dikilmiş sikinin üstüne oturmamı istiyordu.

Mutsuz Orospunun Hikayeleri

“Yoo… Bittim ben aşkım, biraz dinleneyim ne olur… Hiç alışık değilim böyle sikilmeye…”

Kalkıp kendimi üçlü koltuğun üzerine attım. Tolga bir yanıma, kocam diğer yanıma geldi. Çırılçıplak kaykılıp oturduk. Güya dinlenecektim ama ne mümkün… İki erkek iki yandan memelerime kapandılar. Bir yandan yoğurup bir yandan yalıyorlardı. Dakikalarca yaladılar, uçlarını emdiler. Gözlerim kapalı, başımı geriye atmış durumda oturduğum yerde zevkten kıvranıyordum iki erkeğimin arasında… Kocama,

“Kalk bize içki getir sevgilim… Susadım ben…” dedim.

Kocam kalkıp içerden viski şişesini, bardakları getirdi. O içkilerimizi hazırlarken onun yerini Koray almıştı. Şimdi Tolga ile Koray’ın, iki sikici erkeğin arasında her tarafım yalanıp okşanırken kocam da bize hizmet ediyordu. Bardaklarımızı uzattı. Doğrulup kendi bardağımı aldım. Kadehlerimizi tokuşturup içtik. Kadehlerimizi iki üç yudumda bitirdik aceleyle…

Kocama tekrar doldurmasını işaret ettim, tekrar doldurdu. Yanında çikolata ikram etmişti bize… Kadehimi fondip yaptım, bir parça çikolatayı ağzımda eritip yanımda oturan Tolga’nın kucağına eğildim. Ağzımdaki erimiş çikolatayı yarı sert sikinin başına akıttım, dilimle yalayarak skinin her tarafına bulaştırdım. Sonra da dakikalarca o erimiş çikolataları sikinin gövdesini yalaya yalaya bitirdim. Elimdeki yarak taş gibi olmuştu.

Dinlenmiş, kendime gelmiştim. İki kadeh viski de damarlarımda dolaşmaya başlayınca ben yine coştum. Koltuktan aşağıya, halının üzerine kaydım. Tolga’nın sert sikini tutup yanıma çektim. O da sırt üstü uzandı az önceki gibi… Dizlerimin üzerine kalkıp sikinin üstüne hizalandım. Bacaklarım ikiye açılınca az önce Koray’ın amıma bıraktığı döller süzülmeye başlamıştı yine… Elimle alıp kocama uzattım, yaklaştı yanıma… Sikini tutup elimdeki bir avuç suyumla karışık dölü sikine sürdüm, birkaç kez sıvazladım kaygan kaygan…

“Hadi sen devam et aşkım… Ortağının spermleriyle otuzbir çek bizi izlerken…” diyerek ilgimi altımda yatan Tolga’nın sikine verdim.

Mutsuz Orospunun Hikayeleri

Elimle tutup amımın dudakları arasına kaydırdım başını… Ve bir hamlede oturdum. Koca siki hart diye gömüldü amcığıma… Dudaklarımı ısırıp zorlaya zorlaya dibime kadar soktum, kasıklarımız birbirine değdi. Ellerimi onun kaslı göğsüne dayayıp bekledim bir an… İçim dolmuştu kalınlığıyla… Sonra vahşi, hızlı bir tempoyla oturup kalkmaya başladım. Sonsuz bir zevk dalgasının üzerinde yaşıyordum sanki… Kocama,

“Ohhh… Kocam… Nasıl, hoşuna gidiyor mu beni sikmeleri? Güzel sikiyorlar mı karıcığını? Ahhh… Net görüyor musun? Nasıl giriyor di mi yarağı? Yara yara… Hissediyorum… Ohhhh…”

“Evet aşkım.. Evet karıcım… Çok güzel sikiyor görükle escort seni… Sen onu sikiyorsun hatta… Harika sikişiyorsun… Oh benim orospu karım… Fahişemm… Ben istememiş olsam bu zevki yaşayamazdın işte… Ohhh… Çok güzel… Öyle değil mi?”

“Evet… Evet kocacım…” diye inleyerek eğildim, Tolga’nın dudaklarına yumuldum. Hırsla, şehvetle öpüşüyorduk. Memelerim onun göğüslerinde eziliyordu adeta… Dudaklarımı bir ara kurtarıp hem Tolga’ya, hem de arkaya, kocama seslendim,

“Tolgacım, çok güzel sikiyorsun aşkım… Sok… Köküne kadar geçir amcığıma… Pompala alttan alttan… Ohhhh… Doyamıyorum sikini yemeye… Hadi hızlan aşkım, kocam da görsün kadın nasıl sikiliyor… Ohhh… Kadına nasıl zevk verilir öğrensin…” Bir an durup kalçalarımı sallayıp kocamı davet ettim, “Gel aşkım… Sen de götümü yala kocacım… Deliğimi yala… Her yerimden zevk verin bana… Hadi dedim sana… Çabuk…”

Kocam da bekletmeden isteğimi yerine getirdi. Minik deliğimde dilinin sıcaklığını, ıslaklığını hissetmek aldığım zevki zirveye taşıdı. Böyle zevk olamaz diye düşündüm. Kıvrandım… Kalçalarımı indirip kaldırıyor, deli gibi çırpınıyordum. Sürekli bir orgazm yaşıyor gibiydim. Yorulunca kendimi bırakıyor, dinlenmeye çalışırken Tolga alttan pompalamaya başlıyor, kocamın göt deliğimi yalayan diliyse durmak bilmiyordu.

“Yala kocacım… Pezevengim benim… Yala… Sen beni mutlu ettin bu gece… Sikilmeye doyurdun… Götümü yalamak senin hakkın… Sen buna layıksın godoş kocam benim… Yala… Yalaa…”

Sanki ben yalamasını emretmemişim gibi bıraktı beni… Hırsla başımı kaldırıp baktım. Az önce içime boşalıp kendini koltuğa atan Koray’ın siki yine sertleşmiş, sikini sıvazlayarak bizi izliyordu oturduğu yerden. Kocam onun yanına gidip elinden tuttu, yanımıza getirdi. Ne yaptığını merak ettim, fazla sürmedi, istediği şeyi anladım.

Arka deliğimi yine dileyen kocam çekilip yerini Koray’a bırakmış olmalı ki, onun sikinin başını arkamda hissettim. İçim ürperdi. Kocama vermediğim götümü bu gece başkasına verecektim ve istiyordum bunu… İlk tepkim kendimi biraz kasmak oldu… Korkuyordum canımın yanmasından… Koray zorlamadı, sikinin başını deliğimin çevresinde gezdirdi. Kocama seslendi,

“Krem falan var mı abi? Yengenin canı yanmasın…”

Kocam hemen fırladı gitti, banyodan vazelini getirdi. Dört parmağını kavanoza daldırıp aldığı vazelini götümün deliğine sürmeye başladı. Ben hareketsiz durup onun işini bitirmesini beklerken Tolga altımda yavaş yavaş kıpırdanıp sikini içimde oynatıyordu. Kocam parmaklarındaki vazelini deliğimin her yanına, parmaklarını minik deliğime daldırıp içlerime sürüyor, beni götümden sikecek erkeğe hazırlıyordu resmen…

Vazelinli parmakları zevk veriyordu arkama… Önce biri, sonra ikisi, üçü deliğimin içinde dans etmeye başlamıştı. Alışmıştım artık… Acımıyordu, zevk alıyordum.

Mutsuz Orospunun Hikayeleri

Sonunda parmaklar çıktı, yerini Koray’ın sikinin kocaman başı aldı. Tolga altımda sikini amımın içine kökleyip hareketsiz durdu. Koray da götümün deliğini zorlaya zorlaya girmeye başladı. Ben de elimi kalçalarıma götürüp sonuna kadar ayırıp içime rahat girmesini sağlamaya, yol açmaya çalışıyordum.

Sonunda o koca şey köküne kadar götüme girebildi, kasıkları kalçalarıma dayandı. Dudaklarımı ısırıp bir çığlık attım. Yanıyordu arkam, vazelinin tüm kayganlığına rağmen arkamda sanki bir sopa vardı, geriyordu deliğimi… Bir an bekledi, sonra gidip gelmeye başladı. O hareketlenince Tolga da alttan pompalamaya devam etti. Ritmik bir tempo tutturup beni düzmeye başladı sikicilerim…

Mutsuz Orospunun Hikayeleri

Zevkten inliyor, deliriyordum adeta… Çığlıklar atıyor, iki erkeğin arasında kendimi delicesine siktiriyordum. Koray’ın belimi mengene gibi kavrayan parmakları beni kendine çekti, hareketsiz durdu bir an, köklemişti içime… Siki içimde şişmişti sanki… Butlarımı sıkıp gevşeterek içimde masaj yaptım zevk aletine…

Koray sikine yaptığım masaja dayanamadı, inleyerek sırtıma kapandı, seri bir şekilde götüme girip çıkmaya devam etti. Tolga da alttan pompalıyor, beni delirtiyorlardı. Orgazm üstüne orgazm yaşıyordum. Hiç bitmeyecek gibi gelen bir şehvet fırtınasına kapılmış, yaprak gibi savruluyordum aralarında… Kocam da bizi izleyerek, inlemelerimizi, feryatlarımı dinleyerek sikine asılıp duruyordu yanımızda…

Sanki daha önce hep beraber bu işi yapıyormuşuz gibi ahenk içinde sikişiyorduk. Dördümüz de boşalmak üzereydik. Koray sikini hızla götümden çıkarttı. Arkamda şimdi kocaman bir delik vardı sanki… Bir boşluk oluştuğunu hissettim. Koray böğürerek sıcak menilerini arkama, belime, sırtıma fışkırtırken Tolga da altımda kadınlığımın derinliklerine fışkırtmaya başlamıştı.

Mutsuz Orospunun Hikayeleri

İçime dışıma yağmur gibi yağan sıcak döllerin, erkeklerimin zevk çığlıkları beni de kendimden geçirdi. Tolga’nın kalın siki içimdeyken kasılmaya, son ve en müthiş orgazmımı yaşamaya başladım. Kocam geri kalır mı? O da yanıma gelmiş, bir eliyle saçlarımdan kavrayarak diğer eliyle tuttuğu sikini ağzıma yanaştırmış, menilerini yüzüme, ağzıma, her yerime attırıyordu.

O gece sabahın ilk ışıklarına kadar dinlene dinlene, doyasıya, değiştire değiştire siktiler beni… Her boşalmalarında ağzıma verdiler, hepsini ziyan etmeden yuttum. Kocam da bizi izledi bütün gece… Daha önce ağzıma kazara boşalttığında iğrenerek tükürdüğüm dölleri bu iki delikanlıdan afiyetle yutmam karşısında ne düşünüyordu bilmem…

Mutsuz Orospunun Hikayeleri

Sabah gün ağarırken, kimseler görmeden misafirlerimizi uğurladık. Kaşla göz arasında ikisinin de telefonlarını aldım. Bu muhteşem zevk gecesi bir defada kalmamalıydı. Kapıyı arkalarından kaparken kocama dönüp baktım. rdu bilmiyorum. Harika bir gece, harika bir grup seks yaşamıştım.

karımı doyasıya siktiler. Ikisinin aynı anda karımın ağzına boşalma sahnesi ve karımın dölleri ziyan etmeden yutması da harika bir görüntü idi.
“Nasıl kocacım, hoşuna gitti mi?” diye sordum gülümseyerek.

“Evet aşkım, harikaydı. Bayıldım.” Diye yanıtladı.

“Ama bu yeni imajın da çok yakıştı, boynuzların harika görünüyor pezevenk kocacım…” dedim.

Pezevenk lafım yine azdırdı kocamı… Zaten çıplaktık, beni mağara adamı gibi kucaklayarak yatak odasına götürdü hızla… Yatağa fırlattı. Bacaklarımı aralayıp hala içimde tuttuğum iki yabancı erkeğin amımdan süzülen döllerini büyük bir zevkle yaladı, yuttu. Kocamın dili, dudakları amımın dudaklarında makine gibi gidip gelirken ben saçlarını yolarcasına asılarak zevkten kıvranıyordum… Başını bacaklarımın arasına kıstırıp kalktım, içimden daha çok döl gelmesini sağlayıp kocamın ağzının üstüne oturdum. O delice amımı yalarken,

“Ah benim sapık kocam… Madem döl yalamayı seviyordun, beni sikenlerin yanında isteseydin ya… Sana kaynağından yalatırlardı döllerini… O güzel yaraklarını sen de yalardın, zevkine varırdın” diyerek alay ettim kocamla…

Mutsuz Orospunun Hikayeleri

O günden sonra alışmış kudurmuştan beterdir misalirahat durmadım. Kocamdan sürekli yeni yaraklar istedim. Kocam da kendisinin istediği bu yeni duruma adapte oldu, hayır diyemedi hiç bana… Her istediğimde eve yabancı erkekler getirip siktirdi beni… Her seferinde finali amımdaki dölleri yalayarak kapattık.

Şimdi de evli çift bulup onlarla sevişmek istiyoruz. Lezbiyen ilişkiyi de denemek istiyorum. Kocamı sen de bayram yaparsın, karısını sikersin arada diyerek sıkıştırıyorum. Sanırım yakında bir kadınla sevişmenin de tadına bakabilirim

İktidarsız kocam

Daha kocam titrek, ezik sesiyle “Gül…” dediği anda anladım. Yine aynı şey oluyordu. İçim karardı birden… Üstümde, bacaklarımın arasında gidip gelen kocamın alnında ter damlaları birikmiş, yüzü kızarmıştı. Utangaç gözlerle bana bakıyordu,

“Yumuşadı di mi?” dedim bıkkınlıkla… “İçimde hissetmiyorum bile… Yumuşadı seninki… İndi…”

“Evet…” diyerek yorgun bir nefes koyuverdi, başını boynumun yanından yastığa koydu destek almak ister gibi… Daha üstümdeydi. Yumuşak etini içimden çıkarmamıştı. Kalçamı indirip kaldırarak bir ümit çabalamaya başladım. Bir yandan sırtını, kollarını okşuyor, bir yandan onu tahrik edecek, sikini sertleştireceğini umduğum pis şeyler konuşuyordum,

“Hadi aşkım… İçimdesin bak… Sen istedin sevişmeyi… Beni de istettirdin… Ohh… Hadi, kaldır şunu… Sik beni… Amcığım sikilmek istiyor… Sularımı akıttın uğraşa uğraşa… Bitir benim işimi… Sik… Yoksa…” Kocam başını kaldırıp bana baktı,

“Yoksa?” Ne istediğini anladım. Sikini kaldırabilmek için her zaman oynadığımız oyunu istiyordu. Benim başka erkeklerin altına yattığımın, onlarla seviştiğimin hayallerini kuruyorduk, bazen yararı da oluyordu bunun…

“Hadi söylesene… Kalkmazsa ne yaparsın? Yoksa…? Devam et..”

“Yoksa gider birine siktiririm kendimi…”

“Ohh azgın fahişe seni… Orospu…”

”Gider başka erkek bulurum. Anlıyor musun? Siki kalkan, sikişirken siki inmeyen, beni sikecek erkek bulurum. Ohhh… Bir güzel siktiririm kendimi… Hem de senin önünde… Sen de bakarsın di mi kocacım?”

“Ohhh… Evet…” dedi. Sikinde biraz hareketlenme oldu sanki o arada… Biraz sertleşti mi ne?

“Mmmm… Senin önünde sevişirim onunla… Yarrağını yerim… Bir güzel siker beni… Yarağa doyurur beni…”

“Azgın karım benim… Ohhh… Devam et… Kim o peki? Kim sikiyor seni?” Gözümün önünden çevremizdeki erkekler resmi geçit yaptılar. Hangisini söylesem bilmem ki…

“Murat…” dedim.

“Kim Murat? Su getiren mi?”

“Evet o… 1.90 boy var adamda… Ayı gibi… Damacanaları kaldırıp indirmekten bacağım kadar pazuları olmuş. Oh kocacım… Bir görsen… Su getirdiğinde nasıl şişiyor o kollar… O kaslar…”

“Ohhh… Evet… Ama ezer seni o ayı aşkım…”

Boynuna sarıldım, kalçalarımı oynattım altında… Evet, biraz sertleşmişti kocamın siki… Devam etmek lazımdı. Yelken rüzgarı almıştı, yelkenleri indirmemem, yarı yolda kalan gemiyi karaya çıkarmam gerekiyordu.

“Ezsin… Altında ezileyim ben onun… Yeter ki siksin beni… Ne yarak vardır onda di mi kocacım?”

“Evet aşkım… Kocaman siki vardır. O boyda, o bedende mutlaka kocaman, kalın yarak vardır bebeğim. Onunla siker seni… Amcığına geçirir o yarağını…”

“Telefon ederim, çağırırım, su getir derim. Şimdi… Kapıyı çalınca böyle, olduğum gibi giderim. Çırılçıplak…” Kocamın kalçaları hareketlendi, sikini biraz hissetmeye başladım. Devam…

“Uhh… Sonra karıcım?”

“Beni çırılçıplak görünce şaşırır garip… Kalakalır… Omuzundaki damacanayla beraber atletinin yakasından tutar, içeriye çekerim. Kapıyı kapatırım. Sonra sarılırım ona çıplak bedenimle… Bacaklarımı aralarım. O ayakta, koca damacana omzunda hala… Şaşkınlığından bırakmayı akıl edemiyor. Zevk suları akan amımı onun kot pantolonuna sürtünürüm. Parmak uçlarımda yükselirim. Dudaklarına yumulurum. Bıyıkları batar dudaklarıma… Oohhh…”

“Siki kalkar hemen di mi?”

“Tabi kalkar kocacım… escort bursa Bekar adam… Am sikmeye susamıştır. O da açtır benim gibi sikişmeye… Kalkmaz mı hiç? Ohhh… Anında, beni görür görmez kalkar… Kotun üstünden avuçlarım sikini, öpüşmeye devam ederken… Okşarım… Sıkarım… Fermuarını indiririm sonra… İçinde don yok namussuzun… Kot var sadece… Siki taş gibi… Zor çıkarırım dışarıya… Ooohhh… Kocamanmış dediğin gibi… Kolum kadar… Tam ağzıma layık… Mıımmm…”

“Ağzına al o yarağı bebeğim… Yala… Em…”

“Emerim tabi… Kaçırır mıyım? Diz çökerim önünde… Başı yumruk gibi olmuş. Ucunda, deliğinde hafif ıslaklık… Zevk suyu gelmiş. Dilimle yalarım önce… Taşaklarının kokusu burnumun deliklerinde… Erkek kokusu… Başım döner. Ağzıma almaya çalışırım. İnler çocuk… Zorlukla sokarım ağzıma… Emerim… Başını… Ağzımın içinde dilimle sıkıştırırım, yalarım emerken… Mımmmm…”

“Ohhh… Yala karıcım… Yala adamın sikini… Dudakların kıpkırmızı rujludur.”

“Evet, tam senin sevdiğin gibi… Kıpkırmızı dudaklarım… Etli etli… Adamın sikini öptükçe sikinde ruj izleri kalır kırmızı kırmızı…”

“Hadi yatağa getir adamı artık…” Evet, kocamın siki kalınlaşmış iyice… Kalçaları inip kalkıyor. Mutlulukla ellerimi kabalarına koyup o inip kalkış hareketini, içimde gidip gelen sikini hissediyorum.

“Tabi, boşalmasın hemen… Sikini bırakırım. Bedenini, o damacanayı tutmaktan gerilen kaslarını okşaya okşaya yükselirim. Kulak memesini yalarken “Hadi bebeğim” derim. “Gel içeriye. Yatakta sik beni. Kocamın yatağında sik lütfen.” Derim fısıltıyla… O da damacanayı yere bıraktığı gibi yerine beni alır, kollarının arasında yatak odasına uçurur beni…”

“Ohhhh… Orospuu… Kocanın yatağında ha? Pis fahişe… Azgın köpek seni….”

“Evet… Azgın bir orospuyum ben… Sen yaptın beni böyle pezevenk adam… Sikseydin güzel güzel, böyle olmazdı işte… Fahişe yaptın beni… Bedava fahişe… Sana söylemiştim, cezanı çekeceksin. Senin yanında siktiricem kendimi demiştim sana… Ohhh…”

“Hem de utanmaz fahişesin sen… Utanmayacak mısın benim yanımda sikişmeye başkasıyla, ha?”

“Utanmıyorum işte… Azgın, yüzsüz orospunun tekiyim ben… Sikişmekten başka bir şey düşünemiyorum. Mutlaka sevişmeliyim. Hem de senin yanında yarak yemem lazım ki, sana ceza olsun.”

“Uhhh… Benim yanımda… Evet…”

“Murat seni görünce şaşırır. Yatağın kenarında oturup bize bakıyorsun. Elinle önünü kapatmışsın. İnmiş sikinden utanıyorsun. Gösteremiyorsun. Ezik, büzük, bakıyorsun bize… Elinden çekerim, yatağa sürüklerim onu…

O sana hayretle bakarken ben telaşla üstünde ne varsa çıkartır atarım. Ne var ki zaten? Bir tişört, fermuarı açık bir kot… Göğsü siyah, kıvırcık kıllarla kaplı… Bir çizgi halinde aşağıya iniyor, göbeğine, ordan kasıklarına… Kasıklarındaki kılları uzatmış… Kıvırcık pırıl pırıl kılların arasında siki yay gibi havaya dikilmiş. Ooohhhh…

Ayaklarındaki botlara takılır pantolon, çıkmaz. Ama Murat da aldırmaz. Pantolonu ayak bileklerinde, saçlarımdan tutar, sikine bastırır yüzümü… Gırtlağıma kadar ağzıma sokar sikini… Boğulacak gibi olurum. Ona da aldırmaz. Saçımdan tutup ağzıma sokup çıkartır sikini… Tükürüklerimden, salyalarımdan ıslanır, parlar koca yarak…”

“Ohhh… İğrençsin Gül… Devam et, hadi…”

“İyice ıslanınca saçımdan tutup ayağa kaldırır, döndürür, yatağa domaltır beni… Öyle gemlik escort azmışım ki… Amımın suları bacaklarımdan akıyor… Sonra da… Ohhh… Sikin iyice büyüdü hayatım… İçimde hissediyorum artık sikini… Ohhhh…”

“Devam et pis orospu… Amına koduğumun fahişesi… Nasıl siktirdiğini anlat…”

“Amıma koyuyorsun zaten… Ama önce Murat koyuyor amıma… Beni domalttığı gibi o koca yarağını amcığıma geçiriyor… Aaahhh diye bir feryat koparıyorum. Seninkinin iki katı alet… Amcığımı yarıyor adeta… Canım yanıyor… Offf…” Kocam üstümde gidip gelirken dudaklarımı öpüyor bu arada…

“Canım, kıyamam sana… Söyle ona acıtmasın…”

“Sen söylüyorsun, “karımın canını yakma lütfen, güzel güzel siksen olmaz mı?” diye yalvarıyorsun Murat’a… Murat bir an durup sana bakıyor… Senin inmiş sikine… “Siktir lan pezevenk” diye hakaret ediyor sana… “Erkek olsaydın da sen sikseydin istediğin gibi… ” diyor. Sen susuyorsun allak bullak… Durdu diye bu kez ben kızıyorum çocuğa, kalçalarımı oynatıyorum, “Oh, hadi Murat” diyorum. “Sen bakma o pezevenge… Sen beni sikmeye devam et… Şimdi siki kalkar onun ben sikildikçe… Benim sikilmemden zevk alır benim kocam…” diye yumuşatırım erkeğimi…”

“Ohhh…. Fahişe… Orospu… Bari onun yanında söyleme pezevenk diye kaltak karı… Ne yapayım, senin sikilmenden zevk alıyorum ben… Senin zevk almandan ben zevk alıyorum, biliyorsun bunu…”

“Neticede pezevenksin işte… Boynuzlu pezevengin tekisin… Karını başkalarına siktiriyorsun. Karını siktirmekten zevk alıyorsun. Oturduğun yerde eğilip bakıyorsun koca yarak amcığıma nasıl girip çıkıyor diye… Ben göremiyorum tabi, arkamdan sikiyor beni… Nasıl güzel mi görüntü?”

“Oh, harika karıcım… Yara yara giriyor amına koca yarak… Öyle kalın ki, sokarken zorlanıyor biraz… Damarları şişiyor bir görsen…” Yattığım yerde başımı kaldırıp omuzlarını dişliyorum kocamın…

“Ohhh… Sahi mi? Çok kalın di mi kocacım? Ohhh… Amımı yarıyor koca yarak… Hissediyorum… Hem zevk alıyorum, hem acı duyuyorum girip çıkarken…”

“Evet… Evet… Çok kalın… Bilek gibi… Damarlı damarlı… Arada hepsini çıkartıyor, başını görüyorum, mosmor olmuş… Amının sularından ıslanmış, parlıyor. Sonra da bir anda amına gömüyor sikini… Oohhhh… ”

“Anlat hadi… Devam et pezevenk… Nasıl giriyor amıma, anlat…”

“Oh, görmen lazım… Nasıl giriyor yara yara… Klitorisin kabarmış, parmak gibi olmuş, girip çıkarken kaygan sikine sürtünüyor sikicinin… Amcığının dudakları ikiye ayrılmış nerdeyse… Çıkarken içinden sularını köpürterek çıkıyor amcığından… Oh, hızlandı şimdi… Pompalıyor seni… Taşaklarını hissediyor musun, klitorisine çarpıyor amına gömdükçe… Koç yumurtası gibi taşakları var… Kıllı kıllı… Kasıklarının kıllarını hissediyor musun peki? Uzun, kıvırcık kılları götünün deliğini okşuyor, görüyorum.”

“Ohhh… Evettt… Evet kocacımmm… Hissediyorum… Zevkten delirmek üzereyim… Oohhh… Sikinin başı içimde yumruk gibi, rahim duvarlarıma vuruyor… Tokmak gibi… Ortağın tokmaklıyor beni… Aaahhh…”

İkimiz de kuduruyoruz artık… O sahne gözlerimizin önünde sanki… İkimiz iki yandan köpürtüyoruz sahneyi… Sanki kocam sikmiyor beni de, gerçekten Murat sikiyor… Öyle zevk alıyorum ki… Kocamın sırtına geçiriyorum tırnaklarımı… Bacaklarım kasılmaya başlıyor. O orgazmın dalgalarını sırtımda, omuriliğimde hissediyorum, görükle escort ürperiyorum. Yay gibi gerilmişim, ha geldim, ha geleceğim. Uçurumun ucundayım. Her an… Şimdi…

Fakat ah…

Telefon çalıyor o anda… Lanet olsun… Kocamın telefonu… İş için kullandığı… Sesini sonuna kadar açmış pezevenk… Kulak zarımı patlatacak. Tabi kocamın siki de… Lanet… Biliyorum başıma geleceği… Rüzgardan nem kapan boktan sikini biliyorum… Aldırmadan kocamın altında kalçalarımı indirip kaldırmaya, boynuna sarılıp dudaklarını, kulak memelerini öpmeye başladım. Kulağına,

“Aldırma… Aldırma sen ona kocacım… Devam et… Çok güzel sikiyorsun beni… Ohhhh… Hadi… Hadiii… Pompala beni… Sik…”

“Off… Ben… Ben…” Hareketleri yavaşladı iyice… İçimde gidip gelen sikin kalınlığı azaldı, ufaldı saniyeler içinde… “Benim… Buna bakmam lazım karıcım… Bir tanem… Önemli olabilir…”

Ve sonunda aklıma gelen başıma geldi. Siki tamamen söndü amımın içinde… Varlığını hissetmiyorum bile… Öfke doldum bir anda… Küfürler savurmaya başladım. Her şeye… Siki kalkmayan kocama… Telefonla arayana… Telefon ziline… Bu adamla evlendiğim güne… Sikişmeye başlamadan telefonları kapatmadığım için kendime…

Üstümden inmeden etajerdeki telefona uzanmaya çalışan kocamı itekledim öfkeyle… Neye uğradığını anlamadan yatağın yanına devrildi. Altından kalktım, sandalyenin üzerine gelişigüzel atıverdiğim giysilerimi aldım, banyonun yolunu tuttum.

Duşun altında, soğuk su tüm vücudumu ürperterek damlalar halinde süzülürken göz yaşlarıma karışıyordu. Sonunda gözyaşlarım da ben de yatıştım. Soğuktan ve sinirden titreyen bedenimi havluyla kuruladım, giysilerimi üzerime geçirdim. Bir kloş mini etek, bir tişört… Sütyenle, külotla, teferruatla uğraşacak halim yoktu.

Banyodan çıktığımda kocam hala yatağın kenarında oturuyor, arayan kişiyle konuşuyordu fısır fısır, sanki benden, kendi düştüğü durumdan daha önemli olabilirmiş gibi… Yüzüne bakmadan sert hareketlerle gidip spor ayakkabılarımı ayağıma geçirdim, kalkıp kapıya yöneldim. Karşısındaki duymasın diye telefonu eliyle kapatarak bana seslendi kocam,

“Gül, bekle… Nereye gidiyorsun karıcım?”

Omzumun üzerinden yatakta oturan kocama baktım. Çıplaktı, inmiş, pörsümüş siki bacaklarının arasında pek zavallı duruyordu. Onun için önemli olan şey ellerinin arasındaki telefon ve onun temsil ettiği şeylerdi, iş, para… Ben ve benim isteklerim, arzularım listenin en sonundaydı onun için…

“Sana söylemiştim iş adamı Yalçın bey…” dedim tıslayarak, öfkeyle… “Ben sağlıklı bir kadınım. Benim de ihtiyaçlarım var. Sen bunları gideremiyorsan, çıkıp giderecek birini bulmasını bilirim.”

“Neler saçmalıyorsun sen Gül? Aptallık yapma… Dur, dinle beni…”

Hala elindeki telefonu bırakmamıştı yalvarırken bile… Kulağındaki telefonda konuşanın söylediklerini de kaçırmamaya çalışıyordu bir yandan… Kapıyı açtığım gibi çıktım, arkamdan çarparak suratına kapattım.

Derin bir nefes aldım. Tatile geldiğimiz dağ evinin sundurmasında etrafımızı çeviren dağlardan gelen kekik, çiçek, çam kokularını ciğerlerime çektim. Sonra da merdivenlerden indim. Evin önünden geçen patika yolun köye inen yönüne sapacaktım ki vazgeçtim. İnsan görecek halim yoktu hiç… Huzur arıyordum. Dağa çıkan tarafa yöneldim. Hızlı adımlarla yürümeye başladım.

Öfkeden öyle gözlerim kararmıştı ki, etrafımı çevreleyen ağaçların, dağların üstüme saldıran acı yeşilliğini, güzellikleri bile görmüyordu gözüm… Adımlarımı hızlandırdım, neredeyse koşarak yürüyordum patika yolda, nereye gittiğimi bilmeden, öylesine…

ABLAM ASKERE GITMEDEN ÖNCE GÖTÜNÜ VERDI

Adım hakan. 20 yaşındayım. Anlatacağım olay tamamen gerçektir. Olay 2 sene önce başımdan geçti. Lise son sınıftaydım. 18ime gelmiş ama hala bir kızla birlikte olma fırsatı yakalayamamıştım. İlk deneyimimin kerhanede olmasını istemiyordum, sıradan bir kızla olsun istiyordum. Çevremdeki kızlar çok havalıydı götleri kalkmıştı hep. Hepsini siken bir erkek arkadaşları vardı zaten bana sıra gelmiyordu. Abazalığımın tamamen zirvede olduğu yıldı. Fırsat bulduğum ilk kızı sikmek istiyordum artık. Günlerim sürekli bigisayar başında porno izleyerek 31 çekmekle geçiyordu kendimi anca bu şekilde tatmin edebiliyordum. Benden 2 yaş büyük ablam var adı Necla. Onunla aramız gayet iyidir çok rahat sohbet edebiliyordum onunla. Kız arkadaşımın olmayışını hala bakir olduğumu ona anlatıyordum. O da bana rahat açılıyordu. Ailemiz tutucu olduğu için ablam bu konuda rahat değildi arkadaşlık kuramıyor hatta dışarı bile izinsiz çıkamıyordu. Herşeyimiz açıktı ablamla aramızda. Birgün beni porno izlerken yakaladı. sikim elimde bilgisayar başında 31 çekiyordum. Bir kızı siken 2 erkek pornosu açmış kendimden geçmiştim. Ablam beni yakaladığında utandım sikimi kapattım hemen. Abla neden böyle aniden giriyorsun diye kızdım ona gülmeye başladı bana. Utanmaz ne yapıyorsun böyle diye eğlenmeye başladı benle. Ben de sus abla aramızda kalacak bu dedim. Elbette aramızda kalacak bugüne kadar hangi sırrını anlattım ki başkasına dedi. Sen bu kadar mı azdın diye sordu bana evet abla gençlik ateşi işte bunu yaptırıyor insana. Kız arkadaşım yok ve hala bir kızla birlikte olamadım ben sakarya escort de kendimi bu şekilde tatmin ediyorum dedim. Ablamın gözü açık kalan pornoya gitti ve neymiş bu video izleyelim biraz dedi. Ben de sen bilirsin abla çeşit çeşit var izlemek istiyorsan izleriz dedim. Videonun başından sonuna kadar izledik. Birden aklımdan ablamı sikme düşüncesi geldi. Bu biraz ters geldi başta bana ama ablama o gözle bakınca hiç de fena olmadığını farkettim. Vücut hatları gayet sexy ve yüzü de gayet güzeldi. Kendimi ablamı sikerken hayal ettim ve sikim kalktı yine dimdik oldu. Abla ben çok azdım izlerken sikimi çıkarıp 31 çeksem rahatsız olur musun dedim yoo dedi aç ben de izliyim merak ediyorum zaten görmüş olurum nasıl boşaldığını dedi. ben de sikimi çıkarıp 31 çekmeye başladım. Ablamın gözleri fal taşı gibi olmuştu sikimi iyice inceliyordu. Bir yandan da pornoyu izliyordu. Pornoda kızın ağzına veriyorlardı. ablam daha çok sikimi izliyordu gizliden gizliye. Abla bana yardım eder misin dedim biraz da sen ellerinle boşalmama yardımcı olur musun dedim. Nasıl yapacam dedi ben de elini aldım ve sikime tutturdum yukarı aşağı yap yeter dedim. Ablam bana 31 çekiyordu çok zevk alıyordum dayanamadım ve boşaldım ablamın elleri sperm olmuştu. Peçeteyle sildi. Nasıl merakın gitti mi dedim evet dedi. Başka merak ettiğin bişey varsa gösterebilirim dedim. Ne gibi dedi. Ben de istersen beraber ilk deneyimimizi yaşayabiliriz kabul edersen seni sikmek istiyorum dedim, hadi ordan hayvan dedi gülerek. Ben bakireyim dedi. Tamam götünden sikerim ben de dedim. Ablam sustu sakarya escort bayan ve hadi bi video daha aç dedi. Götten sikme pornosu açtım bilerek. Şahane götlü bir kızın götünü sikiyordu. Ablama hadi abla gel yapalım şunu çok azdım sen de sikişmenin nasıl birşey olduğunu yaşamış olursun. Ablam tamam ulan dedi ama bir defa yapıcaz sadece merakı gidermek için dedi. Tamam ablacım dedim. Bilgisayarı kapattım ve odanın kapısını kitledim. Annem yemek yapıyordu babam da çalışıyordu. Bizi rahatsız edecek kimse yoktu. Pantolonumu çıkardım. Ablama da altını çıkarmasını söyledim. Aman allahım ablamı hiç böyle görmemiştim düşündüğümden de güzel bir amı ve götü vardı. Ablamın üstüne atladım yavaş hayvan dedi sessiz ol annem duyarsa mahvoluruz, merak etme abla dedim. Ablamın üstünü de çıkardım memelerini emmeye başladım. Harika memeleri vardı. Amına öpücükler kondurdum nefisti. sikilmemiş bakire taze amcık. İlk ben yalıyordum. Ablamı yalayarak emerek bir defa boşalttım. Ben de ilk defa amcık yalamıştım. Pornoda izlediklerimden öğrendiklerimi ablamda uyguluyordum. Gayet başarılı yapıyor olmalıydım ki ablam da kendinden geçiyor hafifçe inliyordu. Daha sonra ablama sikimi emmesini istedim. Acemiydi ilk kez yalıyordu dişleriyle sikimi acıtıyordu bayağı ama sikimi ablamın ağzında görmek yetiyordu bana sikim hemen odun gibi oldu. Abla hazır sikicem seni şimdi dedim. Hadi sik geçir yarrağını götüme dedi. Götüne zorladım girmedi. Çok dardı. Hemen krem geldi aklıma çekmeceden arko krem getirdim parmaklarıma sürerek ablamın götüne parmaklarımı soktum. Yavaş yavaş escort sakarya deliği genişlettim. Ardından sikime kremi sürdüm ve zorlamaya başladım ablamın götüne. Büyük bir uğraştan sonra sikim ablamın götündeydi. Ablam çok acıyor çıkar hemen dedi. Ben de sakin ol abla acıtmadan yapmaya çalışacam dedim. Önce kımıldamadan götünde durdum bir süre. Alışana dek çok hafif git gelle yaptım içinde. Ablamın canı çok yanıyordu belliydi. İlk defa götüne yarrak giriyordu bu normaldi. Ama bu fırsatı kaçıramazdım artık sikmeliydim onu doyasıya. Yarrağım ilk defa gerçek bir delikteydi ablamın götündeydi. Harika hissediyordum kendimi. Biraz daha yavaş yavaş siktikten sonra hızlanmaya başladım. Ablam küfür ediyordu hayvan aptal yavaş ol diye. Ben de sus orospu diye karşılık veriyor hızlı hızlı sikmeye devam ediyordum. Her vuruşta şlap şlap sesleri çıkıyordu ablam yavaş ol annem duyacak diyordu. Ablamı köpek gibi sikiyordum. Hafifçe inlemeye başladı ablam. Bir yandan amını okşuyordum zevkten çıldırmaya başladı kaltak. Nasıl iyi mi ablacım dedim, aferin iyi sikiyorsun diyerek gülümsedi ve devam et dedi. Bir süre daha böyle siktim ama daha fazla dayanamadım ve ablamın götüne boşaldım. Sikimi çıkardım, ablamın yanan götü sikimi yakmıştı resmen kıpkırmızı olmuştu. Ablamın götüne peçete koydum spremler taşıyordu çünkü. Geçmiş olsun abla artık götün bakire değil, beni de milli yaptın sağol dedim ve güldük. Hemen giyindik ve hiçbirşey olmamış gibi devam ettik işlerimize. O gündür bugündür canım ne zaman sikmek istese ablamın götünü sikiyorum. ablam da alışmıştı artık o da yarrak hastası oldu sikimi emmeden duramıyordu. Ablamın amını da sikmek istiyorum ama vermeye yanaşmıyordu. En kısa zamanda amını da sikmeyi planlıyorum olursa onu da bir sonraki hikayemde anlatırım hoşçakalın

Eşimle ilk Denemeler…

Bizim hikayemiz evlendikten bir süre sonra seks hayatımızı biraz daha canlandırmak ve daha heyecanlı kılmak için internete dadanmamız, porno sitelerine girmemizle başladı.

Zamanla sohbet muhabbet derken filmlerdeki olan sevişme sahnelerini yapmaya başladık.Eşim anal seks sevmezken yavaş yavaş alışmaya ve zevk almaya başladı.

Zamanla seks yaparken, evliliğimizin ilk aylarındaki romantik cümleler yerini aramızda “sikici erkeğim” “orospu karıcım” “hadi beni siktir pezevengim ol” “fahişemsin seni satacağım” gibi farklı konuşmalara bıraktı.

Artık karımla izlediğimiz swinger filmler olsun, grup filmler olsun bizi daha çok etkiliyor, daha çok zevk almamıza neden oluyordu. Filmlerin konuları, olaylar hakkında konuştuklarımız, yorumlarımız sekse bakış açımızı değiştirmişti.

Kendi payıma sürekli eşimi o pornolarda grup seks yapan kadınların yerine koyuyordum. Onu başka erkeklerle sikişirken izlemek ve karım sikişirken ona yardımcı olmak onun isteklerine harfiyen uymak gibi duygular içimi kemirmeye başladı.

Eşimin seksi giyinmesine daha cok özen gösteriyordum. Ona aldığım eteklerin boyu kısalmaya başladı. Tayt body tarzı kıyafetlerin vücuduna oturmasına, bel göğüs dekolteli kıyafetler giymesine, bacaklarının güzelliğinin meydana çıkmasına çalışıyordum.

Etrafımızdaki erkeklerin eşime bakması ve ellerinden gelse sikeceklerini bilmek beni delirtiyordu.Arkadaşlarla ya da yalnız gezmelerimizde, misafirliklerde olsun eşimi daha açık giyinmesi için teşvik ediyordum.

“Ara sıra frikik ver bakalım, herifler ne yapacak?” diyordum eşime… Ya da, “Biraz bacaklarını aç bakalım, eşlerinin yanında sana nasıl bakmaya çalışacaklar, görelim” filan gibi laflarla şakayla karışık eşimi de bu duruma alıştırmaya başladım.

Eşim önceleri karşı çıkmasına rağmen, olanların oyun olduğunu ve benim de bundan zevk aldığımı bilmesinden dolayı çok abartmamak kaydıyla bana uymaya başlamıştı. Gelen misafirlerin önünde tepsiyle ikramlarda bulunurken göğüslerini eğerek güzelliklerini sergiliyordu. Bazen de bacak bacak üzerine atarak eteğinden baldırlarının görünmesini, kısacık tişörtler bustiyerler giyerek göbeğinin belinin açılmasını sağlıyordu. Bunları yaparken tahrik edici hareketlerde bulunmaya çalışıyordu.

Karşı komşularımız Selcuk ve Aslı ile çok samimiydik. Ama bizdeki bu değişiklik Aslı’nın dikkatini zamanla çekmiş ve eşime

“Kız ne oldu sana? Artık daha bir havalısın, farklısın, eski halinden daha rahatsın. Açık saçık giyinmeye başladın, hayrola?” gibi sorular sormaya başlamış.

Eşim de benim giyim kuşamına karışmadığımı, onu hiç kıskanmadığımı söylemiş. Samimi olduğumuz arkadaşlarımızın yanında olsun, dışarıda gezerken olsun canının istediği şekilde giyinebildiğini anlatmış.

Aslı da evlerine gittiklerinde Selçuk’un kendisine “Sen de biraz Şermin gibi eskişehir escort giyinsene, ne kadar rahat kadın, kocası ne kadar şanslı…” falan demiş: Tabi Aslı kocasının tavrına biraz üzülmüş, eşimden yardım almak için konuyu açtığını söylemiş. İki kadın epey dertleşmişler kısacası…

Akşam evde konuştuklarını eşim anlatmaya başladığında bende kıpırdanmalar oldu. Eşim bunu haliyle anladı. Şeytan kadın gülümseyerek,

“Yoksa Selçuk’un beni beğenmesi azdırdı mı seni erkeğim?” falan demeye başladı. “Karısının benim gibi giyinmesini istediğine göre beni istiyor herif…”

“Evet canım… Demek ki seni beğenmiş. Belki fırsatını bulsa seni sikecek.” dedim.

Eşim bana sakso çekmeye başlamıştı o esnada… Sikim heyecandan taş gibi olmuştu. Uzanmasını söyleyip amına doğru eğildim. Taytını sıyırıp külodu ıle kalmasını sağladım. Isırır gibi yapınca Şermin kikirdeyerek saçımdan çekiştirdi. Külodunu yana çekerek amını yalamaya başladığımda eşim inlemeye başladı.

“Ohhh… Mmmmhhh… Harıkaa… Dilini sok kocacım…” gibi sözler mırıldanmaya başlamıştı. Ben yaladıkça amı sulanıyor, sulandıkça ballanıyordu. Bir ara kafamı kaldırıp,

“Şu anda amcığını Selçuk’un yaladığını düşün aşkım…” dedim. Benim bunu söylememle birlikte eşim kafamı tuttuğu gibi amına bastırdı ve

“Hadi Selçuk… Amımı sik… Kocamın önünde amımı parçala… Kocam pezevengi sikemiyor, sen sik… Karını da getir, senin karını da kocam siksinn…” diyerek beni azdırmaya iyice kudurtmaya çalışıyor, ama kendi de kontrolü kaybediyordu.

Ben zaten kazık gibi olan sikimi yavaşça amına sokarken amı sulanmış vıcık vıcık olmuş karım derin bir ohhhh çekerek bana baktı ve bir nefeste,

“Aşkım… Gerçekten siktirmek ister misin beni?” diye sordu. O an zevkten olsa gerek ve de biraz şaşkınlıkla

“Bilmiyorum hayatım… Ama evet… İsterim… Hem de çok isterim. Ama ben de Aslı’yı sikmek istiyorum.” dedim. Eşim gülerek

“Tamam canım… Ben sana Aslıyı siktiricem. Ama sen de beni Selçuk’a siktirteceksin, tamam mı?” diyerek şok bir teklif daha yaptı.

Gerçekten çok şaşırmıştım. Aslında haftalardır kurduğum hayal tam olarak buydu. Ama eşimin ben teklif etmeden kendisinin bu kadar çabuk istemesine şaşırdım.

Meğer eşim frikik verdikçe Selçuk’un siki kabarıyor, kabaran siki eşimin amının sulanmasını sağlıyormuş. Ben evde yokken S Selçuk’u hayal edip porno izleyerek boşalıyormuş fahişe karım…

Ben bir yandan sikmeye devam ederken eşim bunları anlatıyordu bana… O anlattıkça ben deliye döndüm. Eşim domalmamı istemesiyle birden irkildim ve kendime geldim. Daha ne yapıyorsun dememe kalmadan arkama geçip taşaklarımı emmeye, altıma uzanıp sikimi somurmaya başladı.

Fakat heyecandan ve tedirginlikten olsa olacakların nereye varacağını bilememekten sikim söndü ufaldı. Eşimde bana bakarak kahkaha atar şekılde gülüp

“Şuna bak eskişehir escort bayan pezevenk kocam… Sen geç boşalıyorsun ama sikin çabuk sönüp tekrar kalkıyor. Bana kolay sönmeyen, ara vermeden yarım saat beni rahat sikecek yarak lazım…” dedi.

“Hadi ya… Nerden buluruz öyle yarak?”

“ Selçuk’un siki kolay kolay sönmezmiş. Aslı öyle diyor.”

“Ulan siz bunları mı konuşuyosunuz? Neden daha önce söylemedin peki?” diye sitem ettim. Eşim o esnada benim arka deliğimi hafiften yalıyor, ben de şaşkınlıkla eğilmiş bakıyordum .

“Sen napıyosun kız?” diyebildim.

“Hayatım, Aslı’nın kocasının sikinin sönmemesinin sebebi adamın göt deliğini yalayıp parmaklaması sayesindeymiş. Aslı öyle diyor. Selçuk iyice alışmış. Çok severmiş öyle yapmasını… Hatta sevişirlerken götune sokması için anal penis almış özel olarak… Götünde o varken sikermiş Aslı’yı… Bu sayede geç boşalırmış” Şaşırıp kalmıştım anlattıkları karşısında nutkum tutulmuştu.

“Nasıl olur? İnsan götünde tıpa gibi bir şey varken siki nasıl kalkar?” diye sorarken eşim parmağını götüme sokuverdi.

Canım biraz acıdı ilk anda, kendimi kastım. Ama içim de bir tuhaf oldu. Eşim tükürüklediği kaygan parmağını sokup çıkardıkça benim içim bir hoş oluyordu. Zevkten gözlerim kapanıyor ama sikim tekrardan kalkmaya başlıyordu.

Dönüp eşime baktığımda telefonunun elinde olduğunu gördüm. Ne yapıyorsun dememe kalmadı, resim çektiğini fark ettim çıkan sesten… Eşim

“Merak etme aşkım… Senin kalkmış sikini ve beni sikerken resmini de çekip Aslı’ya göstericem. Biz aslı ile konuştuk. O da kocasının resimlerini çekip bana gösterecek. Tabi kocasıyla bizim yaptığımız gibi konuşabilir ve anlaşabilirlerse…”

“Eee? Resim gösterip ne olacak?”

“İşin şaka olmadığını onun kocası da anlayacak. Filmlerdeki gibi birbirimizi siktirteceğiz.” dedi.

Ben deliye döndüm. Sikim resmen ilk kez bu kadar kalkmıştı. Ucundan kaygan sıvıları kendiliğinden akıyor ama boşalamıyordum. Arkamda gidip gelen, götümün deliğine girip çıkan, büzüğümü okşayan parmak çok hoşuma gidiyordu.

“Şermin, bir parmağını daha soksana…” diye inledim. Alaycı bir şekilde gülerek,

“Sen de yakında götüne yarak istemezsen şaşırmam.” dedi. Ben yine afalladım.

“Ben de mi? O ne demek?”

“Selçuk Aslı’yı götünde tıpayla sikerken biri de şu anda beni sikse dermiş bazen… Ben senin amındayken götümde de sahiden bir yarak olsa dermiş. Onun için söyledim, sen de öyle olma…” diyerek güldü. Ben aldığım zevkten gözlerim kapanmış vaziyetteydim.

“Güzel… Çok güzel… Oohh… Karıcım… Devam et… Ne olur hızlı sok… Ben de seni siktiricem… Senin pezevengin olucam… Orospum… Fahişem… Hadi parmağınla sik beni…” diye inliyordum sürekli… Sermin de bana arkamdan,

“Sen beni siktir, ben de seni ama göte yarrağa doyuracam. Sikicim… Erkeğim… Pezevengim… Benim ibne kocam…” escort eskişehir falan diyor, ben inledikçe eşim hakaret ediyordu.

“Gavat… Götünü sikseler zevk alırsın… İbne pezevenk… Karısını siktiren gavat.” gibi laflar… Karımdan ilk kez böyle laflar duymanın zevki ve azgınlığıyla yaşadığım mutluluğu anlatamam. Resmen inliyordum.

“Ellerinle siktir beni aşkım… Selçuk’un sikini elinle tutup amıma sok… O beni sikerken sen de onun sikiyle benim amımı yala…” diyordu.

Artık sikim patlayacak gibi olduğunda karıma domalmasını söyledim. Hemen önümde domaldı. Arkasına geçip amını ve götünün büzüğünü yalamaya başladım. Karım

“Ohhh… Hadi Selçuk… Sik beni… Kocamın önünde sik… Orospuyum ben… Kocam da gavat ibnenin teki… Beni başka erkeklere siktiren pezevenk benim kocam… Ooohhhh…” diye diye beni çıldırtıyordu.

Ben yarağımı amına sokup bir kac git gel yaptıktan sonra çıkarıp birden götüne sokuverdim. Eşim öyle bir bağırdı ki, yan komşular duymuş olmalı mutlaka…

Eşimin götüne sokup çıkarıyor, ben girip çıkarken taşaklarım amına çarpıyor şak şak diye ses çıkıyordu. Bir yandan da eşimin kalçalarını tokatlıyordum. Eşim zevkten kudurmuş bir haldeydi.

“Amcığıma da yarak istiyorum. Hem de iki yarak birden istiyorum…” diye inliyordu. “Offf… Parçaladın götümü pezevenk herif… Canımı yakıyorsun… Hadi gel artık..” demeye başladı.

“Ben de dayanamıyorum zaten Sermin… Boşalıyorum zaten…” diyerek üstüne kapanınca eşimle seks hayatımızda hiç yapmadığımız bir şey yaptı.

Ben boşalmaya yaklaştığımda önümden kalkıverdi. Daha önce memelerine filan boşalmıştım ama ilk kez ben boşalırken ağzına soktu sikimi… Sikimin başı ağzının içindeyken gövdesini sıvazlıyor, taşaklarımı tartıyordu.

Ben böğürerek boşalmaya başladığımda da çekmedi sikimi… Ağzının içine püsküren döllerimi yutmaya çalıştı. Diliyle vakumluyor, daha çok boşalmamı sağlıyordu böylece… Bir kısmını yuttu, bir kısmını acemilikten yutamadı herhalde, dudaklarının kenarından sızmaya başladı. Bitince pembe dilini sikimin üzerinde, başında şapkasında gezdirerek iyice yaladı, temizledi.

Ben tükenınce kalkıp banyoya girdi eşim… Ben yaşadığım ilkler nedeniyle şaşırmış, aldığım zevkten ve olacakları düşünmekten bitap bir vaziyette olduğum yerde serilip kalmıştım. Götüm de acıyordu bir yandan… Ne de olsa ilk defa götüme parmak yemiştim.

O günden sonra Aslı’lara daha çok gider olduk. Eşim de Aslı da minileri çekiyorlar, askılılarla dolaşıyorlardı önümüzde… Birlikte gezmelere gidiyor, alışveriş merkezlerinde, akşam eğlence yerlerinde takılıyorduk.

İki erkek bir şey bilmiyormuş gibi, birbirimizden habersiz gibi yapıyorduk. Ama dördümüz de pimi çekilmiş bomba gibi tahrik olmuş vaziyetteydik. Aslı’yı yalnız yakaladığımda imalarda bulunuyor, elini kolunu tutuyor, sıkıştırmaya çalışıyordum.

Selçuk da aynı şeyi eşime yapıyormuş. Hatta onlar ileriye gitmişler, öpüşmüşler bile… En hararetli anında eşim öpüşmeyi bırakıp benden habersiz yapamayacağını söylemiş. Kalkmış sikiyle ortada bırakıvermiş puştu… O olaydan sonra mevzular açılmaya başladı.

Ben Karım ve Bir Başkası 2

Ben Karım ve Bir Başkası 2
Boğazımda tuzlu bir tat, altımda sikimi sığdıramadığım tangamla kafam allak bullak olmuş asansöre doğru yürüyordum. Düğmeye basıp elimdeki kâğıda bakmaya başladım, terden kenarlarını buruşturmuşum, hemen düzeltip cebime koydum. Kapı açıldı, içeriye girip zemin katın düğmesine basıp düşünmeye başladım. Acaba bundan karıma bahsedeyim mi, bu kâğıdı karıma vereyim mi gibi bi ton saçma soru.
Kapı açılınca yürümeye ve elimi cebime atıp kâğıdı buruşturmaya başladım. Koridorda çıkışa doğru yürüyor, kâğıdı atmanın ve bunları unutmanın en iyisi olduğunu düşünüyordum. Kapıcıyla karşılaştım, yine pişkin pişkin gülümsüyordu.
“Buldunuz Burak Bey’i?”
“Buldum.” dedim. Ben, başka bir şey diyecek mi diye beklerken o da gülümsemeye devam ediyordu, sağa sola bakarak bana yaklaştı sonra zorla elimden tutup bacak arasına götürdü, sımsıcaktı.
“Hanımı köye yolladım bir aylığına senle idare edeceğiz artık.” deyip beni kapıya doğru çekmeye başladı. Elimi çekmeye çalışıyordum ama ağzımı bıçak açmıyordu. Bir elini cebine atıp anahtarını buldu ve kapıyı açtı, beni içeri sürükledi. Sağ tarafta kapısı kapalı bir oda ve girişte açık bir yatak duruyordu. Yatağın yanında kolumu sıkıp beni çömelttikten sonra kolumu bırakıp pantolonunun kemerini çözmeye başladı. Düğmesini çözüp fermuarı indirdi ve zaten kalkmış olan yarrağını eliyle bir iki kez sıvazlayıp tümüyle titredikten sonra bana dönüp “Yala!” dedi. Boş boş bakınıyordum oturduğum yerden.
“Yalasana amınakoduğum! Korkma ilkinde çabuk boşalırım deminden beri kaldırıyom zaten sen geleceksin diye. Boşalt sonra tekrar kaldırmaya çalışırken iyice öğrenirsin.” dedi.
Daha Burak’ın boğazımda bıraktığı meniler duruyormuş gibi hissediyorken bir de kapıcı çıkmıştı. Ne yapacağımı bilmeden ona bakmaya devam edince sert bir tokat atıp saçımdan tuttu ve yarrağını ağzıma doğru bastırmaya başladı.
“Yalasana piç, bu saatten sonra daha iş çıkmaz zaten, sabaha kadar buradasın. Öbür gün de zaten iş çıkartacak kimse yok binada, nazlanma yani.”
Saçımı tutmaya devam ederek yarrağını ağzıma vuruyordu sanki kale kapısı zorluyormuş gibi. Sonra bir eliyle burnumu tutup ağzımı açtırdı ve yarrağını ağzıma sokup gidip gelmeye başladı.
“Sakın ısırayım falan deme ağzına sıçarım.” dedi. Saçımdan tutmuş ileri geri yaparken ben yalnızca ağzımı açmış bekliyordum. Herhalde boşalmak üzere olduğundan biraz geri çekip yalnızca ucunu yalatmaya başladı. Sonra bana taşşaklarını işaret etti, korktuğumdan ellerimle onları avuçlamaya başladım, hoşuna gitmişti. Yarrağının yarısına kadar yalatıp sonra tekrar başını yalatıyordu bana. Birkaç dakika sürdü bu işkence belki daha azdı bilmiyorum, sonra hepsini boğazıma sokmaya çalışırken ağzımda patladı.
Boşaldıktan sonra iyice bekledi bekledi ta ki şu titreme gelene kadar, titremesi bitince yarrağını çekti ve üstümdeki elbiseye sürüp temizledi. Gömleğini çıkartıp yatağa yattı ve “Sende soyun.” dedi.
Yine bir tuhaf olmuştum. Boğazımdaki menileri unutmuş altımdaki tangayı düşünüyordum. Korkudan kalbim hızla atmaya başladı, bir mucize olsa da görmese, bir çağıran olsa. Kapıya koşsam diye düşündüm ama yakalarsa çok kızar diye düşündüğümden onu da yapamadım.
“Beni ayağa kaldırtmadan soyun, yalamaya başla.” dedi.
Üstümdekini çıkartıp kenara koydum. Sonra pantolonun kemeri, düğmesi, fermuarı derken hiçbir şey olmadı, ne adamı çağıran ne başka bir şey.
“Dön bakıyım.” dedi, etrafımda döndüm yavaşça.
“Vay orospu, hem tanga hem de bi tane tüy yok demek alıyorsun.”
Ağzımı açmadım anlatmaya çalışsam zaten dinlemeyecekti.
“Benimkini kaldır da senin şu arka yolları biraz genişletelim.” dedi gülerek.
Yine kapıyı düşündüm ama korktuğumdan yatağa çıkıp yarrağını yalamaya başlamadan önce,
“Daha önce hiç almadım.” dedim.
“Ne almadın?”
“Arkadan.”
Yine gevrek gevrek güldü.
“Burak Bey kabul etmiyorsa bundan sonra benim orospumsum ben ne dersem onu yapacaksın.”
Karımdan bahsetmek istemedim, onu da zaten Burak alacaktı ya…
“Tamam hadi gel de benimkini kaldır.”
“Tamam.”
Yatağın üstüne çıkıp yarrağını yalamaya başladım, tümünü alabiliyordum. Yavaş yavaş ağzımın içinde büyümeye başlamıştı ki, yine “Dur” dedi.
“Şu kapıyı aç banyodan hanımın rujunu al.”
“Daha, çok kullanılmamıştır, düğünler için falan.” dedi sanki onu soruyormuşum gibi. Kapıya açıp oradaki dolapları karıştırmaya başladım. Sonunda bulup aynanın karşısında sürünüp ruju yerine koydum.
“Şimdi gel kaldır şunu.” dedi beni görünce. Yatağa çıkıp yine yalamaya başladım. Taşşaklarını avuçluyor yalıyor bir an önce bitsin de kurtulayım istiyordum.
“Ayı diyeceksin bundan sonra bana. “ dedi. Yalamayı bırakıp mal gibi bakmaya başladım.
“Ayım benim ayı gibi yarrağınla sik götümü diyeceksin.” dedi gülerek ama sonra “Yalamaya da devam et.” demeyi ihmal etmedi.
Artık, yarrağı iyice kalkınca uzanmamı istedi. Yüzüstü uzanıyordum kolumdan tutup “Yok. Yüzün bana dönük olacak. Ama önce git şu girişteki dolaptan karımın ayakkabılarından giy öyle gel” dedi. Ayının isteği bitmiyordu bi türlü. Kalkıp girişteki dolaba baktım karısının bi çift beyaz topuklusu vardı, olmadı tabii ama oluyormuş gibi giyip bağlamaya çalıştım. Yatağa ona bakarak yatıp beklemeye başladım.
“Güzel oldu. Şimdi başlıyorum kazı çalışmalarına, heh heh heh…” diye gülerek başımda doğruldu. Ayaklarımdan tutup kaldırdı, iyice kalkmış yarrağıyla deliğimi zorlamaya başladı. Daha girmeden karnımda bi ağrı hissetmeye başladım. Arada bir tükürüklüyor sonra tekrar zorlamaya başlıyordu. Bir iki derken yarrağının başını içime soktu. Bayılacakmışım gibi hissediyordum, ayı durmadan ittiriyor, biraz çekip sonra daha çok ittiriyordu.
Sanki kendisine sokuyorlarmış gibi ben hepsini alınca terini sildi. İleri geri hızlı hızlı sikmeye başladı beni. Biraz devam ettikten sonra durup, yarrağını çıkartıyormuş gibi gerinip gerinip üstüme yüklenmeye başladı. Götüm kan ağlarken sikim kalkmış, koca yarrağıyla götüme yüklendikçe karnıma akıtıyordum. Koca yarrağını içimden her çekişinde sanki içimden bir parça kopuyormuş gibi oluyor sonra geri dönüp her vuruşunda vücudum zangır zangır titriyordu. Son vuruşunu yaptıktan sonra boşalacağını anlayıp yine hızlı hızlı sikmeye başlarken, beyaz topuklularıma bakıp bacaklarımı daha da kaldırıp eğildi,
“Nereye boşalayım?”
“Üstüme” diyebildim güçlükle.
“Tamam” dedikten sonra çıkartıyormuş gibi yapıp tekrar pompalamaya başladı, içime boşaldı nefes nefese gülerek. İçimde biraz kaldıktan sonra yarrağını çekip ağzıma uzattı “Temizle”. Yalayıp temizlemeye başladım, kötüydü, ama başka çarem yoktu. Sonra sigarasını istedi, uzattım yakıp dumanını bana doğru üflemeye başladı.
“Ben artık gideyim mi?” diye sorunca sinirlendiğini anladım. Yalamakta tereddüt ettiğim andaki gibi tokatladı.
“Orospu ben sana yarın da boşum demedim mi? Böyle fırsat her zaman gelmez yarın da burada kalacaksın sonra gidersin, tabii temelli değil. Ben boş kaldıkça çağıracağım seni.”
Ayı, yarın da kalacaksın deyince ne diyeceğimi bilemedim. Karımı düşünürken ben elden gidiyordum.
“Ulan benim hanım gelince ikna edebilsem aslında… Ben seni eve çağırdığım günlerde ikinizi bir sikerim sen de hanım etrafta koştururken ev işlerini falan yaparsın.” Sonra bana bakıp,
“Şimdi ben gidince gelmem falan diyorsan boşa, benim yarrağın tadını alan bi daha gidemez. Gerçi üzerinde deneyecek çok kişi bulamadım ama olur, o da olur.” dedi.
Sigarayı alınca iyice saçmalamaya başlamıştı da ağzımı açıp laf edemiyordum korkudan.
“Saate bak 11 olmuş, yatmak lazım.” Sigarasından son bir fırt çekip yine yüzüme üfledikten sonra,
“Ben dememişim gibi gideyim mi demesen şurda kıvrılır yatardın. Şimdi cezalısın yerin banyo, kalk.” dedi. Kalkıp banyoya doğru yürümeden önce topuklularım ayağımda, eğilip elbiselerimi alıyordum arkadan iki parmağını sokup “Eller yukarı!” diye banyoya kadar gülerek parmaklarını da götümden çekmeden götürdü beni.
“Çıkayım deme, beni sinirlendirirsin, sabah erken kalkmam lazım.” dedi.
Banyoda elbiselerimi giyerken külodumu gördüm ama pantolonu yine tanganın üzerine giyip ipi arkamda kaybolurken düşünmeye başladım. Ne yapıyordum? Gayet güzel bir karım vardı ve ben buradayken Burak… Karımla biraz baş başa kalsa yeterdi. Bunu karım bile söylemişti yakışıklı adam istediği kadını tavlayabilir diye. Pantolonunun altındakiyle de tanışmamıştı ve eminim ki dışarıdan onu çekici buluyorsa pantolonunu indirdiğinde de hayal kırıklığına uğramayacaktı. Onları düşünürken birbirlerine ne kadar yakıştıklarını fark ettim. Pantolonu indirdikten sonra tangamı elime alıp sürtünmeye başladım, birkaç dakika geçmeden boşalınca yerime oturdum. Üzerine boşaldığım tangayı temizleyip tekrar giydikten sonra o yorgunlukla uyudum.
Ayı, kapıyı açıp kalk deyince sabah olduğunu anladım. O içeri geçerken toparlanıp banyodan çıktım. Sigarasını yakmış bana bakıyordu, keyifsizdi.
“Bugün sana uzun çoraplardan giydirecektim de iş çıktı.” Sigarasını çekip yüzüme üflerken devam etti.
“Boş kalmaya kalırım da bi de yeni gelenler var kafam dolu. Sen git ben başka zaman ararım seni aldım numarayı.” dedi telefonumu uzatırken.
Ne işi çıkmış bilmiyordum ama telefonu alıp kapıdan çıktım. Üstümdeki elbisede lekeler duruyordu ama yapacak bir şeyim yoktu. Telefona baktım, bi ton cevapsız arama. Rehberi açtım, karımı arayacaktım sonra vazgeçtim, eve varıp öyle arayacaktım.
Evin kapısını açtıktan sonra üzerimdekileri atıp duşa girdim. İşimi çabuk bitirip telefonu alıp karımı aradım.
“Alo”
“Neredesin dün o kadar aradım, insan bi haber verir.”
“Biliyorum kafam gitmiş. Eski bi arkadaş rahatsızlanmış hastaneye falan götürdük.”
“Tedaviyi sen yaptın herhalde aramamak niye?”
“Ya ne biliyim aklıma gelmedi, daha şimdi eve geldim.”
“Yalan söylüyorsun da neyse evde konuşuruz.”
Evet demeden önce durup Burak’la konuşup konuşmadıklarını düşündüm. Acaba gerçekten beni aldatır mıydı?
“Maalesef, bi duş alıp birkaç bir şey yemeye geldim. Şimdi tekrar gideceğim.”
“Kim ki bu arkadaşın durumu kötü mü ben de geleyim.”
“Gerek yok gelmene zaten tanımazsın. Yarına kadar yanında kalıp oradan salona giderim ben.”
“Tamam, o zaman akşam ararım seni.”
Telefonu kapattım. Akşama evde saklanacaktım, bir şey olacak mıydı diye merak ediyordum. Gerçekten Burak’la beni aldatır mıydı bunu merak ediyordum.
Karımın gelme vaktine yakın saklanıp beklemeye başladım. Bir anahtar sesi duydum, kapı açıldı, topuklusunun parkede çıkarttığı sesleri duydum. Salona girdiğinde, kendisinin hiç girmediği spor aletlerimin olduğu odada kapının başına çökmüş onu izliyordum. Eğer odam hem salona hem yatak odasına açılıyor olmasa ne yapardım bilmiyorum, eve koyacak bir kameram yoktu.
Karım tokasını çıkartıp saçlarını açtı, belli belirsiz koyu bir ruj sürmüş, üzerine tek parça, puantiyeli, mor bir elbise giymişti. Ayaklarını saran beyaz terliklerinin kapatamadığı yeşil ojeli tırnakları ve bileklerinde gümüş renkli bir halhalı vardı. Evin içinde biraz dolandıktan sonra televizyonun başına oturup ayaklarını masanın üzerine attı. Aynı pozisyonda birkaç saat kalıp televizyon izledi. Sonra telefonu çaldı, açıp konuşmaya başladı, durmadan gülüyordu.
“Tabii. Burak. İstersen bi kahve içebiliriz. Bekliyorum.” deyip kapattı. Masann üzerinde birbiri üstüne attığı ayaklarını değiştirip sağ eliyle elbisesini kaldırırken sol elini bacaklarının arasına götürdü…
kav23

YENGEM(ALINTI)

YENGEM(ALINTI)
Slm. Adım Osman, benim yaşadığım bu olay başımdan geçtiğinde daha 16 yaşındaydım. Okula Düsseldorfta gittiğim için yengemlerde kalıyordum. Abim şöför olduğu için genelde yurtdışına gidip gelirdi, ayda bir 3-4 günlüğüne de eve ugrardı. Yengem çok güzel bir bayandır, alımlı, hoş ve çekicidir. Ozmanlar yengem 24 yaşında idi. Tam 3 çocuk doğurmuştu, ama banamısın dememişti. Yengemin çok güzel vucut hatları var. Gören her erkeğin arzulayacağı bir kadın yani. Yengem sayesinde okuldan eve evden de okula giden birisi olmuştum. Ozamanlar neyin ne olduğu tam bilmiyordum, ama yengeme olan tutkum ve ilgim beni eve hapsediyordu, evden çıkmaz olmuştum. Yengemin evin içindeki rahat giyinmeleri, konuşmaları ise benim gün geçtikçe yengeme daha da ilgi duymama sebep oluyordu.

Bir gün yengem evde halı yıkayacaktı, bana “biraz geç gel.” demişti. Bense aksine erken gittim. Eve geldiğimde yengem halıları yıkıyordu. Üfff be gözlerime inanamadım, üzerinde askılı bir tisort, altında da yarım tayt vardı. Yengem normalde kapalı bir bayandır, ilk defa yengemi bu şekilde görmüştüm ve çok hoşuma gitmişti. Oanda hisettiğim birşey daha vardı, benim yarak buna sessiz kalmamıştı. Yengem, “Sana geç gel demedim mi?” dedi, ben ses çıkarmadım. “Neyse, bana yardım et ozaman.” dedi. Başladık yengemle birlikte halı yıkamaya. Yengem her eğildiğinde, arka tarafında isem kalçasına, önde isem göğüslerine bakıyordum. Yengem bunu farketti ve gülerek “Fazla bakma olmadık yerlere!” dedi. O an çok utanmış ve kızarmıştım…

Ertesi gün Cumartesiydi ve ben yine evdeydim. Yengem, “Osman ben banyoya giriyorum, yıkanacam, yeğenini de yıkayacam.” dedi. “Tamam yenge.” dedim. Yengem yeğenimle birlikte banyoya girdi. Aradan 15 dakika geçmeden yengem bana “Osman…” diye seslendi. “Buyur yenge?” dedim. Yengem, “Ordan bir bez getir.” dedi. Bezi aldım gittim, “Getirdim Yenge.” dedim, kapıda bekliyordum. Yengem, “İçeri gir, yeğenin ortalığı batırdı, bezle sil ve çöpe koy.” dedi. Ben şaşırdım, gireyim mi, girmeyim mi, diye öyle 2 saniye falan bekleyip açtım banyonun kapısını. Yengem çırıl çıplaktı, yan dönmüş, eliye “Bak köşede…” diye işaret ediyordu. Gözlerimi yengemin meme uçlarından alamamıştım. Yengem beyaz tenli, sarışın bir bayan olmasına rağmen göğüs uçları bir zetin tanesi kadar siyahtı. Çok etkilenmiştim o an. Yengem, “Orayı temizle…” dedi. Ben temizlemek için eğildiğimde bile gözlerimi yengemden alamıyordum. Yengemin kalçaları, baldırları mükemmeldi…

Ben yerleri temizlerken, yengem, “Senin bu yeğenin her yere kaka yapıyor…” diyerek tebessüm etti. Ben dediği yeri temizledim ve çıktım, salonda televizyon seyretmeye başladım. Ama aklım yengemde kalmıştı, yengemin çıplak hali birtürlü gözlerimin önünden gitmiyordu. Derken yengem tekrar seslendi, bu sefer yeğenimi almamı istedi. Banyoya girdiğimde yengemin yüzü bana dönüktü. Gözlerim yengemin amına takılmıştı. Yengem amına baktığımı farketti ve “Hiç görmedin mi?” dedi. Ben sersemleşerek, “Neyi yenge?” deyince, parmağıyla (amını) işaret etti, ve gülerek, “Bunu!” dedi. “Hayır görmedim yenge…” dedim. “Bak gördün işte, şimdi al yeğenini de çık!” dedi. Yine çok utanmıştım. Yeğenimi alıp çıktım banyodan…

Akşam oldu yatma zamanı gelmişti. Ben de yengemle çocuklarla aynı odada yatıyorduk. Herkes yatağına geçti. Ben kanepede, yengemle çocuklar yerde yatıyorlardı. Ben yatakta kıvranıp duruyordum. Bunu farkeden yengem, “Osman neyin var, deminden beri bir oyana bir buyana dönüp duruyorsun?” dedi. Dışarda feci bir yağmur yağıyordu, gök gürlüyordu, şaka değil harbi korkuyordum. “Korkuyorum yenge.” dedim. Yengem, “Gel ozaman, sen de çocuklarla birlikte yanımızda yat.” dedi. Ben, “Tamam.” deyip indim, ama halen korkuyordum. Yengem halime bakıp, “Gel lan yanıma, bir de erkek olacaksın!” diye azarlayınca, yengemin yanına, yani kucağına girmiş oldum. Çok tuhaf bir duyguydu, hem korku, hemde yengemin banyodaki halleri aklıma geldikçe azmaya başlıyordum. Yengemin üstünde bir badi ile altında eşofman vardı. Yengem bana sırtını dönmüş, ben ise ona dokunamıyordum, yengemin tepkisinden korkuyordum.

Bir müddet geçtikten sonra yengem tam uyumaya başlamıştı ki, gök tekrar gürlemeye başladı. O an bir refleksle yengeme arkadan sarıldım. Yengem, “Ne oldu yine?” dedi. “Korktum yenge.” dedim. Yengem güldü, “Korkacak birşey yok, yat uyu.” dedi. “Tamam.” dedim ama öylece yengeme sarılı kaldım. Az sonra tuhaf bir şekilde yarağımın kaltığını hisettim. Yarağım her saniye gittikçe sertleşmeye başlıyordu, sertleştikçe de ben yengeme daha sıkı sarılıyordum. Kesin yengem bunu fark etmişti, ama nedense ses çıkarmıyordu. Ben de dahada bastırmaya başlamıştım. Yengemden yine ses gelmeyince, sarılı olduğum için, elimi ilk olarak göğüslerine attım. Hafiften elimi oynatmaya, memelerini okşamaya başlamıştım ki, yengem “Hoop, ne yapıyorsun?” dedi. Hemen elimi çektim…

Yengem dönerek, “Ne yaptığını sanıyorsun sen?” diye bağırdı. Çok korkmuştum o an, kafamı yastığa gömdüm, ses çıkartamadım. Yengem azarlamaya devam etti. “Böyle şeyler günah, ben senin yengenim…” gibi lafları dizdikçe, ben kafamı yastığa dahada gömüyordum. Yengem benim cevap vermediğimi görünce, içi cız etti herhalde, elini kafama koyarak, yumuşak bir tonda, “Neden yaptın bunu?” dedi. Ben de, “Banyoda gördüm, hoşuma gitti, merak ettim.” dedim. Yengem, “Ya? çok mu hoşuna gitti?” diye sordu. “Evet çok!” dedim. “Madem çok hoşuna gitti, dokun istiyorsan. Ama bak sadece bir kere olcak, başkada olmaycak, tamam mı?” dedi. “Tamam yenge!” dedim. “Hadi dokun!” dedi. Dokunduğumda yarağım bir taş kadar sertleşmişti. Yengemin memelerine dokunuyordum, okşuyordum. 3 tane doğurmasına rağmen, yengemin çok güzel göğüsleri vardı. Yengemin memelerini okşadıkça, benim yarak dahada sertleşiyordu…

Derken elimi badisinin içinden soktum, elim göğüslerindeydi, çok güzellerdi. “Yeğeninin yaptığı gibi onları ağzına almak, emmek istermisin?” dedi. Ben hemen badisinin altından memelerini öpmeye, emmeye başladım. Yengemin de hoşuna gittiğini düşünüyordum. Öyle 5 dakika öpüp emdikten sonra, yengem, “Yeter bu kadar, hadi yat uyu!” dedi. Ama ben delirmiştim ve bu kadar azmışken duramazdım. Yengem sırtını dönmüştü bile. Elimi birden yengemin amına attım. Yengem irkildi, “Ne yapıyorsun? Bak döverim busefer seni!” dedi. Ben de, “Yenge göğüslerin gibi bir kerede orana dokunayım?” dedim. Yengem, “Orası olmaz!” dedi. Ben, “Ne olursun yenge, bir defa…” diye ısrar edince, yengem, “Tamam, ama bak birdaha birşey istersen şamarı yersin!” dedi. Hemen elimi yengemin amına attım. Gariptir, elimi yengemin amına atalı daha 1 dakika olmamıştı ki, boşaldım…

Boşaldığımda sarsıldığım için, yengem, “Ne oldu?” diye sordu. Ben ses edemedim. Yengem, “Azgın sapık! Boşaldın demi?” dedi ve elini şortumun içinden soktu ve akan menilerle birlikte yarağımı avuçladı. “Oooo ne lan bu? Bu yaşta bu kadar olur mu?” dedi. “Ne?” dedim. “Oğlum yaşına göre seninki çok büyük!” dedi. Yengem elini çekmemişti, halen yarağım avucundaydı. Boşalmama rağmen yarağım halen dimdikti, hiç inmemişti ve inanın yengem dokundukça dahada irileşiyordu. Yengem yarağımla oynamaya, yarağımı sıvazlamaya devam ediyordu. Birden ne olduysa, yengem pijamamdan tutup, “Çıkar üstünü!” dedi. Hemen çıkardım. “Ulan sen çok azmışsın, dur seni adam gibi boşaltayım!” dedi ve yarağımı güzelce ovmaya başladı. Ben elimi yengemin amından çekmemiştim, hem amını hemde göğüslerini ovuyordum…

Ben de yavaşça yengemin üstündekileri çıkarttım. Yengem artık itiraz etmiyordu, belliydi yengem de artık azmıştı. Yengemin amını öpmek istediğimde, yengem, “Hayır, orayı öpmek yok, ama başka birşey yapabilirsin!” dedi. Dizlerini kendine çekip, bacaklarını aralamasıyla, ben de hemen bana açtığı yerde, yani bacaklarının arasında yerimi aldım. Ben seks konusunda birşey bilmediğim için, emir komuta, hatta yarağım bile yengemdeydi, yani elinde. Ben yengeme yanaştıkca, yengem de yarağımı amına sürtüyordu. Ben iyice deli oluyordum. Yengem, “Bak buraya sokacaksın, yengeni burdan sikeceksin!” diyordu. Yengem aynı zamanda zevkten inliyor, ağlar gibi sesler çıkarıyordu. Yengem sonunda yarağımı kendi eliyle amına soktu. Yengemin amının içi sımsıcaktı. Bacaklarını belime dolayarak beni kendine doğru yapıştırdı. Artık yengemin amında gidip geliyordum. Çok geçmeden ikimizde aynı anda boşaldık…

O gece sabaha kadar yengemi siktim. Daha sonraları yengem bana bildiği bütün sikiş pozisyonlarını öğretti ve beni tam bir erkek yaptı…

Lavmanın iyi yanları

Lavmanın iyi yanları
Uzun zamandır görüşmüyorken bugün Kamil abi aradı; biraz hal hatır sorduktan sonra konuya geldi: Akşam planım olup olmadığını sordu. Tabiki yoktu bir planım. “O zaman akşam buluşalım mı” dedi. Bunun anlamı “senin ev müsait sana geleyim sex yapalım” demektir. Tabi gel istersen bana dedim hemen atlayacağını bilerek. “Tamam” dedi, “akşam hazırlıklı ol yalnız: ben uzun zamandır küçük kamili ellemedim, yeterince azarsam kalkabilir ve seni sikebilirim” dedi. Ben umursamaz bir şekilde “Tamam” dedim ama gözlerim faltaşı gibi açılmıştı. Uzun zaman sonra O güzel yarak içime girebilecekti belki. Eve geçer geçmez hemen hazırlıklara başladım: Önce Anal tıpamı aldım ve arkmı biraz alıştırdım, sonra kendim hazırladım Lavman setimi çıkardım. Barsaklarım temiz olmalıydı ki, o beni sikerken içimden bir an çıkacak olursa, yarağının tepesinde kahverengi bir tepe görüp iğrenmesin. Kaç zaman sonra tam kıvama getirmişken. Neyse Lavman setim Dibi kesilmiş askılı bir pet şişe, bir hortum, hortumun ucunda ise sıvı sabunluktan söktüğüm bir plastik boru ve o borunun uç kısmına yerleştirilmiş bir toptan ibaret. Top, borunun anüste durmasını sağlıyor. Önce bir şişe rezene çayı ile başladım: rezene rahatlatıcı etkisiyle bilinir ve burada da işe yarıyor: küçük bir kapta sıcak suyla rezene çayını hazırladıktan sonra, soğuk suyla ılıştırıp, askıdaki şişeye boşalttım. Bu durumda sıvının hortumdan akmasını engelleyen ve bahsetmeyi unuttuğum tel kelepçeyle hortumu sıkıştırdım. Hortumun diğer ucundaki boruyu aldım ve kayganlaştırıcıyla sıvadım. Küvetin kenarına oturdum, kıç deliğim küvetin içine bakacak şekilde. Ardından boruyu yavaşça arkama yerleştirdim. Top arkama girince kendi kendine çıkması biraz zor. Kelepçeyi yavaşça açtım ve çayın kolonuma dolmasını bekledim. Hepsi birince kelepçeyi sıktım ve boruyu yavaşça arkamdan çıkardım. Su kaçtıysa tutamazsınız zaten, miktar normalse belli bir süre sonra basınç başlar. Bende de öyle oldu ve hemen küvetin karşısındaki tuvalete oturdum. İçimdeki rezene çayının arkamdan yavaşça çıkmasını sağladım. Hepsi çıkmamış gibi bir his oluyor ve gerçekten de öyle oluyor. Ama sonra hepsini atıyorsunuz. Biraz tuvalette hareket edince yine bir basınç dalgasıyla bu sefer barsaklarımdaki diğer maddelerle birlikte suyun kalanı çıktı. Hafif temizlendim ve bu sefer barsaklarımı iyice boşaltmak amacıyla zeytin yağlı lavman yapmaya karar verdim. Şişenin içine biraz ılık su koydum, arkasından zetinyağından bir miktar döktüm (3 yemek kaşığı kadar) yağlar suyun üstüne çıktığından kalan suyun bir kısmını daha şişeye biraz yüksekten boşalttım. Böylece zeytin yağı biraz suya karışmış oldu. Boruyu bu arada yerleştirmiştim ki, ikinci parti suyu koyar koymaz kelepçeyi açtım. Şişe tamamen boşalmadan hemen önce son parça suyu da kattım ve böylece tüm yaüları içime almış oldum. Bu sefer biraz daha bekledim ve yine tuvalete oturdum. Bu arada söyliim: Bu işlem öyle birkaç dakikalık iş değil ve arkanıza ne soktuğunuza dikkat etmeniz gerekir. Basınç başlayınca yine tuvalete boşaltmaya başladım; bu sefer ne varsa hepsi çıkmıştıı. Arkasından tekrar rezene ile bir durulama yaptım ve istirahat etmeye başladım. Akşam olduğunda kamil abi geldi. Ben Lavmandan sonra ılık bir duş almış, mis gibi kokular sürmüş ve Tangamı giyerek onu karşılamıştım. “Bugün çok özel oldun istiyorum” dedi. Ve ben de “herşey sana ve küçük kamil’e bağlı” dedim ve soyunmaya başladık. Ufaklıkta pek hareket yoktu, beni gördüğü halde… Sonra ben kamili yatırdım ve yarağını ağzıma almaya başladım- tabiki hareketlenmeye başladı. Meme uçlarını emdiğimde yarağı eski günlerdeki kıvamına gelmişti. “Hadi dön” dedi, “sikme sırası bende. İnmediği sürece sabaha kadar kanırta kanırta sikecem o minik götünü” dedi. Arkamı döndüm ve minik götümü ona sundum: daha odaya girerken kayganlaştırıcıyı unutmamıştım neyseki. Nazikçe az kayganlaştırıcıyı götümün deliğinin üzerinde yaydı ve hiç beklemeden yarrağını deliğimin üstüne dayadığı gibi içime girdi. Eh götüm haliyle biraz alışıktı ve ben onun önünde domalarak keyfime baktım. Kamil arkamda deli gibi içime girip çıkıyor ve popoma şaplaklar atıyordu. Temposu çok hızlıydı ve bu hızla giderse birazdan yorulur ve bir daha hayır etmezdi. Şimdi durdurursam ama yarrağı inerdi ve bir daha kaldırmak zor olurdu. Ben de boş verdim: “koy götüme rahvan gitsin” dedim ve zevk almaya bakarak o anın tadını çıkardım. Bir süre sonra “nere boşalayım yavrummmm” diye seslendi. “Açım ben, ağzıma boşal” dedim ve o da bir süre daha gidip geldikten sonra içimden çıkardı yarrağını. Baya iyi dayanmıştı ve ilk defa beni sikerek boşalacaktı: hemen ona döğru döndüm ve ağzımı açtım. Büyük bir hışımla dalgalar halinde gırtlağıma döğru fışkırttı döllerini. Boşalması bittiğinde ağzımdakilerin hepsini yuttum. Bu kadar işte. Kamil abi çok nefis bir sikiş sergilemişti yıllar sonra ve beni de, ağzıma boşalarak zevklerin doruğuna taşımıştı. Keşke bir daha kalksaydı da bir daha sikişebilseydik ama onun yarak hep tek kullanımlık maalesef.

Yukarıdaki hikaye uydurmadır ama ben ağzıma almayı ve ağzıma boşalmasını seviyorum
İzmir içinde sikişmeden sadece ağzıma boşalabilecek varsa bana bu siteden özel mesaj atabilir…

Melek Yüzlü Şeytan…

Melek Yüzlü Şeytan…
Önder, çalıştığım okuldan sarışın, mavi gözlü, beyaz tenli, uzun boylu ve bebek yüzlü bir öğrencimdi. Hem çalışkan, hem de zeki bir çocuktu. Ders aralarında sık sık yanıma gelir, dersle ilgili sorular sorardı. Ben de onun o tatlı, masum yüzünü seyretmeye doyamaz, sorularına mümkün olduğunca en uzun yanıtları verirdim. Ama o hiç sıkılmadan, tenefüsünü de heba ederek ilgiyle dinlerdi beni. Ben de bu çalışkan ve azimli öğrencimle daha da çok ilgilenirdim. Bir gün Önder’in annesi okula gelip başka sınıflardan birkaç öğrenciyle beraber özel ders aldırmak istediklerini söyleyerek bununla ilgilenebilecek tanıdığım iyi bir öğretmen olup olmadığını sordu bana. Annesi Önder’in iyi bir okulu kazanmasını garantilemek istiyordu. Ben de kendimi önerdim haliyle. Böylece haftada iki gün olmak üzere okuldan başka üç öğrenciye daha Önder’lerin evinde özel ders vermeye başladım. Önder’in annesi finans sektöründe yönetici olarak çalıştığı için genellikle geç saatlere kadar eve dönmüyordu. Anladığım kadarıyla babası da annesi ile ayrılmıştı ve beraber yaşadıkları bu eve hiç gelmiyordu. Dersimiz bittikten ve diğer öğrenciler evden gittikten sonra Önder bana bir sütlü nescafe yapıp getiriyor, “Murat hocam sizi çok yorduk, biraz dinlenin öyle gidersiniz”, diyordu. Bir gün dersten sonra kahvemi içerken oturduğum sandalyede geriye yaslanmış, gözlerimi kapatmışken birden Önderin arkamdan omuzlarımı kavradığını hissettim. İrkilerek doğrulmaya çalıştığımda, “Hocam izin verin biraz masaj yapayım size, yorgun görünüyorsunuz, anneme de hep yapıyorum işten geldiğinde”, deyince ben de izin verdim. Neler olabileceği konusunda hiçbir fikrim yoktu. Öyle güzel bir kokusu vardı ki Önder’in, o bana dokundukça kendimden geçiyordum. Bugün artık biliyorum ki o gün için yapay feromonlu azdırıcı parfümlerden kullanmıştı. Fakat hesaba katmadığım üzere, Önder omuzlarıma, sırtıma ve boynuma dokundukça penisim pantolonumun içinde kabarmaya başlamıştı. Elimle o bölgeyi kapatmaya çalıştım ama Önder cesaretle omzumun üzerinden uzanarak pantolonumun üzerinden penisimi okşamaya başladı. Birden bir ateş basmış, nefes alıp verişim hızlanmış, yüzüm kıpkırmızı olmuştu. Ne yapacağımı şaşırmıştım. İlk defa böyle bir durumla karşılaşıyordum.

“Önder ben müsadeni isteyeyim oğlum”, dedim kalkıp gitmek için. Yüzümü geriye doğru çevirdiğimde boynuma sarılarak dudaklarımdan öptü. O birkaç saniye sanki saatler sürmüş gibi gelmişti. Sonra yüzü bana dönük olarak önümdeki sertliğin üzerine oturuverdi ve başını göğsüme yaslayarak sımsıkı sarıldı bana. “Hayır lütfen hemen gitmeyin. Hocam sizi çok seviyorum”. Bu öğrencilerimden çok sık duyduğum bir şeydi ama bu şekilde değil tabi ki. Belinden tutup onu kucağımdan kaldırmaya çalıştım, poposunu penisime bastırıp sürttüğünü hissediyordum. “Öndercim, tamam haydi kalk bakalım, benim gitmem lazım, evde hanım bekliyor”, dedim zorla kalktım yerimden. Birden başım dönüyor gibi oldu, sandalyeye geri çöktüm, kollarım ve bacaklarım külçe gibi uyuşmuştu sanki. Tekrar doğruldum, Önder “Yardım edeyim size hocam”, diyerek koluma girdi, kapıya doğru gittiğimizi sanıyordum ama beni evin karanlık kordidorunda bir odaya soktu. Odadaki yatağın üzerine devrildiğimi hatırlıyorum. Gözlerim kapanmadan önce Önder’in pantolonumun kemerini çözdüğünü görüyordum. “Ne yapıyorsun Önder?” derken, penis başımda sıcak bir nemlilik hissiyle kendimden geçtim. Uyandığımda pantolonum dizlerime kadar inmiş, penisim donumun dışına çıkarılmış haldeydim, Önder de yanımda çırılçıplak bir halde yatıyordu. Aklıma ilk gelen şey annesinin eve gelip bizi o halde göreceği oldu, panik duygusuyla yerimden kalktım, pantolonumu çekerken Önder de uyandı. Gözlerini ovuşturarak, “Merak etmeyin hocam, annem bu akşam teyzemde kalacak”, diyordu. Başım zonkluyordu, ayakta duracak halde değildim. “Bana ne oluyor?”, dedim. “Annemin uyku ilaçlarından koymuştum kahvenize”, dedi Önder sanki sıradan bir şeymiş yapmış gibi. Birden yeniden gözlerim kararmaya başladı, sadece yatağa geri devrildiğimi hatırlıyorum.

Sabah uyandığımda Önder, boynumu, dudaklarımı, göğsümü öpüyordu. Hala tam olarak kendime gelememiştim. Önder’in bir eli de kazık gibi sertleşmiş penisimdeydi. “Hocam, merak etmeyin bugün okul yok”, dedi neşeyle, “Annem de akşama kadar gelmez, rahat olun lütfen”. Birden büyük bir zevk patlaması hissederek ve kendime engel olamayarak taşaklarımdaki bütün spermi fışkırtmaya başladım çünkü Önder epeydir eliyle oynuyordu penisimle. Önder göğsümden penisime doğru öperek fışkırttığım spermleri diliyle topluyor ve yutuyordu. “Ahhh, oğlum ya napıyorsun?!…”, diyebildim sadece. “Hocam hoşunuza gidiyor değil mi?”, diye gülümsüyordu yüzüme bakarak. Sonra penisimin hassaslaşmış başına bir öpücük kondurdu. Zevkle inledim, yavaşça ağzına aldı penisimin başını yeniden ve içeride kalan son damlaları da emdikten sonra öperek ve koklayarak tekrar penisimden boynuma kadar çıktı. Bana sarılıp, “Hocam çok lezzetliymiş spermleriniz”, dedi. Bir süre yatakta uzandıktan sonra kendime gelip yataktan zorla kalktım, üzerimi giyinip tek kelime etmeden çıktım evden. Evime döndüğümde kapıyı endişeyle açan karım, “Sen nerelerdesin ya?”, dedi, “Kimleydin sen dün gece? Haydi yalan söyleme bana!”. Kafam hala bulanıktı, “Öğrencimin evinde kaldım”, dedim, “Deneme sınavı yaptık sonra kontroller filan derken geceyarısını geçti saat, ben de koltukta uyuyakalmışım”, dedim. O sırada telefonuma bir mesaj düştü. Karım hemen aldı telefonumu masanın üzerinden açtı mesajı okumak için. Önder’den gelmişti mesaj: “Hocam, dün gece geç saatlere kadar çalıştırdığınız için çok teşekkür ederim. Sizi yorduysam özür dilerim.” Karım gülümsedi, “İyi de bir telefon açıp haber verseydin ya canım, çok merak ettim. Bak ne düşünceli çocukmuş bu senin Önder, sizi yorduk falan diye teşekkür de etmiş sana hahaha”… Karımın olan bitenden haberi yoktu, zaten anlatsam da inanmazdı olanlara, iyi ki de öyle oldu…

Ani bir kararla Önder’in annesini Sevim hanımı arayıp, artık evlerine gelerek özel ders veremeyeceğimi fakat kendilerine en kısa zamanda bir başka hoca bulacağımı söyledim. Kadın haklı olarak nedenini sordu. Ben de sağlık sorunlarını bahane ettim. “Kusura bakmayın, ben önce yapabileceğime inanıyordum ama okulla beraber çok zorluyor beni”, dedim. Çok memnun olmasa da mecburen, “Geçmiş olsun Murat bey, umarım en kısa sürede iyi olursunuz”, dedi Sevim hanım. Okulda da Önder’den mümkün olduğunca uzak duruyordum. O yine sorularını sormak için yanıma geliyordu ama kısa kısa cevaplarla geçiştiriyordum hepsini. Bir değişiklik olduğunu anlamıştı bende ama annesiyle görüştüğümü henüz bilmiyordu. O hafta ders filan olmayacağını söyledim. “Neden?”, dedi o da. “Sonra anlatırım”, diyerek başımdan savdım. Akşam eve döndüğümde ders planı yaparken birden bir mesaj düştü telefona. Mesajı açar açmaz başımdan aşağı kaynar sular döküldü… Mesaj olarak gelen Önder’in o gece çektiği bir fotoğraftı. Yatağında gözlerim kapalı ağzım açık ölü gibi yatarken çekilmiş olan fotoğrafta sertleşmiş penisim Önder’in ağzındaydı. “Hocam nasıl görünüyoruz? Tam da istediğiniz gibi değil mi?”, yazmıştı Önder. Hemen sildim mesajı. Bir tane daha mesaj düştü hemen sonra. Bu seferkinde Önder taşaklarımdan spermlerimi yalıyordu ve yine fotoğrafın arka planında çok belirgin olmasa da yüzüm görünüyordu. “Eğer şimdi beni hemen aramazsanız eşinizin telefonuna da düşecek bu fotoğraflar hocam. O geceden daha çok fotoğrafımız var sizinle”, diyordu Önder. Hemen üstümü giyinip kırtasiyeden bir şeyler alma bahanesiyle kendimi sokağa attım. Bir elimde sigara Önder’in numarasını çevirdim hızlı hızlı.

“Sen ne yaptığını sanıyorsun çocuk?'”, dedim, “Hayatımı mahvetmek mi istiyorsun sen?!” Önder gayet sakin bir şekilde, “Hocam öncelikle sesiniz çok yüksek çıkıyor”, dedi, “Annem de şimdi burda yanımda. Ben de şimdi anneme iyi haberi verdim. Haftaya yine sizin ders vermeye geleceğinizi yani. Tekrar geçmiş olsun, kendinizi iyi hissetmenize çok sevindik hocam”. Öyle bir şey olmayacağını söyledim. “Hocam biz o problemi çözdük bence. Size son attığım mesajda da yazdığım gibi”, diyordu. “Beni tehdit mi ediyorsun?” diye sordum, “Tamam, Çarşamba akşamı görüşürüz hocam, kendinize dikkat edin”, diyerek kapattı yüzüme telefonu… Çarşamba günü endişe içinde gittim derse. Neyse ders güç bela bitti, tam diğer öğrencilerle beraber evden çıkmaya uğraşıyordum ki Önder, “Annem birazdan gelecek hocam, sizinle ders ücreti konusunda konuşacakmış”, dedi. “Telefonla arasın beni o zaman, telefonda da konuşuruz”, dedim ayakkabılarımı giyerken. Diğer öğrenciler asansörün kapısındaydılar. Önder telefonunu benim görebileceğim şekilde gösterek, “Bakın ne yazmış mesajda hocam”, diyordu. Telefon ekranında spermlerimle dolu ağzını açmış Önder görünüyordu. Çocuklara beni beklememelerini söyleyip iyi akşamlar diledim. Önder kapıyı kapatır kapatmaz fermuarımı açıp penisimi ağzına almıştı. Emip yalarken gözlerimin içine bakarak, “Bu yarrak ve kocaman taşakları artık benim oldu hocam”, diyordu melek yüzlü bir şeytan gibi. “O lezzetli spermlerinizi damlasını ziyan etmeden yutacağım her istediğim zaman. Bundan sonra itiraz etmeden her istediğimi yapmama izin vereceksiniz. Sizin bütün vücudunuza tapıyorum hocam, çok yakışıklı bir erkeksiniz. Okulda sizden daha hoş bir erkek hocamız yok”.

Önder elimden tutup beni koltuğa oturttu. “Merak etmeyin annem çok geç gelecek, o zamana kadar ben çoktan bu sperm dolu taşaklarınızı boşaltmış olurum…” Başımı geriye yasladım, ellerim iki yanımda, gözlerim kapalı kendimi bacaklarımın arasında penisimi, taşaklarımı büyük bir istekle yalayıp emen Önder’e bıraktım. Karımı düşündüm, bunları öğrenseydi neler olurdu diye. Ya Önder’in annesi öğrenseydi neler olmazdı ki?… Mesleğimden de ihrac ederlerdi beni. Bir daha öğretmenlik yapamayacağım gibi hapse bile girerdim. Önder bir elimi alıp kafasına koydu. “Hoşunuza gittiğini biliyorum, haydi kafamı bastırın iyice gırtlağıma kadar girsin yarrağınız hocam”. Dediğini yaptım bir robot gibi. Çünkü yapmak zorundaydım. Az sonra ilk posta fışkırmaya başlamıştı. Önder iştahla yutkunuyordu penisim ağzındayken. “Gidebilir miyim artık?”, dedim. “Hayır”, dedi, “Ben doymadım…” Mutfaktan getirdiği nutellayı penisime sürüp yalamaya devam etti. Cep telefonunu eline aldı. “Hayır!”, dedim, “Lütfen daha fazla fotoğraf çekme…”. Beni dinlemiyordu. “Lütfen bana karışmayın!”, dedi. Çikolata kaplı penisimi yalarken değişik pozlar vererek resimlerimizi çekiyordu. Ben elimle yüzümü kapamaya çalışsam da çaresiz buna da izin vermek zorundaydım. “Utanmayın ya hocam, rahat olun, zevkini çıkarın”, diyordu adeta alay edercesine, “Okuldaki öğrencilerinizden bazıları şu anda benim yerimde olmak için neler verirlerdi… Mmm çikolata çok yakışıyor süt beyazı yarrağınıza.” Beni dört defa boşalttıktan sonra, “Gidebilirsiniz artık, birkaç gün sonrası için biraz biriktirin ama olur mu? Eşinizle yapmanızı istemiyorum. Anlaştık mı?… Ya da yaparsanız da boşalmak yok. O her nasıl olacaksa artık…” Eve döndüğümde doğruca duşa girip daha sonra da hemen yatağa girdim. Bugünü unutmak istiyordum ama yarın daha mı farklı olacaktı sanki. Eşim, “Çok yoruyorsun kendini”, diyerek sokuldu bana, eli bacaklarımın arasına uzandı, “Başım çok ağrıyor, çok yorgunum şu anda hayatım…”, dedim sadece. Sonra da sanki aniden sabah saat 6’ya kurulu saatin sesiyle uyandım. Bir okul günü daha başlamıştı.

Bir sonraki özel dersten sonra evde yalnız kaldığımızda Önder, “Bugün sizinle küçük bir yolculuğa çıkacağız hocam, çok hoşunuza gidecek”, dedi, “Umarım şu son birkaç günde seks yapıp boşalmamışsınızdır”. Eliyle taşaklarımı kavradı, “Mmm tam da istediğim gibiler, iyice dolmuşlar”, dedi. Beraber evden çıkıp 20 dakika kadar yürüdükten sonra bir apartmana geldik. “Burada kim oturuyor?”, diye sordum endişeyle. “Hoşunuza gidecek birileri…”, dedi hınzırca gülümseyerek. En üst kata çıktık, Önder kapıyı çaldı. Onun yaşlarında bir çocuk açtı kapıyı. İkimizi de şöyle bir süzerek. “Hoşgeldin canım”, dedi, “Merhaba ben Serkan”, dedi bana elini uzatarak. Ben tokalaşmadım. Öpüştüler, içeri girdik. Salonda perdeler çekilmiş, hafif bir müzik çalıyordu, loş bir ışıkla aydınlanan odadaki büyük koltukta bira içerek sevişen gençler vardı. Önder beni aralarına oturttu. Sağımda sevgilisini kucakta hoplatarak siken bir çift, solumda da koltuğun tepesine oturmuş birini aynı anda yalayan iki kişi daha vardı. Odadaki en yaşlı olan bendim. Serkan’la Önder beni iki koldan soymaya başladılar. Çok utanıyordum. Serkan heyecandan büzüşmüş penisime bakıp, “Kalkıyor mu bu?”, diye sordu Önder’e gülümseyerek. “Dene bir bakalım görürsün o zaman”, dedi Önder. Serkan penisimi ağzına aldığında Önder de dudaklarıma yapışmış, dilimi emerek omuzlarımı ve göğsümü okşuyordu. Önder taşaklarımı tek tek ağzına alıp emerken sikimi sıvazlıyordu ki fazla sürmeden erekte olmuştum. “Offf çok kalın bu”, dedi Serkan, “Ama tam emmelik tertemiz bir yarrak”. Önder, “Hadi biraz zevke getirelim şunu”, dediğinde solumdaki gruptan bir kişi daha bize katıldı.

İsmini bile bilmediğim bir genç iyice sertleşmiş penisimin başını emerken, Serkan da çok hoşlandığı taşaklarımı yalayıp emmekle meşguldü. Bu sırada Önder sol göğüs ucumu ısıra ısıra emiyordu. Bu arada sevgilisin kucağında hoplamaya devam eden gençte diğer göğüs ucumu yalıyordu. Başımı sola çevirip gözlerimi kapattığımda dudaklarımın yalandığını hissederek açtım gözümü. Penisi yalanan diğer eleman da benimle öpüşmeye çalışıyordu. Bir süre sonra, “Boşalacağım artık!”, diyerek inledim. “Yaşasın!”, dedi penisimin kafasını emen çocuk, “Geliyor!”. Serkan, “Hadi toplanın hep beraber tadına bakalım”, diyordu. Önder doğrulup, “Hocam bunu görmek istemediğine emin misin?”, diye sordu. “Bu her zaman görebileceğin bir manzara değil çünkü”. Başımı kaldırıp baktığımda penisimin sapına, taşaklarına ve kafasına dil atan, bacaklarımı, göğsümü ve kollarımı okşayan birbirinden azgın üç genç de sabırsızlıkla spermlerimin fışkırmasını bekliyordu. İniltiler ve bağırtılar eşliğinde fışkırtmaya başladım. Koyu spermler fışkırdıkça dilleriyle, dudaklarıyla yakalayıp iştahla yutuyorlardı. Önder her zamanki gibi cep telefonuyla videoya alıyordu bu ziyafeti. “Tadı çok güzel değil mi?”, diyordu gülerek arkadaşlarına, “Merak etmeyin taşakları hala dopdolu, hepimize yetecek kadar var”… O gün eve dönerken penisimin kafası emilmekten zonkluyordu. Eve gittiğimde eşim, “Yine mi yorgunsun sen, hay Allah!”, diyordu bana. Dediklerini duymazlıktan gelerek üzerimdeki salyaları temizlemek için duş bile almadan yattım. Hiçbir şey yapmaya enerjim kalmamıştı.

Uykumda gözümün önüne yarrağımı somuran, azgın ve spermlerime acıkmış tanımadığım yüzler geliyordu. Bir ara uyandığımda eşimin penisimin başını yaladığını hissettim. Uykumda ereksiyon olmuştum. Eşim üstüme çıktı, prezervatif takarak penisimi vajinasına soktu elleriyle. Ellerim göğüslerinde kucağımda hoplatarak siktim karımı. Yorgundum ama bir posta da eşim için boşaldım nihayet o gece. Akşam aldığım zevkin ve yaşadığım orgazmların yanında bu doğrusu bir hiçti. Ama eşimin kokusunu ve onunla seks yapmayı da özlemiştim… Ertesi gün Önder, haftasonu için eşime bir yalan uydurmam gerektiğini çünkü annesinin haftasonu evde olmayacağını söylüyordu. O hafta içi resmi tatile denk geldiği için özel ders de olmayacaktı. Karıma, okuldaki bir mesele yüzünden Ankara’ya bakanlığa gitmem gerektiğini söyledim. Önder’in evine vardığımda kapıyı Önder’le Serkan beraber açtılar. İkisiyle de yapabildiğim kadar isteklice öpüştüm ve soyunup hemen yatağa geçtik. Karım beni Ankara yolunda zannederken, ben yatakta sırt üstü uzanmış, kollarımı arkamda kavuşturmuş, iki genç pasifin ellerini ve dilerini vücudumda istedikleri her yerde dolaştırmalarına izin veriyordum. Bir taşşağım Önder’in, öteki Serkan’ın ağzındayken otuzbir çekerek boşaldığımda yalayarak temizlediler penisimi. Beraber duşa girdik. Önder yalayarak kaldırdığı yarrağımı Serkan’ın deliğine sokuyor, taşak torbalarımı ısıra ısıra emerken ben de Serkan’ı sikiyordum suyun altında. “Hocam Serkan’dan sonra sıra bende”, diyordu Önder Serkan’ın göt deliğinden sızan spermlerimi yalarken. Ben de boynuma sarılmış Serkan’la öpüşüyordum o sırada. “Bugün için daha fazla yapamayacağım ama yarın söz”, dedim. Beraber Önder’in annesinin büyük yatağında uyuduk. Ben ertesi günü planlamak için biraz daha uyanık kaldım.

Ertesi gün kahvaltıdan sonra Önder bana bir hap uzattı. “Yut bunu hocam”, dedi. “Ben hap filan kullanmam, işte bunu bana öldürsen yaptıramazsın”, dedim. “Ya bildiğin gibi değil zaten hocam, viagra gibi bir şey bu. Senin ihtiyacın olmamış tabi kullanmamışsın hiç, bilmiyorsun. Ama bu hapı ihtiyacı olmayan adama verdiğinde de siki inmiyor. Ya herkes kullanıyor. Öyle dinlenmen filan gerekmiyor yani. Senin de denemenin tam zamanı çünkü bugün büyük gün. Malum deliğimi ilk sana vereceğim…” Serkan da, “Korkma ya hocam valla billa o tür haplarla filan bizim de işimiz olmaz. Bak göreceksin nasıl da şahlanacak senin o beyaz patlıcan”, diyordu. Biraz ara verdik, aperitif bir şeyler atıştırdık. Dedikleri gibi de oldu. Serkan taşakları, Önder de gövdesini bir aşağı bir yukarı yalarken yavaşça şaha kalktı penisim. Öyle aşırı da uyarılmıyordum. İkisi birden penisimin kafasının kenarlarını dişlerken bile canım yanmıyordu ama çok zevk alıyordum. Önder deliğine kayganlaştırıcı sürerek yatağın kenarına dizlerini kırarak domaldı. Serkan da penisimin kafasını son kez ağzına alıp tükürüğüyle iyice ıslattı ve Önder’in deliğine yerleştirdi. Tıpkı fırçayla resim yapar gibi iyice şişmiş olan etli kafayı arkadaşının deliğine sürtüyordu. Önder’in daracık deliğinin dudakları zevk suyumla ıslandıkça acıkmış bir ağız gibi giderek açılıyordu. Serkan, Önder’in deliğine tükürüp penisimin kafasını iteledi içeri. Önder acıyla ve zevkle inliyordu. Ellerimi kalçalarına koyup Önder’in daracık deliğini sikmeye başladım bağırta bağırta.

Penisimi deliğinden dışarı çıkardığımda Önder’in açılmış deliğinin içinin pembe eti görünüyordu. Boşaldığımı düşünüyordum ama hala boşalamamıştım. Serkan sırt üstü uzanarak beni kendine doğru çekti. Penisimin sapından tutarak deliğine geçirdi. Önder bu sırada önümde domalmış deliğini gösteriyordu bana. Birden başımdan tutarak ağzımı poposunun yanaklarının arasına yapıştırdı. “Yala hocam, yalasana!”, diyordu penisiyle oynarken. Bir yandan Serkan’ın belime doladığı bacaklarının arasından deliğini pompalarken, diğer yandan da Önder’in laçka olmuş göt deliğini yalıyordum. Öyle çok zevk alıyordum ki kalbim sanki zevkten patlayacak gibi atıyordu. Aniden boşalacağımı hissederek penisimi Serkan’ın deliğinden çıkarıp otuzbir çekmeye başladım. İkisi de karşımda ağızlarını açmış bekliyorlardı fışkıracak olan spermlerimi. Zevkten resmen hayvanlar gibi böğürerek boşalmaya başladım. Serkan’la Önder’in ağzı yüzü spermle kaplanmıştı. Bir baktım birbirlerinin yüzünden yalayıp yiyorlardı spermleri. Yatağa uzandım, kalp çarpıntım hala devam ediyordu, ellerim, yüzüm ve vücudum ateşim varmış gibi kızarmıştı. Gençler iki yanıma uzandılar. Bir elim Serkan’ın deliğinde, öteki Önder’inkini parmaklarken birkaç dakikalık da olsa kendimden geçtim. Gözlerimi tekrar açtığımda karşımda sikilmekten açılmış bir delik gördüm. Önder suratıma oturmuş, bir yandan da penisimi gırtlağına kadar alıyor, büyük bir zevkle penisimin kalın etli gövdesine dişlerini geçire geçire dibine kadar almaya uğraşıyordu. Sanki penisimi yemeye çalışıyor gibiydi. Serkan artık alıştığım üzere taşaklarıma yumulmuştu. Penisim zonkluyordu, sanki kalbim sikimde atıyormuş gibiydi. “Ya bir kahve molası versek mi?”, dedim, “Yoksa ben kalp krizinden ölsem mi?”. İkisi de kıkırdayarak teklifimi kabul etti. “Tamam kahveler benden”, dedim. Kalktım gittim, kahveleri hazırladım.

Önder beni sol yanıma çevirip yanıma uzandı. Arkadan kavradığı penisimi deliğine yerleştirip ileri geri kalçalarını oynatarak götünü kendi kendine sikmeye başladı. Bu arada Serkan sırt tarafıma tersten uzanmış bacaklarımın arasından hala taşaklarıma dil atıyor, emiyordu. Önder çevirebildiği kadar başını arkaya çevirerek dudaklarını benimkilerle birleştirmişti. “Bu delik her zaman sana ait olacak hocam”, diyordu Önder, “keşke sizi bu şekilde tehdit etmek zorunda kalmasaydım, ama sizi zorlamam gerekiyordu alışmanız için, umarım beni affedersiniz… Sizi çok seviyorum Murat hocam, size tapıyorum”. Önder bir anda kollarımda kendinden geçmişti. Artık kalçaları oynamıyordu. Serkan da ondan çok çok daha önce deliğimi yalamayı bırakmıştı. İkisi de uyuyakalmıştı. Hemen yerimden kalktım. Planladığım gibi çok hızlı bir şekilde hareket etmem gerekiyordu. İşimi bitirince de üzerimi giyindim ve aldığım hap nedeniyle hissettiğim korkunç bir baş ağrısıyla eve döndüm. Eşim, “Hoşgeldin Murat”, dedi, “İşlerini çabuk tamamlamış olman iyi oldu. Bir Pazar günümüz var zaten”. Hemen onu kucakladığım gibi yatak odamıza taşıdım. “Artık bir çocuğumuz olsun istiyorum”, dedim. “Kim bakacak?”, dedi gülerek. “Annen”, dedim. Sevişmeye başladık karımla. Aldığım hapın etkisiyle eşimi bir güzel sekse doyurdum. Bu defa prezervatif de kullanmamıştık.

Önder ben gittikten sonra ya aniden açılan apartman kapısının sesiyle ya da odasının kapısında beliren annesinin çığlığıyla uyanacaktı. Yatak odasının kapısını açtığında Önder’le Serkan’ı çırıçıplak aynı yatakta yakalayan annesi Sevim hanım da muhtemelen şöyle bir tepki verecekti: “Önderrrr!!! Alahım bu ne hal! Ayyyy rezalet!!! Çocuğum, evladım bu ne?!! Ne yaptınız siz?!”… Yerlere kadının dolaptaki ve çekmecelerdeki bütün iç çamaşırları, çorapları, takıları hatta makyaj malzemeleri bile saçılmıştı. İkisinin de üzerinde Sevim hanımın iç çamaşırlarından vardı… Önder’in alnında annesinin rujuyla ve büyük harflerle “SİK BENİ” yazıyordu… Sevim hanım oğlunun odasına dalıp belki de tokatlayarak ikisini de uyandırdıktan hemen sonra, “Bana derhal telefonunu veriyorsun!”, diye bağırdığında Önder muhtemelen, “Nerede bilmiyorum ki anne!…”, diyecekti. Annesi oğlunun telefonunu çaldırınca zil sesini takip ederek onu banyodaki çamaşır makinesinin içine tıkılmış bir eşofman altının cebinde uyku haplarıyla beraber bulacaklardı. “Ne kullandınız siz oğlum? Nasıl böyle oldun? Bak telefonu bile çamaşır makinesinin içine koymuş! Allahım sen sabır ver. Valla şimdi çıldıracağım!” Tabi bunlar benim görüp bilemeyeceğim şeylerdi ama aşağı yukarı bu şekilde gelişmiş olmalıydı durum.

Onları uyutup tüm bu mizanseni hazırlamak ve eşyaları ortalığa saçmak için her ikisinin de kahvesine, Önder’in de kullandığı o uyku ilacından koymuştum. Öncelikle Önder’in telefon kartındaki tüm resimlerimizi yok ettim. Daha sonra da her ikisinin telefonlarından birbirlerine çektiğim cinsel organlarının ve popolarının fotoğraflarını yolladım. Evden çıktığımda da hemen Önder’in annesini aradım: “Sevim hanım, kusura bakmayın rahatsız ediyorum… İşinize karışmak gibi olmasın ama ben geçtiğimiz Çarşamba günün oğlunuzun telefonunda bazı uygunsuz mesajlaşmalar olduğunu fark ettim. Haftasonu bir başka çocukla buluşacaklarını okudum. Bir büyüğü olarak oğlunuzu ikaz etmeye çalıştığımda şu anda terbiyemin müsaade etmeyeceği şeyler söyledi bana… Ben hak verirsiniz ki artık özel ders veremeyeceğim Önder’e…. Eyvah, yoksa siz evde değil misiniz?… Ben de şu anda Ankara’dayım… Gençler arasında madde bağımlılığı çok yaygınlaştı Sevim hanım aman ha! Bence bir an evvel eve dönün…” Önder’e son derece düşkün olan bu kadının ani baskın yapmak için derhal taksiye atlayıp eve döneceğine çok emindim.
İkisinin de akıbeti meçhuldü artık çünkü Sevim hanım daha sonra beni arayıp durumla ilgili olarak bilgilendirmek bile istememişti. O derece utanıyor olmalıydı oğlunun yaptıklarından… Önder o hafta ve sonrasında da okula gelmedi. Annesinin onu apar topar başka bir başka okula yolladığına hiç şüphem yoktu. Ben de sonraki yıl başka bir okula geçtim ve eşim Ayla da ilk bebeğimizi doğurdu. Ben de yaşadığım tacizi ve travmayı atlatmak için eşimden gizli ve düzenli olarak bir psikoloğa gitmeye başladım. Uzun zaman sonra birine bunları anlatabildiğimde gerçekten rahatladığımı hissettim çünkü insan gerçekten başka türlü rahatlayamıyor. Önder’i ise bir daha hiç görmedim ama bazen hala rüyalarıma giriyor, belki de hep girecek. İşte şimdi size de anlattım. Eğer öğretmenseniz bir öğrencinizin evine asla gitmeyin, onlarla gereğinden fazla samimi olmayın, her zaman bir mesafe olsun aranızda. Bu tabi ki herkesin başına gelecek bir durum değil ama bu da benim görüşüm ve benim tecrübem…

Scroll To Top
eryaman escort kayseri escort bayan escort bayan bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort kocaeli escort bayan bahis siteleri canlı bahis canlı bahis canlı bahis bahis siteleri bahis siteleri kocaeli escort eskisehir escort 10 sakarya escort sakarya escort sakarya escort sakarya escort eryaman escort sakarya escort