elzem.biz

Gizli Hayatlar – Okul Gezisi

Gizli Hayatlar – Okul Gezisi
Merhabalar. İsmim Murat. 38 yaşındayım. Özel bir kolejde matematik öğretmeniyim. Evli, iki çocuklu standart bir aile babasıyım. 13 yıllık bir evliliğim var. Bugüne kadar eşimi hiç aldatmadım, daha doğrusu aldatmamıştım.

Eşim bankacılık sektöründe yoğun bir şekilde çalıştığından seks hayatımız biraz zayıf gidiyor açıkçası. Gözü dışarıda bir erkek değilim ancak malum cinsellik başka bir tutku. İnsan her şeyden kaçıyor, bundan kaçamıyor. Çalıştığım kolej İstanbul’ un en iyi kolejlerinden biri. Öğrencilerin maddi durumları da iyi haliylen. Liseli öğrencilerimin çoğu manken gibi. Okulumuzdaki bayan öğretmenlerin büyük bölümü dul ya da bekar ve genelde hepsi bakımlı. Ortam olarak oldukça müsait anlayacağanız. Ama yakın zamana dek hiç öyle bir arayışım yoktu.
Neyse çok uzatmayacağım. Eşimle cinsel hayatımız iyice azalınca gözlerim artık çevredeki fırsatları aramaya başlamıştı. Ama açıkçası oldukça çekiniyordum. İşin sonunda rezil olmakta vardı. Bir girişimde bulunmuyordum ama arayıştaydım. Neyse, sömestır tatiline az bir süre kala Ankara’da düzenlenen bir bilgi yarışmasına katılacağımız bilgisi geldi. İstanbul’da derece yapmıştık. 3 kişilik ekip katılacaktık. Bu tarz yarışmalarda başarı okulun imajına büyük katkı sağlayacağından yönetim çok önem veriyordu.Matematik hocası olarak ben, bir de Edebiyat bölümünden Suna hanım katılacaktık. Bu tarz yarışmalara katılmaya alışkındım, ama pek de sevmezdim. 3-4 gün otele kapanıyorduk, çocuklara gözcülük yapıyorduk. Ankara’ yı da oldum bittim sevmezdim. Keşke İzmir’e gitseydik dedim. Ama gitmenin faydaları da çoktu. Okul ortamından uzaklaşıyordum, ufak bir tatil oluyordu. Çocuklar da genelde inek tipler olduğundan sorun yaratmıyorlardı. Üstelik ek ücret alıyordum. Olumlu tarafı çoktu.
Bu sene yarışma ekibimiz 2 kız, 1 erkekten oluşuyordu. Suzan, Ayşegül ve Emre isimli üç öğrencimiz vardı. Suzan ile Ayşegül derslerinde çok başarılıydı. Emre biraz vasattı onlara göre ama genel kültürü çok iyi olduğundan ben tercih etmiştim. Asıl derdim Emre özel ders verdiğim ve aramın iyi olduğu bir öğrencimdi. 12 yaşından beri ders veriyordum, artık abi kardeş modundaydık. Ailesine de göz boyama olacaktı. Hem odayı Emre ile paylaşacağımdan kafa dengi bir öğrenciyi tercih etmiştim.
Uzatmayalım, otele gelip yerleşmiştik. Emre ile ben kalıyordum. Kızlar ikisi, Suna hanım ise tek kalıyordu. Odalara çekilip istirahat edelim dedik önce. Bana kalsa gerek yoktu ama Suna hanım öyle istemişti. Biraz kibarcaydı sağ olsun. Minyon tipli bir kadındı. Hoştu ama pek çekici gelmiyordu açıkçası. Suzan ile Ayşegül boylu poslu kızlardı. Ayşegül biraz yarmagül modeliydi. İri ve uzun boylu olduğu için erkeklerin ilgisi çekmezdi. İçine kapanık bir yapısı vardı bu yüzden. Suzan ise tam tersi sarışın, renkli gözlü manken gibi bir kızdı. Siki kalkan her erkek sikmek isterdi bu kızı. Açıkçası fırsatım olsa ben de sikerdim ama öğrencime asılacak halim yoktu. Üstelik tam bir buz prensesiydi. Masmavi gözleriyle insanı ezercesine bakardı. Ben asla bir öğrencime kendimi ezdirmezdim. O yüzden bana sökmezdi.
Neyse odalara çıkınca Emre hocam havuza inelim bence dedi. Daha iyi dinleniriz bence diyince Emre’yi getirmekle iyi bir tercih yaptığımı anladım. Tamam diyip hazırlanıp hemen havuza indik. Emre’nin de benim de fiziğimiz iyiydi. Tiplerimiz de benziyordu. Havuzda ortam sakindi. Biz gittikten on dakika sonra sürpriz bir şekilde Suzan ile Ayşegül’de havuza gelmişlerdi. Fazla gelen giden yoktu. Neredeyse dördümüz olmuştuk bu sayede. Onlar da bizi görünce şaşırmıştı. Hocam sonra fırsat olmaz,biraz havuz kaçamağı yapalım demişlerdi. Kızlar havuza girmek için üstlerini çıkardığında ufak bir şok yaşamıştım. Suzan zaten fiziği güzel bir kızdı ve okulda bile oldukça dikkat çekiyordu. Şimdi bikiniyle iyice enfes bir parça olmuştu. Göğüsleri oldukça iri ve dik gözüküyordu. Bikininin altı ise bildiğin tanga modeliydi. Şu fizikle istediği ülkede çok rahat mankenlik yapardı. Ayşegül bir yüzücü mayosu giymişti. Ancak inanılmaz seksi gelmişti gözüme. Mayo muhtemelen bir beden küçüktü. Göğüsleri zaten iriydi ve mayo ıslandıkça kalçalarının arasına kaçtığından inanılmaz seksi durmuştu. Yüzerken fark ettim, Suzan beni süzüyordu. Ayşegül zaten çok cana yakındı. Mesafemi korudum ne olur ne olmaz diye. 1 saat sonra Suna hanım arayınca havuzda olduğumuzu söyledim. Yemek için saat belirledik, biraz sonra da Emre ile odamıza çıktık. Emre gülerek hocam gördünüz mü Suzan tam afet deyince öyle ama öğrencim neticede demiştim. Valla hocam ben okulda Suzan’ı konuşurken duydum. Sizinle buraya geldiğine çok seviniyordu. Belki bir l****a fantazisi yaşarsınız demişti. Bizim aramızda böyle muhabbetler dönerdi. O yüzden garipsemedim. İkimiz de spor kıyafetleri giyip indik aşağı. Restorana gittiğimizde daha kimse yoktu. 15 dakika sonra hanımlar teşrif etmişti sonunda. Ama beklediğimize değmişti. Özellikle Suzan iddialı giyimiyle restorandaki herkesin bakışlarını kendisine çekmişti. Askılı dekolte beyaz bir body giymiş, altına da süper kısa bir kot şort ile yüksek topuk ayakkabılar giymişti. Ayşegül kırmızı çiçekli bir elbise giymişti. Dekoltesi sağlam ve kısa bir elbiseydi ama Suzan’ın yanında hiç şansı yoktu. Suna hanım standart siyah bir elbise giymişti. O’ nu görmüyordum bile. Kızın fiziği gerçekten enfesti. Okulda da böyleydi. Poposunun altında mini okul eteğiyle herkesin aklını alırdı. Kolejde olduğumuz için kimseye karışılmazdı. Kızın aynı zamanda derslerinde de bu kadar başarılı olmasına hayret ediyordum. Hem zeki, hem de güzel ve seksi. Çok tehlikeli bir hatundu gerçekten. Neyse yemeğimize koyulmuştuk. Yarışma programı hakkında konuşuyorduk. Yarın kayıtlar ve kuralar vardı. Öbür gün başlıyordu yarışma. Suzan solumda oturduğundan gözüm sürekli O’ na kayıyordu ister istemez. Giydiğim eşofmandan kalkmış sikim belli oluyordu. O yüzden yerimden bile kalkamıyordum. Emre de Suna hocayla çok ilgiliydi. Sürekli espriler, sorular, iltifatlarla ilgi bombardımanına tutmuştu kadını. Suna hoca farkında mıydı bilmiyorum ama Emre bariz asılıyordu Suna hocaya. Ama işi dozunda yapıyordu. Sınırı aşmıyordu. Ergen delikanlı öğrenci, öğretmenini becermek istiyordu. Çok şaşırmamıştım. Ama Suna hoca bana göre bu tarz biri değildi. Boşa uğraşıyordu. Neden sonra fark ettim ki Ayşegül’de bana karşı aynı durumdaydı. Bildiğin yazıyordu. Genç bir kızın olgun bir erkeğe ilgisiydi işte. İlgiye aç bir kızdı zaten. Rahatlıkla yatağa atardım ama hiç çekici gelmiyordu. Suzan ise fazla konuşmuyordu. Buz prensesi havalarındaydı hala. Neden sonra Emre bana göz kırptı. Sonra Suna hocaya dönüp hocam yemekten sonra bir genel tekrar yapalım mı diye sordu. Suna hoca olur ama çalışma için yer bulur muyuz deyince Suzan hemen lafa girdi. Hocam bizim de geometriden sorularımız var deyince çocukları da kırma şansımız olmadığından şöyle bir program yaptık. Ben kızların odasında kızlarla çalışacaktım. Emre de Suna hocanın odasında ders çalışacaktı. Abes gibi gözüküyordu ama bizim okul kaç-göç bir okul olmadığından tuhaflık yok gibiydi. Odalar zaten yan yanaydı. Neyse Suna hocayla kızlar önden kalktılar. Odalara tam yerleşilememişti, toparlamak istiyorlardı. Emreye döndüm, ne halt ediyon sen dedim ? Biz Emreyle derste karı kız sohbeti de yapardık. Şu kız kaşar, şu hoca verse sikerim konuşurduk açık açık. Emre – hocam, gündüz böyle fırsat bulamam. Suna hocayla baş başa kalmak için tek şansım bu dedi. Size de kızlarla baş başa kalma şansı işte. Suzan’ın sizden hoşlandığını biliyorum ben, size de söyledim. Gerisi sizde diyince. Oğlum rezillik çıkarma bak dedim. Hocam merak etmeyin. Sınırımı bilirim deyince hah sıçtık demiştim. Neyse odaya çıkıp ders için kitap, kalem falan alıp kızların odasına gittim. Emre de Suna hocanın odasına geçti. Odaya girerken göz kırpıyordu sıpa. Kızlar gittiğimde üstlerini değişmişti. Ayşegül askılı bir body ile kırmızı kısa bir şort giymişti. Sütyen giyme gereği duymadığından göğüs uçları belirgindi. Kapıyı böyle açınca ufak çaplı bir şok yaşamıştım. Ama Suzan’ı görünce asıl şoku yaşamıştım. Penye kumaştan şort, askılı body bir pijama tarzı kıyafet giymişti. Dekoltesi gayet iyi ve şort gayet kısaydı. Saçlarını da omuzlarına dağınık bırakacak bir şekilde açmıştı. Bildiğin ateşim çıkmıştı. İçimden Emre sıpasının gene şansı var biraz diyordum. Baş başalardı. Kızlardan biriyle baş başa olsam neyseydi ama 3 kişi bir arada olunca şansım yoktu. Neyse biz derse başladık, içimden de yan tarafta bir şeyler oluyor mudur diye düşünüyordum. Kızlara bir kaç soru verip balkona çıktım. Kızlar baktım sorulara dalmışlardı bile. Hem temiz hava iyi gelirdi kendime gelmek için. Balkondan Suna hocanın odası kısmen gözüküyordu. Emre ile oturmuş normal bir şekilde ders çalışıyorlardı. Emrenin suratı asıktı. Muhtemelen işler istediği gibi gitmiyordu. 5 dakika sonra dersleri bitmişti herhalde, odadan çıktı. Bakınca saatin gece yarısı olduğunu gördüm. Suna hocanın eline telefonu alıp mesaj attığını gördüm, eşine mesaj atıyor her halde diye düşündüm. Tam o sırada bana mesaj gelmişti. Baktım Suna hocadandı. Ders bitince odama gelir misin, Emre ile ilgili demişti. Zaten sikim patlamak üzereydi. Kızlara geç oldu diyip çıktım odadan. Önce odama gittim. Emre yatağa uzanmış keyifsizdi, bir sigara yakmıştı. Hayırdır diyince döküldü hemen. Sıpa şansını demişti. Suna hocada olmaz diyip sepetlemişti eşeği. Suna hocanın niye mesaj attığını anlamıştım. Suna hocayla konuşucam. Olay büyümez. Sende bir daha bu konuyu uzatma diyip Suna hocanın odasına gittim. Odanın kapısını çaldığımda Suna hoca biraz bekletmişti. Kapıyı açtığında şaşırmıştım, üstünü değişmişti. Ders çalıştıklarında üstünde yemekte ki elbisesi vardı. Şimdi ise askılı gri bir body ile siyah kısa spor bir şort giymişti. Normalde Suna hoca dediğim gibi bana çekici gelmezdi ama kızların odasında dehşet uyarılmıştım. Şu an inanılmaz çekici gelmişti bana.
Kahve içer misin deyince olur demiştim. Mevzu nedir diyince dökülmüştü hemen. Emre’nin o na asıldığını, onun da ağzının payını verdiğini anlatmıştı. Gerçi kızmış bir hali yoktu, keyifliydi. Kızmışa benzemiyorsun diyince, açıkçası gururum okşandı demişti. Emre ne de olsa genç, yakışıklı bir çocuk. Aramızda 20 yaştan fazla var. Hala ben de iş olduğuna sevindim diyince gülmüştüm. Nereden aklıma geldi bilmem, eşiniz sizin çekici bir kadın olduğunuzu unutturmuş galiba dedim. Maalesef, 15 seneden sonra esk**im sanırım diyince sanırım her evlilikte aynı problem var diye geçirmiştim içimden. O an fark ettim ki iş kötü gidiyor. Suna bu işi yatağa taşımak istiyordu, iyi işte ne var diyeceksiniz belki ama 15 yıldır karımdan başka bir kadınla birlikte olmamıştım. Konuşurken atıp tutması kolay da iş ciddiye binince ateş basmıştı beni. Boncuk boncuk terlemeye başladım. Suna hayırdır, sıcak bastı galiba diyince evet öyle demiştim. Bana göre çok rahattı. Anladım ki bu işlerde kadınlar daha cesur. İpler bildiğin Sunadaydı. İstersen soğuk bir duş al deyince ikiletmedim bile. Normalde çok garip olurdu bu durum. Hemen banyoya girip hızlıca soğuk bir duş aldım. Giyinsem mi, giyinmesem mi diye düşünüyordum. Havluyu belime sarıp çıktım. Ellerim titriyordu resmen. Odaya girince ışığın kapandığı gördüm. Suna ayakta sadece tangasıyla beni bekliyordu. Göğüsleri çok büyük değildi ama dik ve düzgündü. Hiç konuşmadan yanıma geldi, usulca bir öpücük kondurdu dudaklarıma. Sonra ben ateşli bir şekilde yapıştım dudaklarına. Çok güzel öpüşüyordu. Havlumu çoktan çözmüş, sikimi sıvazlıyordu. Ben de ellerimle göğüslerini yoğuruyordum. Artık yatağa geçmenin zamanı gelmişti. Zaten minyondu, kucağıma alıp doğruca yatağa götürdüm. Ateşimiz tavan yapmıştı ikimizin de. Boynunu, omuzlarını, göğüslerini nereyi bulursam sömürüyordum. Neden sonra aklıma geldi, tangasını çıkartıp amına yumuldum. Zaten sırılsıklamdı. Bacaklarını başıma sarmış, aldığı zevkten mengene gibi sıkıyordu beni. Hiç yapmadığım bir şeydi ama götünü yalamaya başladım. Bir taraftan bızırıyla oynuyordum. Göt deliği bile tertemizdi. Sikim çarşafa sürtünmekten yanıyordu. Ben artık içine girmeyi düşünürken Suna çığlık çığlığa boşalmaya başladı. Kesin kızlar duymuştu yan taraftan. Nefes nefese kalınca ben de yanına uzandım. Ben de yorulmuştum ama sikim dimdikti ve boşalmak için yalvarıyordu resmen. Suna çok geçmeden bana doğru doğruldu, yüzü gülüyordu. Eliyle sikimi sıvazlayıp sanırım rahatlama sırası sende diyerek penisimin başına ufak öpücükler kondurmaya başladı. Çoktan boşalmaya hazırdım ama kendimi tutmaya çalışıyordum. Suna penisimin gövdesini diliyle boydan boya gezdi. Elleriyle taşaklarımı okşuyor, aldığım zevki arttırıyordu. Neden sonra kasıklarımı emmeye başladı. Taşaklarımı emmeye başladığı zaman zevkten öleceğimi düşünmeye başlamıştım artık.Normalde eşimle sevişirken kendimi kaybetmezdim ama bu farklıydı. Sanki ilk deneyimimi yaşıyordum. Kendimi fazla tutamayacaktım artık. Suna’ya geliyorum dediğimde penisimi ağzından çıkartıp sıvazlamaya başladı, çok geçmeden göğsüme kadar döllerim sıçramaya başlamıştı bile. Boşalmam uzun zamandır olmadığı kadar çok olmuştu. Suna gülerek amma dolmuşsun, sanırım senin de eşin de çok ilgilenmiyor diyip gülmüştü. Yanıma uzandı, kendimize gelmek için dinlendik biraz. Suna sonra ıslak mendil getirip vücudumu temizledi. Sonra eğilip ufak bir öpücük kondurdu. İstersen sonra devam edelim, hem saat geç oldu hem de yorulduk diyince hak verdim. İlk kaçamak baya heyecanlı olmuştu, dinlenmek bana da iyi gelicekti. Sunayla biraz daha öpüşüp odama geçtim. Gittiğimde Emre uyumuştu bile, duş alıp yattım hemen.

Sabah telefona uyandığımda başım fena ağrıyordu. Arayan Sunaydı. Biz kahvaltıya indik, siz de gelin diyordu. Emre’yi güçlükle uyandırdım. Uykusu ağırdı benim gibi. Hazırlanıp inerken pis pis gülüyordu. Göz kırpıp hayırdır diyince – Hayır olsun hocam. Akşam keyifli geçti sanırım demişti. Hiç inkar etmedim, yemezdi zaten. Sonra anlatırım deyip kahvaltıya indik. Kahvaltı faslından yarışma merkezine gittik. Kayıttı, kuraydı 3-4 işimiz sürdü. Öbür gün saat 10’da başlıyordu yarışma. Gitmeden önce Kızılay’da hosta pikniğe gidip iskender yedik. Otel Kızılay’ a yürüme mesafesiydi zaten. Yürüyüp otele döndük. 15 dakika sonra otelin toplantı odasında buluşmak üzere sözleştik. Ders çalışmak için kullanmamıza izin vermişlerdi. Neyse ders faslı sürerken salon biraz kalabalık olmaya başlamıştı, iş için gelen çoktu neticede. Bir ara kahve almak için Sunayla kalktık. Suna göz kırparak istersen sen Ayşegül’le odaya çık, özel çalışın. Ben de Suzan ile Emre’yi alırım diyince şaşırmıştım. Kızın pek keyfi yok, biraz moral olur bence. Belki ben de Emre’ye özel ders veririm diyince Suna’nın çok fena olduğunu anlamıştım. Fena fikir değildi açıkçası. Masaya dönünce ortamın kalabalıklığını bahane edip teklifini sundu. Özellikle Ayşegül teklife sevinerek tamam dedi. Yukarı çıkınca Ayşegül önce odaya gidip üstünü değiştirmek istedi. Ben de odama geçtim. Çok geçmeden Ayşegül gelmişti bile. Kapıyı Ayşegül’e açtığım zaman ufak bir şok yaşamıştım. Ayşegül siyah mini bir elbise giymiş, naylon çoraplar ve siyah topuklu ayakkabılarla tam bir ilahe olmuştu. İçeri girince bir şey demeden odanın perdeleri kapatmıştı hemen. Kadınlar ne olursa olsun, bizden daha cesurdular. Boşa vakit kaybetmenin manası yoktu. Ayşegül’e yürüyüp belinden tutup kendime çektim. Kuş gibi titriyordu, ellerimi kalçalarına indirip kuvvetlice avuçladım. Taş gibiydi, çiğ çiğ yiyecektim küçük orospumu. Gözleri gözlerime kilitlenmişti, yavaşça uzanıp ufak bir öpücük kondurdum. Acele etmeyecektim. Emre gelse bile sorun değildi, vaktim çoktu. Ufak ufak öpüşmeye başladık. Ayşegül’ün ilk deneyimi olduğu belliydi, yaprak gibi titriyordu hala. Yatağın kenarına oturtup öyle devam ettim. Rahatlasın istiyordum. Ayşegül’ de kıvama gelmeye başlamıştı. Elleriye kollarımı sıkıyordu. Öpüşmeye ara verince Ayşegül şaşırmıştı. Soran gözlerle bakıyordu. Ayağa kalkıp tam önünde durdum. Giydiğim kumaş pantalondan penisimin kalktığı bariz şekilde belliydi. Sevgili givi sevişmek sıkmıştı ve icraata geçmek istiyordum. Okşa onu deyince sağ eliyle pantalonumun üstünden penisimi okşamaya başlamıştı. Ayşegül’ü beklemeden kemerimi çözüp pantalonumu indirdim. Ayşegül açılmış gözleriyle penisime bakarken tamamen soyunmuştum bile. Penisimin boyutu oldukça iyidir. Oyalanmadan Ayşegül’ün başını penisime yaklaştırdım, önce dudaklarını açmakta tereddüt etmişti. Yavaşça eliyle penisimi tutup başını yalamaya başlamıştı artık. Yavaş yavaş alışıyordu, penisimi yarısına kadar ağzına almaya başlamıştı bile. Bir taraftan elleriyle taşaklarımı okşamaya başlamıştı, muhtemelen pornolardan gördüklerini tatbik ediyordu. Zevke geldikçe boğazına kadar sokmaya başlamıştım, öğürmesini pek takmıyordum. Bu olayın devamı geleceğini biliyordum, ancak orospu muamelesi yaparsam O’nu kontrol edebileceğimi biliyordum. Sevgili gibi takılanların sonunu biliyordum, okulda böyle vakalar yaşanmıştı daha önce. Ayşegül beni memnun etmek için hiçbir şeye hayır demiyordu, yoksa O’nu zorladığımın farkındaydım. Penisimi ağzından çekince öksürük tutmuştu, rahatlamasını bekledikten sonra tekrar ağzına vermiştim bile. Kendimi tutmayı düşünmüyordum, saksoyla kendimi rahatlatıp sikerken uzun tutucaktım. Nitekim biraz sonra kasılmaya başlamıştım, penisim dolmuştu iyice. Geleceğim zaman Ayşegül’ün başını iyice bastırıp – Geliyorum bebeğim, demiştim. Oluk oluk ağzına boşaldığımda ilk başta çok itiraz etmemişti ama döllerim ağzının kenarından taşmaya başladığında çırpınmaya başlamıştı. Tamamen boşalana kadar ağzından çıkamadım penisimi, son damlaya kadar iyice boşalınca çıktım ağzından. Çok keyifli olmuştu açıkçası. Ayşegül hemen banyoya koşmuştu, küçük kuşuma fazla gelmişti ilk seferinde. Ben aldığım keyifle kendimi yatağa atmıştım bile. Nefes nefeseydim. İki gündür ard arda çok sağlam sakso keyfi yaşamıştım. Biraz dinlenmem lazımdı. Ayşegül birazdan banyodan çıktığında utanmış bir hali vardı. Ben gidiyim isterseniz, deyince şaşırmıştım Gülüp yanıma çağırmıştım. Gülümseyip yanıma gelmişti. Yanıma yatırıp saçlarını okşamaya başladım, hem dinleniyor hem de gönlünü yapıyordum. Birazdan götünü fena sikicektim, moda sokmam lazımdı. Enerjimin tekrar yerine gelmeye başladığını hissedince ufaktan öpmeye başladım tekrar, baştakine göre daha ateşliydi. Ellerimle zaten mini olan elbisesini yukayı toplayıp naylon çorap üstünden kalçalarını okşamaya başladım. Bilenler bilir, naylon çorabın verdiği kayganlık çok tahrik edicidir. Baktığımda altına siyah bir tanga giydiğini görmüştüm, yavaşça elimi sokup çıplak tenini keşfetmeye başladım Ayşegül’ün. Genç kızların teni, kokusu, tadı bir farklı oluyordu. Ayşegül iyice tava gelmişti, ellerini vücudumda gezdirmeye başlamıştı bile. Kendiliğinden doğrulup elbisenin fermuarını açınca iri göğüsleri ortaya çıkmıştı, iyice kaptırmıştı kendini. İri memeleri taş gibiydi, bir gram sarkma yoktu. Hemen yapıştım uçlarına, ısıra ısıra emiyordum meme uçlarını. Baya canını yakıyordum. Penisim iyice kalkınca, artık harekete geçmeye karar vermiştim. Ayşegül’ü yatağa sırt üstü yatırıp yavaşca bacaklarının arasına inmiştim. Tekrar titremeye başlamıştı, sikilme vaktinin geldiğini biliyordu. Naylon çorabı yırtıp tangasını yana çekince taptaze bir am karşıma çıkmıştı. Mis gibi kokuyordu, oyalanmadan yalamaya başlamıştım. Minik kuşum çırpınıyordu, zevkten deliye dönmüştü. Çok geçmeden kasıla kasıla gelmişti bile. Ayşegül orgazm kasılmaları yaşarken haline gülümseyerek banyoya gittim. İşeyip rahatladıktan sonra, banyodaki şampuanlardan iki üç tane aldım. Ayşegül nefes nefeseydi hala. Bir şey demeden yüz üstü çevirmiştim bile, altına yastıkları doldurup götünü yükseltmiştim iyice. Tangasını tutup kopardım önce. Ufak bir çığlık atmıştı. Kalçalarına sağlı sollu bir kaç tokat attım önce, kalça yanakları kızarmıştı. Şampuanı açıp minik göt deliğine dökünce soğukluğundan irkilmişti. Başını çevirip önden yapmanı istiyorum, ilkim sen ol deyince gülerek tamam minik kuşum ama daha müsait bir zamanda demiştim. Şimdi vaktimiz kısıtlı, İstanbul’da bozucam seni deyince sen nasıl istersen deyip başını tekrar yastığa gömmüştü.
Şampuanı götüne boşalttıktan sonra parmağımla yedirmeye başlamıştım. Ayşegül’ün haliylen parmağım girip çıktıkça canı yanıyordu. Pek umursamıyordum açıkçası, buradan sonra sikmeden bırakmazdım. Neredeyse yirmi dakika uğraştıktan ve bütün şişeleri Ayşegül’ün götüne döktükten sonra deliği üç parmağımı almaya başlamıştım artık. Yırtık naylon çorabın arasında kremlerden parlamış Ayşegül’ün götü sikilmeye hazırdı artık. Penisimi de kremledikten sonra kalçalarının arasından ileri geri yapmaya başlamıştım. Ayşegül kalçalarını bana uyduruyordu. Üstüne uzanıp pozisyonumu almıştım, yavaşça penisimi tutup deliğine yasladım. Yüklenip penisimi neredeyse köküne kadar sokunca Ayşegül çığlığı basıp altımdan kaçmaya çalışmıştı. İiki elimle bileklerini tutup müsaade etmedim. Üstüne iyice uzanıp beklemeye başladım, kulaklarını emiyor boynunu öpüyordum. Gözlerinden yaşlar gelmişti, ama artık girmiştim içine. Yavaş yavaş pompalamaya başladım tekrar, daracık götü mengene gibi sarıyordu. İlk postayı atıyor olsam dayanamaz, hemen boşalırdım ama biraz önce boşalmanın etkisiyle rahatça sikiyordum. Kendini teslim edip yatağa iyice yapışınca, şınav pozisyonu alıp hızlı bir şekilde sikmeye devam ettim. Bu pozisyonda kollarım ağrımaya başlayınca Ayşegül’ü domaltıp öyle sikmeye devam ettim. Hayatımda açık ara en zevk aldığım andı kesinlikle. Aslında çok daha uzun süre devam edebilirdim ama Ayşegül’ e eziyet olacaktı. Daha sonra da görüşebilmek için artık bitirmeye karar verdim. İiyice hızlanıp son vuruşlarımı yapmaya başladım, çok geçmeden de Ayşegül’ün götünün içine boşalmaya başladım.

Bu boşalma iyice yorucu olmuş, Ayşegül’ün üstüne yığılmıştım. Yanağına bir öpücük kondurduğumda, Ayşegül – Seni seviyorum, sadece seninim, senin orospunum diyerek kendini adeta koşulsuz, şartsız bana teslim ettiğini ilan ederken benim aklımda Suzan’ ı da bu şekilde bağırtarak sikmek vardı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll To Top
eryaman escort kayseri escort bayan escort bayan bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort kocaeli escort bayan bahis siteleri canlı bahis canlı bahis canlı bahis bahis siteleri bahis siteleri kocaeli escort eskisehir escort 10 sakarya escort sakarya escort sakarya escort sakarya escort eryaman escort sakarya escort