Sex Hikayeleri

AYSEL YENGEMİ ÇOCUK EMZİRİRKEN GÖRÜNCE 1

Ben Esra telefonda seni boşaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

AYSEL YENGEMİ ÇOCUK EMZİRİRKEN GÖRÜNCE 1
merhaba arkadaşlar benim adım kuzey ensest akraba arasındaki ilişkiye hiç inanmazdım ama benimde aysel yengeyle aramda geçen olaydan sonra anlatmak istedim ve bu siteyi buldum. aslında olaylar babamın piyangodan büyük ikramiye kazanmasıyla gelişti. normalde ankarada yaşıyorduk. babam ikramiyeyi kazanınca izmirden güzel bir siteden villa aldı izmire yerleşecektik. iş yapmak içinde çevremizde akrabalarımızdan kim ne işten anlıyorsa onlarla ortak iş yapmaya başladı. veysel abi aysel yengemin kocası babamın kuzeni köyde hayvancılık tarla tapan işlerinden anlarla babamda onlara çiflik kurmaya karar verdi. ama çifliği izmirde kuracatı veysel abilerde ankarada oturuyorlardı onlarda izmire taşınacaklardı. benim aysel yengeye hiç ilgim yoktu birgün veysel abi beni kahvaltıya çağırdı. annesi güllü nenem pişi yapmış evlerine vardığımda bahçede güllü nenem oklavayla pişi yapıyordu veysel abide annesine yardım ediyordu beni görünce oooo hoşgeldin kuzeyim ne iyi ettinde geldin dedin ben anneme yardım ediyorum mutfaktan çayı getiver sende dedi. bende tamam abi dedim mutfağa gittimde aysel yenge mutfaktaydı.

-Günaydın yenge.
-Günaydın kuzey nasılsın?
-İyi yenge sen?
-İyi bende cevat ile uğraşıp duruyorum, ağlıyor bak sen çayı al ben bir doyurayım onu.
-Tabii yenge.

Cevat yeni doğan çocuklarıydı sevgili okurlar. Evleri kutu kadardı nenemlerin, içeriye girip kapıyı çekti, ama tahta kapı tam kapanmıyordu. Çayı aldım. Bardakları da diğer elime alıp çıkıyordum mutfaktan. Gözüm istemsizce o kapıya gitti. Aysel yenge bluzunu sıyırıp memesinin tekini açtı, dayadı Cevat’ın ağzına. Karşıya bakıyordu. Donup kalmıştım. Ne yapıyordum lan, ben? Adım atamıyordum. Göğüsleri çok güzeldi. bembeyaz, ama uçları kahverengi değil, pembe, yuvarlak portakal gibi memesi vardı. Aysel yenge kafasını kapıya doğru çevirince göz, göze geldik birkaç saniye, kafamı hemen çevirip yürümeye başladım.veysel abi yardıma gelmişti. Bardakları aldı elimden. Bahçeye doğru yürüyorduk.
-Napıyon la kuzey.
-Napalım be abi aynı
-Baban voleyi vurmuş, çok sevindik duyunca.
-Öyle oldu abi sorma talih götüyle gülüyordu, ağzıyla güldü bu sefer.
-Hahaha öyle oldu vallaha sağolsun baban araba parası verdi galeriye gidecem bugün gelsene benimle?
-Harbi mi abi çok sevindim ne alacan
-Valla biz buradan gidiceğiz köye babam tarla aldı çiftçilik yapacaz, baban sağolsun baya yardım etti.
-Abi edecek tabi. Biz buraya beş parasız geldik. Siz kol kanat gerdiniz bize allah razı olsun sizden.
-Her halde oğlum her zaman aynı avluda yaşadık biz.
-Eyvallah abi. Gelirim tabi ne alacaksın araç?
-Van düşünüyorum pick-up nissanlardan bakacam. Köy yerine gidiyoruz spor araba gitmez oralarda dağa, taşa sürelim.
-Haklısın abi.
Bahçeye girdik. Güllü nenem elinde oklava, pişiler tepside duruyordu. Çayı bıraktım masaya. Pişilerden bir tane alıp yemeye başladım.

-Kolay gelsin anam hani bol peynirli yaptın mı bana?
-Sağ ol kuzum, aha sıcak ye diye yeni attım bak.
masaya oturduk kahvaltıya başladık Aysel yenge geldi kucağında Cevat ile, göz göze gelmiştik yine. Ben bozuntuya vermedim, oda hiç bir şey olmamış gibi geçti yanımdan. bişey diyecek diye çok korlmuştum ama bişey dememesi beni sevindirdi o günden sonra aysel yengeye karşı içimde bi istek oluştu memeri gözümün önünden gitmiyordu.

neyse sonra biz izmire yerleştik aradan 1 ay geçmişti. eve geldim Kapıdan girdim

Veysel abi;

-Vay yeğenim
-Abi hoşgeldiniz.

Sarılıp, tokalaştık hepsiyle Aysel yengeyi görememiştim. Odama doğru gidiyordum üzerimi değiştirip gelecektim. . Abisi ile konuşuyordu. Odamın kapısını açtım girdim içeriye. Oda ne? Aysel yenge memelerini çıkartmış Cevat’ı emziriyor, iki memesi de gözlerimin önünde. Beni görünce hemen arkasını döndü.

-Yenge pardon bilmiyordum burada olduğunu.
-Ya kusura bakma boş odayı görünce giriverdim ben.
-Sorun yok yenge emzir sen gelirim daha sonra.

Odadan çıkarken daha ben çıkmadan yüzünü bana dönmüş memelerini Cevat’ın ağzına sokuyordu. İçimden düşündüm ulan onca oda var, neden benim oda? Hayır niye yani? Siktir et amk gittim bizimkilerin yanına oturdum Bir süre sonra Aysel yenge indi.

-Canım kusura bakma ya hoş geldin.

Boynuma sarılmış öpüyordu beni.

Aysel yengeler bizde kalacaklarmış birkaç hafta. Onu konuşuyorlar, çiftlik evine mobilya alalım. Aile tutmaya gerek yok biz çalışırız diyordu Veysel abiler. Şimdi gelecek olan aile biz gibi severek yapmaz işi hem şehir bizi aşar enişte, Ankara da bile köy gibi yerde duruyorduk biliyon. Diyordu. Kalacakları yer bizim evle 40 dk sürüyordu yol. Bizde gidip gelecektik, onlarda bize gelip gidecekti özellikle yaz aylarında. O sıcak günlerde Aysel yenge bikini giyiyor muydu acaba?
Aysel yenge ile Veysel abi benim yan odamda yatıyordu. Duşa girmiştim balkona çıkıp bir sigara içtim geldim. Yatağıma yattım Aysel yengenin seslerini duymaya başladım.

-Of Veysel kalkmıyor işte yat hadi boşver.
-Kızım al ağzına ya kalkacak işte. Ne biçim karısın sen bir sikimi kaldıramıyorsun
-Ben mi kaldıramıyorum? Veysel sen şakamısın erkekliğini veremiyorsun bana. İki dakikada içime boşalıyorsun sırf o yüzden Cevat’a hamile kaldım.

Bu tür konuşmalar geliyordu. Veysel abi artık lafı kaldıramamış olsa ki bir tokat attı ama ne tokat. “çat” diye ses geldi.

-Sus be orospu, kadınlık yok sende. Nasıl kadınsın sen? Başkaları kaldırıyor sen kaldıramıyorsun.

Aysel yenge içten içten ağlıyordu duyuyordum sesini. Bir 15 dakika sonra balkonun kapısını açtı. Veysel abiydi çıkan sesi geliyor, öksürüyordu. Aysel yenge çıktı odadan. Aşağıya inecekti sanırım. Ayak sesleri benim odamdan uzaklaşmaya başladı. Veysel abi kapıyı kapatıp girdi içeriye. Yatağa geçmiş olmalı ses gelmiyordu. Aysel yengeyi merak ettim. Su içme bahanesi ile aşağıya inecektim. Mutfağa doğru gittiğimde Aysel yenge mutfak balkonunda sigara yakmış ağlıyordu. Suyumu alıp yanına gittim bardağı uzattım;
-Yenge buyur.
-Kuzum uyumadın mı sen?
-Yok yenge uyku tutmadı. Sen neden ağlıyorsun?
-Yok bir şey moral bozukluğu, stres sanırım.
-Yenge sen takma Veysel abiyi.

Yengem kızarmıştı. Ağlaması kesildi bir anda yüzüme baka kaldı.

-Sen duydun mu olan biteni?
-Yan odanızdaydım.

Gülümsedim hafiften.

-Of çok utanıyorum ya kusura bakma dengesiz işte
.-Yenge sen bakma ona gerçekten çok güzel kadınsın. Kadınlığında sorun yok etkilersin sen insanı.
-Öyle mi diyon.
-E yani, gerçekten güzel kadınsın. Veysel abinin erkekliği bitmiş sadece. Suçu sana atıyor.
-Ay teşekkür ederim yengesinin kuzusu moralde veririmiş.

Yanaklarımı iki avcuna alıp sıktı.

-Neyse konuşmadık hiç bir şey hadi yat sende dinlen iyi geceler yenge.

Gidip yanağından öpmüştüm. Resmen yanağını bana sunuyor öpünce zevke geliyordu.

-İyi geceler kuzum.

daha sonra aysel yengemler köye yerleştiler. birgün sahilde arkadaşlarla oturuken babam aradı.
-Oğlum neredesin?
-Arkadaşla sahildeyim baba ne oldu?
-Çiftliğe mal gelmiş, bir bakıver.
-Veysel abiler yok mu baba ya gitmeyeyim oraya.
-Oğlum Veysel abin, inek almaya afyona gitti yoklar iki gündür.
-Ne zaman gelecekler?
-Pazartesi.
Bugün günlerden Cuma olduğuna göre iki gün evde Aysel yenge, güllü nenem, kayınbabası vardı.

-Baba ben hafta sonu orada kalacam hem havam değişir, hem mallarla ilgilenirim.
-Tamam paşam nasıl istersen.
Eve gidip üstümü değiştirdim. Çantama birkaç kıyafet koyup atladım arabama. Aklımda Aysel yenge vardı tabi ki belki de onu etkileyebilir, en azından o güzel frikiklerini izleyebilirdim. Kafam koydum enin sonun Aysel yengeyi sikecektim. Belki de o gün bu gündü.

Devam edecek…

Ben Esra telefonda seni boşaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Beklenmedik Deneyim (2)

Ben Esra telefonda seni boşaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Beklenmedik Deneyim (2)
Herkese tekrardan merhaba sizlere hikayemin devamını anlatacağım okumayanların ilk bölümüde okumasını tavsiye ederim.
Suna Onur ve Burkay boşaltıktan sonra oturdukları yere çökmüşlerdi ortamda garip bir sessizlik vardı.Bende oturduğum yerden sessizliği bozan kişi oldum ve Sunayı yanıma çağırdım. Hatta öle bi konsantre olmuş ki ilk seslenişimde duymadı duyduktan sonrada yanıma geldi. Bir sigara yakıp ona verdim. Daha sonra Onurla Burkayda konuşmak istediğimizi anladılar yada kendileri öle istedikleri için sebebini bilmiyorum denize doğru gittiler bir yıkanıp üstlerindeki teri atıp kendilerine gelmek için sanırım ya da bizi başbaşa bırakmak için .Sunaya o anda yakıp verdiğim sigara ona kızmadığımıda sembol ediyordu aynı anda. Yüzüne bakınca mutlu yorgun ve yaramaz bi tebessüm gördüm. Gene ilk cümleyi ben kuran ben oldum.
Kaç kere boşaldın die sordum.2 yada 3 bilmiyorum sayamadımki tam dedi gülerek.Sevdin yani dedim. Sen die soruyla yanıt verdi. Elini tutup sikime götürdüm kazık gibi kalkmış sikime o cevabı verdi zaten. Bir şey yapmadın mı izlerken dedi yok devamına sakladım dedim. Sevindi bu cevabıma anladım yüzünden ama bunu çokta belli etmek istemedi.İlk kez yaşıyorduk böyle bir şeyi ve ne kadar fantezisini onlarca kez kurmuş olsakta onlardan farklı bi şekilde çok ani ve plansız gerçekleşmişti her şey.O yüzden ilk benim tepkilerimi anlamaya çalışıp ona göre cevap veriyordu. Sigaralarımız bittikten sonra nefes alış verişide düzelmişti. Bu sefer ben ayağa kalkıp elinden tutup hadi denize dedim.
Hem ter atmak hem de kendimize gelmek için denize girdik.Onurla Burkayda denizdeydi ama yanımızda değillerdi onlar biraz ilerideydi. Yanımıza sanırım bilerek gelmiyolardı. İlk teklifi bizden bekliyolardı. 3 5 dakika denizde ter attıktan sonra sen mi çağırcaksın ben mi die sordum sevgilime ve o sen çağır dedi. Onurla Bukaya seslendim biz çıkıyoruz sudan gelin sizde birazdan dedim.Onlarda hiç tereddüt etmeden tamam dediler. Zaten öle bi ortamda aksini yapacak erkek pek yoktur die tahmin ediyorum.
Bir havlu alıp ateşin başında tek havluyla beraber kurulanırken Sunanın dudaklarına yapıştım. Aslında bu zamana kadar iyi bile dayanmıştım bence.O da istekli bir şekilde karşılık verdi.Ellerim her zamanki gibi kalçalarına gitti Sunanın dolgun kalçalarını sıkıp kendi vücuduma doğru çektim onu. Ben onun büyük memelerini o benim taş gibi sikimi hissediyordu öpüşürken.Normalde ön seişmeyi uzun tutmayı severdik ikimizde ama demin izlediklerimden sonra hiç öle uzun uzun öpüşecek sabrım kalmamıştı.Öpüşürken Sunayı bi omzundan tutup hafifçe indirdim ve o mesajı direk alıp sikimi ağzına almıştı.Başını emmeye başladığı anda burkayla onurun geldiklerini duydum ve ilk kez böyle bir şey yaparken izlendiğimizi anladım. Suna daha diğer hünerlerini sergilemeyemeden ben onun ağzına boşaldım. Şimdiye kadar bana defalarca sakso çeken Suna bile şaşırdı bu kadar hızlı boşalmama.Uzun zamandır bu kadar dolmamıştım sanki bir yıldır elimi sikime sürmemişim gibi boşalınca inceden bi başım döner gibi hissettim ve çöküp sandalyeye sigara yaktım.
Fikir kimden çıktı kim getirdi bilmiyorum ama birer içtik o ara ve kendime gelmeyi bekledim o ara çünkü daha gecenin o saksoyla sonlanmasını istemiyordum.Biram bittikten sonra Sunaya yaklaşıp tekrar dudaklarına yapıştım ama diğerleri eşlik etmemişti. Dudaklarından memesine indim sunanın bu onun en sevdiği yerdi bana dakikalarca onları yalatır ve ikisinin aynı anda yalanmasını isterdi. Bunu bildiğimden sırf burakyla onura pas atmak için sunaya diğerininde aynı anda yalanmasını istemez misin die sordum duyacakları bi şekilde. O da anladı zaten niyetimi ve seslice evet diğeri boşta kaldı dedi ve bunu duyan onur sunanın diğer memesini emmeye başladı.Suna mı çağırdı yoksa kendimi geldi bilmiyorum Burkayda sunanın amıyla oynamaya başladı.Önümüzde bi seks tanrıçası varmışta onun köleleleri olarak tüm meziyetlerimizi gösteriyormuşuz gibi bir tablo oluştu.Ben daha sonra memesinden ayrılıp arkasına doğru geçtim.Suna hala ayaktaydı yeniden kalkmaya başlayan sikimi kalçalarına bastırıp onun yüzünü yan döndürüp öpüşmeye başladım. Onurla burkayda yer değişdirmiş Burkay bu sefer sunanın memelerini sırayla emerken burkayda sunanın amını yalamaya başlamıştı. Suna resmen ağzımın içine doğru inliyordu benimle öpüşürken öle biraz daha devam etsek boşalacaktı ama ben hemen boşalmasını istemedim onu saçlarından tutup kendime çevirip sikimi ağzına verdim.Çömelip sikimi emmeye başlayan suna elleriyle diğer siklerlede oynamaya başladı ve sırayla 3ümüzede sakso çekti.Her şey hayallermizdeki gibi ilerliyordu hatta daha iyisi bile diyebilirim.Başkasının sikini yaladığı bir anda elime geçen havlu ve kilimleri yere serip sırt üstü uzanıp Sunayı çağırdım tekrar sikimi ağzına aldı fakat o yatmamıştı domalmış bi pozisyondaydı. Artık hayallerim aklıma gelip istediğim pozisyonu istediğim zevki yaşamak için herkesi yönlendirmeye karar verdim ama bunu emri vaki değil sohbet ederken laf arası söyleyecektim. Sunayla sevişirkende sık sık yapıyordum zaten bunu. Her neyse Suna sikimi yalarken seni yalayan yok mu aşkım dedim. yok aşkım hiç kimse ne yalıyor beni ne de götümü parmaklıyor dedi.Mesajı alan Burkay direk Sunanın önce götüyle amını önce biraz yaladı sonrada parmaklamaya başladı. Onurda boş durmamak için sunanın memelerini sıkıyordu.Suna artık daha fazla dayanamadı gir içime sok sikini die inlemeye başlayınca burkay sunanın amına girip pompalamaya başladı.Suna iyice zevke geldi inlemeleri arttı sikilirken bana sakso çekmek hayallelerinde birisiydi ama açıkçası o anda o zevkle pek beceremedi ama ben çok memnundum. Sunaya nereni sikiyor aşkım die sorduğumda amımı sikiyor aşkım çok güzel ohh die inliyordu. Götün boş mu kaldı yoksa die sordum evet aşkım dedim ve onurda elini hemen sunanın götüne attı çok rahat olmasada genede parmaklıyordu. Sunanın inlemerli beni hep çok azdırmıştır ama bu seferkiler daha da farklı ve içtendi.Bende sorularıma devam ediyordum.Güzel sikiyor mu burkay seni die sordum evet aşkım dedi. O da artık senin bi erkeğin mi senin bi sikicin olsun mu dedim. Oldu zaten aşkım çok da güzel oldu derken burkay inleyerek boşaldı.İkinci postası olmasına rağmen erken boşalmıştı ama konuşmadan çok etkilenmişti sanırım.Burkay boşalıp kenara çekilince bende sunayı hafif kaldırıp ayağa kalktım ve yerimi onura bıraktım.
Onurun sikiyle bi süredir ilgilenemiyodu Suna. onun için yerimi sunanın ıslak sıcak ağzını ona verdim o uzandı havluların üstüne ve Suna bu sefer ona sakso çekmeye başladı. Bende burkaydan boşalan yere geçtim ve sikimi sunanın amına sürtmeye başladım sırılsıklamdı sikimi onun amında iyice ıslatıp kayganlaştırıp sunanın götünün deliğinin başına hizaladım sikimi ve hafifçe her santimini hissederek girdim götüne.Tamamı girdikten sonra pompalamaya başladım. Bu sefer suna başkasına sakso çekerken ben sikiyordum onu. Öncesinde parmaklandığı için o kadar zorlanmamıştı götü. Zaten daha öncesinde de anal ilişkiye giriyorduk.Arada kalçalarını arada memelerini sıkıyordum sunanın ve boşalacağımı hissetmeye başladığım anda geri çıktı sunaya hadi birazda onu yor dedim. Sunada zaten yatan onurun kucağına oturdu direk ve zıplamaya başladı. Gayet ustaydı bunda ona iyi öğretmiştim beraber çok kez pornolarda izleyip yapmıştık.Zaten ıslak olan amı tabi ki zorlanmadı.Bende sikimin inmemesi ama birdende boşalmamak için arada sunanın memelerini emiyordum amada izliyordum ve onurda boşalmadan önce denemek istediğim son şey kalmıştı. Tabi ki onu tost yapmak.Elimle sikimi kontrol ettiğimde hala kazık gibi olduğunu anladım ve sunanın arkasına geçip onu biraz ittirdiğimde onurun siki hala sunanın amındaydı ama o biraz daha öne yatıp arkada deliğinide bana açmıştı. Anlamıştı tabiki o da ne yapacağımı zıplamayı bırakmıştı. Bende hiç zorlanmadan götüne girdim ve bi çığlık kopardı aşkım.Çok derinden bi kaç nefes aldı ve ben pompalamaya başladım.Onurda beni takip eedip alttan pompalamaya başladı. Bunu bende sunada ilk kez deniyorduk ilk 1 dakika falan ritim tutturmakta üçümüzde zorlandık ama ritmi tutturunca sunanın çığlıkları kesilmedi. Artık acıdanmıydı bu çığlıklar inlemeler yoksa zevktenmi bende anlamıyordum.Ne kadar süre devam ettik bilmiyorum zaten zaman kavramı falan kaybolmuştu benim için geliyorum orospum die inledim ve birden çıktım götünden. amacım ayağa kalkıp ağzına sokmaktı sikimi ama oraya kadar dayanamadan yüzüne boşalırken onurda böğürmeye başladı ve hayallerimize bile layık göremediğimiz gibi iki erkeğinide aynı anda boşalttı benim aşkım. O orgazmda bir önceki gibi farklıydı öncekilerden sanki orgazm olup döllerimi fışkırtmamış bi havai fişek olup göyüzünde patlayıp ışıklar saçıyodum etrafa. Boşalmam bitincede bi kaç adım geri attım ve boş sandalyeye götümü zor koymuştum. Gördüğüm son manzarada onurun üstüne doğru tüy gibi düşen sunaydı.

NOT: İlkinde olduğu gibi bunda da beğenilere ve yapıcı eleştirilere açığım.

Ben Esra telefonda seni boşaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

bir yunanla 3lü partimiz

Ben Esra telefonda seni boşaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

bir yunanla 3lü partimiz
Merhaba arkadaslar ben Lara .

22 yasindayim ve evliyim . Almanya,Berlinde yasiyoruz. 1.68 boya , siyah saçlara ve beyaz bir tene sahibim .Ela gözlerim ve vücüdüm biraz yapılı olsada baya büyük memelerim var( Eşim onlara bayılır ) . Ve memelerimin ucundada piercing bulunuyor. Ayaklarımın ayrı bir seksi havası var, eşimle ayak fetişi olduğumuzu birlikte keşfettik .Kendisi yalamaya bayılır.Ayrıca modern türbanlılardanım , çoğu kez elbise veya feracenin altına bişey giymeden çıkmışlığım var (ki bu işimizi hep kolaylaştırdı).Esimle yeni evliyiz ve simdiye kadar sex hayatimiz cok azgin ve süper geciyor. Icine kapanik ve utanan bi kisilik olmadigimdan esimle herzaman ve heryerde sikisebiliyoruz. Yapmadigimiz yer kalmadi diyebilirim. En favori yerimiz genelde disarda insanların içersinde oluyo: Yakalanma ve izlenme hissi ikimizide çok tatmin ediyor. Yeni şeyler denemeye bayılıyorum.Ama eşimin herzaman hoşuna gitmeyebiliyor.
Herzaman evlenmeden önce acaba 3lü ilişki yaparmıyız diye konusunu geçiriyorduk ve bu düşünce beni çok azdırıyodu. İnanılmaz bi şekilde iki tane siki içimde hissetmek istiyordum. Bir kocamın yanımda olması ve başka birisinin beni sikerken izlemesini ve bir yandanda bir sikin amımda diğeride ağzımda olma düşüncesi benim için süper bişeydi.Sanırım her kadın bunu birkere yaşamak isterdi.İki adamdan hardcore sikilmek bir hayaldi benim için . Bu konuyu birgün yine kocama açtım – tabiki akıllıydım ve sex esnasına sakladım . Kocam benim sevdiğim adamdı bu 3lü ilişkiyide sırf heycan katsın diye istiyordum . Tabi daha sonra tekrar istermiydim bu bir muammaydı. Ama büyük ihtimalle isterdim herhalde .

Eşimi kıskandırmak gibi bi niyetimde yoktu , sadece bi fantaziydi. Neyse – eşimle yine aşırı güzel bi sex yaşıyorken acaba ne zaman konusunu açsam diye düşündüm . Beni doggy stilde pompalarken onu dahada azdırmak için bağırdım :”Hadi bebeğim , daha sert , daha sert !” “Sik beni !” “En iyi sen beceriyosun beni !”
Bunları söylerken daha hızlı hareket ediyordu ve bu beni daha sesli inletiyodu . Tabii ne için yaptığımı unutmamalıydım . Boşalmadan önce söylemeliydim. Aradan iki dakika geçti , cesaretimi toplayıp ,sesimi elimden geldiği kadarıyla seksi ayarlayıp sordum “Hayatım , 3 kişi yapsak nasıl olur?” Önce bişey demedi ,korktum orda bitirmeden öyle yarıda bırakcağını sandım . Ama yapmadı . Hatta ellerini göğüslerime götürüp tutkulu bi şekilde elledi . Onunda istediğini farkettim . “Tamam olur.” dedi . Tabi o anda öyle diyecekti . Önemli olan sexten sonra ne demesiydi . Umarım kararından vazgeçmezdi . Ama konuyu ben açmicaktım. Bakalım ne olacaktı.
Okadar tutkulu sexden sonra duşa geçtik orda devam ettik. Genelde çoğu zaman böyle olurdu. Suyun altında sikişmek ayrı bi zevkti ve bence çok seksiydi. En sonunda bittiğimizde ,yatağımızda yer aldık.
Ve uyuduk . Ertesi gün kalktığımızda , kahvaltıya oturduk ve konuyu en sonunda açtı . Dedi ki : Lara dün izin verdiğim şeyi düşündüm ve ben vazgeçmeden hemen yapalım .” O anda nasıl sevindim anlatamam .
Hep pornolarda izlediğim 3lü sexi bende yaşıyacaktım en sonunda . Kocamı bunun için onu bir blowjobla ödüllendirdim ve sonra onu işe uğurladım.
Hemen birisini bulmak istiyodum! Değişik sex sitelerinden erkeklere yazdım ve en büyük sikli olanını seçtim ve onunla sohbete başladım. Kocama ilk önce adami göstermeliydim onun düsünceleride önemliydi sonucta. Yabanci birini sectim – yunandi , 1.85 boyunda , sari sacli , yapili birisiydi . 29 yasindaydi . Kisa bir sohbetten sonra dayanamayıp görüntülü konustuk ve birbirimize kendimizi gösterdik. Benim icin onda en önemli olan seyi yani sikini gösterdi.Ona bakarken amim sulandi ve kendimi elledim .Dayanamayip masturbasyon yaptim .Ben yaparken kameranin karsisinda oda dayanamayip 31 cekti .Kocaman ve iriydi – Ayni benim istedigim gibiydi . Onun amima girmesinin hayaliyle dahada aziyodum . 20 cm siki vardi ve en kisa zamanda onu icimde tatmak istiyordum. En sonunda onun karsisinda ilk bosalmami yasadim. Gerceginide yasiyacaktim. Esim eve geldiginde ona gösterdim ve onay verdi . Sadece sart koyduk : Anal olmayacakti ve agzima bosalmicakti. 2. sikicim’e bunu yazdigimda birsey demedi ve kabul etti hemen. Anlastik ve önümüzdeki hafta sonu bulusscaktik. Ama bizim kaldigimiz sehirde degil , uzak biyerde.

Ve büyük gün geldiii !!

Sanirim heycandan ölecektim . Güzel bir lüks otelde bulusulacakti.Biz esimle erkenden varip hazirliklarimizi yaptik.Adam kapali oldugumu biliyordu ve hic sorun etmemisdi hatta daha cok hosuna gitmisti.Olsun bir kapaliyi’da sikmis olurum demisti. Hatta fantazi olarak sirf basin kapali ama tüm vücüdun ciplak olabilir ” demisti. Güzel fikirdi ve bunu uygulayacaktim. Ama üstüme elbette ilk basta birsey giydim- Altimda siyah dantelden tanga , ve uzun yine dantelden coraplarim vardi . El ve ayak tirnaklarimi özellikle bakip yaptirip kirmiziya boyatmistim. Üstümde sütyen yoktu ve önü dekolteli uzun bir elbise giymistim. Saclarimida yaptirmistim ama önce kafamda şal olduğu için görünmüyodu . Yüzümde iddaalı bir makyaj vardı ve dudağıma kırmızı bir ruj . Aşırı denilecek şekilde seksi görünüyodum. Eşiminde hoşuna gitmişti bu olay farkediyordum bana çok şehvetli bakıyordu .
Onu ve kendimi daha çok moda sokmak için sikiyle oynadım . Sonra öptüm ve yaladım . Hoşuna gidiyordu . Rujum biraz dağılmıştı ama düzeltmek gibi bi niyetimde yoktu. Yunanımız böyle görcekti. En sonunda geldi.
Eşim onu ağırlamak için aşağı indi bende odada kaldım onları bekledim. Zaman geçmiyordu. Dakikalar bana saatler gibi gelirken en sonunda kapı açıldı . Ben yatakta oturuyordum birden ayaklandım.Heycanım belli oluyordu ama yinede elimden geldiği kadarıyla profesyonel kalmaya çalışıyodum.
İlk eşim girdi -tabi- sonra arkasından yunan belirlendi . Kamerada göründüğünden daha yakışıklı ve çekici görünüyodu.Böyle karşılandığı için şaşırmış olmalıydı ki suratıma öylece bakakaldı . Kendini toparladıktan sonra beni yukardan aşağı bi süzdü.Sanırım beni fazlasıyla beğenmişti. Odada iki tekli koltuk vardı eşimle o oturdular ve sanki hep tanışıyomuşcasına konuşmaya başladılar. Bende eşimin kucağına oturdum.Onlar konuşurken arada yunanın gözleri bana kayıyoydu. Artık başlasak mı ?’ der gibi bakıyordu . Bende eşimi dürttüm artık konuya girsinde başlıyalım diye. Bende sabırsızlanıyodum iyice.Kocam hemen anladı ve konuya girdi . Ona göre kuralları anlattı : 60 dk olacaktı , istediği kadar boşalabilirdi ama ağzıma boşalamazdı , anal olmicaktı ve kesinlikle popoma şaplak atamazdı. Yani kısaca sert sikemezdi.
Adam kabul etti tabi ki bendede kabul etmişdi. Ve artık top bendeydi.Hiç konuşmadığımdan ikiside dört gözle benim yapacağım hamleyi beklediler. Bende kararlı bi şekilde : İkinizde yanyana yatağın kenarına oturun!” dedim. Kararlı kadınlar herzaman çekiciydi. Ve hemen yaptılar.Üstleri ikisininde giyinikti. Bu yüzden ilk onları soymam gerekiyodu. İlk kocamı öptüm ve derin bi şekilde öpüştük. Sonra yunana geçtim ve onuda aynı şekilde öptüm.Üstündeki tişörtü çıkardım ve kocama yöneldim . Onunda aynı şekilde üstündeki gömleği çıkardım. Ardından pantolununa yöneldim. Pantolununu indirtikten sonra bizim yunandada yaptım aynısını . İkisi pür dikkat beni izliyodu. Ve ikisininde ayağı kalkmasını istedim. Kalktılar ve aynı anda boxerlerini çıkarttım. Ben dizlerimin üstündeydim ve hala giyiniktim. Başımdada hala şalım vardı.
Artık başlıyordum .İlk eşimin taşaklarını yalamaya başladım ve içime çektim. Güzel bi şekilde yaladım ve sikine tükürdüm. Bir elimle yardım ederken , ağzıma aldım ve yalamaya başladım . Aynı zamanda diğer elimle yunanın taşaklarıyla oynuyodum. Sonra elimle eşimin sikini indirirken yunanınkini ağzıma aldım . Bu böyle bir 5-7 dakika sürmüştür. İkisininde sikini kaldırdıktan sonra ayağa kalkıp üstümdeki elbiseyi çıkardım. Artık sırf başımdaki şal , tangam ve çoraplarımla karşılarındaydım. Yunan beni belimden tuttuğu gibi sırt üstü yatağa savurdu. Bacaklarımı açıp tangamın kenarından beni yalamaya başladı. O sırada kocam kafama taraf gelirken , sikini ağzıma verdi . Bir yandan yalanıp inliyordum , diğer yandan ağzım dolu eşimi tatmin etmeye çalışıyodum. O kadar güzel bir histiki benim için. Bunun bitmemesini istedim.
Bu pozisyondada bir 5 dk durduktan sonra , amım iyice sulanmıştı . Ve artık 2 siklerden birtanesini içimde hissetmek istiyordum . Daha fazla dayanamayıp :” Sikin beni'” diye bağırdım.
Eşim beni yönlendirip bu sefer doggystyle pozisyonu aldık. O arkamdan beni pompalicaktı ve ben önden yunanın sikini yalicaktım. Öylede oldu. Kafamdan sıkıca tutup ağzımın içini sikti.Kendimi ellerimin üstünde zor tutuyodum. Öyle güzel bi histi. Daha sonra yer değiştirip yunan beni amımdan sikti ve ben eşiminkini yaladım.
Ve yine bir 5 dk ardından ikiside yan yana yatağın baş kısmına oturdu ve ben yunanın üstüne bindim. Onun sikini içimde hissedip sürtünüp hoplarken yandanda eğilip eşimin sikini yalıyordum. Sonra yerleri değiştirdim ve kocamın üstüne bindim bu seferde. Güzelce sikişirken saat kimsenin umrunda değildi. 60 dk demiştik ama dahada uzun yapıcakmışız gibi geliyodu bana.
Neyse bu pozisyonumuzda bittikten sonra kendimi sırt üstü yatağa bıraktım ama başım kenardaydı ve -örtüm artık açılmıştı- saçlarım sallanıyordu kenardan aşağa. Süper pompacılarım tekrar ayağa kalkıp sıraları değişe değişe siklerini ağzıma verdiler ve diğer yandanda memelerimle oynadılar. En sonunda bende yatağın üstünde dizlerimin üzerinde durup ikisini değişerek öpüştük ve elleştik. Sonra yataktan aşağı inip ikisinin elinden tutup duşa götürdüm. Orda devam ettik ve artık ikisininde boşalma zamanı gelmişti. Duşun altında dizlerimin üzerine çöktüm ve ilk yunanın gelmesini istedim . Ona doğru yöneldim ve suratıma ona tuttum. En sonunda sikini indirirken suratıma boşaldı. O sıcak spermları yüzümde hissederken birden mutluluk hissi geldi ve sikini yalayarak temizledim. Ardından kocama yöneldim ve ağzımı gelişi güzel açtım . Oda sol eliyle indirerek ağzıma boşaldı-ki bunu hep yapıyoduk- ve sonra onunda yarragini yalayarak temizledim. Ayaga kalktim ve yine ikisini öptüm.Eşim duşunu alıp hemen çıktı ve ben Yunanla yalnız kaldım. İkimizde beraber duşumuzu aldık ve çıktık dışarıya. Hepimiz üstümüzü giyerken bunu tekrarlamamız gerektiğini konuştuk. Ayrıca yeni bir termin içinde anlaştık . Çok fazla sürmiyecekti – iki hafta sonra yine yapacaktık ama bu sefer o bizi ağırlamak istiyordu. Beni yanağımdan öperek vedalaştık ve eşim yine ona eşlik etti .
Ben 3lü ilişkimin mutluluğunu yaşıyorken acaba bizi o yunan nasıl ağırlayacak diye düşünüyodum. Hepimiz çok zevk almıştık ve buna eşimde dahildi.
Bakalım kocamın düşünceleri nelerdi. Herhalde şuan ben yeryüzünde en mutlu insandım.

Ahh ! O yunanın boxeri değilmi ya ? Burda unutmuş.

Neyse bidahakine saklıyayım veririm ona.

Her iki manada tabi veririm..

Lara

Ben Esra telefonda seni boşaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Kusursuz Fırtına

Ben Esra telefonda seni boşaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Kusursuz Fırtına
Boston maçının ilk yarısının bitmesine az kalmıştı ve günün dördüncü saatini 15 dakika geçiyordu. Bütün gün evde oturduğum için uyku halim hala geçmemişti ancak uykuya dalmak imkansızdı. Bu maçı büyük ihtimalle bitirecek ve ertesi gün öğlene kadar uyuyacaktım. Bir süredir hayatım bu rutinde ilerliyordu. Okulu bitireli henüz fazla olmamıştı. Tek tük önüme çıkan iş fırsatlarını değerlendirme çalışmalarım şimdiye kadar sonuç vermemişti. Esasında iş bulmak için yanıp tutuştuğum da söylenemezdi, arada bir ailemden aldığım destek ve kısa zamanlı girip çıktığım işler kendi başıma yaşamama yetiyordu. Sevdiğim bir şehirde kendi halimde takılıyordum. Son ilişkimin üzerinden kayda değer bir süre geçmişti ve kendimi yeniden ciddi bir ilişkiye hazır istemiyordum.

Maç bitmiş benim de uykum gelmişti. Instagram’da son stalk’ları da yaptıktan sonra
gözlerimi kapattım ve uykuya daldım. Ertesi gün öğlene doğru ağzımdaki ekşi tat
ve tıkalı bir burunla uyandım. İnsanın uyanmak için sebebi olmaması gerçekten
yorucu bir durum. Yatakta doğrulmadan telefonumu aldım ve günlük twitter ve
instagram güncellemeleriyle güne başladım. Havaların da ısınmasıyla beraber
instagram listemdeki dişi bireylerin fotoğraflarının çekicilik katsayısı
geometrik olarak artmıştı. Bu artışın benim pantolonumun önünde de hacimsel bir
artışa sebep olduğunu söylememe gerek yok sanırım.

Bir şekilde yataktan kalkıp bir şeyler yedim, iki gündür evden çıkmamıştım ve artık
vücudum garip tepkiler vermeye başlamıştı. Duş alıp evden çıktım, havanın güzel
olmasını da fırsat bilerek uzunca bir yürüyüş yaptım. En sevdiğim bara gittim
ve ayın fırsat ürünü sangria’dan bir kadeh ısmarlayıp etraftakileri süzmeye
başladım. Henüz oturalı 10 dakika kadar olmuştu ki arayan çocukluk arkadaşım
Cansu’ydu.

Çocukluk arkadaşım demem de Türkiye’de internetin yeni yaygınlaştığı yıllarda MSN’de
tanıştığımızda yaşlarımızın 13-14 olmasından dolayı. Birbirimizi yüz yüze ilk
gördüğümüzde arkadaşlığımızın beşinci yılındaydık. Yıllar ilerledikçe
büyümemize rağmen aramızdaki bağ kopmamış tam tersi daha da sağlamlaşmıştı.
Yıllar boyunca ikimizin ailelerle, arkadaşlarla, sevgililerle ve hayatın
kendisiyle bütün sorunlarımızda birbirimizin destekçisi olmuştuk. Artık
arkadaşlığımızın 13. yılındaydık ve artık olgun birer birey olarak
hayatlarımıza devam ediyorduk. Bunu söylerken ben de kendime pek inanmadım
ancak Cansu benden daha iyi durumdaydı, en azından çalışmakta olduğu bir işi ve
uzun süredir dengeli bir ilişki yürüttüğü bir erkek arkadaşı vardı.

Telefonu açtım, karşımda her zamanki canlı sesiyle Cansu’yu beklerken biraz durgun bir Cansu’yla karşılaştım. Kısa bir durum güncellemesinin ardından ufak ufak bu uzun görüşmeme serisinde neler yaşadığımıza dair alışverişlerde bulunduk. Benim açımdan pek anlatacak bir şey yoktu, ondan önceki ay nasıl geçmişse bu ay da öyle geçmişti. Hayata dair genel çabalarımdan bahsedip topu Cansu’ya atma derdindeydim. Nitekim başarılı da oldum ve Cansu anlatmaya başladı.

“Onur’dan ayrıldım.”

Cansu’yu işi düşünce arayan biri olarak tanımlayamam ancak bu seferki aramanın nedeninin manevi destek olduğu açıktı. Anlattı da anlattı… Nasıl bir hayal kırıklığı içinde olduğunu, evlenmeye ve düzenli bir hayata bu kadar yaklaşmışken aniden görüş ayrılıklarının ortaya çıkmasının yarattığı şaşkınlığı. İyi bir dinleyici olduğum için onu kesmeden, ilgilendiğimi de sıklıkla hissettirerek konuşmasının bitmesini bekledim.

Konuşmasını bitirdiğinde ona teklif edecek tek bir şeyim vardı. Yanıma gelmesini biraz kafasını dağıtmanın ona iyi geleceğini söyledim. Biraz düşündü, muhtemelen ne kadar para harcayacağını hesapladı ve kabul etti. Onu daha önce de evimde ağırlamıştım. Bu nedenle tereddüt etmesini beklemiyordum. Hemen ufak bir tarih ayarlaması yaptık ve iki gün sonrasına bilet almasını kararlaştırdık.

Konuşmamız bittikten sonra elimdeki sangria bardağına baktım. Beşte biri kalmıştı. Etrafıma baktım, bir bardak daha içip yürümek için fırsat kollamaya değecek bir kadın var mı diye. Sonunda buna gerek olmadığına karar verip eve döndüm.

* *

Sabah saat 10 gibi uyandım ve hemen telefonumu kontrol ettim. Tam da kararlaştırdığımız gibi gece otobüse binmiş, molalarda bana mesaj atarak nerede olduğunu bildirmişti. Tahminlerime göre 1 saat sonra otogarda olacaktı. Eğer acele etmezsem onu karşılamak için geç kalabilirdim. Hemen hazırlanıp evden çıktım. Çıkarken de tekrar mesaj atıp nerede olduğunu sordum. Şehir girişindeki polis kontrol noktasında olduğunu söyleyince hah rahat rahat yetişirim diye düşündüm ve adımlarımı normalleştirerek otobüs durağına gidip otogara giden otobüslerden birine bindim.

Otogarda kısa bir bekleyişin ardından otobüsü yanaştı ve filmli camların arkasından eşyalarını toparlamaya çalışan Cansu’yu gördüm. Otobüsten indi, tek bir sırt çantasıyla gelmişti. Birbirimize kocaman sarılıp nasılsın, yolculuk nasıldı gibi soruları da geride bırakarak dönüş otobüsümüze doğru yola koyulduk.

Yolda eşyalarının az olmasını da hesaba katarak eve geçmeden önce Merkez’de kahvaltı etmeye karar verdik. Bu ihtimali önceden düşünerek güzel bir kahvaltı noktası belirlemiştim. Şehre açılalı henüz bir sene civarı olan bu mekanın kahvaltıları eski sevgilimle favorilerimizdendi.

Mekana geçtiğimizde bizi uzun süredir orada çalışan Deniz karşıladı. Aslında onunla tanışmıyorduk ancak orada o kadar çok takılmıştık ki birbirimize aşina hale gelmiştik. Bize güzel bir masa ayarlayıp siparişlerimizi de aldıktan sonra yanımızdan ayrıldı.

Ziyareti kararlaştırırken detaylara çok takılmamıştık bu nedenle Cansu’nun ne kadar benimle kalacağını bilmiyordum. Misafire gelir gelmez ne kadar kalacağını sormak kabalıktı ancak küçük bir çanta getirmesinden bu ziyaretin çok uzun olmayacağını düşünmüştüm. Konuşmaya başladıkça bu fikrim değişti çünkü Cansu’nun ilk konuşmamızda bana anlatmayı unuttuğu bir şey vardı. İşinden de ayrılmıştı. Bu da beraber geçireceğimiz vaktin daha fazla olacağı anlamına geliyordu.

Kahvaltımızı beklerken yine öteden beriden muhabbet etmeye koyulduk. Cansu’yla arkadaşlığımızın özü buydu aslında. Son telefon görüşmemizin üstünden bir ay geçmesi yada son yüz yüze görüşmemizin üstünden bir seneden fazla geçmesi bir anlam ifade etmiyordu kaldığımız yerden devam edebiliyorduk.

Kahvaltıdan sonra eve geçtik, üzerimizi değiştirip öğle sıcağı geçene kadar evde pineklemeye başladık. Öğleden sonrası için plan belliydi. Hava sıcak, deniz ise serin. Biraz uyuklayıp vakit gelince hazırlandık ve plaja doğru yola koyulduk. Daha önceden de Cansu ile defalarca denize girdiğimiz için Cansu’nun bikiniyle nasıl göründüğünü biliyordum. Dahası o kadar uzun süredir tanışıyorduk ki Cansu’yla arkadaşlığımız neredeyse cinsiyetsizdi. Defalarca aynı odada uyumuş birbirimizle en özel sırlarımızı paylaşmıştık. İkimiz de bu rahatlığı hissettiğimiz için arkadaşlığımızın hiçbir zaman bozulmamasını da buna bağlıyordum. Tüm bunların yanı sıra Cansu’nun benim için çok ideal bir fiziği olduğunu da söylemeliyim. 1.63 boyunda 53-55 kilo aralığında gezen tam doğru yerlerde kıvrımları olan gayet seksi bir kadındı o. Memeleri de bu doğru noktalara yerleşmiş yağ birikimlerinden nasibini almıştı. Kumral saçları kocaman gözleri ve ifadesiz durduğunda ufak bir kalp gibi görünen dudakları vardı.

Plaja vardık her zamanki rahatlığımızla denizde yüzdük çıkıp bira içtik tekrar yüzdük tekrar bira içtik derken inanılmaz acıkmıştık. Toparlandık ve bir şeyler yemek için eve doğru yola çıktık. Yolda sipariş vermeye karar verdik ve bu sayede eve vardıktan 10 dakika sonra yemek kapımızdaydı. Karınlarımız da doyduğuna göre biraz dinlenebilirdik.

Saat biraz ilerleyince evde oturmanın iyi bir misafir ağırlama yöntemi olmadığına kanaat getirdim ve Cansu’yu dışarı çıkardım. Hem evime çok yakın hem de şehrin en iyi mekanları orada bulunduğu için yine Merkez’e gittik. Tabii ki yine en sevdiğim bara, Deniz’in çalıştığı bara gittik. Bizi bu kez Deniz karşılamadı çünkü o gün gündüz çalışmıştı. Bir masa bulup oturduk ve yine en sevdiğim içecek olan sangria içmeye başladık. Birlikte iki sürahi sangria içip muhabbet ettikten sonra ikimiz de yüzümüzde aptal bir gülümseme ve yanaklarımızda bir miktar kızarıklıklarla mekanın kapanmasını bekliyorduk çünkü ikimizin de kendi isteğimizle mekandan ayrılabilecek iradesi kalmamıştı.

Orada bulunduğumuz süre içinde dikkatimi çeken şey Cansu’nun ne kadar hızlı içtiğiydi. Belli ki bu geçe sarhoş olmaya gelmişti. Gündüz plajdan kalan iki bira da güzel bir temel atmıştı. Mekandan bir şekilde çıktıktan sonra kapının önünde konuşmaya başladık:

“-Ben biraz daha içmek istiyorum sanki ya.

-E içeriz o zaman

-Ne içcez

-Valla şu durumda en mantıklısı shot atmak

-Atalım. Nereye gidiyoruz?

-Gidiyoz işte gel sen.”

Cansu’yla tüm şehrin shot atmak için tercih ettiği bir bara girdik ve birer Jager söyledik. Onları da içtikten sonra gecenin yeni başladığını hissedebiliyordum. İçerideki müzikle birlikte ikimiz de dans etmeye başladık. Cansu’nun üniversite günlerinden clubberlık tecrübesi vardı fakat ben buralar için çok “cool” olduğum için bir Jager shot’a daha ihtiyaç duydum.

Ne kadar dans edip ne kadar içtiğimizi bilmiyorum. Cansu ayrılığın ve kaybettiği işinin acısını çıkarmak için içiyordu da ben ne sikime bu kadar içiyordum kesinlikle bilmiyorum. Önümüzü görmeyi zorlaştıracak kadar içtiğimize emin olduktan sonra mekandan çıktık ve eve doğru yol aldık.

Yolda ne konuştuğumuz da konuşabildiğimi de hatırlamıyorum ancak güç bela anahtarı buldum ve eve girdik. Planıma göre Cansu içeride benim yatağımda yatacak ben de salonda yatacaktım. Buna uygun olarak ben salona yöneldim Cansu da benim odama. Kıyafetimi çıkarıp yatağa girmek üzereyken Cansu’nun bana seslendiğini duydum arkamı döndüm onun da altına kısa bir şort üstüne de askılı bir bluz geçirdiğini gördüm. Yanıma geldi ve tekrar sohbet etmeye başladık.

“-Ben neyi yanlış yapıyorum?

-Bunu ben bilemem Cansu.

-Ha bir şeyi yanlış yaptığımdan eminsin yani?

-Ben öyle bişey demedim ki sadece bilmiyorum dedim.

-2000 senedir tanışıyoruz senin benim hakkımda bilmediğin hiçbir şey yok.

-Heaa

-Öyle tabii.

-Cansu hayatına o kadar çok kişi girip çıktı ki ne bileyim ya”

Bunu söylediğimde Cansu birden sessizleşti. Önüne bakmaya başladı ben de boş boş duvara bakıyordum.

“Bu kadar uzun süredir hayatımda olup hiç sevişmediğim tek erkek sensin” dedi.

Övdü mü sövdü mü anlayamadığım bu cümlenin üzerine pek bir şey diyemedim. Ayık kafayla düşündüğümde normal ben bunu değiştirmemiz gerektiğini söyler ve yürürdüm ancak o kadar sarhoştum ki hiçbir şey söyleyemedim.

Aradan ne kadar süre geçtiğini bilmiyorum ama görüntü biraz netleştiğinde gördüğüm şey bugüne kadar neden yaşanmadığını hiç anlamadığım bir şeydi.

Cansu önümde diz çökmüş ellerini de şortuma uzatmış indirmeye çalışıyordu. Kalçamı hafif kaldırarak ona yardımcı oldum ve yarı sert aletimin ortaya çıkmasını sağladım. Çabucak aletimi ağzına aldı ve ileri geri hareket etmeye başladı. O kadar alkolün de etkisiyle işi biraz zor olacaktı.

Hayatına girip çıkan bir çok insanın da etkisiyle Cansu bu işte uzmanlaşmıştı sanki. Tempoyu harika ayarlıyor ve o muhteşem dolgun dudaklarını aletimin etrafına sarıyordu. Tişörtümü de çıkarıp tamamen çıplak kaldım. Cansu ise eline aldığı işin hakkını veriyor beni çıldırtıyordu. Koltukta biraz yukarı çıkıp onun da benimle gelmesini sağladım ve tişörtünü çıkardım. Altında sutyen yoktu ve yıllardır ister istemez bakmaktan kendimi alıkoyamadığım Cansu’nun memeleri karşımdaydı. Onlara hemen saldırmadım. Önce o güzel dudakları öpmem lazımdı. Cansu’yu altıma alıp dudaklarını sömürmeye başladım. O kadar dolgun ve tatlılardı ki bırakmak istemedim ama vücuduma dokunup duran memeler de hani bana hani bana der gibi ilgi bekliyordu. Boynuyla, omuzlarıyla sonra tekrar boynuyla ilgilendikten sonra memelerine sıra gelmişti. Cansu’nun uçları koyu pembe ve büyük memelerine önce ellerimle uzun süre masaj yaptım ve hissetmeye çalıştım. Ardından çoktan dikleşmiş olan uçlarını dilimle ufak ufak uyardıktan sonra tamamını ağzıma alıp sömürmeye başladım. Bir sağdaki bir soldaki derken ne kadar süre Cansu’nun memeleriyle ilgilendiğimi hatırlamıyorum. Daha aşağılara inip şortunu da çıkardıktan sonra Cansu’nun amının ne kadar ıslak olduğunu görüp hayrete düştüm. Demek ki yukarıda işimi doğru yapmıştım.

Kalkmaya hazırlanırken Cansu beni durdurup sordu;

-Nereye gidiyosun?

-Kondom almaya

-Gerek yok korunuyorum

Aldığım en güzel haberlerden biriydi. Tekrar üstüne çıkıp bacaklarının arasında yerimi aldım. Aletimi amna birkaç kez sürtüp Cansu’yu sabırsızlandırdıktan sorna yavaş yavaş o sıcacık deliğe girdim. Bu yeni keşif aletimi o kadar memnun etti ki neredeyse boşalacaktım ama bu keyfin bu kadar kısa sürmesine izin veremezdim. Biraz dayanıp Cansu’nun amına aletimi köklemem lazımdı. Yavaş yavaş hedefime ulaştım ve altımda kıvranan Cansu’nun vücudunu hissettim.

Tempoyu yavaşça artırıp kendimi en güçlü gördüğüm bölüme geçtim. Dizlerimin üzerinde yükselip Cansu’nun bacaklarını iyice ayırdıktan sonra sert ve hızla gidip gelmeye başladım. Cansu mutlaka daha önce bu kadar sert sikilmişti ama benim tarafımdan sikilmemişti. Bu hiç beklenmedik heyecan onu da etkilemişti ve aldığı zevki gizlemesi imkansızdı. Bu şekilde uzumca bir süre gidip geldikten sonra içtiğim onca içkinin etkisi ortaya çıktı ve yoruldum. Cansu’nun içinden çıkıp kendimi koltuğa attım ve ona üstüme gelmesini söyledim. Reddedecek değildi tabii ki. Ayakları yerde sırtı bana dönük olacak şekilde açtığım bacaklarımın arasına kendini yerleştirdi ve zıplamaya başladı. O her zıpladığında bir götünün bir lobuna şaplak atıyordum. Bir noktadan sonra iki lobu da kıp kırmızı olmuş ama Cansu durmamıştı. Götünün iki lobunu da bacaklarımda ve taşaklarımda hissetmek muazzam bir duyguydu. Ter ve Cansu’nun amından akan sular beni de sırılsıklam etmişti. Bu şekilde onu ne kadar siktiğimi hatırlamıyorum ama ikimiz de çok yorulmuştuk. Cansu’nun birkaç kez boşaldığını anlayabiliyordum ve sıra bendeydi. Onu koltuğa domalttım ve önümde oluşan muhteşem manzaraya bakarak arkadan Cansu’yu pompalamaya başladım. O hafif yayvan ama tam olması gerektiği gibi yuvarlak kalçasının her darbemde dalgalanması hayatımda bugüne kadar aldığım en büyük zevkti. Bu görüntüye ve Cansu’nun sırılsıklam amına daha fazla dayanamadım ve baraj kapaklarını açtım. Öyle güçlü boşaldım ki bir saniyeliğine Cansu’nun ağzından döllerim gelir mi acaba diye düşündüm. Tabii ki böyle bir boşalmanın ardından tekrar koltuğa yığıldım ve amından akan döllerimi silmeye çalışan ama başarısız olan Cansu’ya baktım. Üstüme yattı ben de onu kollarımın arasına sardım. Bir süre konuşmadık sonra da bir şekilde kendimizi yan yana yatarken bulduk. Daha fazla dayanmamız zordu ikimiz de tek kelime edemeden uykuya daldık.

**

Sabah uyandığımızda ikimiz de çırılçıplak birbirimize sarılmış vaziyetteydik. Ben Cansu’dan önce uyandım ve içimde bir endişenin yükselişine tanıklık ettim. İkimiz de sarhoştuk, hatta Cansu’nun başlattığına yemin edebilirim ama bu olay arkadaşlığımızı bitirebilir miydi? Cansu hemen gitmek isteyebilir miydi? Pişman olur muydu?

Tüm bu sorular Cansu’nun uyanmasıyla birlikte rafa kalktı. Cansu uyandı, bana baktı, kendine baktı ve gülümseyerek şöyle dedi;

“Bu tatilin sıkıcı geçme ihtimali kalmadı.”

Ben Esra telefonda seni boşaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

les atiye 7

Ben Esra telefonda seni boşaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

les atiye 7
herkese slm les atiye 7 kaldığı yerden devam nurten hanmla kahvaltımızı ediyor ama fazla konuşmuyorduk cok deyişik biriydi arada saatine bakıp telefon dan mesajlar atıyordu bende nurten hanımı göz ucumla takip ediyordum cok hoş bir kadındı gözlükleri kendisine ayrı bir sexylik vermisti pembe renk rujuda hafif mekyajıyla cok güzeldi yemek yemeye başladığımızdan beri hiç konuşmadı sanırım yemakte konuşmayı sevmeyen biriydi aslında benim için iyidi konuşmaması yanış birşey konuşmaktan korkuyordum kahvaltımızı bittirmiştik ben kalkar gider rahatca kahvemi icerim diye düşünüyordum çünkü saatine çok sık bakıyordu acelesi var gibi görünüyordu garson gelip masamızı topladı ve ardından baska bir isteğiniz varmı diyede ekledi ben suskun kaldım nurten hanımda yok demesini umuyordum bana sekersiz kahve sen atiye deyince bende sekersiz kahve alıyım dedim nurten beninki köpüklü olsun dedi tabi efendim deyip cekildi kafede ortam hafiflemisti kahavaltısını bitiren gidiyordu ben etrafa bakınırken nurten hanım ayaga kalıkıp lavabonun oldugu tarafa gitti bende offffffff ya bune ruh gibi kadın aklımdan geciriyordum bir yandan günümü mahvetmişti canım cok sıkılıyordu elimden gelen bişey yoktu artık kahvemı içip sahile yada herhangi biyere gitmek istiyordum nurten hanım lavabodan cıkmış gelirken garson kadınınla konuşuyordu ben o ara arkasından gecerken lavabolarınız baya kirlenmiş temizleyin gibi şeylerden konuşuyordu bende yürüyüp gittim haklıydı bir yandan biraz dağınıktı peceteler yerlerdeydı ama nurten hanıma ney beyenmesen gelmesin diye kendi kendime söyleniyordum lavabo kabinine girdim kapıyı kitlerken kilitin yanına yapıştırmalı pembe not yapıştırmışlardı üzerinde sadece telefon numarası yazıyordu waww deyip yanız ben deyilmişim not yazan gülümsedim notu aldım cantama koydum elimi yıkayıp rujumu tazeleyip tekrar masama gectim nurten hanım oturmus kahvesinden iciyordu kusura bakmayın nurten hanım garsonla konuşuyordunuz bende lafınızı kesmemek için konuşturmadım sizi yok önemli deyil içerinin nekadar pis olduşunu sölüyordum kadına evet haklıınız hertarafa peçete bırakmışlar böyle lüks bir yere yakışmıcak seyler haklısınız deyıp kahvemi bittirip cıkmak istiyordum bu kadından kutulmak nurten hanım kahvesini bittirmisti bende hemen bitiriyim diye düşünürken nurten hanım benim kalkmam lazım kusura bakma atiye olurmu nurten hanım deyip sana afiyet olsun deyip kalktı tşk ederim dedim ve gitti kapıdan cıkar cıkmaz ooohhhhh be dedim tamam kadın hos ta ama bununla yaşanmaz allah ailesine sabır versin garsona seslendim bakarmısınız kadın geldı buyrun efendim lütfen bana başka bir kahve getirirmisin tabi efendim deyip gitti bende başka masaya oturmak için kaltım dişarının manzarasını gören bir masaya oturdum kadın garson kahvemi getirirken el salaldım beni görünce geldi buyrun efendim afiyet olsun tam giderken bakarmızsın buyrun efendim göğsünde esra yazıyordu demin nurten hanımın sizinle konuştuklarına biraz duydum onun adına ben sizden özür dilerim yok önemli deyil efendim atiye diye bilirsin esra dedim sonuçta haklıydı ewet ama kafe fulldu sizin elinizden bisey gelmez haklısınız deyip anlayışınız için tşk edip gitti bende kahvemin zevkini cıkarıyordum kahvemi bitirdikten sonra hesabı istedim esra getirdi sadece bir kahve hesabı yazıyordu nurten hanım hesabı ödemişti dedi esra hhmm tamam kahvenin hasabını ödedim atıye hanım bizim nargile sigara içmek isterseniz teras kafemizde mevcut saat 5 ten sonra açılıyor hmm öyle mi iyi daha sonra uğrarım dedim tşk edip cıktım evime gitmeye karar verdim gecer gecmez sim kartımı deyiştirip watsap numaramıda deyiştirdim not taki numarayı kayıt ettım selam diye mesaj attım hecanlanmıstım baya selam yazdı bana sen kadınmısın dıye yazdı evet dıye yazdım ben suan musait deyilim eve gectimde ararım seni dedi bende mesaj atın dedim olur dedi iste derken esra olabilirmi yada orda calışan herhangi bir bayan kim olursa olsun ben o anın zevkini yaşamak istiyorum deyip kalkıp mutfaktan kola açtım içerken kim nasıl biri olduğunu düşündüm durdum not yazması benim gibi lezbiyen baya olduğunu ama herkesin gizli yaşamak istediğinide anlamıştım watsapa baktığımda son yazdığımdan 1 buçuk saat gecmışti ama hala hıç ses yoktu birden telefonum calmaya başladı ama calan watsap aramasıdı acıp acmama arasında kaldım ve actım ve hiç konuşmadan durdum önce kendisinin konumasını istiyordum alo dedi alo dedim nasılsınız iyiyim siz iyiyim ben yazmayı sevmediğımden aradım dedi önemli deyil dedim siz restauranta mı çalışıyorsunuz hayır müsteriydim dedim biraz durdu peki notu neden oraya yapıştırdığımıda biliyorsun deyilmi ewet dedim benimde aradığım sey bu dedim bana daha önce hiç böyle bir ilişki yasadınmı diye sordu hayır dedim siz peki yaşadınızmı hayır dedi peki nasıl bu şekilde not yazmaya karar verdiniz diye sordum bana enyakın arkadaşının bu şekilde not yadığını biriyle olduğunu soyledi bende denemek istedim dedi sizin yaşınız kac diye sordu bende 26 dedim ya sizin ben senden baya olgunum diye cevap verdi senin için bir sakıncası varmı diyede ekledi bende benim için bir sakıncası olamadığını söyledim buna sevindim diye cevap verdi sesi baya ince güzeldi ailenlemi kaliyorsun yok tek yaşıyorum ailem yurtdışında yaşıyor bende burda calışıyorum cevapını verdim siz ailenizlemi yaşıyorsunuz dıye sordum evet dedi kadın konuştukça sesindeki heycanı anlaya biliyordum bana adımı sordu bende sema dedim gercek ismimi sölemek istemedim bende adını sordum canan dedi memnun oldumu söyledim bende dedi peki sema seninle bugun bulusmak istiyorum mümkünmü diye sordu olabilir canan diye cevap verdim ama nerde buluşacaz diyede ekledim sen sec neresi olduğunu diye cavap verdi bende bugun bulunduğumuz kafeye yakın bir avm var orda buluşalım dedim olur dedi avm de yemek bölümlerin olduğu yerde kafede bulusalım dedim tamam dedi ben hazırlanıp cıkıyorum orda görüşürüz by kapatık ben üzerimi deyiştirmeden cıktım yarım saat sonra avm önündeydim canana mesaj cektim geldimi diye ewet kafede oturuyorum dedi bende yukarı cıktım kafede oturanlara bakınıyordum kim diye mesaj cektim üzerinde ne var diye sizi tanıyabiliyim gri çeket var dedi etrafa baktığımda ortalarda bir kadın vardı yüzünü tam göremiyordum yüzünü görebilecek yere doğru yürüdüm o canan diye konuştuğum kadın nurtendi sok olmuştum nerde kaldın diye mesaj attı bende geldim dedim anca arabayı park ettm tamm canım dedi ne yapacağmı bilmiyordum düşündüm durdum sonra watsaptan aradım actı tam olarak nerde oturuyorsun dedim ortalardayım dedi ben kendisine doğru yürürken biri sana doğru geliyor dedim ve tellefonu kapattım merhaba nurten hanım dedim biran duraklayarak merhaba atiye dedi hafıf sinirlenmis gibiydi alışverışmi evet dedi nurten hanım bana otur bile demedi başından gitmemi istiyordu sendemi alışverişe geldin yok sadece bakınıyorum dedim anladım dedi bende kahve alıp gidecem dedim tamam dedi benim yanından hemen gitmemi istiiyordu cok beli ediyordu kahvemı alıp cıktım telefonum calıyordu nurten arıyordu ben arabaya gidene kadar acamdım arabama bindikten sonra ben aradım alo derdemes nerdesin suan dedi bende avmden cıktım dedim neden dedi sizi tanıyan biri yanınızdayken gelmek istemedim gıtti gelebilirsin şimdi dedi istersen benim eve gelebilirsin dedim evım buraya yakın durdu ve olur dedi sanırım baya azmıstı sıze evimin konumunu atacam tamam dedi telefonu kapadım konumu attım ben evime yetismek üzereydim 15 20 dakika sonra evdeydim ve çok heycanlanmıstım inanamıyordum nurten hanım birazdan evime gelecekti ve onula sevisecektim beni görünce nasıl bir tepki verecek bilmiyordum nurten aradı oturdugum apartmanı tarıf ettim ikinci katayım önünde cicek olan kapı dedım tamm dıyerek kapadı nurtene mesaj attım kapı acık calmana gerek yok ac gır icerde seni bekliyorum sana süprizim var ama bana cevap vermiyordu ben ise kapının arkasında saklanmıştım nurten kapıyı acıp ıçeri girdiğinde kapıyı kapatmaya geldiği an nurtenin dudaklarına yapıstım nurten beni itmeden bana karşılık veriyor cılgın sekilde öpüşüyorduk nurten gözlerini acmiyor anın zevkini yaşıyordu öpüşürken ben bir yandan poposunu okşuyordum 10 dakika yakın öpüştüten sonra hoş geldin nurten hanım dedim gözlerini acıp senmiydin dedi ve ben cevap vermeden dudaklarımdan öpmeye başladı bu beni daha çok azdırdı bende daha çok karşılık veriyordum ceketin düğmelerini söküyordum nurten hanımın belini kapıya yaslayıp öperken ceketini soyuyordum cıkarıp yere bıraktım ceketi sonra siyah gömleğini duşmelerini acıyordum siyah sutyeni üzerinden gögüsleri okşuyor boynunu emiyordum em em beni atiye diye inliyordu bu beni deli ediyordu sutyenini alta indirip o guzel göğüsler üzerinden bana bakıyorlardı okşadıktan sonra sert bisekilde emeye basladım somuruyordum acı cektiğini biyordum ama umrumda deyildi somurdukca somuruyor poposunu okşuyordum nurtenın inlemeleri daha cok artıyordu kapının yanında sevişiyorduk elinden tutup salona cektim koltuğa oturduk ben dudakalarından tekrar öpmeye başladım bana karşılık veriyordu nurtenden dilini dişarı cıkarmasını istedim dilini hepsini cıkardı bende dilinı emeye başladım içime cekerek emiyordum nurten sadece inliyordu goğüs uçlarını sıkıyor nurtene acı cektırıyordum ben göğüs uclarını sıktıkca daha yüksek sesle inliyordu bu beni harika sekilde zevke getiriyordu sonra boynunu kulaklarını ensesinı yalıyor altımda kıvrılıyordu cok zevk aldığı beliydi lutfen biraz bakle diye bana yalarıyordu bense onu dinlemiyor boynundan emeye göğüsleri somurmaya devam ediyordum okadar bitkin olmuştuki bana karşılık vermiyordu kendini bana bırakmıstı artık sadece inliyor harikasın bitirdin beni diyordu saclarımı okşuyordu eteğini karnına doğru cektim kırmızı kilotu ten rengi corapın altında cok güzel görünüyordu amcığını okşuyordum kilotlu carapını dizlerine doğru indirdim kırmızı kilotuyla beraber ayakalarını ikisini yukarı kadırıp poposunun altına yastığı koyduktan sonra amcığı muhteşem sekilde önümdeydi tertemizdi yeni temizlediği beliydi baya ıslanmıstı amcığına ufak dil darbeleriyle dokunuyordum bacaklarını öne doğru daha eğdim sert sekilde bastırdım bacaklarını amcığını yalamaya basladım cok hızlı durmadan yalıyordum nurten inledikce inliyor ben hıç durmuyordum daha hızlı yalıyordum bırden boşalmaya
başladı nurten boşaltıkaca ben daha hızlı yalıyordum ben yaladıkcada boşalıyordu bızırını okadar cok hızlı yalıyordumki durmadan boşalıyordu bu benım cok hoşuma gidiyordu artık lutfen dur luten dur luten dur deyip duruyordu bende bacaklarını indirip dudaklarından öperek hoş geldin evime nurten hanım diyerek gulümsedim nurten yerinden kalkamıyordu hareket bile edemiyordu nurten hanımın bana nasıl bir zevk yaşatacağını bilmiyorum kendine gelmesini bekliyordum devamı atiye 8 de

Ben Esra telefonda seni boşaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Karimin yigenile

Ben Esra telefonda seni boşaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Karimin yigenile
Merhaba Arkadaslar. Benim Adim Gökhan. Karimin yigenile basimdan gecenleri size yazacagim.
Yigeni o zamanlari 18 yasindaydi.
Yigeni sik sik bize gelir yatmak icin. Geldigi zaman o halasiyla bizim yatakda yatiyor, bende oturma odasinda koltukda.

Bir gün isden eve geldim, ve Yigeni bizdeydi, ben acayip azgindim, fakat o bizde oldugu icin biliyordumki o gün sikisemiyecegimi. Onlar yatikdan sonra bende koltuga uzandim ve televisyonu acdim. Aklimdan birden videocudan porno almak geldi. Gittim aldim, ve eve geldigimde bir baktim Yigeni kalkmis televisyon bakiyor. Tabi ben bir sey demedim filimi tv üstüne koydum. tam mutfaga gidip icecek alacakdim. Bana birden seslendi ve sordu eniste ne filimi aldin diye. ben hemen oturmaodasina kosdum. fakat gec kalmistim. acip covernin icine bakmisti bile. bu ne eniste dedi. ben hemen bozuntuya getirmedim ve dedimki salak adam yanlisini vermis gidip destireyim dedim. oda inandi.

yolda giderken acayip kizgindim cünkü porno bakamamistim ve bakamiyacagimi biliyordum. her neyse. videocudan sonra bir güzel korkunc filim aldim, cünkü ben korku filimleri cok severim. eve geldim ve yigeni daha ayakdaydi. bende bak aslinda bunu almistim dedim. oda hemen dediki bu korku filmi ama, ben cok korkarim dedi. ben ona sordum sen yatmayi düsümüyormusun diye oda yok seninle filme bakayimda biraz uykum gelsin dedi. tamam dedim, filmi koydum. sonra filim gidikce daha korkunc olmaya basladi ve yigeni benim yanima oturdu. ben korkuyorum dedi. bende tamam yanimda kal dedim. filim ilerledikce bu dahada sokulmaya basladi. ve ben sikim birden kalkmaya basladi cünkü cok cekici bir vucüdü vardi. bir sahnede acayip korkdu ve ellerini yüzüne kapatti, kafasini kucagima koydu. farkina varmis olmasi gerek cünkü hemen geriye kaldirdi kafasini. ama hicbir sey demedi ve bozuntuya vermedi. her korkunc sahnede ama eyliyordu ve bu beni daha cok tahrik ediyordu. filim bitene kadar bu böyle devam etti. filim bittikden sonra ben yatayim artik eniste sende rahatina bak dedi. cana yakin birisi zaten. yanagimdan öptü ve iyi geceler dedi, gitti.

yaragim kazik gibi olmustu. nasil inderecegimi düsünürken aklima bilgisayarda bir kac pornofilimleri oldugu aklima geldi. hemen pcyi actim pantolunumu cikardim, cünkü ben hep sortla yatarim, ve uzandim. tabi bu arada sikimde oksuyordum. mendilimi de hazir koydum. filime bakarak güzel bosaldim. o kadar bosaldim ki bir mendil yetmedi, ikincisini kulandim. ve koltugun yanina koydum. biraz kendime gelip cöpe atacakdim. nasil yorulduysam uyuya kalmisim. uyanidigimda mendiller yerinde degildi ve pc kapaliydi. karim kapatti diye düsündüm ve sonraki kavagadan cekiniyordum. banyoya gircekdim, tam o arada yigeni cikdi tuvaletden. yüzüme bakdi ve güldü. ne gülüyorsun kiz dedim. gel tuvalete dedi. girdim ve bana mendilleri gösterdi. bayaca azmisin eniste dedi gülerek. birden anladimki mendilleri alan ve pcyi kapatan karim degil yigenimis. daha cok korkmaya basladim ve ama halan derken lafimi kesdi, korkma ona söylemem dedi. bundan cesaret kapip, e napayim sen geldin halani sikemedim dedim. o da güldü. neyse basinin caresine bakmisin iste dedi. o porno filmide güzelmis dedi. adam ne siki vardi öyle dedi. demekki oturup oda biraz islemis. sende az degilsim dedim. bana hemen sordu senink**e öyle büyükmü diye. tam o arada yatakodasindan kapi sesi geldi. karim uyanmisti. ben hemen onu tuvaletden disari yoladim.

kahvaltida hala ben bugünde burda kalmak istiyorum dedi. tabi canim dedi karim ve ben kafamdan gene kariyi sikemiyecegimi düsündüm. kahvaltidan sonra yigeni yanima geldi ve dediki eniste isden gelirken dünkü pornoyu alsana dedi. olurmu öyle sey dedim. oda halama söyleyimmi bu aksam yaptigini deyince bende mecbur oldum tamam demeye. aksam oldugunda geldim eve, ve karim yatiyordu bile. yigeni hemen geldi aldinmi diye sordu. ben evet deim. yüzüne baktim, acayip süslemisti kendisi. 18 yasindaki kiz 25 yasinda gibi gözüküyordu. oturdum o filmi acti ve yanima oturdu. filme bakarken hep benim sikime bakiyordu. pantolumun altinda sikim patliyacak gibidi. eniste istiyorsan pantolununu cikart, sortla oturursun dedi. ben olurmu felan derken hadi eniste dedi. pornoya benimle bakabiliyorsunda sortla oturamiyormusun dedi. ben tamam dedim ve cikartim. bir süre sonra dünkü gibi 31 ceksene dedi. sende amma cok sey biliyorsun dedim. hayir diyecekdim fakat biliyordum izrar edip sonunda yapdiracakdi. sikimi cikardim. ama 31 cekmek istemiyorum daha dedim. sonra yaparim deyip atlatacakdim. tam o arada filimde bir kiz adamin sikini yaliyordu. bende bunu yapacagim diyerek agzina aldi. öyle bir güzel hisdiki, yapma demek istemedim. bende onun t-shirt ini cikardim ve memelerini oksamaya basladim. acayip güzel büyük memeleri vardi. öyle güzel yaldiki hemen bosaldim. o da filimdeki kiz gibi hepsini yutdu. rahatladinmi diye sordu. bende tesekür etdim. o gitti agzini yikadi ve ben yatacagim dedi. bende koltuk uyudum.

öteki gün calismayacakdim cünkü tatildi. karim biraz hasta idi. bügün gezelim biraz dedi yigeni. uyanik biliyordu halasi gelmeyecegini, cünkü rahatsizdi. karim siz gezin dedi ben evde kalirim dedi. bende onlan cikdim disari. bana birden eniste ben senin karin olmak istiyorum dedi. nasil yani diye sordum. korkma evlenmeyi kast etmiyorum dedi. beni sikmeni istiyorum dedi. fakat sen bakiresin derken, o senin koca yaragini yalarken iyidi ama degilmi diyerek aglamaya basladi. ben sakinlestirmeye calisiyordum. bana hemen döndü, ve ya yaparsin yada bütün ayleye söylerim ne yaptigini dedi. korkumdan ne yapacagimi sasirdim ve tamam dedim. hotele gidelim dedi. bütün gün seninle gecirmek istiyorum dedi. gittik hotele. ilk önce güzelce yikandik. cok sexy vucudu vardi. ben ona dedimki istiyorsan seni götünden sikeyim o zaman bakire kalirsin. hayir dedi ben senin beni bozmani istiyorum, hem ben böyle büyük sik bir daha bulamam dedi. tamam dedim. nasil olsa olacakdi belliydi, beni rahat birakmiyacakdi. o gün bütün gün sikisdik. tabi basda cok zorlandi. sikimin kafasi bille zor giriyordu. sonradan kizligi patladikdan sonra rahatca sikise bildik. götündende sikdim. agzina yüzüne de bosaldim. her aklima geleni yaptim. bu o kadar bitgindiki sonunda gücü kalmamisti. zornan evlerine götürdüm. simdi nisanli. ama arada sirada bir gelir gene sikisiriz. bana senin gibi büyük siki yok nisanlimin diyor hep.

Ben Esra telefonda seni boşaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Otelde çalışmanın avantajlarından

Ben Esra telefonda seni boşaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Çalışmak için tatilcilerin mekanı olan şehre geldim burada teyze.
info iş imkanı da fazla hem masrafım az oluyor otelde çalış burada yat yemek onlardan kazandığım cebime kalıyor hemde biraz gözlerim açılıyor etraf karı kaynıyor bizim oralarda yok böyle kadınlar zaten ilk maaşla kadına gidecem kafaya koydum gitmezsem zaten elimden kaza çıkar

O erken kalkacaktı, gece 4 olmuştu bile, vedalaştık ben kalkamam diye ee izinli günümüzde yatacağız.
Hatta ben O’na nasılsa izinliyim, terminale uğurlarım dediğimde, bir kere seslenirim kalmazsan, rahatsız etmem dedi ve kalkmamışım demek ki kalktığımda saat bursa escort 11’i bulmuştu.

Son kez bir arayım dedim, ne de olsa iyi insandı ve bir daha hiç göremeyecektim belki, elimi telefonuma attım, açtım kılıfı telefonum yok, bırak telefonu param da yok.
İnanamadım, patrona gittim söyledim.
Bir bardak su iç, neden bankadan çekersin paranı, neden güvenirsin dedi ama ben yıkıldım ilk olarak insanları böyle tanımak istemezdim.

Patrondan her şeyi hazmedince avans istedim ama vermedi çek cezanı diye bir hafta ilk ok zordu.
Hem dolandırıldım sinirliyim, hem sevdiğim bir arkadaşımı escort bursa kaybettim üzüntülüyüm derken parasızım da.
Bir gün patron beni köşeye çekti, suratında enteresan bir gülümseme.

Zaten kimsenin olmadığı bodrum katındayız, neden sessiz konuştu Mehmet abi anlamadım ama bana sana avans veririm, hem de geri almadan dedi.
Ben nasıl abi dedim, 500 dedi.
Çok iyi paraydı neredeyse maaşım kadar.
Tamam diye atladım hemen parasızlık canıma tak etmişti…

Sonra, şaşırmış bir ifade ile nasıl abi dedim, aklıma hiç bu denli bir teklif gelmezdi.
1 saatte kazanacaksın, yorulmadan hatta hoşuna bursa escort bayan gidecek dedi, ben beni sikecek sandım ama anlamak için, anlamamak için detaya indirimde Yıldız ablayı, yani karısını sikmemi ve kendisinin izlemesine izin vermemi istiyordu.

Ben ne diyeceğimi bilemedim, oradan çıksam eve dönmek için param bile yoktu, hadi babamı arasam dönüyorum desem beni küfür yağmuruna tutacaktı.
Nasıl paranı, telefonunu çaldırırsın, nasıl üzerindeki paranı hemen harcarsın.
O an karar verdim tamam abi dedim.

Direk beni üst kata götürdü, Yıldız abla hiç bana o kadar cazibeli bakmamıştı, ben laf aramızda daha bakirim, ilk olacaktı.
Utancımdan kıpkırmızıyım o sırada hiç bir şey demeden karı – koca bakıştı, Mehmet abi evet dercesine göz attı ve Yıldız abla direk sikimi çıkarttı kendi eliyle ve ağzına aldı.

Ben Esra telefonda seni boşaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Nurcan abla

Ben Esra telefonda seni boşaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Nurcan abla
Komşumuz Nurcan Abla! (Çağlar 29 Y., İzmir)

İşten geldiğim bir gün ekmek almak için markete gidiyordum. Önümden bir kadın yürüyordu. Site yaşayanlarıyla fazla muhattap biri değilimdir. Kadının başı kapalı, altında dar bir kot vardı. Fakat kalçaları o kadar belli oluyordu ki, sikimin uzun zamandır ilk defa coştuğunu hissettim. Ne muazzam bir kalçaydı, dar kot ise baldırlarını zor zaptetmiş, bıngıl bıngıl titriyordu. Kadın sitenin bahçe kapısını açıp çıkacakken döndüğünde tanıdım. Sitedeki komşularımızdan Nurcan ablaydı bu. Kocası sümsüğün tekiydi. Kadını ne zaman görsem (Ah bir versen seni ne sikerdim be!) diye hayal edip, geceleri de 31 çektiğim bir yavruydu Nurcan abla!

Beni gördüğünde, “Merhaba Çağlar!” dedi. Ben de, “Merhaba!” dedim, kasıtlı olarak ‘Abla’ demedim, çünkü yürüyüşü beni acayip azdırmıştı, mümkün olsa hemen orda bir yerde yatırıp amını götünü sikmek istiyordum. Nurcan abla, “Annenler de tatile gitmiş, sen çalışmaya devam galiba?” dedi. Ben de, “Malesef… Ama böylesi daha iyi, evde yalnız olmak gibisi yok. Sadece bir kötü tarafı var, yemek derdi, yoksa ben hayatımdan memnunum!” dedim.

Nurcan abla hiç beklemediğim bir şekilde, “O zaman hiç kafana takma, akşam yemeğini ben getirecem!” dedi. “Yok zahmet etmeyin, ben derin dondurucudan birşeyler çıkarırım…” dedim. “Olmaz öyle şey! Yoksa annen ‘Bakmamışlar oğluma!’ der!” dedi ve sanki daha önceden o muazzam kalçalarına baktığımı anlamış gibi iki kat sallayarak önümden yoluna devam etti. O kadar güzel sallanıyordu ki kalçaları, izlerken bile insanı boşaltacak şekildeydi. Kalçalarının çok sıkı olduğu belliydi. O sümsük herifin bu kadını sikebilme ihtimalini düşünerek marketten ekmeğimi alıp eve girmiştim bile.

Nurcan ablanın yemek getirmesini bekleyecektim. Uzandım yatağa, açtım interneti ve Nurcan ablaya benzeyen hatunların sikişmelerini izledim bir süre. Ama akşam yemeği vakti geçtiği halde Nuracan abla gelmeyince, biraz da iş yorgunluğundan uyuya kalmışım. Kapının zil sesine uyandım. Üzerime hafif dar bir atlet giyip, şortla kapıyı açacaktım ki, sikimin kazık gibi olduğunu farkettim. Sikimin inmesi için biraz beklemeyi düşündüm, ama sonra (Belki yarağımın sertliğini farkeder ve bana kendisini siktirir!) düşüncesiyle ve umuduyla direkt kapıyı açtım.

Elinde tepsiyle karşımdaydı. Sitede arada bir selamlaştığım hatunu şimdi çok yakından görüyordum. Gözüme ilk çarpan dudaklarının kalınlığı ve göğüslerinin de ihtişamıydı. Bu kadın resmen sikilmek için doğmuştu. Kalçalarının büyüklüğü, göğüslerinin iriliği, dudaklarının kalınlığı… Mmhhh, hayal etmesi bile harikaydı. “Merhaba!” dedi. Ben de, “Merhaba!” dedim. “Kusura bakma, biz yemeği yedik, ama hemen getiremedim… Adnan abin’in kahvehaneye gitmesini bekledim…” dedi.

Aslında kocasından saklayacak bir durum yoktu. Gayet normal bir durumdu bu, komşusunun oğluna yemek götürecekti, kapının ağzından verip gidecekti, hepsi bu. Ama kocası gittikten sonra yemeği getirmesi, beni ‘Acaba?’ düşüncelerine saldı. Fakir umudu işte, içimden ‘Belki de?’ dedim. Biraz mahçup şekilde, “Soğuduysa önemli değil, ısıtırım, da fırını kullanmayı bilmiyorum…” dedim (Aslında fırını kullanmayı biliyordum!). “O zaman ben ısıtayım!” diyerek, tepsiyi bana uzattı ve içeriye girdi. Kapıyı kapattı. Arkasını bana dönüp, ayakkabılarını çıkarmaya başladı. Ayakkabılarını sanki onun harika kalçalarını görmemi istiyormuşçasına arkasını dönerek çıkarması beni iyice azdırmıştı. Kendi kendime, (Oğlum Çağlar, bu karıyı bugün siktin siktin, yoksa daha çoook böyle seks hikayeleri okuyarak yaşarsın!) dedim.

O önde, ben arkasında, içeri girdik. 10 adımlık yerde öyle bir sallıyordu ki kalçalarını, (Hadi be salak herif, ne duruyorsun, yumulsana bana!) der gibiydi. Üzerinde beyaz bir Body, altında o dar kotu ile fırına eğildiğinde kalbimin atışını dışardan farketmesi an meselesiydi. Gözlerim o muazzam götündeydi. Sanki bilerek fırını ayarlama işlemini uzun tutuyor, fırının bütün düğmeleriyle oynuyordu. Ama nasıl ve ne şekilde yaklaşacaktım ki? Aniden üzerine saldırmam herşeyi berbat edebilir, rezil rüsva olurdum. En iyisi, onu oturtup biraz muhabbet etmekti.

Fırının zamanlama işlemini ayarlayıp tepsiyi fırına koydu. “Tamamdır, yemek ısınınca fırın kendiliğinden kapanacak. Başka bir ihtiyacın var mı Çağlar, onuda yapıp gideyim!” dedi. İçimden (Seni sabaha kadar sikmeye ihtiyacım var!) demek geldi, ama tabii ki söyleyemezdim bu kadarını. “Teşekkür ederim, valla zahmet oldu… Sigara içiyorsanız bir sigara ikram edeyim, buyrun salona geçelim!” dedim. Ayıp olmasın diye hayır diyemeyeceğini tahmin ediyordum. Tahmin ettiğim gibi de oldu. “Peki, olur!” dedi ve önümden kıvırta kıvırta yürüyerek salona gitti. Koltuğa oturdu. Sigarayı uzattım, yaktım ve karşısına oturdum. Artık herşeyiyle karşımdaydı, göğüslerinin ihtişamı, gözlerindeki sanki (Seks için yaratıldım!) bakışı. Dar kottan taşan baldırları, bacak bacak üstüne atışı, (Sik lan artık beni, sümsük kocamın sikemediği amımı götümü sik!) der gibiydi. Muhabbeti nerden açayım derken o açtı:

“Ee nasıl gidiyor, aynı yerde mi çalışıyorsun?”

“Evet, aynı yerdeyim, memnunum yerimden.”

“Ee başka nasıl gidiyor?”

“Valla nasıl gitsin, akşamları arkadaşlarla kafa dağıtmaya gidiyorum, evlenene kadar böyle.”

“Yok mu evlenecek birileri bakalım?”

“Valla yok, hiç te umudum yok açıkçası! Nerdeee annemlerin zamanındaki, sizin zamanınızdaki kızlar!”

“Aramızda o kadar yoktur ya!” 🙂

“Valla ben de öyle düşünüyorum, en fazla 2-3 yaş!”

“Yok, o kadarda genç değilim!” 🙂

“35 üstü demeyin, inanmam!”

“35 yaşındayım!”

“Hmmm!” (Tam sikilecek yaştaydı aslında, işini bilen bir afet!)

“Sen de haklısın, evet, bu devirde kızlar çok bozuldu! Hem evlilik zor iş, bak ben evlendim de noldu? Öyle böyle maçı götürüyoruz!”

“Valla ben de bu dünyada adalet yok diyordum kendi kendime!”

“Neden?”

“Yanlış anlamayın lütfen, çok tatlı ve güzel bayansınız, eşiniz de eli yüzü düzgün biri, ama bence aranızda açık bir fark var!”

“Ay teşekkür ederim, ama Adnan duymasın bunu, valla kıyamet kopar, bilmiyor sana geldiğimi zaten, iyice huysuzlanır!”

“Valla huysuzlanacak birşey yok, görünen bu! Ben hep açık sözlü oldum hayatımda, eğer beni her yönden mutlu edebilecek birini bulursam o gün evleneceğim!”

“Ohooo, seni her şekilde mutlu edebilecek biri bu zamanda zor valla Çağlar!”

“Siz de mi bulamıyorsunuz aradığınız her şeyi eşinizde?”

(Bundan sonra ağzından çıkacak laflar artık işin rengini belli edecekti. Ya bu akşam bu yavru kocası eve gelene kadar altımda ciyak ciyak ciyaklayacaktı, ya da arkasını dönüp gidecekti!)

“Çoğu şeyin eksikliğini yaşıyorsun valla Çağlar. Yaş ilerledikçe bazı şeyler daha da zorlaşıyor. Her anlamda!”

“Valla sizin gibi biriyle evli olsam gece gündüz hiçbir eksiklik yaşatmazdım! Ama dedim ya, dünyada adalet yok!” 🙂

(Bu söz çok hoşuna gitmiş olacak ki, resmen gözlerinin içi güldü!)

“Annenler nezaman geliyor?”

“Haftaya!”

“Ohhh, ev boş, biraz dağıtırsın kafanı, iyi olur!”

“Neyle dağıtacağım, bütün kızlarla bağlantımı kopardım bu ara, ne yapacağım tek başıma evde?”

“Ee sen de başka birisini bul, yok mu aklında kimse?”

“Valla biri var, ama korkuyorum söylemekten. Bir de hoş olmayan bir durum var…”

“Neden ki?”

“Evli birisi… Ama çok tatlı, çok güzel, çok sexy, hiç eksik bırakılmayacak biri!”

“Evli olması biraz sıkıntıymış, ama o da istiyorsa arada bir kaçamak yapmak lazım yaa!”

(İçimden bu iş oldu dedim, şimdi ürkütmeden devam etmeliydim!)

“Ee söylesem mi ki, çok çekiniyorum? Ama aylardır hayalimde!”

“Valla yakın bir yerdeyse bence şansını dene, ne kaybedersin ki?” 🙂

“Yakın yakın! Şu an karşımda oturuyor!”

(Bana bakışı birden değişmişti, sanki ciddileşmişti!)

“Çağlar bu konuşmanın benim üzerimde döneceğini tahmin etmiştim, ama ne sen söyledin böyle birşeyi, ne ben duydum, tamam mı, lütfen!”

“Keşke söylemeseydim, şimdi daha da kötü olacağım, reddedilmek ve böyle bir şey yapmak utanç verici!”

“Keşke daha farklı pozisyonda olsaydık belki olabilirdi, ama evliyim!”

“Peki neden bu konuşmaları tamamlayana kadar bekledin? Bunları duymak hoşuna gitti ve belki de ‘Acaba?’ diye düşündün, şimdi neden ‘Hayır!’ diyorsun?”

“Çağlar aynı sitedeyiz ve evliyim, bir duyulursa ikimiz de yaşayamayız buralarda, yuvam yıkılır, rezil oluruz!”

“Ben seni sürekli rahatsız edecek, yada sen beni sürekli rahatsız edecek değilsin ya! Sadece birbirimizi arzu ettiğimizde mutlu olacağız hep! Aynı sitedeyiz tamam, ama illa evime gelmen, ya da benim senin evine gelmem gibi bir zorunluğumuz yok ki! Gelmem de, başka yerlerde buluşuruz! Lütfen, seni çok istiyorum! İnan tahmin ettiğin kötü şeyler başımıza gelmeyecek!”

(Yanına gidip elini tuttum. Ateş gibi yanıyordu avuç içleri!)

“Bilmiyorum Çağlar… Kötü, çok kötü bir şey yapıyoruz…” dediği anda parmaklarımı dudaklarına götürüp, “Sus, Allah aşkına sus ve senelerdir çektiğin eksikliği, senelerdir aradığın arzuyu birbirimizde bulmaya çalışalım!” diyerek yavaşça yaklaşıp dudaklarından öptüm. Soluk alışverisi hızlanmış, ancak beni terslememişti. Birden o da karşılık verdi ve deli gibi öpüşmeye başladık. Dudaklarıma o kadar ateşli ve o kadar azgınca yapışıyordu ki, adeta koparacaktı dudaklarımın etlerini. Dilimi içine çekiyor, dilini ağzımın içinde gezdiriyordu. Başındaki örtüyü çıkaracakken, “Dur o kalsın, seni böyle sevmek, böyle sikmek istiyorum!” dedim.

“Bana öyle şeyler yaşat ki Çağlar, bu yaptığıma pişman olmayayım!”

“Merak etme, o sümsük kocanın değerini bilmediği tüm hazinelerini en ince noktasına kadar seveceğim, öpeceğim, seni bugün çok mutlu edeceğim!”

“12’ye doğru Adnan kahvehaneden gelir, çok tadını çıkartamayacağız!”

(Saat 22:00’ye geliyordu.)

“Merak etme yavrum, sen yeter ki memnun kal, istediğin her an yanında biterim, seni ihya ederim. Bize şimdi 2 saat de yeter, daha sonra uzun uzun yaşarız tutkumuzu!”

Bodysini çıkardım. Bembeyaz bir cildi, bembeyaz bir südyenin içinde o orta büyüklükte harika göğüsler dimdik ve taptaze duruyorlardı.

“Kocan bunları hiç ellemiyor mu yavrum?”

“Gerizekalı am sikmekten başka birşey bilmez! Hadi sus artık, konuşma, uçur beni, madem o sümsüğü aldatıyorum, aldattığıma değsin, hayvanca doyur beni!”

Kadın artık azgınlıktan ve görmemişlikten kendini kaybetmişti. Hemen südyenini çıkarıp o muhteşem göğüsleri yalamaya, emmeye, diş atmaya ve sıkmaya başladım. Her işi aynı anda yapmaya çalışıyor, Nurcan’ı deli ediyordum. Dudaklarını ısırıyor, boynunu emiyordum. Sonra ayağa kaldırdım, arkasını döndürüp ilk defa 15 cm den az mesafedeki o muhteşem kot pantolununun içine hapsolmuş götü görüyorum. Az sonra o götü delercesine sikecektim, belki de sümsük kocası hiç götten sikmemişti bunu, ama ben ne yapıp ne edip sikecektim. Hatta amından önce götünden sikecektim.

Kotu üzerindeyken vücudunu biraz öne eğip doyasıya şaplak atmaya başladım. Hayvanca tokatlıyordum. Hafif inlemelerinin yanında ‘Şlakk şlakkk!’ diye çıkan tokat sesleriyle götünün yanakları bir sağa, bir sola gidiyordu. Ama o kadar sıkı bir götü var ki, hemen yerine geri geliyordu. Yavaşça kotunu arkadan çıkarmaya başladım. Yavaş yavaş içindeki siyah dantelli külodu görmeye başladığımda elim ayağım titremeye başladı. Kotu dizlerine kadar indirip, Nurcan’ı biraz daha öne eğip, külodu sıyırıp, kalçalarını iki yana ayırıp, o muhteşem iki deliğe tükürüğümü salıp yumuldum…

“Offf, Çağlarımmm, harikaaa, durmaaa, devam et aslanımmm, yakışıklım benimmm, offf, sok dilini içine, sok, durmaaa!” diyerek inliyor, zevkten kudurmaya başlıyordu. Amını yalamayı kısa kesip o muhteşem tertemiz göt deliğine dilimi bir sokup bir çıkartırken, Nurcan da zevkten kafamı bir bastırıp bir çekiyordu…

“Çağlar bu nasıl birşey, offf, senin altına yatmayacak kadının aklına sokayım ben. Offf, ne salakmışım ben, nerdeyse böyle birşeyi kaçıracaktım, offf, yala aslanım, yalaaa, offff, içine içine sok, durmaaa, kalsın dilin orda, götümün içinde kalsın, offf, kaşınıyorrr, çok hoşuma gidiyorrr, içim titriyor, ne olursun durmaaa!”

“Daha yeni başladık yavrum, seni öyle bir sikeceğim ki, artık o sümsük kocanın sikini bile almak istemeyeceksin içine, amın götün kaşınınca gelip altıma yatacaksın, o sümsük sikemedikçe benim altımda köpek olacaksın, amını götünü parçalayacağım, kapalı orosbum benim, türbanlı kahpemmm, sen ne azgınmışsın be, tüm tahminlerim doğruymuş, bu karı doymuyordur, bu sümsük bu yavruyu doyuramıyordur derdim hep, haksız değilmişim! Doğru söyle, benden başka biriyle aldattın mı o sümsük kocanı?”

“Beni memnun edersen anlatırım, hem süprizlerim bile olur!” 🙂

“Nasıl sürprizler?”

“Tek azgın, tek kocası doyuramayan bir ben mi varım sanıyorsun sen bu sitede?”

“Hemen şimdi ilk seni götünden sikmek istiyorum! Çekinerek isteyecektim, ama sen az orospu değilmişsin, bu muhteşem göt sikilmeden bu hale gelmez zaten! Ama önce sikimi yala bakayım!”

Heyecandan ölecektim. Ben hayatımda böyle yarak yalayan birini daha ne gördüm, ne duydum, ne hissettim. Ağzı resmen fırın, tükürükleri kaynar su gibiydi, sikimi içine çektikçe sanki sikimi kızgın ateşe atıyordum. İlkten alıştırdı sikimi ağzına, sonra gırtlağına doğru zorlamaya başladı. İşte o zaman bu sümsüğün anca amdan siktiğini, bu muameleyi ancak kimlerin altına yatınca öğrendiğini düşündüm. Kimbilir bu kaltak kimlerin altında inledi diye düşünürken, sikimin iyice kasılmaya başladığını hissettim. Ben bunları düşünürken Nurcan sikimi tüfek demiri gibi yapmış, taşşaklarıma inmişti. Topların birini bırakıp, birini alıyordu ağzına. Boşalacağımı hissediyordum.

“Boşalacam yavrum!”

“Ağzıma boşalmak istiyorsan boşalabilirsin!”

Sikimi ağzına sokup, elimle saçlarından tutup, git gel yapmaya başladım. Artık ipleri elime almıştım. Gırtlağına kadar sokuyor çıkartıyordum. Sikim tükürükten sırıksıklam olmuştu. Bazen Nurcan’ın ağzının kenarından tükürükler sızıyordu, eliyle silip devam ediyordu. Bu kadının içinden böyle bir orosbu, böyle bir iştah çıkacağını nasıl düşünebilirdim ki? Senede 9-10 defa karşılaştığım, dışardan hanım hanımcık gözüken bu kahpe, aslında tam bir seks makinasıymış…

Git-gelleri iyice arttırmıştım ve artık boşalacaktım. “Geliyorum orosbummm, hepsini yutacaksın ona göre!” dedim. Gözlerini ‘Tamam!’ anlamında yumup açtı ve deli gibi fışkırtmaya başladım o fırın gibi yanan ağzının içine. Her fışkırtışımda gözlerini yumuyor, sikimi daha da içeri almaya çalışıyordu. 7-8 saniye kadar sürdü boşalmam, sonra kendimi koltuğa attım. Terlemiştim. Nurcan ise ağzındaki döllerimi bana gösterip hepsini bir yudumda yuttu. Sonra ağzını açıp gösterdi, hepsini yuttuğunun kanıtı olarak.

“Sen nasıl bir kahpeymişsin, nasıl bir azgınmışsın, o sümsüğün beynini sikeyim ben, altında seks makinası var kıymet bilmiyor gavat oğlu gavat!”

“Bırak şimdi onu, hadi daha beni boşaltacaksın, madem götten sikeceksin, önce bu siki demir gibi yapmalıyım, içimi yara yara girsin!”

Bacak arama geçti ve inik sikimi dölüne bakmadan tekrar ağzına aldı. Deli gibi somuruyor, ojeli tırnaklarıyla göğüslerimle oynuyordu. Resmen pørnøcu kadınlardan ders almış gibiydi. Bu kadını kimler sikmişti de bunları öğrenmişti, ne zaman, nasıl öğrenmişti? Bunları ondan öğrenmem için onu deli gibi memnun etmeliydim.

Kısa sürede sikim eski halini alıp sertleşmişti. Şimdi ise o hayalini kurduğum eti sıkı sert götünü sikme zamanıydı.

“Yeter yavrum ikinciye boşaltacaksın beni, şimdi o muhteşem götünü sikme vakti, seni boşaltana kadar sikeceğim. Ne zamandır bu götün hayaliyle yanıyordum. Şimdiden söyleyim, sert olabilirim!”

“Senin canın sağolsun aslanım, dayanırım, yeterki beni doyur, yanıyorum cayır cayır!”

Elinden tutup kaldırdım. “Beni kendi yatağında sik!” deyince odama götürdüm. Yatağa yüzüstü yatırdım ve göbeğinin altına iki yastık koydum, şimdi götü tabak gibi karşımdaydı. 5-6 defa sertçe tokatladım götünün yanaklarını ve arasını açıp bir tükürük salladım. Yavaşça parmağımı soktum götünün deliğine ve bir kez daha anladım ki, bu kadın götünden de çatır çatır siktirmişti kendini.

“Ne kahpeymişsin be, demek götten de siktirdin başkalarına!”

“Ee, ne yapacaktım? Beni doyuran ödülünü alır aslanım, hadi geçir artık şu haşmetli yarağını götümün derinliklerine!”

“Merak etme, seni öyle bir sikecğim ki, yarım saat kendine gelemeyeceksin!”

Yavaşça sikimi deliğine bastırdım. Çokta fazla siktirmediği belliydi, ama çokta dar değildi deliği. Sikimin başı hafif içine girdi ve o muhteşem sıcaklığın ve darlığı hissettim ve hiç durmadan köküne kadar geçirdim, kalçaları dalgalandı ve sikim köküne kadar girdi.

“Offf, dur biraz, büyük geldi, iki dakika bekle sonra istediğin kadar sik!”

İki dakika içinde beklerken elim amcığındaydı, parmaklayıp, iyice amcığını sulandırdım. Ve sikimi hoyratça ileri geri yapmaya başladım artık. Ben geçirdikçe o muazzam kalça yanakları dalga dalga dalgalanıyor, o çıkan ‘Şak şak şak!’ sesi beni daha da tahrik ediyordu. Nurcan ise tırnaklarını çarşafa geçirmiş, “Offf, offf, çok güzel, çok güzel, durma, durma, geçirrrr aslanım, geçirrr!” diyerek aldığı zevkin tadını çıkartıyordu.

Abartısız 30 dakikaya yakın götünden çıkmadım. Ama artık deliği genişliyor gibi oldu. Nurcan ise altta artık zevkten dörtköşe olmuş, kendi kendine ahlayıp ohlayıp inliyordu. Birden ona söylemeden sikimi götünden çıkartıp amına geçirdim ve amını sikmeye başladım…

“Offf, bu ne? Ne zaman inecek bu yarrak, halen taş gibi, offf, offf, boşal artık canımm, içim eridi, bacaklarım tutuldu, akıt artık içime döllerini, hadi aslanım!”

“Lan kahpe korunuyor musun yoksa sen?”

“Herhalde korunuyorum yani, bir Adnan gavatı sikmiyor ya beni!”

“Lan kahpe, sana ilk ve son kez söylüyorum, benden başka kimseye siktirmeyceksin artık! Bir gavat kocan, bir ben, duydun mu beni?”

“Salak mıyım, artık yanıbaşımda duruyor böyle bir yarak, neden uzakta arayım? Söz lan, senden başka bu göte ama giren olmayacak! Bazen bizim boynuzlu girer amcığma başka yok!”

Amının sıcaklığı gitgide sikimi zorluyor, ama ben de boşalmamak için kendimi tutuyordum. Ama nafile, o sımsıkı götü yarım saate yakın sikmem ve ardından da fırın gibi amcığa girip sikmemin ardından kolay değildi. Boşalacaktım.

“Kahpe geliyorum! Amına mı, götüne mi, ağzına mı istersin?”

“İstediğin yere gel aslanımmm!”

Son birkaç hamle daha sertçe geçirdikten sonra sikimi amcığının köküne dayadım ve boşalmaya başladım. Ilık ılık akan döllerimin sikimin kenarından, Nurcan’ın amcığının kanarından dışarı süzüldüğünü hissediyordum. Boşalmam bitince yatağa attım kendimi. Nurcan ise kendinden geçmiş, nefes alışı yavaşlamış, öylece kalakalmıştı yatakta.

“Noldu yavrum, sümsük kocanın sikmesine benzemiyor değil mi?”

“Deli misin sen be, benzer mi hiç! Elim ayağım titredi, bağırmamak için dilimi ısırmaktan dilim şişti!”

“Eee, nasıldı, seni memnun edebildim mi sikişlerin sultanı?”

“İliğim kemiğim boşaldı aslanım, harikaydı, çok memnun kaldım!”

“O zaman anlat bakalım, bu zamana kadar kimlerin altına yattın? Bu sitede senin gibi azgın başka kimler var? Bana süprizin ne olacak?”

“Senin aklın orda kaldı dimi? Merak etme, bu siki içine almak isteyecek çok azgın karı bulurum sana!”

“Kim kız onlar?”

“Bu sitede benle beraber sikişen iki kişi daha var. Aslında gençlerin hepsi boklu da, ikisi benim gibi kendini tutamayanlar…”

Anlatmaya devam etti. O iki kişiyi öğrendiğimde şaşkınlığım bir kat daha arttı. Birisi karşı komşumuz, kocası hapiste olan, bütün iş yükü ev yükü üzerinde olan, 3 çocuk annesi Berrin abla. Abla dediğime bakmayın, aramızda yine Nurcan’ınki gibi yaş farkı var. Biz kadının durumuna üzülürken, o hiçbir şey yokmuş gibi çatır çatır sikişiyormuş. Bir diğeri ise başka bir komşumuz, kocasından ayrı, tek çocuklu, iş kadını biri. Dilek abla. O biraz daha yaşlı, ama iş kadını havası onu biraz daha çekici kılıyor. Nurcan anlattıkça ağzım açık kalıyordu. Beraber üçü grup bile yapmışlar. Dinledikçe sikim kazık gibi olmuş ve Nurcan da bunu farketmişti.

“Ne o aslanım, daha doymadın mı?”

“Ne doyması be kahpe, anlattıklarınla 5 posta daha sikişirim!”

“Sik aslanım, kıskanan mı var, hepsi senin artık!”

“Peki bana süprizin o iki yavru mu olacak?”

“Ohoo şimdiden pabucumu dama atarsan sikerim belanı! İlk önce beni doyuracaksın! Eğer beni ihmal edersen amına korum senin!”

“Merak etme yavrum sen ilk göz ağrımsın, 3 değil 33 tane orospu da getirsen ben yine senin o götü siktikçe zevk alacam, seni zevke getirecem, merak etme sen! Eee, nasıl yapacaksın bu işi?”

“Nasıl mı yapacağım? O orospularla ilk görüşmemizde ballandıra ballandıra anlatacağım beni nasıl siktiğini. İkisinin de ağzının suyu akacak, ki aslan gibi çocuksun, esmer, bıyıklı, kaslı, zıpkın gibi adamsın, o gece daha hayal ederek boşaltacaklar kendilerini!”

“Ulan ne karıymışsın be! Aklımı sikeyim, seni daha önce niye sikmeye çalışmamışım ki?”

“Ben böyle olacağını bilseydim, çoktan kuyruğu sallar altına yatardım aslanım! Olsun, geç oldu artık güç olmaz! Ama senin benim eve gelmen sıkıntı, görülme ihtimalimiz yüksek, ben sizinkiler yokken gelirim, ya da dışarı gideriz!”

“Aynen yavrum! Ya bize gelirsin, ya da dışarı gideriz!”

“Vakit geç oldu, ben kalkayım artık. Yarın kızları ararım, anlatırım sikişimizi, sulandırırım amcıklarını. Sonra 3’lü yaparız, 4’lü yaparız! İstersen, güvendiğin kişiler varsa, daha sonraları onları da alırız aramıza!”

(Saat 23:40 olmuştu!)

“Nereye kalkıyorsun, gavat kocanın eve gelmesine daha 20 dakika var! Sanki 10 km yol gideceksin AMK! Gideceğin yer şurası, o götü bir daha sikmeden bırakmam!”

“Gideyim ben canım yaa, gelir şimdi gavat!”

“Bir yalan uydurursun, çok mu zor ulan? AMK başka yarakları yerken yalan söylemiyorsun sanki ve alışık değilsin yalana!”

“Tamam tamam, dediğin olsun. Bizim gavatı kandırmak kolay, komşudayım derim!”

“Zaten komşudasın yavrum, yalan değil ki!” 🙂

“Haklısın!” 🙂

“Ne filim olurdu ama! Sümsük koca kahvede taş döşüyor, genç komşusu azgın karısının amına götüne döşüyor!” 🙂

“Hadi o zaman, başlayalım aslanım, temelli yorgun gitmeyim eve, bir soluk almalık zaman kalsın bana! Olur da şüphelenceği tutar salağın, güzelim hayatım mahvolmasın!”

Ayağa kalktı, önümde kıvırmaya, kalçalarını tokatlamaya başladı. Sonra bacak arama geçip sikimi ağzına aldı, emmeye başladı yine. Ben ise gözlerimi kapamış daha da yayılmıştım yatağın kenarında otururken. Bir ara götümün gıdıklandığını hissetdip gözümü açtım. Aına koduğumun karısı alta geçmiş götümü yalamaya çalışıyor!

“Napıyorsun AMK kahpesi, çıldırtacak mısın beni?” 🙂

“Daha dur aslanım bende ne numaralar var! Yavaş yavaş! Sen beni memnun ettin ya, gerisi bende, seninle öyle seksler yapacağız ki, bende bulduğunu kimsede bulamayacaksın, evlenip gitsen de, aha bu götle bu am kalacak aklında!” 🙂

Götümü yalamayı kesip, sikimi gırtlaklayıp yalamaya devam etti, deli gibi somuruyordu. Gözlerimi kısmış, onun bu azgın kahpe hallerini izliyordum. Gerçekten de dışardan normal, hanım hanımcık biri olarak gözüken kadın, iki saattir bir kerhane orosbusunu geçmiş, ruhu fahişeleşmiş, resmen içindeki orosbuluğu çıkarmıştı. Bunu ben yapmıştım ve iyi ki de yapmıştım, artık istediğim an onu çatır çatır sikecek, hertürlü fantaziyi uygulayacak, onun sayesinde başka amlar götler sikecektim, hem de kendi sitemde…

Sikimin kalktığını gören Nurcan, “Hadi aslanım yerleştir şu koca siki içime!” deyip domaldı önümde. Sikimi yavaş yavaş deliğe sürtüp geçirmemle kendini öne atması bir oldu. “Offf, nasıl giriyor içime, nasıl yakıyorrr, çok güzelll, çokkk, durmaaa, offf, keşke sabahlara kadar siksen beni aslanımmm!” dedi.

Ritmimi iyice hızlandırmış, yorgunluğum başlamıştı. İşimi hızlı hızlı sert sert yapıp, biran önce hem onu, hem kendimi boşaltmak olacaktı amacım. Deliler gibi köklüyordum, odada onun hafif çığlıkları ve ‘Şak şak şak!’ sesleri duyuluyordu. Arada bir var gücümle tokatlıyorum kalçalarını. Artık kendini sıkmayı bırakmış, o da inlemeye, açık açık bağırmaya başlamıştı. Artık ikimiz de ritmi bulmuş, delice hızlanmıştık, o kendisini kaybetmiş şekilde önümde domalık bir şekilde saçlarını bir o yana bir bu yana deliler gibi savuruyor, ben durmadan kalçalarını tokatlıyıp, sıkıyor, kızartıyordum…

O arada telefonunun sesini duydum, kesin gavat kocası arıyordu. Ama duymamış gibi yaparak köklemeye devam ettim. Nurcan duydu ve “Offf, Çağlarım, durrr, telefonum çalıyor, durrr, Allah aşkına durrr, kesildi soluğum, şu telefonu açayım, durr!” dedi. Ben ise 3-5 daha sertçe kökleyip bıraktım onu. Hemen gitti, telefonunu alıp geldi. Nefesini kontrol etti, nefes aldı, verdi. Tam açacaktı ki, gavat aramayı sonlandırdı. Nurcan, “AMK geri zekalısı, eve geldi herhalde, hemen döneyim şuna!” dedi ve aradı.

“Efendim canım? Nolsun canım, Berrin aradı, kahve içmeye çağırdı, onlardayım, kahvelerimiz bitmek üzere, gelirim 10-15 dakikaya!”

O anda piçliğim tuttu ve sikimi yavaşca götüne geçirip, bunu yan yatırdım. Sikim artık ulaşması gereken en uzak noktaya ulaşmıştı. Yüzüne baktım, yüz ifadesi ‘Yapma!’ der gibiydi. Sikimi içinde biraz hareket ettirdim. Dişlerini sıkıyor, dudaklarını ısırıyor, acı çekiyor, ama telefondaki gavat kocasına birşey belli etmiyordu.

“Offf, her yerim ağrıyor canım, çok yoruldum bugün, öldüm bittim, üzerimden tır geçmiş gibi resmen, Berrin de kahveye çağırınca hayır diyemedim. Cidden heryerim sızlıyor, ölü gibiyim, pertim çıktı!”

(Bana bakıp göz kırptı!)

Az orosbu değildi, her geçen dakika onun ne kadar aşağılık bir kahpe olduğuna şahit oluyordum. Bu nasıl bir orosbuluktu, filmlerde görüp heyecanlanırdık böyle şeylere, ama başıma gelebileceğine ihtimal vermek bile imkansızdı, şimdi ise altımdaki kancık sikim götünün derinliklerinde gidip gelirken telefonda kocasıyla konuşuyor, onu dalgaya alıyor, bir de bana bakıp göz kırpıyordu.

Ritmimi hafif hızlandırdığımda ağzını kapattı, halen telefonda kocası vardı. 5-6 giriş daha yaptım ve o nefesini ayarlayıp cevap verene kadar sikimi götünden çıkartıp yüzüne boşalmaya başladım. Nurcan şaşırmıştı, ama gülümsüyordu. Parmağıyla gözüne fışkıran döllerimi temizliyor, aynı zamanda kocasıyla konuşuyordu. En sonunda kapattı telefonu.

“Manyak mısın oğlum sen, napıyorsun, ya anlasaydı gavat?”

“Ne anlayacak amına koduğumun gavatı, dünyanın yarağını yemişsin anlamamış, benimle sikiştiğini nasıl anlayacak?”

“Haklısın, seni çok seviyor, hayatta beklemez senden böyle birşey!”

“Salak valla, salak bu gavat, beklemesin daha iyi, bir gün de sizin yatağınızda sikeceğim seni, hem amından hem götünden, o gavatın yattığı tarafa yatacam, sen de benimle yatıp uyuyacaksın! Amına koduğumun gavatı! Eee, yemeyenin malını yerler, hele ki böyle bir malı bırakırsan, salkımıyla yutarlar!”

“Hahahaha, laflara bak yaa! Helali hoş olsun mallarım sana aslanım! Hadi ben temizlenip kalkayım, soluklandım, biraz kendime geldim. Şimdi eve gider, öldüm yorgunluktan der, döner kıçımı yatarım, mis gibi uyku çekerim!”

Temizlenip geldi, üzerini giydi. Telefon numarasını verdi. Odamdan çıktık. Koridorda, dış kapıyı açmadan dudaklarımdan öpüp, “Merak etme bu daha birşey değil, daha başlamadık bile, benimle beraber çok şey yaşayacaksın!” dedi.

O anda aklıma geldi. “Yemeği fırında unuttuk!” deyince kahkahalara boğulduk. Nurcan bir kez daha dudaklarımı öperek, “Tepsiyi sonra alırım. En yakın zamanda benden haber bekle!” deyip gitti…

[Çağlar]

Ben Esra telefonda seni boşaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Nesligül 1

Ben Esra telefonda seni boşaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Nesligül 1

(En önce şunu söylemem lazım galiba. Okuyacağınız bu hikaye tümüyle doğrudur. Yaşadığım sıradışı şeylerin ilki de değildir. Ama bana göre en güzellerinden biri olduğu için, yazmaya bununla başlamaya karar verdim.)

Bundan yaklaşık 5 yıl öncesiydi. Sevgilimle İsviçre’ye, onun bir takım iş bağlantılarını halledeceği Cenevre’ye gitmiştik. O zamana kadar hiç Cenevre’ye gitmemiş olduğum için; Tolga, yani sevgilim teklifte bulununca hemen kabul etmiştim.

Tolga’yla dört aydır beraber yaşıyorduk. Genç ve yakışıklıydı. Bol parası vardı ve bir erkekten en çok bekleyeceğim şeyi bol bol veriyordu bana. Sikini.

Daha uçaktan iner inmez bir sürpriz yaşamıştım. Temmuz ayıydı ve hava inanılmaz sıcak ve nemliydi. Doğrusu böyle bir iklim beklemiyordum buralarda. Leman Gölü’nün kıyısındaki Noga Hilton otelinde yer ayırtmıştı Tolga. Hemen odamıza çıkıp birer duş aldık ve barda oturup birşeyler içmek için lobiye indik sonra da.

Günlerden Cumartesi’ydi. Aslında Tolga’nın Pazartesi sabahına kadar hiç bir işi de yoktu. Sırf beni eğlendirebilmek istediği için böyle biraz erken gelmiştik.

Lobideki barda ilk dikkatimi çeken, Arap kalabalığı oldu. Erkeklerin yüzde 90’ı Arap’tı. Sonra kadın bolluğu da dikkatimi çekti. Kendimize bir yer bulup oturduktan ve içkilerimizi yudumlamaya başladıktan sonra da, bu kadınların büyük bir çoğunluğunun profesyonel olduğunu kavrayıverdim. İkişer üçer oturuyorlardı. Gözleri sürekli Araplar’ın üstündeydi. Herkese, her fırsatta baygın baygın bakıyorlar, gözgöze geldikleri tüm Araplar’a gülümsemeler dağıtıyorlardı. Zaman zaman da, oturdukları yerden kalkıp onların yanına gelen Araplar’la hararetli hararetli birşeyler konuşuyor sonra da kalkıp birlikte gidiyorlardı. Tam bir et pazarıydı burası yani.

Tolga bana, bunların zengin Araplar olduğunu, bankalardaki hesapları için sık sık Cenevre’ye geldiklerini anlattı. Aralarında prensler bile olabilirdi. Doğal olarak da, fırsat bulduklarında Avrupalı kadınlara takılıyorlardı, Tolga’nın söylediğine göre.

O akşam yemek için dışarı çıktık ve bir İtalyan lokantasında mükemmel bir akşam yemeği yedik. Zaten yorgunduk biraz. O nedenle de otele dönüp yattık. Ertesi günü de, Leman Gölü üzerinde sefer yapan vapurlardan birine binip gezerek geçirdik. İstanbul’daki Boğaz vapurları gibi, bu vapurlar da, gölün bir İsviçde bir Fransa tarafına geçerek her iskeleye uğruyor ve sonunda gölün öteki ucundaki Montrö’ye gidiyordu. Gidiş-dönüş 7 saate yakın sürmüştü.

Bu arada vapurda da dikkati çeken bir Arap kalabalığı vardı. Ama bu sefer kadınlar ve çocuklar da vardı. Fakat nedense, erkekler onlardan ayrı oturuyordu. Hepsinin gözleri fıldır fıldırdı bu arada. Güvertediki her kadını süzüyorlardı ve ben de bundan bayağı nasibimi alıyordum tabii.

Aslında burada biraz kendimden bahsetmem gerekli galiba. Adım Nesligül. Bu hikayeye konu olan olaylar yaşandığı sırada 24 yaşındaydım. Kendimi bildim bileli, hep erkeklerin ilgi odağı oldum. Bunun da nedenleri var tabii. En başta gelen neden fiziğim. Siyah saçlarım var. Yüzüm çekici ve güzel. Vücudumu ise ben de dahil olmak üzere herkes beğeniyor. Memelerim büyük değiller ama dimdik ve yuvarlaklar. Belim ince. Kalçalarım geniş ve dolgun. Bacaklarım uzun ve güzel. Ve ben kendimi bildim bileli hep teşhirci oldum. Yani güzelliklerimi göstermekten, erkekleri tahrik etmekten zevk aldım her zaman. Tüm giysilerimi, bu merakıma uygun olarak seçerim. Biraz açık saçık, güzelliklerimi gizlemek yerine büsbütün belli eden şeyleri seviyorum. İç çamaşırlarından da pek hoşlanmam bu arada. Aslında sutyene hiç ihtiyaç duymuyorum. Ama zaman zaman külot giymek zorunda kalıyorum tabii. Malum kadınlık hali işte.

O gün rahat edebilmek için ince askılı bir beyaz bluzla sarı bir şort giymiştim, çok yürümeyi düşünmediğim için de, ayaklarıma yüksek topuklu dekolte şıpıdık terlikler geçirmiştim. Bluz kollarımı, omuzlarımı, sırtımın ve göğsümün önemli kısımlarını açıkta sırakıyordu tabii. Memelerim de, ince kumaşın altından tüm hatlarıyla belli oluyordu doğal olarak. Şortum ise minicik bir şeydi. Dar ve kısaydı. Esnek ve ince kumaşı, kalçalarımı ve karnımı sarıyordu. Kıçımın badöndürücü olduğunu defalarca söylemişlerdi bana ve o gün ben kıçımı iyice teşhir ediyordum yani. Olduğu gibi meydanda olan bacaklarımın da çok güzel olduklarını biliyordum tabii. Ah bir de ayaklarımı unutmamalıyım. Hep bakımlı ve yumuşacıktırlar. Ve o gün o terliklerin içinde çok çekici görünüyorlardı.

Şimdi böyle giyinmeme sevgilimin itiraz edip etmediği sorusu gelebilir aklınıza. Yalnızca şunu söyleyeyim ki; bir erkeğin, herhangi bir erkeğin, sevgilim olabilmesi için ilk olarak beni olduğum gibi kabullenmesi gerekir. Yani teşhirci ve fingirdek. Tolga bu şartları yerine rahatlıkla getirdiği için sevgilimdi zaten.

Neyse, şimdi hikayeye geri dönelim isterseniz.

Kısa bir süre sonra, vapurdaki Araplar’ın çoğunun ilgi odağı olmuştum ve bundan çok memnundum doğal olarak. Kimi batılı giysiler içinde, kimi entarileri bir yığın Arap, gözlerini benden, daha doğrusu bacaklarımdan, memelerimden alamıyordu ve ben de çok hoşlanıyordum bundan. Arada bir kaç kez yerimden kalkıp tuvalete gitmiş, böylece de onlara seyredebilecek daha fazla şeyler vermeye de çalışmıştım. Yürürken her attığım adımda kımıl kımıl oynayan kalçalarımın onların aklını başından aldığına emindim.

Gün, tüm bunların dışında olaysız bitti. Bu sefer otelin restoranında yemek yedik, geri döndüğümüzde. Yine yorulmuştuk ve odada biraz TV’den porno filmi seyrettik Tolga’yla. 4 paralı kanalda böyle filmler vardı ve içlerinden bir tanesi özellikle ilgimi çekmişti. New York’a gezmeye giden sarışın bir İsveçli kızın yanlışlıkla girdiği Harlem sokaklarında başına gelenleri anlatıyordu film. Kısacası tutan sikiyordu kızı. Hem de ikişer üçer sikiyorlardı. Olanları seyretmek beni iyice tahrik etti tabii. Saatlerce inmedim Tolga’nın sikinin üstünde. Sonunda da adeta suyunu çıkardım adamın. Ama ben de yoruldum tabii. Sonra uyumuşuz.

Ertesi sabah erken kalktık. Tolga o gün akşama kadar işleriyle uğraşacaktı. Bunun için otelin asma katında bir toplantı odası tutmuştu ve ilk görüşeceği kişi saat 11 gibi gelecekti. O gün akşama kadar yalnız olacaktım yani. Bu nedenle de, tam kafama göre giyinmiştim. Ayrıca çok da kolay olmuştu giyinmek. Tiril tiril kumaştan, eteği kısacık, omuzlarımdan geçen incecik askılarla üstümde duran siyah bir giysi ve arkası açık, iyice yüksek topuklu ve yalnızca bir kaç incecik deri bantdan oluşan bir çift ayakkabı. İşte hepsi buydu giydiklerimin. O tiril tiril kumaşın altında çırıl çıplaktım yani.

Önce kahvaltıya indik Tolga’yla ve daha orada herkesin gözü üstüme kitlendi sanki. Sonra saat 10 olduğunda da lobiye indik birlikte. Önünde küçük bir masası olan geniş divanlardan birine oturduk ve Tolga’nın iş randevusunun gelmesini beklemeye başladık. Tolga yanında getirdiği dosyaları masanın üstüne yaymış, inceliyordu. Ben de etrafa bakınmaya başladım tabii.

Gerçi akşamki kadar kalabalık değildi lobi ama, yine de Araplar çoğunluktaydı. Tam karşımıza düşen u biçimli kanapede 3 Arap oturuyordu. Biri entarili, ikisi batılı giysiler içindeydi. Ve daha oturduğum andan itibaren üçünün de gözleri bana dikilmişti tabii. Eh haksız da sayılmazdı adamlar. Giysimin kısacık eteği oturduğum zaman neredeyse kaybolmuştu. Masa benim önümde olmadığı için, görüşleri tümüyle açıktı Araplar’ın.

Daha ilk andan itibaren bu bakışlardan fena halde tahrik olmuştum. Kelimenin tam anlamıyla siker gibi bakıyordular. Arada da birbirleriyle konuşuyorlardı ve ben konuşma konusunun bacaklarım olduğundan emindim. Bu arada, batılı giysiler içindeki adamların entarili olana büyük bir saygı gösterdiklerini de farketmiştim. Sanki ötekilerin lideriymiş, efendisiymiş gibiydi entarili Arap.

Onlara biraz daha fazla seyrettirebilmek için bacak bacak üstüne attım. Bir taraftan da, olup biteni gözucuyla izlemeyi sürdürüyordum. Birden gözüm ertarili olana takıldı. Tanrım, küçük bir çadır oluşmuştu adamın kasık bölgesinde.

Bu beni kelimelerle anlatılamıyacak kadar tahrik etti. Beni seyrederek sikini kaldırmıştı herif. Offf sikini kaldırmıştım onun. Amımın vıcık vıcık sulandığını hissediyordum. Gözlerimi öteki Araplar’a çevirdim hemen ve onların da pantolanların önünde meydana gelen kabarıklıkları farkettim hemen.

Ahhh yalnızca birinin değil, üçünün de sikini kaldırmıştım işte.

Acaba olup bitenin farkında mı diye, dönüp Tolga’ya baktım sonra. Hala önündeki dosyaya gömülmüş durumdaydı. Bu iyiydi işte. Çünkü giderek daha çok tahrik oluyor ve kendimi daha çok seyrettirmek istiyordum bu Araplar’a.

Tolga’nın yaptığıyla ilgileniyormuşum gibi, kanapenin istünde ona doğru döndürdüm tüm vücudumu. Böylece beni yandan görmelerine olanak veriyordum adamların. Dönerken eteğim de iyice sıyrılmıştı artık. Çıplak kalçamın bir kısmını görebiliyor olmalıydılar artık. Offf gerçekten de çok heyecan verici bir durumdu bu.

Tekrar onlardan tarafa baktığımda, yanılmadığımı anladım. Kalkmış siklerin meydana getirdiği kabarıklıklar daha da büyümüştü şimdi. Bunu farketmek ise beni daha da azdırdı yalnızca. Amım vıcık vıcık olmuştu. Daha da çılgın bir şey yaptım o zaman. Öbür yanımda kanapenin üstünde duran çantama uzanabilmek için tekrar döndüm ve bu arada bacaklarımı da iyice araladım. Artık amımı bile görmüş olmaları gerekirdi.

Aslında giderek ipin ucunu kaçırmaya başlamış olduğumun da farkındaydım ama, umurumda bile değildi doğrusu. Şu anda her şey çok güzeldi çünkü. Sonra takrar Tolga’ya doğru döndüm. Bu sefer bacaklarımın daha da aralanmasına özen göstermiştim. Eteğim de biraz daha sıyrılmış, ve çıplak kalçam daha çok görünmeye başlamıştı artık.

Neden sonra yeniden Araplar’a doğru baktım gözucuyla. Daha da büyümüştü o aklımı başımdan alan kabarıklıklar. Gece odada seyrettiğimiz porno filmini hatırladım o anda. Özellikle de 3 çam yarması gibi zencinin o sarışın İsveçli kızı hep birlikte siktikleri sahne takıldı aklıma. Bu sefer doğrudan baktım Araplar’a doğru. “Elinize geçirseniz beni kimbilir nasıl sikersiniz?” diye geçirdim içimden. Ve bunu düşünmek beni daha da çok tahrik etti.

Artık neredeyse yerimde duramıyordum. Bacaklarım sürekli hareket halindeydiler. Kendimi seyrettirebilmek, bu Araplar’a amımı ve kıçımı gösterebilmek için her yolu deniyordum neredeyse. Giderek de daha çok tahrik oluyordum bu arada. Kelimenin tam anlamıyla sular akmaya başlamıştı amımdan. Ateş gibi yanıyordu.

Bunrdan sonra bir yarım saati böyle geçirdim işte. Her an daha çok tahrik oluyor, bu nedenle de, sürekli daha çok gösteriyordum Araplar’a. Sonunda Tolga’nın beklediği adam geldi ve ister istemez benim de şovum sona erdi. Kısa bir selamlaşmadan sonra, hep birlikte kalktık. Tolga’yla adam toplantı odasına gideceklerdi ben de odaya çıkıp biraz kendimi toplamak istiyordum. Böyle sokağa çıkamazdım zaten.

Ayağa kalkar kalkmaz, kanapenin kumaşı üstündeki büyük lekeyi farkettim. Tanrım, amımdan akan sular, kocaman ve ıslak bir leke oluşturmuştu kanape kumaşında. Bereket ki, ne Tolga ne de konuğu bu durumu farketmediler. Ama Araplar farketmişti bile. Onların birbirlerini dürtüp ıslaklığı gösterdiklerini farkettim. Offf çok acayip olmuştu her şey. Bir an önce odaya çıkıp bir şeyler yapmalı ve kendimi rahatlatmalıydım artık.

Ama yine de gözüm lobideki kuyumcu dükkanlarına takıldı. Bu nedenle de, doğrudan asansörlere doğru yürüyemedim işte. Her vitrinin önünde takılarak, yavaş yavaş gidiyordum. Sonunda kendimi asansörlerin önünde buldum. Ama burada ciddi bir sürpriz bekliyordu beni.

Araplar’ın üçü de oradaydılar.

Asansör geldiğinde hemen içeri attım kendimi. Araplar’da peşimden daldılar. Kendimi bir anda onların arasında buluverdim. Ortalarına almışlardı beni. Entarili olan sağ yanımdaydı, ötekilerin de biri önümde, biri arkamda mevzilenmişti. Havada binlerce voltluk bir elektirik akımı vardı sanki.

Bir adım geri attım ve bir anda alev alev yanan taş gibi bir sertlik kaçalarımın arasına giriverdi. Bu tüm vücudumun titreyip kıvranmasına neden oldu. Sonra önümdeki sokuldu bana doğru ve ikinci bir sertlik de karnıma dayandı bir anda. Daha asansörün kapısı bile kapanmamıştı halbuki. Ve ben buna hiç mi hiç aldırmıyordum.

Kanım tutuşmuştu.

Oturduğum yerde bu Araplar’ın beni ellerine geçiremeleri halinde acayip sikeceklerini düşünmüştüm. Şimdi gerçek olmak üzereydi bu.

Asansörün düğmesine kim bastı bilmiyorum ama, en üsk kata çıkmakta olduğumuzu görebiliyordum. Tanrım beni bir yere götürüyorlardı adamlar. Rahatça sikebilecekleri bir yere götürüyorlardı ve buna itiraz etmeyi aklımdan bile geçirmiyordum. İtiraz etmek ne kelime, bütün benliğimle bunun biran önce gerçekleşmesini istiyordum aslında.

Birden pence gibi bir elin sağ bileğimi kavradığını ve elimi çektiğini hissettim. Entarili Arap’tı bu. Elimi aşağı indirdi hızla ve artık entarisinin önünü tam bir çadır gibi kabartmış olan sikinin çevresine doladı parmaklarımı. Offf ne biçim bir sikti bu? Kocaman, kalın ve alev alev yanan bir şey vardı elimde. İp tümüyle kopmuştu artık. Araplar’ın arasında adeta eridiğimi hissediyordum. Sikilmeye gidiyordum ve bunun gerçekleşmesini tüm benliğimle istiyordum o anda.

Asansör durduğunda beni bir an bile bırakmadan dışarı çıkardılar Araplar. Bu arada ben de elimdeki siki bırakmamıştım ama. Tanrım ne kadar güzeldi. Beni ortalarına alıp koridorda yürümeye başladılar. Neredeyse aynı anda arkadan gelen bir elin eteğimin altına girdiğini, kalın bir parmağın önce amımın dudakları arasına kaydığını ve sonra da götümle oynama başladığını hissettim. Bacaklarım beni taşımayacaklardı neredeyse. Bereket ki beni götürmekte oldukları oda yakındı.

Batılı giysileri olanlardan biri elindeki anahtar kartıyla kapıyı açtı ve kendimi bir anda, bizimkinin en az 5-6 katı büyüklüğünde bir odada buldum. Aceleci eller, giysimin askılarını aşağı kaydırmıştı bile. Sonra biri onu tutup ayak bileklerime kadar indirdi. Tek yapam gereken, ayaklarımı yerde büzülüp kalmış kumaştan kurtarmaktı. Bunu yaparken ayyabılarımı da çıkardım. Şimdi çırıl çıplaktım. Beni sikmek için kuduran bu 3 Arap karşısında çırıl çıplaktım artık.

Hiç biri hiç bir şey söylemiyordu bu arada. Tüm asansör ve koridor mecaramız boyunca, kimsenin sesi bile çıkmamıştı. Acaba İngilizce, ya da Arapça dışında başka herhangi bir dil biliyorlar mıydı? Ama bunu onlara sormaya vakit bile bulamadım. Hepsi birden soyunmaya başlamıştılar. En çabuk soyunanı da, eteklerinden tuttuğu entarisini başından çekip çıkaran olmuştu. Adamın içinde hiç bir şey olmadığını anladım o zaman. Elime aldığımda bile başımı döndüren sikini çıplak görmek ise beni adeta çıldırttı. İnanılmaz uzun, inanılmaz kalın, inanılmaz kapkara ve kıllıydı bu sik.

Tanrım ağzım sulanıyordu.

Az sonra öbür ikisi de tamamen soyunmuştu. Ve her ikisinin de siki, aynı derecede güzel, aynı derecede büyük ve iştah açıcıydı. Artık üçünün beni birlikte sikeceğini, kısacası tam hayal ettiğim gibi sikileceğimi iyice anlamıştım. Ve bu da benim daha çok tahrik olmama neden oluyordu yalnızca.

Üçlünün lideri konumundaki Arap tam karşımda duruyordu şimdi. Siki en az 25 santim olmayıldı. Tepesindeki delikte beliren damlaları görüyor ve uçuyordum. Daha fazla bekleyemezdim. Hemen onun önünde diz çöktüm yere. Sikini dibinden kavrayıp, o aklımı başımdan alan damlaları yalamaya başdım. Offf çok güzeldi tadı. Sonra Arap, iki elini birden uzatıp başımı yakaladı ve o kocaman sikini ağzıma soktu birden. Kalçaları hareketlendiler. Sikini yavaş hareketlerle ağzıma sokup çıkarıyordu artık. Ahhh ağzımı sikiyordu düpedüz.

Sonra bacaklarımın arasında bir hareket hissettim. Ama aşağıya bakamıyor, ne olduğunu göremiyordum. Yalnızca bir süre sonra amımın dudaklarına yapışıp emmeye başlayan bir ağız, neler olup bittiğini anlamamı sağladı. Araplar’ın biri yere altıma yakmıştı. Sonra dili içime kaydı adamın. Beynim patlamıştı sanki. Belim geliyordu.

Ama tam kendime bile gelemeden ikinci darbeyi yedim bu arada. Üçüncü Arap’da arkadan gelmiş ve başını kalçalarımın arasına gömmüştü. Kımıl kımıl oynayan dilinin ateş gibi yakan temasını götümün deliğinde hissettiğim anda, tekrar gelmeye başladı belim.

Zaman kavramını kaybetmiş gibiydim artık. Bu müthiş zevkin ne kadar sürdüğünü bile bilmiyordum. Amım ve götümdeki diller beni çıldırtıyor, ağzıma girip çıkmakta olan o kocaman sik ise zevkten gözlerimi karartıyordu. Ohhh tanrım ne kadar kalın ne kadar büyük, ne kadar kıllıydı. Artık her sokuşunda gırtlağıma kadar geçirmeye başlamıştı.

Sonra müthiş bir şey oldu. Bir anda daha çok soktu ağzıma Arap. Vücudunun kasıldığını, ağzımın içindeki sikin bir nabız gibi attığını hissediyordum. Birden fışkırtmaya başladı. Doğrudan gırtlağıma fışkırtıyordu tohumlarını. Gözlerim karardı zevkten. Bir kez daha geliyordu belim.

Kendime geldiğimde, halının üstünde yatıyordum. Ağzıma fışkıran bellerin hepsini yutamamıştım anlaşılan ki, memelerime kadar akmıştılar. Araplar ise koltuklara oturmuş aralarınra konuşuyorlardı. İlk defa seslerini duyuyordum onların ama Arapça konuştukları için ne dediklerini anlamıyordum tabii. Sonra içlerinden biri benim kendime geldiğimi farketti. Bir anda ayağa fırlayıp başıma dikildiler üçü birden.

Ohhh hepsinin siki hala dimdikti.

Biri elimden tutup beni ayağa kaldırdı. Lider konumundaki ise kenardaki kocaman yatağa gidip ayakucuna oturmuş, sonra da kendini sırt üstü bırakmıştı yatağın üzerine. Ötekilerden biri beni oraya doğru itti. Titreyen bacaklarla yatağa, öyle direk gibi havaya dikilmiş beni bekleyen kocaman Arap sikine doğru yürüdüm. Tanrım, gerçekten de çok güzeldi adamın siki. Bir an önce içime istiyordum artık onu. Neredeyse üstüne atlayacaktım.

Arap ise öylece kımıldamadan yatıyordu. Sanki biraz önce ağzımı siken o değildi. Gerçekten de önemli biri olmalıydı bu. Önemli ve şımarık. Servis bekliyordu benden açıkça. Ve ben onun beklediği servisi vermeye hazırdım. Ata biner gibi çıktım üstüne. İlerleyip havaya dikili duran sikinin üstüne kadar geldim. Artık amıma değmeye başlamıştı bu müthiş sikin morarmış başı. Bu temas beni iyice uçurdu. Amımdan sular akıyordu. Bir anda oturuverdim üstüne. Tek bir hemlede dibine kadar aldım hepsini içime. Amım, kelimenin tam anlamıyle sikle doldu. Yine belim gelmeye başladı. Bu kocaman Arap sikinin üstünde, titreye titreye zirveye çıkıyordum tekrar.

Daha tam kendime gelemeden, ötekilerden birinin arkamda yatağa çıktığını farkettim. Kısa bir süre sonra da, ikinci bir sikin alev alev yanan başı götüme değmeye başladı. Çıldırıyordum sanki. Tam istediğim şeydi bu. Aynı anda bir sik amıma, bir sik götüme.

Offf sabırsızlanıyordum.

Ama Arap bir şey yapmıyordu. Yalnızca öyle duruyor ve kocaman sikinin başını, hafefçe bastırıyordu götümün deliğine. Bura karşılık götüm canlanmıştı sanki. Açılıp kapanıyordu. O müthiş siki bir an önce içine alabilmek için deliriyordu adeta. Onu içime alabilmek için kalçalarımı geri bastırdım. Tam o anda Arap da bastırdı biraz ve başı içime kayıverdi bir anda.

Artık zevk çığlıkları atıyordum. Beni sikmeleri için yalvarıyordum Araplar’a. Kendimi tutamıyordum. Peşpeşe belim geliyordu.

Bir taraftan da arkamdaki götüme sokmaya devam ediyordu. Kasıkları kalçalarıma sımsıkı yapışana kadar soktu yavaş yavaş. Artık iki Arap siki birden vardı içimde. Dibine kadar girmişti ikisi de. Biri amıma, öbürü götüme. Sonra üçüncü adamı önümde buldum. O da çıkmıştı yatağın üstüne. Sırtüstü yatanın başucunda, dizlerini yatağa dayayıp sokulmuştu. Siki tüm güzelliğiyle karşımdaydı. Offf o da ağzıma verecekti. Üçüncü bir Arap siki daha alacaktım içime. Aynı anda üç yerimden birden sikilecektim.

Ağzımı açıp sokmasını bekledim yalnızca.

Ve bir andan hepsi birden hareketlendiler. Ahhh sikiyorlardı beni. Üçü birden sikiyordu beni. Amımı, götümü, ağzımı sikiyorlardı. Arap sikleri, o kocaman, kapkara, kıllı sikler, her yerime girip çıkıyordu. Beni hiç acımadan kullanıyordular hep birlikte. Hiç biri de benim zevk alıp almama aldırmıyordu bile. Yalnızca sikiyorlardı beni ve bundan büyük zevk alıyorlardı. Ama ben de böyle sikilmekten büyük zevk alıyordum. Tanrım zevk almak ne kelime, delirecek gibi oluyordum. Yalnızca siklerini sokacakları delikler haline dönüşmüştüm bu Araplar için ve bunu kavramak beynimin içinde patlamalar olmasına neden oluyordu.

Ben Esra telefonda seni boşaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Ah Bu Töreler Seks Hikayesi 36. Bölüm!

Ben Esra telefonda seni boşaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Ah Bu Töreler Seks Hikayesi 36. Bölüm!
“Saçmalama!” dedim sinirle. Ama karım ısrarlıydı, “Biliyorum!” deyip duruyordu. “Nerden biliyorsun? Ne biliyorsun?” dedim kızgınlıkla. “Geçenlerde sabaha karşı eve geldiğinde üzerinden bu koku geliyordu. Refiye’nin bana verdiği koku. Hem, sen de çok seviyorsun bu kokuyu, onun için sürmemi istedin bu kadar ısrarla!” dedi. Doğrusu saf sandığım karım akıllı çıkmış, beni ters köşeye yatırmıştı. Karımın, “Biliyorum, geceyi onun evinde geçirdin, çocukları da burada yok zaten. Seni evine aldığı belli, onun da sana nasıl baktığını biliyorum!” sözleri karşısında çok şaşkındım. Ama asıl şaşkınlığım karımın buna sert bir tepki vermemesiydi. Cevap vermedim kendisine. Karım, “Susuyorsan kabul ediyorsun demek ki!” dediğinde, “Tamam, doğru. O gece onun evine gittim. Birlikte olduk. Duymak istediğin buysa doğru!” dedim. Karım başka birşey demeden sustu.

Sonraki birkaç günüm sakindi. Karımla ise aramız limoniydi. Çok gerginlik yoktu, ama yine de bir mesafe koymuştu benimle arasına. Bir akşam evde karım somurtuyordu yine. Ben de annemlere çıktım. Kapıyı Elif açtı, “Teyzemle eniştem evde yok, karşı komşu mu ne rahatsızlanmış ona gittiler…” dedi. “Olsun!” diyerek içeri geçtim. Evde ikimiz yalnızdık. Elif, “Çocukları da yatırdım…” diyerek yattıkları odayı gösterdi. Ona, “Seninle konuşmak istiyorum!” dediğimde heyecanlandı, kekeleyerek, “Ne konuşacaksın?” dedi. “Geçen gün (Ben bu saatten sonra Osman’dan başkasına karılık yapamam!) demişsin!” dedim.

Sözlerim onu afallattı. Kızardı, birşey demeden mutfağa girdi. Bense oturma odasına geçtim. Aradan birkaç dakika geçmesine rağmen gelmemişti içeri. Ben de mutfağa gittim. Sandalyede oturuyor, ağlıyordu. Elif’e, “Boşandığın zaman hemen seni nikahıma alacağım!” dedim. Elif bana kızgındı, “Bu zamana kadar neredeydin?” dedi. Ama cevabı hoşuma gitmişti. Karşısına oturdum, elini tuttum.

“Genç kızlığımdan beri senin karın olmak istedim, ama sen istemedin beni!” diyordu. Bu kadar açık konuştuğunu ilk defa görüyordum. Ona, “Geç değil, hem karım da buna rıza gösterdi. Problem olmayacak!” dedim. Elif başını kaldırıp, “Karın rıza mı gösteriyor?” diye sordu. “Evet, sen boşanır boşanmaz nikahımız kıyılacak. Karım bana bebek veremiyor bir türlü. Senden bebek sahibi olmamı istedi!” dediğimde, Elifin beyaz yanaklarının pembeleştiğini gördüm. Avucumdaki elinin sıcaklığını hissettim. Ona, “Bana bir bebek vermeni istiyorum!” dedim. Yanaklarındaki pembelik artmıştı. “Gitsen iyi olacak!” diyerek ayağa kalktı. Gözlerini benden kaçırıyordu. Yüzünü avuçlarımın arasına aldım ve “Benden utanma. Karım olacaksın yakında!” dedim, yavaşça dudağının kenarından öptüm. Tepki vermemişti. O zaman yanaklarını, pembe dudaklarını küçük küçük öpmeye başladım.

Elif hayatımda çıplak gördüğüm ilk kadındı. Hafif tüylü beyaz yanaklarını öptükçe sikimin sertleştiğini anlıyordum. O anda ona sıkıca sarıldım. Üzerinde uzun bir etekle gömlek vardı. İnce gömleğin altında dolgun memelerini hissettim. Elim sırtında geziniyordu. Elif, “Yapma, zamanı değil. Ben halen evli bir kadınım!” diyordu.

Kendimi yavaş yavaş kaybediyordum. Ellerim eteğinin üzerinden götünü avuçladığında, Elif, “Bırak, yapma!” demeye başlamıştı. Ama benim onu bırakmaya niyetim yoktu. Götünün yumuşaklığını, külotunun lastiklerini hissettim. Yarağım pantolonumun içinde kazık gibi olmuştu. “Osman yapma! Bırak beni!” dediyse de, ben sarılmaya, götünü avuçlamaya devam ediyordum. Elif en sonunda beni omuzlarımdan tutarak geriye itti, “Yapma, lütfen. Git artık!” dedi.

Pantolonumun önünde çadır dikilmişti. Yarağım kazık gibiydi, Elif’in gözü oraya takılmıştı. Elif’e, “Benim olmanı istiyorum!” dedim ve yeniden sarıldım. Elif, “Yalvarırım bırak beni, karın olduğumda yaparsın!” diyordu. Ama ben, “Daha zamanı var. Ben o kadar bekleyemem!” dedim. Ellerim vücudunda gezindikçe yarağım patlayacak gibi olmuştu.

Elif alt katta karım ve kızlar duyar korkusuyla ses çıkartamıyordu. Omuzlarından tutarak yere uzandırdım onu. Başındaki desenli büyük türbanını sıyırdım. Uzun siyah saçları göründü. Gömleğinin düğmelerini çözdüm yavaş yavaş. Altındaki beyaz sutyenin içinde taşacakmış gibi duran memeleri görününce onları öpmeye başladım. Sutyenini aşağı sıyırdım sertçe. Koyu pembe meme uçları açığa çıkınca onları emmeye başladım.

Elif yavaştan inlemeye başlamıştı. Memelerini dişledim, emdim, yaladım. Bir elimi de eteğinin içinden soktum. Bembeyaz dolgun kalçalarını avuçladım. Kalçalarındaki alınmamış tüyleri elime geliyordu. Elif, “Ağhh, ığmm!” diyerek saçlarımı okşuyor, derin derin nefes alıyor, dudaklarını emiyordu devamlı. O da zevk alıyordu. Sağ elim kasıklarında gezinirken Elif’in nefes alışları sıklaştı. Pamuklu beyaz külotunun içine parmağımı sokunca etli am dudaklarını hissettim. Parmaklarımla onları sıktım, okşadım. Tüylü, kar gibi beyaz karnında dudaklarım gezindikçe Elif daha az tepki gösteriyordu.

Hafif kıllı amına parmağımı yavaşça sokmaya başladığımda Elif kenarda duran türbanını ağzına soktu. Aldığı zevkten inlerken alt kattakilerin duymasını istemiyordu. Bu arada kasıyordu kendini. Kasıklarının arasındaki elim sıkışmıştı. Bir taraftan vücudunu öperken, “Sakin ol, rahatla, rahat bırak kendini!” diyordum. Yine de sürdü bu kasılmaları. Ama yavaş yavaş kendini bırakmaya başladı, ağzındaki türbanını koparacakmış gibi dişliyordu. Orta parmağım amındaydı şimdi.

Amının sıcaklığını hissediyordum, amı sulandığından parmağım içinde kolayca hareket ediyordu. Bacaklarını sürekli ileri geri, sağa sola oynatıyordu. Memelerini emdikçe uçları büyümüştü. Dişledim onları, öptüm, yaladım. Onu banyo yaparken gördüğüm zamandaki gibiydi memeleri. Hatta şimdi daha büyüktüler. Gözlerimi kapattım, deli gibi emdim memelerini, bir elim amındaydı bu arada.

Elim su içinde kalmıştı. Amının zevk suları ve ter elimi iyice ıslatmıştı. O ara Elif’ten boğuk sesler çıkmaya başladı. Aldığı zevkle türbanını var gücüyle ısırırken gözlerinin kenarlarından yaşlar süzülüyordu. Kendini kasmaya başlamıştı yeniden. Sesleri de çoğalmıştı. Göğsü aldığı nefesle bir inip bir kalkarken ona baktım. Artık memelerini emmeyi bırakmıştım. Sadece parmağım amında çalışıyordu.

Kısa süre sonra Elif boğuk sesler eşliğinde boşalmıştı. Kendini serbest bıraktı. İnlemeye devam ederken ağzındaki türbanını çıkardı. Yutkunuyor, yanaklarından yaşlar süzülüyordu. Islak yanaklarından öptüm uzun uzun. Parmağımı amından çıkardım, elime baktığım zaman amının zevk sularının parmağımı nasıl ıslattığını gördüm.

Elif yavaşça doğruldu, kasıkları da zevk sularından ve terden iyice ıslanmıştı. Hatta yerdeki açık renk halının üzerinin de ıslandığını gördük. Elif üzerini toparlarken, “Gitsen iyi olacak!” dedi. Benim de pantolonumun önü iyice ıslanmıştı bu arada. Elif’in önüme baktığını gördüm. Bana, “Teyzemler gelmeden banyo yapmam lazım, bu halde kalamam. Lütfen git!” dedi.

Ama ben, “İçine girmek istiyorum!” dedim istekle. Elif, “Karın olduğumda bu da olacak zaten. Yalvarırım şimdi git!” dedi tekrar. Ayağa kalktım, onu da elinden tutup kaldırdım. Hemen sutyenini, külotunu düzeltti, gömleğinin önünü kapadı. Ona, “Beni boşaltmanı istiyorum, bu halde gidemem!” dedim. “Nasıl yani? İlerde olacak dedim ya!” dedi şaşkınca.

Elif’e, “Gel benimle!” diyerek elinden tuttum ve söylenmeleri arasında banyoya soktum onu. Elif’in şaşkın bakışları arasında pantolonumu indirdim, külotumun önündeki şişkinliği gören Elif, “Osman yapma, çok ayıp, ben senin karın değilim henüz!” dese de, külotumu aşağı sıyırdım. Elif elini ağzına götürdü, başını öbür tarafa çevirdi. Ona, “Askerden geldiğim zaman beni banyoda gören sendin, biliyorum. Utanmana gerek yok!” dedim. Elif yavaş yavaş başını çevirdi. Eli ağzındaydı halen. Bana bakıp, “Biliyor muydun?” dediğinde, “Evet, o sendin. O gün bana bakamadın!” dedim. Sonra, “Beni boşaltmanı istiyorum!” dedim tekrar. “Nasıl olacak?” diye sorunca, “Dizlerinin üzerine çök, ellerinle tut yarağımı ve okşamaya başla!” dedim. Elif önce tereddüt etti biraz, ama sonra önümde dizlerinin üzerine çöktü. Bir eli ağzındayken diğeriyle yarağımı tuttu ve okşamaya başladı.

Elinin yarağıma değmesi bile beni zevklendirdi iyice. Gözlerimi kapatarak derin derin inledim. Elif narin elleriyle yarağımı okşadıkça, yarağım içine dolan kanla daha da sertleşti. Elif kafasından dibine kadar okşuyordu yarağımı, bana 31 çektiriyordu. Bana, “Seni gördüğümde böyle yapıyordun!” dedi. Ona baktım, gözlerini kırpmadan bana bakıyordu. Daha fazla dayanamayacağımı anladığımda, “Tamam, yeter artık!” dedim. Küvete doğru döndüm, ben de bir iki kere sıvazladım yarağımı. O anda sarsılarak boşaldım, büyük bir tazyikle fışkırdı döllerim.

Karşı duvardaki beyaz fayansın üzerine sıçramıştı döllerim, yarağımı sıvazladım iyice. Küvetin içine, fayansa iyice bulaşmıştı döllerim. Derin derin inliyordum. Bir dakika geçti belki de bu şekilde. Elif o sırada yerde diz çökmüş halde duruyor, beni izliyordu. Tuvalet kağıdıyla sildim yarağımı, klozete attım. Boşalmak beni kendime getirmişti. Külotumu ve pantolonumu giydim yeniden.

Elif ayağa kalktı, “Tamam, yalvarırım git artık!” diyordu. “Hoşuna gitti mi? Cevap vermezsen gitmem bak!” dedim. Elif kızaran bir yüzle, “Evet…” dedi. Onu dudaklarının kenarından öptüm. Üzerimi toparladım ve aşağı indim. Karıma ve kızlara görünmeden yatak odasına geçip yatağa girdim. Elif’in vücudunu, memelerini, amını düşündüm. Onu sikmek için can atıyordum. Evlenene kadar kimbilir nekadar zaman vardı daha. Sabredemeyeceğimi anladım iyice.

İlerleyen günlerde kendimi işlerime vermiştim. Emine bana, Esma ve Rukiye ile buluşma ayarlayacağını söylemiş, ama daha aramamıştı. Belki de kendi aralarında halletmişlerdir diye düşündüm. Bir sabah Hacer aradı, “Ben size inandım, güvendim. Ama siz o orospuyla ortak olup bana oyun oynadınız. Beni iğfal ettiniz. Bana ihanet ettiniz. Güvenimi boşa çıkardınız!” deyip duruyordu. Yavaş yavaş sakinleşti. Kendisine epey dil döktüm. Yine de siniri geçmemişti.

Hacer’e, “Sizinle yeniden buluşabilir miyim?” diye sorduğumda, “Neden? Yine bana oyun mu oynayacaksınız?” dedi sinirle. “Hayır, kamera görüntülerini vermek için! Görüntüler bende, onları size vermek istiyorum. Korkmayın Emine’den aldım!” dediğimde, “Size nasıl inanırım ben?” dedi. “Başka çareniz yok. Kabul ediyorsanız iki saat sonra buluştuğumuz çay bahçesine gelin!” dedim. Hacer, “Tamam!” diyerek kapadı telefonu.

Görüntüleri kameradan silmeden önce bilgisayara aktarmıştım. Bilgisayardan bir CD’ye kopyasını çıkardım. İki saat sonra oraya gittiğim zaman, Hacer yanında Esma ve Rukiye ile oturuyordu. Esma ve Rukiye’yi görmek beni şaşırttı. Acaba Hacer yaşananları onlara anlatmış mıydı? CD cebimdeydi, Hacer bahsetmedikçe hemen vermeyecektim ona.

Esma kırklarının ortasında, kısa boylu bir kadındı. Buna karşın yüzünde kırışık yada sarkma yoktu, daha genç gösteriyordu. Yeşil gözlüydü, hafif çilli yüzüne makyaj yaptığı belliydi. Rukiye ise ince, uzun bir kadındı. Her ikisi de hoş, alımlı kadınlardı. Hacer geçen günkü gibi giyinmişti yine. Diğerleri de günlük kıyafetleri içindeydi, ama yine de zevkli giyinmişlerdi.

Hacer, “Osman bey, size bahsetmiştim…” diyerek beni diğer ikisine tanıttı. Kadınlar, “Memnun oldum!” diyerek başlarını salladılar. Konuya Esma girdi, “Emine hanımla aranızdaki münasebeti biliyoruz. Ama bunu kocasına söylemek gibi bir derdimiz yok. Sağ olsun Hacer hanım bize epey geçerli sebep gösterdi bunun için. Hacer hanımın sizinle buluşacağını öğrendik. Onu yalnız bırakmak istemedik!” dedi.

Mesele anlaşılmıştı. Hacer belli ki kendileriyle konuşmuş, onlar da söylemekten vazgeçmişti. Ama buna rağmen içlerinden Emine’yi kıskandıklarını anladım o anda. Emine onlarla yaşıt bir kadındı. Kendisinden daha genç bir erkeği nasıl tavladığını merak ediyorlardı. Özellikle Esma’nın bakışlarında, konuşmasında bu seziliyordu. Konuşma sırasında gıda toptancısı olduğumu söylemem üçünün de ilgisini çekmişti. Onlara, “Ne zaman isterseniz işyerime uğrayın, istediğinizi alabilirsiniz!” dedim. Memnun olmuşlardı bu sözümden.

Kalkarken, Esma, “Varsa bir kartınızı alabilir miyiz?” diye sorunca, “Tabii!” dedim, birer kartımı verdim. Bu kadınlarla daha sonra da görüşeceğimi anlamıştım. İşyerime döndüğüm zaman Hacer aradı, “Gelirken bu ikisi peşime takıldı. Gelmeyin diyemedim. Görüntüleri sonra alırım!” dedi. Hacer’e, “Onlara anlattın mı?” diye sorunca, “Deli misin, böyle şey anlatılır mı? Ama seninle benim aramda birşey var sanıyorlar!” dedi. Telefonu kapadıktan bir süre sonra Özge girdi odama.

Karımla aramın bozulduğunu gören Özge bundan mutlu olmuş gibiydi. “Annem sana niye küstü?” diye sorunca, “Boş ver!” dedim. “Kaç gündür annemle aranız bozuk, görüyorum bunu!” deyince, “Annenle aram bozuk olunca sen mutlu mu oluyorsun?” diye sordum. Bu soruma bozuldu biraz. Özge üzerine ince uzun siyah bir etek; dar, pembe renkli bir gömlek giymişti. Ayağında beyaz renkli, yüksek topuklu bir ayakkabıyla, başında beyaz parlak bir türbanı vardı. Penye eteğin içindeki götü topuklularla birlikte sağa sola sallanıyordu. “Ayakkabını yeni mi aldın?” sorduğumda, “Kaç gündür giyiyorum, dikkat etmiyorsun ki!” dedi. Canım onu çekmişti. Bugünü boş geçirmek istemiyordum. Kaç gündür karım da sırtını dönerek yatıyordu. Yarağım bir am’a, yada göte girmeyi özlemişti.

Özge odamdan çıktıktan sonra, Dilber elinde Türk kahvesi ile girdi odama. Dilber de bu ara devamlı, “Benimle görüşmek istemiyorsun sen!” deyip duruyordu. “Bana zaman ver!” diyerek başımdan savdım onu. Artık Sedat dönmüştü, onun evini istediğim gibi kullanamayacaktım. Üstelik Emine’den dolayı birdaha o eve elimi kolumu sallayarak gidemeyecektim. Bir çaresini bulmam gerekiyordu.

Akşam mesai bitiminde, çalışanlara ve Dilber’e gidebileceklerini söyledim. Özge de toparlanmış, krem renkli pardesüsünü giymişti. Bana, “Gitmiyor muyuz?” diye sorunca, “Biraz işimiz var!” dedim. Özge bunun ne anlama geldiğini biliyordu. Diğerleri çıkınca kapıyı içerden kilitledim. Özge evi arayıp, annesine biraz gecikeceğimizi söyledi. Telefonu kapatır kapatmaz beline sarıldım.

“Sen kilo mu aldın?” diye sordum. Beli bir miktar kalınlaşmıştı. “Evet, son zamanlarda boğazıma engel olamıyorum!” dedi. “Böyle daha güzel!” dedim, pardesünün düğmelerini çözdüm ve çıkardım. Dolgun memeleri gömleğinin altında iyice belli olmuştu. Onları avuçladım, yanaklarından, dudaklarından öpmeye başladım. Özge de elini sırtıma atmış okşuyordu. Yarağım sertleşmeye başlamıştı şimdiden. Özge elini pantolonumun önüne attı, pantolonun üzerinden yarağıma dokunuyordu.

İşyerinin ortasında ayaktaydık. Onu elinden tutup yazıhaneme soktum. Özge’nin bakışları arasında soyunup çıplak kaldım. İkili koltuğa geçip geriye yaslandım, bacaklarımı açtım. Yarağım kazık gibi olmuş, havaya dikilmişti. Yarağımı sıvazlarken Özge önümde diz çöktü, dörtayak üstünde domaldı. Yarağımı eliyle tutup ağzına soktu ve iştahla yalamaya başladı.

Büyük zevk alıyordum, ben parlak türbanının üzerinden başını okşarken, Özge yarağımı boğazına kadar sokup çıkartıyordu. Yarağımın kafasına dili değdikçe içim bir hoş oluyordu. Derin derin inlemeye başlamıştım. Neredeyse boşalacak hale gelmiştim. “Tamam, yeter hadi!” dediğimde yalamayı bıraktı. Yarağımın sıvıları dudaklarını ıslatmıştı. Ben ayağa kalkınca Özge’de kalktı. Onu belinden tutup masama domalttım. Arkasında yerimi aldım.

Topuklu ayakkabılar götünü iyice havaya dikmişti. Eteğini beline sıyırınca içine giydiği siyah renkli tangasını gördüm. Götünün yanaklarını küçük küçük öptüm, hamur gibi yoğurdum. Özge inlemeye başlamıştı. Tangasını çorapsız bacaklarından sıyırıp çıkardım. Bacaklarını iyice açtı, parmaklarımla kıllı göt deliğini açığa çıkardım. Özge’ye onu traş edeceğimi söylemiştim, ama daha yapamamıştım. O nedenle amının kılları bir miktar daha uzamıştı. Amına dudaklarımı, dilimi değdirmemle beraber, Özge, “Uğhh, ığmm!” diyerek daha yüksek sesle inlemeye başladı.

Yarağım patlayacak gibi olmuştu. Bir an önce götüne girmek istiyordum. Doğruldum, yarağımı sıvazladım ve açılmış göt deliğine bastırmaya başladım. İçine artık rahatça girebiliyordum. Belimi sağa sola oynatarak götünün içine iyice yerleştim. Yavaş yavaş öne yüklenmemle birlikte yarağım götüne iyice gömülmüştü. Özge, “Ağhh, aşkım, yavaş, ağhh!” demeye başlamıştı. Götünde biraz bekledim. Acısı geçmeye başlamıştı. İleri geri hareket ederek götüne pompalamaya başladım.

Götü yavaş yavaş açılmıştı, şimdi daha rahattım. Bembeyaz kalçalarından sıkıca tuttum, Özge masaya iyice abanmış, yapışmış gibiydi. Daha hızlı yüklenmeye başlayınca, Özge, “Ağhh, aşkım, ığhh, yavaş, lütfen!” dedi yeniden. Ama o anda onu dinleyecek halde değildim. Kendimi kaybetmiş gibiydim. İnleye inleye götüne girip çıkmaya devam ettim.

Aradan geçen uzun zamana rağmen bir türlü boşalamamıştım. Daha da yüklendim. Masa yerinde zangırdayıp duruyordu. Özge’nin de acı haykırışları, inlemeleri artmıştı. Sonunda sarsıla sarsıla götüne boşaldığımda, ne kadar dölüm varsa akıttım götüne. İçinde gidip gelmeye devam ettim bir süre daha. Çıktığım vakit götünden hafif bir osuruk sesi geldi Özge’nin. Döllerim götünden kasıklarına, kalçalarına akıyordu. Yavaşça doğruldu, belini tutuyordu. Bana, “Kendini kaybediyorsun, canım yanıyor!” dedi. Yüzünden belli oluyordu çektiği acı.

“Kaç gündür anneni sikemiyorum, sırtını dönüp yatıyor!” dedim. Özge üzerini toparlarken biryandan da söyleniyordu, “Hep kendini düşünüyorsun, beni hep arkadan yapıyorsun! Arkadan okadar zevk almıyorum, canım yanıyor! Beni önden yap diyorum, yapmıyorsun! Beni nezaman kadın yapacaksın? Ben de o zevki yaşamak istiyorum!” diyordu. Ona cevap vermedim, bir sigara yaktım. Sigaramı bitirdiğimde Özge de toparlanmıştı. Ben de giyindim, hazırlandım. Birlikte çıktık.

Karım akşam gene somurtuyordu. Onun bu hali sinirimi bozuyordu. Annemlere çıktım yeniden. Elif beni görünce heyecanlandı. Bu kez annem evdeydi, ama babam dışardaydı. Elif mutfakta bize kahve yaparken, annem, “Oğlum bu kızın gönlü sende. Kocasından boşanır boşanmaz hemen şuna bir nikah kıyalım. Gir koynuna da, biz de torun sevelim!” dedi gülerek. Kahveleri içerken Elif bana bakmamaya çalışıyordu, sessizdi. Eve döndüğüm zaman karım horul horul horlayarak yatıyordu.

Ertesi gün Cumartesi olduğundan Özge benimle işyerine gelmemişti. Ben de öğlen gibi çıkacaktım. Dilber sabah evde yaptığı börekten verdi biraz. Çok güzel olmuştu. “Beni unuttun!” diye söyleniyordu yine. Bugün diğerlerini gönderdikten sonra onu sikmeyi düşündüm bir ara.

Öğleye doğru telefonum çaldı. Tanımadığım bir numaraydı. Açtığım vakit, “Osman bey?” diyen, işveli bir kadın sesi geldi ahizeden. “Benim, buyurun?” dediğimde, “Ben Esma, hani geçen gün çay bahçesinde görüşmüştük…” diye kendini tanıttı. “Merhaba Esma hanım, nasılsınız?” dedim. “Teşekkür ederim. Şeyy, sizi rahatsız ettim kusura bakmayın. Hani demiştiniz ya, ne zaman isterseniz işyerime uğrayabilirsiniz diye. Ben biraz eve alışveriş yapmak istiyorum. Sizden alırsam daha uygun olur. Acaba bugün gelsem müsait misiniz?” diye sordu.

“Tabii ki, ne demek, buyrun gelin!” dedim. “Saat üç sizin için uygun mu?” dediğinde, “Gayet uygun, bekliyorum!” dedim. “Tamam, saat üçte gelirim. Teşekkür ederim!” diyerek kapadı telefonu. Aklımdaki Dilber’i sikme düşüncesi uçtu gitti bir anda. Bugün kısmetse Esma’nın tadına bakacaktım çünkü…

[Osman]

Ben Esra telefonda seni boşaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Scroll To Top
eryaman escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort kocaeli escort bayan eskisehir escort new jersey betting bahis siteleri canlı bahis canlı bahis canlı bahis bahis siteleri bahis siteleri ığdır escort konya escort mardin escort uşak escort van escort tekirdağ escort samsun escort sakarya escort niğde escort kütahya escort tunceli escort webmaster forum eskort buca